Yerel seçim sonrasında Türkiye ekonomisi: Sıkılaştırma sürecek mi?

31 Mart yerel seçimlerine neredeyse bir aylık bir süre kaldı. Genel seçimlerin üzerinden geçen yaklaşık 10 aylık dönemin ardından tekrar sandık başına gideceğiz, fakat henüz beklendiği kadar şiddetli bir “seçim ekonomisi” politikası uygulanmış veya uygulanması ihtimali ufukta görünmüş değil. Buna rağmen şirketler ve özellikle yabancı yatırımcılar, her ihtimale karşın temkinli hareket ediyor.
Yerel seçim sonrasında Türkiye ekonomisi: Sıkılaştırma sürecek mi?

27 Şubat - Cenoa - Exante
Cenoa ile birlikte

Herkes için dijital dolar cüzdanı: Cenoa

Cenoa 'da bugün, dünya çapında 250 binden fazla kişi yerel para birimlerini dijital dolara çevirerek birikimlerini enflasyonla erimekten koruyor. Alış-satış fiyatları arasındaki farktan oluşan değer kayıplarına karşı Cenoa makası %1'de ve…

Daha fazlasını öğren →

EXANTE

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

31 Mart yerel seçimlerine neredeyse bir aylık bir süre kaldı. Genel seçimlerin üzerinden geçen yaklaşık 10 aylık dönemin ardından tekrar sandık başına gideceğiz, fakat henüz beklendiği kadar şiddetli bir “seçim ekonomisi” politikası uygulanmış veya uygulanması ihtimali ufukta görünmüş değil. Buna rağmen şirketler ve özellikle yabancı yatırımcılar, her ihtimale karşın temkinli hareket ediyor.

Örneğin Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in gerçekleştirdiği yabancı yatırımcı toplantılarının ardından Bank of America’ya (BofA) konuşan birtakım yabancı fon yöneticileri, ekonomi yönetiminin yerel seçimler sonrası daha kararlı adımlar atabileceğini gerekçe göstererek, seçimden sonra Türkiye’nin yatırım görünümüyle ilgili yeniden bir gözden geçirme yapacaklarını ifade etmişlerdi. Yine bazı ekonomist ve yatırımcılar, yerel seçim sonrasında ekonomi yönetiminin daha sıkı politikalar uygulayabileceği tahmininde bulunmuşlardı.

Biz de siz değerli okurlarımız için yerel seçimler sonrası Türkiye ekonomisine ilişkin beklentileri konunun uzmanlarına danıştık.

“Rasyonel politikalar devam ettirilirse alım eğilimi sürer”

Konuyla ilgili Aposto’ya konuşan Ekonomist Ergun Unutmaz, “Seçimlerin 2024 yılına damga vuracak gelişmelerden biri olduğunu yeni yıla başlarken hazırladığım raporda belirtmiştim. Bu, tabii ki The Economist dergisinin küresel ölçekte yapılacak seçimlerin şimdiye kadarki en yüksek katılım oranına ulaşması ve ABD Başkanlık seçimleri odaklı bir bakış açısıyla değerlendirilmeli. Yoksa Türkiye açısından asıl önemli gelişme 2023 yılındaki genel seçimler ve sonrasında rasyonel politikalara dönüş yolunda atılan adımlardı” ifadelerini kullandı. 

Seçim sonrası yabancı portföy girişi beklentilerine ilişkin soruya yanıt veren Ergun Unutmaz, yeni ekonomi yönetiminin göreve geldiği Haziran 2023’ten itibaren Türkiye’ye yabancı portföy girişlerinin hızlandığını, önemli kadrolarda değişim ve faiz artış süreciyle birlikte bu alımların 8 Aralık 2023’te tepe noktasına ulaştığını kaydetti. Yabancı yatırımcılar için makro çerçevede yaşanacak istikrar, geleceğe yönelik beklentiler ve para-maliye politikalarındaki dengelerin seçim sonuçlarından daha önemli olduğunun altını çizen Unutmaz, rasyonel politikalarda devamlılığın sağlanması halinde alım eğiliminin de devam edebileceğini ifade etti.

“Sonuçta, Türkiye önemli ve her zaman yabancı yatırımcıların radarında olan bir ülkedir. Dolayısıyla da seçimler öncesinde biraz geriden izleyerek oluşacak tabloya göre tekrar pozisyon şekillendirme düşüncesi anlaşılır bir yaklaşımdır. Rasyonel politikaların sürdürüleceği görülürse de alım eğilimi sürer.”

“Para politikasıyla uyumlu bir maliye politikası bekliyorum”

Yerel seçimler sonrası maliye politikasında değişim beklentilerine ilişkin soruya yanıt veren Unutmaz, enflasyonda düşüşün görülmesi için maliye politikasının para politikasıyla eşgüdümlü çalışması gerektiğine işaret ederek, seçim öncesi dağıtılan teşvikler, verilen destekler, ertelenen zamlar ve ötelenen vergi artışları gibi genişleyici unsurların enflasyon beklentileri üzerinde bozucu etki yarattığını söyledi.

“Bu bağlamda da seçim sonrası maliye politikasında daha katı bir duruş, artan vergiler ve yeni düzenlemeleri daha yüksek olasılıkla görüyor, enflasyonla mücadelede para politikasıyla uyumlu bir maliye politikası yürütülmesini bekliyorum.”

Merkezî yönetim bütçesinin yıla büyük bir açıkla başlamasının ve bütçe açığının süreceğine ilişkin beklentilerin güçlü olmasının önemli bir sorun olduğuna da değinen Unutmaz, “Daha tehlikelisiyse faiz harcamaları hariç bütçe dengesine baktığımızda 2023 yılındaki bozulmanın oldukça korkutucu görünmesi. Borçlanma maliyetinin artacağını bunun getireceği ilave yükün de seçim sonrasına yansıyacağını düşünüyorum” dedi. 

“Enflasyonda yıl sonu hedefinin üzerinde gerçekleşme göreceğimizi düşünüyorum”

TCMB’nin genel seçimler sonrasında faiz adımlarını küçük artışlarla atmasının zaman ve kaynak israfı olarak yansıdığını ifade eden Unutmaz, ilk baştan yüksek oranlı ve sonradan azalan oranlarda yapılacak artışların muhtemelen daha etkin olacağını değerlendirdi. TCMB’de yaşanan değişim sürecinin sıkı para politikası beklentilerinde bir değişime neden olmadığını da kaydeden Unutmaz, “Elimizdeki son enflasyon raporu ve Merkez Bankası Başkanı Sayın Fatih Karahan’ın açıklamaları rasyonel politikaların ve enflasyonla  mücadelenin devam edeceği yönünde. Sayın Akçay’ın da yıl sonu hedefini değiştirmek yerine o hedefe ulaşmayı mümkün kılacak tedbirleri öne çıkarması önemli” ifadelerini kullandı. 

“Ancak para politikasının doğrudan ve en etkili faiz aracının kullanımında ne kadar bir hareket sahası olduğu ve döviz kuru üzerindeki kontrolün gevşetilmesi piyasalarca mutlaka test edilecektir. Diğer taraftan enflasyonda %36’lık yıl sonu hedefinin üzerinde bir gerçekleşme göreceğimizi düşünüyorum.”

“Yıl sonunda TL’de reel değerlenme bekliyorum”

Konuyla ilgili Aposto’ya konuşan Akalın Finansal Değerleme ve Danışmanlık Kurucu Ortağı Alper Akalın, seçimler öncesinde genellikle ekonomiyi canlı tutmak için genişleyici politikalar uygulandığını, 2017-2023 arasındaki dönemin de buna örnek gösterilebileceğini söyleyerek, ”Yerel seçimlerden sonra uzun süre boyunca seçim olmayacağı için rasyonel politikaların sürdürüleceğini para ve maliye politikalarında bir gevşeme gerçekleşmeyeceğini düşünüyorum.” ifadelerini kullandı. 

Faiz ve dövizde hareketlenme beklentilerine de değinen Akalın, yüksek bir enflasyon patikasından gelindiği için yıl sonunda Türk lirasında dolara karşı reel değer kazancı beklediğini söyleyerek şu ifadeleri kullandı:

“TCMB’nin hedefi %36 ama benim tahminim yıl sonunda %45-50 arasında bir enflasyon gerçekleşmesi yönünde. Normalde ülke para biriminin enflasyonla paralel bir biçimde değer kaybına uğraması beklenir.  ABD’de enflasyon beklentisine %3 dersek, Türkiye’deki enflasyon beklentisine de %50 dersek; kaba hesapla TL’nin dolar karşısında %47 değer kaybetmesini beklersiniz. Ancak ben TL’deki değer kaybının %47’nin altında olacağını ve liranın reel olarak değer kazanacağını düşünüyorum.”

“Vergi artışının kaçınılmaz olduğunu düşünüyorum”

Merkezî yönetim bütçe gerçekleşmeleri ve artan kamu açıklarına ilişkin de yorum yapan Akalın, “Vergi artışının kaçınılmaz olduğunu düşünüyorum. Vergi artışları dışında kamunun kontrolünde birtakım fiyat artışları da olabilir. Ancak tasarruf konusunda çok ümitvar değilim.” dedi. 

“Şu anda Türkiye’deki kamu harcamaları yapısal harcamalara dönüşmüş durumda. Kamu personel maaşı ve sosyal güvenlik ödemeleri gibi harcamalar geri döndürülebilecek harcamalar değil. Ayrıca geçen sene yaşanan depremin yıkıcı etkileri nedeniyle yapılan ödemeler ve  yeni yıl için yapılan ücret zamlarının da etkisiyle bütçe açığının bu sene daha yüksek seyredeceğini düşünüyorum.”

Son zamanlarda gündemde olan kredi kartı düzenlemesi beklentilerine de değinen Akalın, kredi kartlarında taksit sınırlaması ve kart faizlerinin politika faizine uyumlu hale getirilmesi gibi önlemlerin kart kullanımını caydıracağını, ancak bunun enflasyonla mücadele konusunda ne kadar etkin olacağı konusunda şüphelerin olduğunu ifade etti. 

“Taksit sınırlaması üzerinden enflasyon politikasına hizmet edecek bir alan olduğunu düşünmüyorum. Burada etkili olacak olan faiz politikasıdır. Şayet siz paranın yeterince güçlü olduğunu düşünmüyorsanız, o zaman tasarrufu özendirerek Türk lirasının daha kıymetli hale gelmesini sağlarsınız. Tasarrufu özendirmenin yolu da faizi enflasyon beklentilerinin üzerinde belirlemekten geçer. Bunu yapmadan kredi kartı taksit sınırlandırması veya farklı sınırlandırmaların pek etkin olacağını düşünmüyorum.”

“Mevcut sıkılaştırma yönünün korunmasını bekliyorum”

Konuya ilişkin görüşlerini Aposto’ya aktaran anonim finans yazarı Beşyüzyedi, yerel seçimler sonrasında mevcut patikanın korunarak, sıkı para politikalarının sürdürülmesini beklediğini aktardı. Beşyüzyedi, konuyla ilgili şu ifadeleri kullandı:

“Mevcut sıkılaştırma yönünün korunmasını, aşırı dalgalı piyasa hareketlerine izin verilmemesini ve döviz piyasasındaki sakin yükselişin devamını bekliyorum. Deprem bölgesine yönelik yatırımların yarattığı parasal genişleme hızlanırsa, malî sıkılaştırma adımları (vergi ve sabit fiyat artışları) gelebilir. Fakat bu aşamada sert önlemler beklemek de doğru olmaz.”

Sıkı para politikasının ekonomi üzerindeki geçici etkilerinin, sıkılaştırılan maliye politikasının yaratacağı etkiyle bir araya gelmesi durumunda büyüme hızının ciddi oranda etkilenebileceğinin de altını çizen Beşyüzyedi, “TCMB'nin önerdiği gibi, para politikasının gecikmeli etkileri piyasayı göreceli olarak sıkıştırırsa, mali taraftan gelecek etkilerle büyüme oranımız hızlı düşebilir. Özetle; seçimlere gelene kadar alınan pek çok önlem ve iyi kötü gidilen yolun bir çırpıda yok edilmesine neden olacak karar ve gelişmeleri temel senaryo olamayacağını düşünüyorum.” dedi. 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

EXANTE

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

EXANTEEXANTE
∙

BÜLTEN SAYISI

🇹🇷 Yerel seçim sonrası Türkiye ekonomisi

Türkiye'de henüz beklendiği kadar şiddetli bir “seçim ekonomisi” politikası uygulanması ihtimali ufukta görünmüş değil. Ancak şirketler ve özellikle yabancı yatırımcılar, her ihtimale karşın temkinli hareket ediyor.

27 Şub 2024

Cenoa ile birlikte
Reuters

YAZARLAR

Emircan Yaman

Piyasalar ve Finans Editörü

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

EXANTEEXANTE
∙

HİKAYE

İSO'da Dalgakıran dönemi: Yeni başkanın programında neler var?

İstanbul Sanayi Odası’nda (İSO) 13 yıldır devam eden Erdal Bahçıvan dönemi sona erdi. 4 Kasım'da yapılan seçimlerde Adnan Dalgakıran, Bahçıvan'ın desteklediği Ender Yılmaz'ı 67'ye karşı 86 oyla geride bırakarak İSO'nun 2026-2030 dönemi Yönetim Kurulu Başkanı seçildi. Peki yeni İSO Başkanının programında hangi başlıklar var?

Emircan Yaman

·

04 Kas 2026

İSO'da Dalgakıran dönemi: Yeni başkanın programında neler var?
EXANTEEXANTE
∙

HİKAYE

TÜYİD raporu: Yerli yatırımcının kaybı yabancının payını artırdı

BIST 100’ün Ağustos ayında 14 bin 600 puanın üzerine çıktığı, ancak Eylül ayında yatırım fonlarında yaşanan likidite krizinin etkisiyle sert biçimde gerilediği üçüncü çeyrekte, Borsa İstanbul’un yatırımcı kompozisyonunda da belirgin bir ayrışma yaşandı. TÜYİD-Yatırımcı İlişkileri Derneği tarafından Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) verilerinden yola çıkılarak hazırlanan Borsa Trendleri Raporu’nun 2026 üçüncü çeyrek sayısında, yerli yatırımcıların portföy değerindeki kayıpların yabancı yatırımcılara kıyasla çok daha yüksek olduğu, yabancıların ise özellikle sanayi ve ticaret şirketlerindeki ağırlıklarını artırdığı görüldü.

Emircan Yaman

·

04 Kas 2026

TÜYİD raporu: Yerli yatırımcının kaybı yabancının payını artırdı
EXANTEEXANTE
∙

HİKAYE

Haftalık takvim: Enflasyon ve ABD Kongre seçimleri haftası

Bu hafta yurt içinde Ekim ayı enflasyonu, imalat sanayisi PMI verileri ve öncü dış ticaret istatistikleri öne çıkarken, yurt dışında ABD'de Ekim ayı istihdam verileri, İngiltere Merkez Bankası'nın (BoE) faiz kararı ve Avro Bölgesi öncü enflasyonu ön planda.

01 Kas 2026

Haftalık takvim: Enflasyon ve ABD Kongre seçimleri haftası
EXANTEEXANTE
∙

HİKAYE

Kripto tarihinin en büyük saldırısı: 6,3 milyar dolarlık varlık nasıl ele geçirildi?

Dünyanın en büyük kripto para borsası Binance'e yönelik tarihin en büyük saldırılarından birinde 6,3 milyar dolarlık varlık etkilendi. Saldırganlar farklı blokzincir ağlarında varlıkları transfer edip ETH ve Bitcoin'e dönüştürmeye yönelirken, Tether, Circle ve diğer kripto kuruluşlarının müdahaleleriyle yaklaşık 2,7 milyar dolarlık varlık donduruldu. Saldırı, dijital finans sisteminin güvenliğini ve kripto piyasasında merkezî müdahale gücünü yeniden tartışmaya açtı.

Pelin Cengiz

·

30 Eki 2026

Kripto tarihinin en büyük saldırısı: 6,3 milyar dolarlık varlık nasıl ele geçirildi?
EXANTEEXANTE
∙

HİKAYE

Küresel piyasaların gözü ABD'de: Fed, seçimler ve jeopolitik riskler

ABD Merkez Bankası (Fed), güçlü ekonomik büyüme ve yüksek enflasyon karşısında politika faizini sabit tutarken, Aralık ayında yeni faiz artırımlarına gitme ihtimali güçleniyor.

Erhan Aslanoğlu

·

29 Eki 2026

Küresel piyasaların gözü ABD'de: Fed, seçimler ve jeopolitik riskler