Yerel seçim sonrasında Türkiye ekonomisi: Sıkılaştırma sürecek mi?


Herkes için dijital dolar cüzdanı: Cenoa Cenoa 'da bugün, dünya çapında 250 binden fazla kişi yerel para birimlerini dijital dolara çevirerek birikimlerini enflasyonla erimekten koruyor. Alış-satış fiyatları arasındaki farktan oluşan değer kayıplarına karşı Cenoa makası %1'de ve mesai saatlerine göre farklı kur oranları veren geleneksel bankaların aksine 7/24 sabit tutuyor. Nedir? Cenoa sınırları aşarak dolar bazlı ürünlere erişimi kolaylaştıran, yenilikçi bir süper cüzdan . Ne diyelim ki Cenoa'lı olmak çok avantajlı . Neden? %1 makas: Dolar alım satım işlemlerinde bankalara %10'a varan makas ödemek yerine Cenoa'da sadece %1 makasla işlem yapabilirsiniz. 7/24 sabit makas: Dalgalı fiyat farkından etkilenmek son buluyor. Cenoa'da 7 gün 24 saat %1 sabit makasla dolar alıp satabilirsiniz. 0 komisyon: Cenoa'da birikimleriniz bankalara değil size kazanç sağlar. Hiçbir işlemde komisyon ya da gizli bir ücretle karşılaşmazsınız. Güvenli: Birikim yapabilmek için çok çalışıyoruz. Cenoa bu yüzden birikiminizi güvende tutmak için öncü teknolojiler kullanıyor. Neler yapabilirsiniz? Piyasanın kapanmadığı Cenoa’da : Dilediğiniz zaman, en iyi fiyatlarla dolar alım satımı yapabilirsiniz. Dijital dolarla yıllık %5 kazanç sağlarsınız. Kazancınızı anlık görüntüleyebilir ve hesaptan dilediğiniz zaman çekebilirsiniz. 40'tan fazla ülkedeki Cenoa kullanıcılarına telefon numaraları aracılığıyla veya farklı banka hesaplarına dakikalar içerisinde ücretsiz dolar transferi yapabilirsiniz. Üç adımda kazanmaya başlamak için Cenoa ’yı buradan indirebilirsiniz. Aposto5 koduyla 5 dolar kazanmak için ayrıntılar görselde.
Daha fazlasını öğren →
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
31 Mart yerel seçimlerine neredeyse bir aylık bir süre kaldı. Genel seçimlerin üzerinden geçen yaklaşık 10 aylık dönemin ardından tekrar sandık başına gideceğiz, fakat henüz beklendiği kadar şiddetli bir “seçim ekonomisi” politikası uygulanmış veya uygulanması ihtimali ufukta görünmüş değil. Buna rağmen şirketler ve özellikle yabancı yatırımcılar, her ihtimale karşın temkinli hareket ediyor.
Örneğin Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in gerçekleştirdiği yabancı yatırımcı toplantılarının ardından Bank of America’ya (BofA) konuşan birtakım yabancı fon yöneticileri, ekonomi yönetiminin yerel seçimler sonrası daha kararlı adımlar atabileceğini gerekçe göstererek, seçimden sonra Türkiye’nin yatırım görünümüyle ilgili yeniden bir gözden geçirme yapacaklarını ifade etmişlerdi. Yine bazı ekonomist ve yatırımcılar, yerel seçim sonrasında ekonomi yönetiminin daha sıkı politikalar uygulayabileceği tahmininde bulunmuşlardı.
Biz de siz değerli okurlarımız için yerel seçimler sonrası Türkiye ekonomisine ilişkin beklentileri konunun uzmanlarına danıştık.
“Rasyonel politikalar devam ettirilirse alım eğilimi sürer”
Konuyla ilgili Aposto’ya konuşan Ekonomist Ergun Unutmaz, “Seçimlerin 2024 yılına damga vuracak gelişmelerden biri olduğunu yeni yıla başlarken hazırladığım raporda belirtmiştim. Bu, tabii ki The Economist dergisinin küresel ölçekte yapılacak seçimlerin şimdiye kadarki en yüksek katılım oranına ulaşması ve ABD Başkanlık seçimleri odaklı bir bakış açısıyla değerlendirilmeli. Yoksa Türkiye açısından asıl önemli gelişme 2023 yılındaki genel seçimler ve sonrasında rasyonel politikalara dönüş yolunda atılan adımlardı” ifadelerini kullandı.
Seçim sonrası yabancı portföy girişi beklentilerine ilişkin soruya yanıt veren Ergun Unutmaz, yeni ekonomi yönetiminin göreve geldiği Haziran 2023’ten itibaren Türkiye’ye yabancı portföy girişlerinin hızlandığını, önemli kadrolarda değişim ve faiz artış süreciyle birlikte bu alımların 8 Aralık 2023’te tepe noktasına ulaştığını kaydetti. Yabancı yatırımcılar için makro çerçevede yaşanacak istikrar, geleceğe yönelik beklentiler ve para-maliye politikalarındaki dengelerin seçim sonuçlarından daha önemli olduğunun altını çizen Unutmaz, rasyonel politikalarda devamlılığın sağlanması halinde alım eğiliminin de devam edebileceğini ifade etti.
“Sonuçta, Türkiye önemli ve her zaman yabancı yatırımcıların radarında olan bir ülkedir. Dolayısıyla da seçimler öncesinde biraz geriden izleyerek oluşacak tabloya göre tekrar pozisyon şekillendirme düşüncesi anlaşılır bir yaklaşımdır. Rasyonel politikaların sürdürüleceği görülürse de alım eğilimi sürer.”
“Para politikasıyla uyumlu bir maliye politikası bekliyorum”
Yerel seçimler sonrası maliye politikasında değişim beklentilerine ilişkin soruya yanıt veren Unutmaz, enflasyonda düşüşün görülmesi için maliye politikasının para politikasıyla eşgüdümlü çalışması gerektiğine işaret ederek, seçim öncesi dağıtılan teşvikler, verilen destekler, ertelenen zamlar ve ötelenen vergi artışları gibi genişleyici unsurların enflasyon beklentileri üzerinde bozucu etki yarattığını söyledi.
“Bu bağlamda da seçim sonrası maliye politikasında daha katı bir duruş, artan vergiler ve yeni düzenlemeleri daha yüksek olasılıkla görüyor, enflasyonla mücadelede para politikasıyla uyumlu bir maliye politikası yürütülmesini bekliyorum.”
Merkezî yönetim bütçesinin yıla büyük bir açıkla başlamasının ve bütçe açığının süreceğine ilişkin beklentilerin güçlü olmasının önemli bir sorun olduğuna da değinen Unutmaz, “Daha tehlikelisiyse faiz harcamaları hariç bütçe dengesine baktığımızda 2023 yılındaki bozulmanın oldukça korkutucu görünmesi. Borçlanma maliyetinin artacağını bunun getireceği ilave yükün de seçim sonrasına yansıyacağını düşünüyorum” dedi.
“Enflasyonda yıl sonu hedefinin üzerinde gerçekleşme göreceğimizi düşünüyorum”
TCMB’nin genel seçimler sonrasında faiz adımlarını küçük artışlarla atmasının zaman ve kaynak israfı olarak yansıdığını ifade eden Unutmaz, ilk baştan yüksek oranlı ve sonradan azalan oranlarda yapılacak artışların muhtemelen daha etkin olacağını değerlendirdi. TCMB’de yaşanan değişim sürecinin sıkı para politikası beklentilerinde bir değişime neden olmadığını da kaydeden Unutmaz, “Elimizdeki son enflasyon raporu ve Merkez Bankası Başkanı Sayın Fatih Karahan’ın açıklamaları rasyonel politikaların ve enflasyonla mücadelenin devam edeceği yönünde. Sayın Akçay’ın da yıl sonu hedefini değiştirmek yerine o hedefe ulaşmayı mümkün kılacak tedbirleri öne çıkarması önemli” ifadelerini kullandı.
“Ancak para politikasının doğrudan ve en etkili faiz aracının kullanımında ne kadar bir hareket sahası olduğu ve döviz kuru üzerindeki kontrolün gevşetilmesi piyasalarca mutlaka test edilecektir. Diğer taraftan enflasyonda %36’lık yıl sonu hedefinin üzerinde bir gerçekleşme göreceğimizi düşünüyorum.”
“Yıl sonunda TL’de reel değerlenme bekliyorum”
Konuyla ilgili Aposto’ya konuşan Akalın Finansal Değerleme ve Danışmanlık Kurucu Ortağı Alper Akalın, seçimler öncesinde genellikle ekonomiyi canlı tutmak için genişleyici politikalar uygulandığını, 2017-2023 arasındaki dönemin de buna örnek gösterilebileceğini söyleyerek, ”Yerel seçimlerden sonra uzun süre boyunca seçim olmayacağı için rasyonel politikaların sürdürüleceğini para ve maliye politikalarında bir gevşeme gerçekleşmeyeceğini düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.
Faiz ve dövizde hareketlenme beklentilerine de değinen Akalın, yüksek bir enflasyon patikasından gelindiği için yıl sonunda Türk lirasında dolara karşı reel değer kazancı beklediğini söyleyerek şu ifadeleri kullandı:
“TCMB’nin hedefi %36 ama benim tahminim yıl sonunda %45-50 arasında bir enflasyon gerçekleşmesi yönünde. Normalde ülke para biriminin enflasyonla paralel bir biçimde değer kaybına uğraması beklenir. ABD’de enflasyon beklentisine %3 dersek, Türkiye’deki enflasyon beklentisine de %50 dersek; kaba hesapla TL’nin dolar karşısında %47 değer kaybetmesini beklersiniz. Ancak ben TL’deki değer kaybının %47’nin altında olacağını ve liranın reel olarak değer kazanacağını düşünüyorum.”
“Vergi artışının kaçınılmaz olduğunu düşünüyorum”
Merkezî yönetim bütçe gerçekleşmeleri ve artan kamu açıklarına ilişkin de yorum yapan Akalın, “Vergi artışının kaçınılmaz olduğunu düşünüyorum. Vergi artışları dışında kamunun kontrolünde birtakım fiyat artışları da olabilir. Ancak tasarruf konusunda çok ümitvar değilim.” dedi.
“Şu anda Türkiye’deki kamu harcamaları yapısal harcamalara dönüşmüş durumda. Kamu personel maaşı ve sosyal güvenlik ödemeleri gibi harcamalar geri döndürülebilecek harcamalar değil. Ayrıca geçen sene yaşanan depremin yıkıcı etkileri nedeniyle yapılan ödemeler ve yeni yıl için yapılan ücret zamlarının da etkisiyle bütçe açığının bu sene daha yüksek seyredeceğini düşünüyorum.”
Son zamanlarda gündemde olan kredi kartı düzenlemesi beklentilerine de değinen Akalın, kredi kartlarında taksit sınırlaması ve kart faizlerinin politika faizine uyumlu hale getirilmesi gibi önlemlerin kart kullanımını caydıracağını, ancak bunun enflasyonla mücadele konusunda ne kadar etkin olacağı konusunda şüphelerin olduğunu ifade etti.
“Taksit sınırlaması üzerinden enflasyon politikasına hizmet edecek bir alan olduğunu düşünmüyorum. Burada etkili olacak olan faiz politikasıdır. Şayet siz paranın yeterince güçlü olduğunu düşünmüyorsanız, o zaman tasarrufu özendirerek Türk lirasının daha kıymetli hale gelmesini sağlarsınız. Tasarrufu özendirmenin yolu da faizi enflasyon beklentilerinin üzerinde belirlemekten geçer. Bunu yapmadan kredi kartı taksit sınırlandırması veya farklı sınırlandırmaların pek etkin olacağını düşünmüyorum.”
“Mevcut sıkılaştırma yönünün korunmasını bekliyorum”
Konuya ilişkin görüşlerini Aposto’ya aktaran anonim finans yazarı Beşyüzyedi, yerel seçimler sonrasında mevcut patikanın korunarak, sıkı para politikalarının sürdürülmesini beklediğini aktardı. Beşyüzyedi, konuyla ilgili şu ifadeleri kullandı:
“Mevcut sıkılaştırma yönünün korunmasını, aşırı dalgalı piyasa hareketlerine izin verilmemesini ve döviz piyasasındaki sakin yükselişin devamını bekliyorum. Deprem bölgesine yönelik yatırımların yarattığı parasal genişleme hızlanırsa, malî sıkılaştırma adımları (vergi ve sabit fiyat artışları) gelebilir. Fakat bu aşamada sert önlemler beklemek de doğru olmaz.”
Sıkı para politikasının ekonomi üzerindeki geçici etkilerinin, sıkılaştırılan maliye politikasının yaratacağı etkiyle bir araya gelmesi durumunda büyüme hızının ciddi oranda etkilenebileceğinin de altını çizen Beşyüzyedi, “TCMB'nin önerdiği gibi, para politikasının gecikmeli etkileri piyasayı göreceli olarak sıkıştırırsa, mali taraftan gelecek etkilerle büyüme oranımız hızlı düşebilir. Özetle; seçimlere gelene kadar alınan pek çok önlem ve iyi kötü gidilen yolun bir çırpıda yok edilmesine neden olacak karar ve gelişmeleri temel senaryo olamayacağını düşünüyorum.” dedi.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Türkiye'de henüz beklendiği kadar şiddetli bir “seçim ekonomisi” politikası uygulanması ihtimali ufukta görünmüş değil. Ancak şirketler ve özellikle yabancı yatırımcılar, her ihtimale karşın temkinli hareket ediyor.
27 Şub 2024

YAZARLAR

Emircan Yaman
Piyasalar ve Finans Editörü

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Piyasalardaki iştah ve enerji, yoğun sermaye harcaması, bol sermaye ve rekabetçi büyüme arzusuyla öne çıkan Reagan dönemi 1980'ler, 1998-99 ve 2004-06 yıllarını andırıyor.

Ortaya çıkan tablo, daha az konuşan ancak şeffaflıktan ödün vermeyen, iletişimini daha sade metinlerle kuran, piyasaya daha az yönlendirme yapan fakat hedefleri konusunda daha kararlı ve kurumsal açıdan daha disiplinli bir merkez bankası modeline işaret ediyor.

Türkiye'nin en büyük dış ticaret fazlası veren sanayi kollarından tekstil ve hazır giyim sektörü, 2025 yılını 26,2 milyar dolarlık ihracatla kapattı. Doğrudan 845 bin, dolaylı etkileriyle birlikte yaklaşık 2 milyon kişiye istihdam sağlayan sektör, 2022'de ulaştığı zirveden bu yana tarihinin en sert daralmalarından birini yaşıyor. Konuyla ilgili sunum yapan TGSD yönetimi, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'na sunulan üç aşamalı strateji haritasının ayrıntılarını paylaştı.

Bu hafta hem yurt içi hem de yurt dışı piyasalarda veri akışı güçlü. Yurt içinde Fitch değerlendirmesi ve cari denge, yurt dışında ise ABD TÜFE ön planda olacak.
13 Tem 2026

Küresel ekonomide bir taraftan savaşın yarattığı belirsizliği ve bunun başta petrol ve altın fiyatları olmak üzere finansal piyasalardaki yansımalarını izlerken, diğer taraftan özellikle yapay zeka alanında yaşanan olağanüstü teknolojik gelişmelerin önümüzdeki dönemde ekonomik hayata nasıl yansıyacağını anlamaya çalışan bir piyasa dinamiğiyle karşı karşıyayız.




