Z kuşağının öncülüğünde acı sos patlaması

NC Solutions tarafından hazırlanan ve ABD’de 1.114 yetişkinle yapılan yeni bir ankete göre, Z kuşağı tüketicilerinin yarısından fazlası kendilerini acı sos uzmanı olarak tanımlıyor ve dörtte biri restoranlara kendi acı sosunu götürüyor.
Anket sonuçları ne diyor? Acı sos, ketçap ve hardalı geride bırakarak mayonezin ardından en çok tercih edilen ikinci eşlikçi oldu. Katılımcılar en sevdikleri geleneksel acı soslarda Frank's Red Hot, Cholula, Tabasco, Louisiana ve Texas Pete'i sayarken %12'si el yapımı alternatifleri tercih etti. Ankete katılan tüketicilerin yaklaşık %62’si reklamında "acı" kelimesinin geçtiği bir ürünü satın alma olasılıklarının daha yüksek olduğunu ve %74'ü ise yeni acı ürünleri denemeye istekli olacaklarını söyledi.
Acı sosun altın çağı: Satın alma güçleri yükseldikçe, genç tüketiciler daha acı tatların arayışına giriyor. Bu durum da acı sos markalarının tarihî bir pazar büyümesine ulaşmasına önayak oluyor.
Neyle iyi gider? NC Solutions anketi sonuçları, acı sosun en çok tacos, tavuk kanadı ve burrito ile eşleştirildiğini; Güney'de deniz ürünleri, Batı'da yumurta ve Kuzeydoğu'da makarna ve peynir gibi yerel malzemeler ile birlikte tüketildiğini gösteriyor.
Dahası: Acı sunumlar, atıştırmalıklardan içeceklere neredeyse her yiyecek kategorisinde yer alırken acı sos markaları, çeşnilerin dışında yiyecek ve içecek ürünlerinde de daha sık karşımıza çıkıyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
NEREDE YAYIMLANDI?
World of Mouth topluluğu İstanbul mekanlarını listeledi. Jancis Robinson, Neferiye'nin ve Mesashuna'nın şaraplarını değerlendirdi. Chobani, 6 Şubat depremlerinin ardından bağış sütü üretti.
17 Tem 2024

YAZARLAR

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
İLGİLİ OKUMALAR
Dışarıdan bakıldığında şarap kültürü ve turizmiyle, hatta biraz romantize edilmiş bir Fransız şarap imgesiyle özdeşleşen Beaujolais’nin, içeriden bakıldığında nasıl bir emek, iklim ve aile ekonomisi üzerine kurulduğunu Ceren Aral Desnos, bir beyaz yakalı olarak deneyimlediği bir günlük bağbozumu üzerinden anlatıyor.

Beslenme trendleri ortaya çıkarken bilimsel bilgi; medya, beden idealleri, sosyal normlar ve gıda endüstrisi tarafından seçiliyor, sadeleştiriliyor ve ürünleştiriliyor. Böylece bilim, gündelik yaşamın ve tüketim alışkanlıklarının parçası hâline gelirken sağlıklı beden, “doğru” beslenme ve kendimize iyi bakmak da sürekli yeniden tanımlanıyor.

Yunanistan’ın küçük Kiklad adalarından Sifnos, yerel ürünleri, geleneksel yemekleri ve son 15 yılda açılan şef restoranlarıyla ülkenin öne çıkan gastronomi duraklarından birine dönüştü. Adada nohut, peynir, kapari, kekik balı ve balık gibi ürünler hem geleneksel tavernaların hem de yeni nesil restoranların menülerinde yer buluyor. Seramikçilik gibi yüzyıllardır süren zanaatlar yemek kültürünün bir parçası olmaya devam ederken farklı ülkelerden şeflerle yapılan işbirlikleri de Sifnos mutfağını yeni tatlara ve tekniklere açıyor.

Bir zamanlar bir hayatta kalma becerisi olan foraging, bugün fine dining'in, wellness kültürünün ve sosyal medyanın ilgi alanında. Bu geri dönüş, insanın doğadan yeniden beslenmesinden çok, doğayla kopmuş ilişkisinin farkına varmasıyla ilgili olabilir.

Bordeaux’nun kurduğu şarap dünyası zamanla apelasyonlar, ödüller ve prestij üzerinden ortak bir ölçüte dönüştü. Fakat Asya’nın şarapla ilişkisi bunlardan çok daha eski. Çin’in Jiahu çömleklerinde ya da Japonya’nın Koshu bağlarında yazılan hikaye, şarabın tek bir coğrafyanın tanımlayabileceği kadar dar bir geçmişe sahip olmadığını gösteriyor. Bugün bu birikim, Batı’dan gelecek bir onaydan çok kendi referansları üzerinden yeni bir şarap kültürüne dönüşüyor.
22 Ağu 2026




