Yapay Zeka ile ilgili hikayeler
06 Haz 2026
Geçen hafta pek de farkında olmadığımız bir “Çernobil Anı” yaşandı: ABD Başkanı Trump, gelişmiş yapay zeka modellerinin siber güvenlik risklerini kontrol altına almayı hedefleyen kapsamlı bir başkanlık kararnamesini imzalamaktan son anda vazgeçti. Çin-ABD rekabeti yükselirken bugün elimizde çok önemli bir soru var: Frenleri icat edilmemiş bir arabada gaza basmak mutlak bir teknolojik üstünlük mü getirecek yoksa kontrolü imkansız bir dijital kaos mu?

05 Haz 2026
Finansal piyasaların tarihi incelendiğinde, büyük teknolojik dönüşümlerin yalnızca üretim biçimlerini değil, yatırımcı davranışlarını da kökten değiştirdiği görülür. Bugün ise benzer bir dönüşümün merkezinde yapay zeka bulunuyor. Ancak yatırımcıların ve şirket yöneticilerinin cevaplaması gereken temel soru hâlâ aynı: Yapay zekanın uzun vadeli potansiyeli ile bu potansiyelin kısa ve orta vadede ekonomik değere dönüşmesi aynı şey midir?

Piyasaları uzun süredir domine eden ve bugün fiyatlama balonu tartışmalarını da beraberinde getiren yapay zeka hikayesinde artık konu yalnızca çipler, modeller ya da yazılımdan ibaret değil. Sistemin bekasının ön şartı olan “sonsuz” elektrik talebi eşliğinde şebeke kapasiteleri ve veri merkezi altyapısı tartışmaları giderek ana temaya dönüşüyor.

Son yıllarda yapay zeka çipi alanında atılım yapan NVIDIA, Computex 2026’da en yeni ürün ve hizmetlerini tanıttı. Microsoft ve MediaTek ile işbirliği içinde geliştirilen bilgisayar çipi RTX Spark, hem teknolojik hem de sektörel anlamda devrim yaratma potansiyeli nedeniyle NVIDIA’nın en çok dikkat çeken duyurusu oldu.

28 May 2026
Sistemin bugünkü pürüzsüz başarı illüzyonu, son dönemde ABD üniversitelerinin mezuniyet kürsülerinde çatlıyor. Üniversite kampüslerinde mezuniyet konuşması yapmak için sahneye çıkan kurumsal elitlerin, siyasetçilerin ve iş dünyası liderlerinin öğrenciler tarafından protesto edilmesi tesadüf değil. Kurumsal dünya, çiçeği burnunda mezunlara "pürüzsüz, uysal ve sistemle uyumlu başarı şablonları" vaaz ederken, yeni nesil ise o hazır senaryoları reddediyor.

26 May 2026
Yapay zekanın insan emeğini otomatik hâle getirmesi ve bir grup teknoloji şirketini olağanüstü derecede zengin etmesi, bugüne kadar insanlarda sosyalist eğilimler yaratmak için yeterli bir sebepti. Yakın tarihli bir araştırma, bu durumun yapay zeka ajanları için de geçerli olduğunu gösterdi. Araştırmada ezici koşullar altında çalıştırılan yapay zeka ajanlarının, Marksist bir dil benimsediği görüldü.

23 May 2026
LinkedIn’de "hikaye anlatıcısı" terimini içeren iş ilanlarının yüzdesi son bir yılda iki katına çıktı. Manşetler, üretken yapay zekanın insan "hikaye anlatıcıların" işlerini hızla ellerinden aldığını söylüyor. Fakat ilginçtir ki, bu kıyametin ardındaki teknolojiyi var eden yapay zeka devleri, insan hikaye anlatıcılarının peşinde düşüyor. Karşımızdaki soru net: Yapay zeka her şeyi yapabiliyorsa neden Silikon Vadisi’nde hikaye anlatıcılarının yıllık maaşları 745 bin dolara kadar fırladı?

Arama trendlerini derleyerek kullanıcı alışkanlıklarındaki dönüşüme ışık tutan Google, Mart ayına ilişkin analizinden öne çıkan ayrıntıları paylaştı. Sonuçlar, kullanıcıların artık yapay zeka kavramını genel bir terim olarak değil, hayatlarını kolaylaştıracak spesifik çözümler üzerinden de aradığını ortaya çıkarıyor.

25 Nis 2026
Küresel teknoloji altyapısı, son birkaç yıldır tarihindeki en radikal yapısal dönüşümlerden birine sahne oluyor. Üretken yapay zeka teknolojilerinin endüstriyel ölçekte benimsenmesiyle bu ekosistem adeta bir hiper-büyüme evresine girmiş durumda. Sorulması gereken asıl soru ise sınırlarını her gün genişlettiğimiz bu otonom zekayı nerede, hangi fiziksel altyapı üzerinde ve nasıl bir enerji stratejisiyle sürdürülebilir biçimde çalıştıracağımız.

OpenAI, yapay zeka çağında servet dağılımı ve çalışma biçimlerinin nasıl yeniden şekillenebileceğini özetleyen bir dizi politika önerisi yayımladı. Belgede robot vergisi, dört günlük çalışma haftası, kamu varlık fonu, taşınabilir yan hak sistemi ve vergi yükünün sermayeye kaydırılması gibi dikkat çekici öneriler yer aldı.

Pandeminin korku, endişe, atalet ve can korkusuyla allak bullak olduğumuz yılları, edebiyatımıza pek çok eser kazandırdı. Klinik psikolog ve yazar Tuğçe Isıyel'in yeni yayıncısıyla tekrar basılan "Parçalı Bulutlu" adlı anlatı-anı-öykü kitabı da bunlardan. Aslında "kurgu dışı" olarak nitelenmesi gereken "Parçalı Bulutlu"daki yazıları öykü olarak da okuyabilirsiniz; pandeminin kasvetli günlerinden süzülüp gelmiş, bir döneme tanıklık etmiş anılar ve anlatılar olarak da...





