2025'te Avro Bölgesi'ne dair beklentiler

Avro Bölgesi’nin lokomotif ekonomileri Almanya, Fransa, İtalya ve İspanya'da tüketici güveni uzun vadeli ortalamalara yakın seyrediyor. Bu durum, bu ülkelerde tüketici harcamalarının istikrarlı bir şekilde devam edebileceğine işaret ediyor. Ancak, Birleşik Krallık, Almanya ve Fransa'da tüketicilerin daha fazla nakit tutma eğiliminde olması ve tüketici toparlanmasının yavaş seyretmesi dikkat çekiyor. Bu durum, tüketici harcamalarının beklenenden düşük kalabileceğini ve ekonomik büyümeyi olumsuz etkileyebileceğini gösteriyor. İsveç'te ise faiz indirimleri sonrası tüketici güveninde artış gözlemleniyor. Bu durum, İsveç ekonomisinde tüketici harcamalarının artacağı ve büyümeye olumlu katkı sağlayacağı beklentisini güçlendiriyor.
Orta ve Doğu Avrupa'da dezenflasyon sürecinin durması, enflasyonla mücadelede yeni zorluklar ortaya çıkarıyor. Polonya'da devam eden enflasyonist baskılar nedeniyle 2025'te beklenen faiz indirimlerinin gecikmesi muhtemel görünüyor. Çek Cumhuriyeti'nde ise enflasyonun yukarı yönlü sürprizlere devam etmesi, faiz indirimlerinin daha kademeli bir şekilde gerçekleşmesine neden oluyor. Bu durum, ODA ekonomilerinde enflasyonu kontrol altına almak için para politikasında sıkılaştırma adımlarının sürdürülmesi gerektiğini ortaya koyuyor.
Hoş geldin! Aposto Premium üyelerine özel bu içeriği okumak için Premium üye olabilir ya da Premium hesabına giriş yapabilirsin.
Aposto Premium
Ayda
- Aposto'nun tüm arşivine ve güncel yayınlara sınırsız erişim.
- Yükselen endüstrilerden gelişme ve içgörüleri aktaran, entelektüel dünyanı besleyecek Premium üyelere özel makale ve bültenler.
- Gündemdeki gelişmeleri küresel bir perspektifle aktaran analizler.
- Aposto Radyo için hazırladığımız podcast ve sesli belgesellere websitemiz ve mobil uygulamamızdan erişim imkanı.

EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Bugün TÜİK tarafından açıklanacak manşet enflasyon verileri takip edilecek. Piyasa beklentisi aylık enflasyonun %2,0; yıllık enflasyonun ise %45 düzeyinde olması yönünde. Ancak bir sürpriz yaşanma ihtimali de gayet tabii mevcut.
03 Oca 2025

YAZARLAR

Eren Kuru
Sipay Hazine Müdürü ve yatırım danışmanı. Daha önce Borsa İstanbul’da İş Geliştirme Departmanı’nda, Vakıf Yatırım'da Yatırım Danışmanlığı ve Algoritmik Trading Departmanı'nda, Ziraat ve Allbatross Portföy tarafında da Fon Yönetimi'nde çalıştı.

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
OKUMAYA DEVAM EDİN
Fed’in 25 baz puanlık faiz artışı, küresel tahvil piyasalarında yalnızca politika faizinin bir kademe daha yükselmesi anlamına gelmiyor. Kararın piyasa açısından daha önemli tarafı, ABD’de para politikasının beklenenden daha uzun süre sıkı kalabileceğine yönelik algının güçlenmesi. Bu noktada küresel tahvil piyasasının en önemli referansı ABD 10 yıllık tahvil faizi olmaya devam ediyor.

SPK'nın 131 fonu tasfiye etmesiyle 455 bini aşkın yatırımcının birikimi askıda kaldı. Türkiye'nin derin bir sermaye piyasası kurabilmesi için haksız kazanç geri alınmalı, zarar mükellefe yüklenmemeli. Bu kriz, doğru dersler çıkarıldığında Türkiye sermaye piyasası için bir eşik olabilir.

ABD’den Türkiye’ye, fiyatların gelirlerden hızlı arttığı bir dönemde tüketici harcamaktan vazgeçmek yerine alışveriş biçimini değiştiriyor. Daha küçük sepetler, market markaları, daha sık alışveriş ve kredi kartına yayılan ödemeler hane bütçesindeki baskının giderek daha görünür hâle gelen sonuçları. Tüketim verileri canlılığını korurken, bu canlılığın arkasında gelir dağılımı, borçlanma ve sürekli sonraya bırakılan harcamalar var.

Ülkemiz fon piyasasında önceki hafta adeta deprem yaşandı. Teknik detaylara ilişkin çokça yazılıp çizilse de dip toplamda tasarruf sahiplerinin “paramı ne zaman ve hangi değer üzerinden geri alabileceğim?” sorusu yanıtlanmayı bekliyor. Bu noktada benzer yaşanmışlıkları yakın geleceğe dair belirsizlikleri azaltabilecek bir ayna olarak kullanabiliriz. 2008'de ABD'de yaşanan Reserve Primary Fund krizi de öğretici bir örnek olarak karşımıza çıkıyor.

TCMB verilerine göre Türkiye, Ocak-Temmuz döneminde toplam 34,8 milyar dolarlık cari açık verdi. Geçen yılın aynı dönemine kıyasla 10,6 milyar dolar büyüyen açığın finansmanında bankaların ve şirketlerin dış borçlanması öne çıktı. İlgili dönemde açığın finansmanı için yurt dışından kullanılan krediler önemli ölçüde artarken, rezervlerden de geçen yıl kullanılanın iki katından fazla kaynak kullanıldı.




