Afrasız tafrasız iki yıldız

Sofralara bizden de bir katkı olsun diye bir özgün bir de klasik bir tarif veriyorum. Küçük dokunuşları da cabası.
Afrasız tafrasız iki yıldız

Mey|Diageo 16 Temmuz
Mey Diageo ile birlikte

Dünyanın ilk rakı duyusal çemberi, bilimsel olarak tescilli: Mey|Diageo Rakıdan karabiber, muskat, meyan kökü, damla sakızı ya da meyvemsi aromalar gibi 70’den fazla aroma bileşeni alabileceğinizi biliyor muydunuz? Anadolu'daki öyküsünün yüzlerce yıl öncesine dayandığı tahmin edilen rakının artık bilimsel olarak tescilli bir duyusal çemberi (aroma- tat çemberi) var. Nedir? Geçmiş ve yeniyi harmanlayarak geleceğe önemli yatırımlar yapan Mey|Diageo’nun Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Gıda Mühendisliği bölümü iş birliğiyle gerçekleştirdiği ve rakının aroma-tat çemberini tanımladığı bilimsel çalışma, dünyanın önde gelen hakemli gıda bilimi dergisi Foods MDPI’da yayımlandı. Duyusal çember? Alkollü içki sektöründe viski ve şarap, gıda sektöründe kahve ve çikolata gibi gastronomik derinliği olan ürünler için yapılan duyusal çember araştırması, Mey|Diageo ve Çukurova Üniversitesi iş birliğiyle dünyada rakı için ilk kez yapılmış oldu. Bu çalışmaya ilişkin makalenin Foods’da yayımlanmasıyla rakının duyusal çemberi uluslararası literatüre girdi ve bilimsel olarak tescil edildi. Makaleyi bu bağlantıdan görüntüleyebilirsiniz. Nasıl? • Çalışma kapsamında iki yıl boyunca Türkiye’de piyasada bulunan tüm üreticilere ait önemli markalar, 3 binden fazla tadımla tekrarlı duyusal analizlere alındı. Bir ürünü diğerlerinden ayıran aroma, görünüş, tat, lezzet, tekstür, ağız hissi, tadım sonrası his gibi özellikleri kalitatif yönden değerlendirildi ve algılanan ürün özellikleri, kantitatif verilere dönüştürüldü. Tüm bu analizler sonucu rakının aromatik dünyası ve duyusal çemberi tanımlandı. • Ürünlerin duyusal değerlendirilmesinde eğitimli analistler tarafından duyusal tanımlayıcıların belirlenmesinde kullanılan en gelişmiş yöntem olarak kabul edilen “tanımlayıcı duyusal analiz metodu” kullanılarak üç ilde, 16 uzman duyusal analistin katılımıyla yürütülen çalışma; Çukurova Üniversitesi’nden Prof. Dr. Turgut Cabaroğlu; Dr. Öğr. Üyesi Merve Darıcı ve Mey|Diageo Kıdemli Kalite, Teknik ve İnovasyon Müdürü Duygu Beypınar ile Kalite, Teknik ve İnovasyon Müdürü Koray Özcan tarafından 2020 Mayıs ayında Sensory Lexicon and Major Volatiles of Rakı Using Descriptive Analysis and GC-FID/MS başlıklı bilimsel bir makale hâline getirildi. • Bu makale, açık erişimli dergilerin yayıncısı konumundaki MDPI (Multidisciplinary Digital Publishing Institute) tarafından çevrim içi olarak yayımlanan ve gıda bilimi konusunda saygın bir yeri olan uluslararası, bilimsel, hakemli yayın Foods dergisinde yayımlandı. Neden önemli? • Coğrafi işareti olan ve Distile Alkollü İçkiler Tebliği ile standartları mevzuatlarca tanımlanan rakıya dair bu çalışma, katma değeri yüksek rakı üretiminde kalite ve çeşitliliğin artması açısından önem arz ediyor. • Ayrıca bu çalışma; rakı karakteristiklerinin belirlenmesi ve rakı kalitesinin geliştirilmesi açısından rakı üreticilerine önemli katkılar sağlama potansiyeli taşıyor. • Üzüm ve anason çeşidine ve yöreye özgü tanımlayıcıların belirlenmesi, denetim açısından da avantajlar getiriyor. • Çalışma, dünyadaki diğer anasonlu içkilerden aromatik zenginliğiyle ayrışan rakının dünya pazarındaki potansiyelini keşfetmek için güçlü bir dayanak oluyor.

Daha fazlasını öğren

apéro

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

Evde yapılacak yemeklerde tariflerin detaylı yönergeler içermesi değil, ana hatları içeren kılavuzlar olması gerektiğine inananlardanım. Restoran dünyasında bir tarifin harfiyen uygulanıp istikrarlıca yapılması mühim tabii ki. Buna karşın evde yapılan yemeklerde bir seferin ötekini hatırlatması, kendi başına da ileride bir anı olacak kadar küçük farklar barındırmasını doğal bulmakla kalmıyor, zevkli olduğunu da düşünüyorum.

Aşağıdaki tarifler, göz kararım ve gönül kararlılığımla günden güne değişiyor. O yüzden bir yere bakmadan, tamamen aklımdaki hâliyle aktaracağım. Gönül rahatlığıyla üstünde oynayabilir, yemeyip de yanında yatabilirsiniz:

1 - Yeşil Ezme (namıdiğer Sinayiş Ezmesi)

Bu mezenin ilhamı, arkadaşım Nihat Sinayiş. O günkü mangalımızda kendi mi uydurdu, başkasından mı öğrendi, hatırlamıyor. Nihat'ın Girit ezmesiyle miras kavgası edemeyecek kadar yakın olamayan akraba tarifine, Türkiye deniz sınırları ötesine geçilince löp gibi yumuşacık market avokadosu da eklendi. 

Süzme peynirin yerini feta, Antep fıstığının yerini de tuzu daha az ve tadı daha tatlı olan Sicilya fıstığı aldı. Sicilya fıstığından kastımız, yaban ellerde daha sık görülen iri ve yeterince kavrulmamış “pistachio.” Tarifin orijinali tat ve doku olarak yoğun olduğundan, bu hâli, rakı sofrasına daha uygun.

1 kalıp feta

1 esmer erkek avucu kadar fıstık (referans benim)

1 orta boy avokado

Birkaç dal taze fesleğen (sapları ayıklanmış)

Zeytinyağı

Tuz (fetanın tuz oranına göre ayarlanmalı)

Malzemeleri mikserden hızlıca geçiriyoruz. Kıvam olarak muhammaradan hâllice olmalı. Karışım, homojen bir fıstık yeşili rengine gelince mikserde işi bitiyor; dişe gelen minik fıstık taneleri kusuru değil, güzelliği. Fıstıktan biraz ayırıp bıçakla ufaltarak ezmenin üstüne serpmek keyifli olur. Elvan Bottoni Uysal'ın deyişiyle, mezemizin üstüne dökmek için ağır ve gövdeli zeytinyağlar değil, neşeli ve güneşliler daha iyi gidiyor. Dilenirse üstüne biraz kuru nane de serpilebilir.

2 - Basit humus

Adı üstünde, hızlı ve lezzetli humus. Bu tarif, dandik bir mikseriniz varsa işinizi kolaylaştıracak bir kilit noktaya sahip: kıvamın kaskatılaşmasını engellemek için ara ara su katmak. Tarifin orjinalinde limon suyu yerine limon tuzu vardı fakat o kristaller nedense gözüme pek hoş gözükmüyor, tercih sizin. 

1 konserve nohut

1 küçük-orta boy limonun suyu

Birkaç çorba kaşığı tahin

İki diş sarımsak (ince kıymaya gerek yok, hızlıca birkaç dilime ayırmak yeterli)

Kimyon

Tuz

Zeytinyağı

Su

Malzemeleri miksere dolduruyoruz. Konserve nohutu döktükten sonra diğer malzemelerde önce tutucu yaklaşalım. Ara sıra — tadını kontrol ederek — ekşilik gerekirse limon, baharat gerekirse kimyon ekleyebiliriz. Dikkatli olmakta ekstra fayda var, birini fazla kaçırınca yeni bir konserve nohut açmak kadar acı bir his yok.

Bu tarife fırınlanmış veya konfit sarımsak eklemeyi daha önce denedim ama çiğ sarımsağın acısı, denge için gerekli. Nisan ayında Londra'da taze sarımsak yaprakları piyasaya düşmüştü; dişi yerine onları kullanmak, hem otsu bir tat kattı hem de sarımsağı aratmadı. "Bu yeşil rengini veren ne?" diye soranlara mevsimsel alışveriş yaptığınızın havasını atmanın keyfi de bir ayrı.

Mikserde çekerken uzun ve yavaş davranmak daha iyi sonuç veriyor ama çoğu basit mutfak mikserinde bu özellik yok. O güzel canınızı sıkmanıza değecek kadar da büyük bir fark yaratmıyor. Olanlar için, humusun fazla ısınmasını önlemek adına tarifteki suyu, birer birer atılacak buz küpleriyle değiştirmek mümkün. 

Ben tarifi uygularken son adım olarak üstüne babaannemden aldığım Çerkez baharatı şipşijuğ’dan serpiyorum. Buna ulaşımı olmayanlar — yani Türkiye nüfusunun büyük bir yüzdesi — paprika, kimyon ve kişniş karışımını kullanabilir veya kuru çemen serpebilir. Bu, özellikle veganları sevindiren bir dokunuş olur.

Daha zahmetlisinden bir küçük sürpriz de humusun üstüne çıtır nohutlar serpmek. Kimi restoranların haşlama nohut tercih etmesi de tüketen için olumlu sonuçlanıyor, yine de ben, kabukları elle çıkarılmış konserve nohutları, yağ ve baharatta sallayıp yüksek ısı fırında yarım saat kadar pişirip kıtırlattıktan sonra tarifin üzerine serpmeyi tercih ediyorum. Elle soyma işlemi, az bir miktar için uygulanacağı için büyük bir gayret gerektirmiyor.

Bu iki tarif, size nereden baksanız 10 dakikaya patlar. Bir ipucu daha: Avokadolu olduğu için Sinayiş ezmesini sonlara doğru yapmakta fayda var, aksi takdirde rengi kaçıyor.


Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

apéro

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

NEREDE YAYIMLANDI?

apéroapéro

BÜLTEN SAYISI

PREMIUM'A ÖZEL

✈️ Doğru batılılaşma sanatı: Gurbet

Gurbet sofralarında doğru batılılaşmak için naçizane yemelik, izlemelik, pişirmelik tavsiyeler ve yurtdışında meze sofrası kurma rehberi.

18 Tem 2021

Mey Diageo ile birlikte
İllüstrasyon: Yasemin Güney Erten

YAZARLAR

Berkok Yüksel

A former child writing about food and London for Aposto.

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

İLGİLİ OKUMALAR

apéroapéro

HİKAYE

Ethem Efendi Kahvaltı'da: Bir öğünden fazlası

Türkiye'de kahvaltı hiçbir zaman yalnızca günün ilk öğünü olmadı. Ailelerin, dostlukların ve gündelik hayatın etrafında şekillenen bu kültür, Erenköy'deki Mehmet Ali Paşa Köşkü'nde bulunan Ethem Efendi Kahvaltı'yla geçmişi ve bugünü aynı sofrada buluşturuyor.

11 Tem 2026

Ethem Efendi Kahvaltı'da: Bir öğünden fazlası
apéroapéro

HİKAYE

Londra'da Türk mutfağının yeni dönemi

Londra’da Türk mutfağı artık yalnızca kebapçılar ve mahalle restoranlarından ibaret değil. Şehrin merkezinde açılan yeni nesil restoranlar, sokak lezzetlerini yeniden yorumlayan girişimler ve farklı kitlelerle kurulan yeni ilişkiler, mutfağın görünürlüğünü ve algısını değiştiriyor. Soho’dan Dalston’a uzanan bu rota, Türk mutfağının Londra gastronomi sahnesindeki yerini takip ediyor.

04 Tem 2026

Londra'da Türk mutfağının yeni dönemi
apéroapéro

HİKAYE

Hona: Ahıska'dan kalanlar

Beyoğlu’nun, ahşap dokulu ve minimalist atmosferiyle öne çıkan Uzak Doğu etkili restoranı Hona'dayız. Hona, şef Ansar Kemaloğlu’nun ailesinin sürgün edildiği köyün adı. Özbekistan’da geçen çocukluk yılları, Uzak Doğu mutfaklarıyla kurulan erken temas, Türk mutfağına yöneliş ve Uygur mutfağında başlayan profesyonel deneyim, bugün Hona’yı şekillendiren fikrin temelini oluşturuyor.

Reyhan Ülker

·

27 Haz 2026

Hona: Ahıska'dan kalanlar
apéroapéro

HİKAYE

Ege’den Boğaz’a, Bodrum’dan Çeşme’ye: Denizin kıyısında beş sofra

Ege kıyıları ve İstanbul Boğazı boyunca uzanan beş restorana konuk olduk. Her biri denizle kurulan ilişkiyi farklı yorumlarla ele alıyor. Kimi mevsime teslim olup günlük avın peşinden gidiyor, kimi ocakbaşını esintili bir Bodrum akşamına taşıyor, kimi ise köklü aile hikayelerini aynı bahçede yaşatıyor. Ortak noktaları ise ürünün kendisine duyulan güven ve ortak kurulan sofralar.

20 Haz 2026

Ege’den Boğaz’a, Bodrum’dan Çeşme’ye: Denizin kıyısında beş sofra
apéroapéro

HİKAYE

Narenciye punch: Alkolsüz ve isli

Punch denince akla genellikle alkollü içecekler gelse de bu tarif, narenciye, çay ve baharat notalarının öne çıktığı alkolsüz bir yorum sunuyor. İsli karakteriyle öne çıkan Lapsang Souchong çayı, limon ve portakal kabuklarından hazırlanan oleo-saccharum ile birleşirken; tonik ve soda suyu karışıma ferahlatıcı bir canlılık kazandırıyor. Önceden hazırlanan soğuk demleme çay sayesinde derin aromalara sahip bu punch, kalabalık davetler için ideal.

20 Haz 2026

Narenciye punch: Alkolsüz ve isli