Bir Köln klâsiği: Kölsch


İrlanda’nın renkli festivallerini The Irish Spirit’le keşfediyoruz
Kuzeybatı Avrupa’daki renkli evreninden tüm dünyayı neşeli kimliğiyle selamlayan İrlanda, en çok St. Patrick günüyle tanınsa da dünyanın dört bir yanından gelen insanları kucakladığı pek çok farklı festivale ev sahipliği yapıyor.
Daha fazlasını öğren →
Nerede? Torch Brewery, Tarihi Bomonti Bira Fabrikası, Birahane Sk. No: 1/D, 34381 Şişli/İstanbul
Ne zamandan beri? 2016
Bira ustaları: Philip John Green & Güray Kurnaz
Neden burası? İsveçli Bomonti Kardeşler’den miras; İstanbul bira sahnesinin değişmeyen merkezi.
Neden buranın Kölsch’ü? Azmin zaferi, 130 yılın hayali. Türkiye’nin, Meininger’s International Craft Beer Award’dan altın madalyayla dönen ilk kraft birası; Philip’in favorisi.
17. yüzyıldan kalma Köln biracılık geleneğine dayanan ve kendine has usulüyle klâsikleşen Kölsch'ün İstanbul versiyonu. Almanya'dan özel olarak getirtilen maya hücresi çoğaltılıyor. Elde edilen bira mayasının malzemeyi hızlı bir şekilde biraya dönüştürüp nihai ürüne meyvemsi aromalar kazandıran yapısıyla Kölsch'ün İstanbullu hâli ortaya çıkıyor.
Philip, teknik olarak iyi bir şekilde uygulamanın zorluğundan bahsettiği Kölsch hakkında şunları paylaşıyor: "Mayanın yönettiği bira da denebilir. Rahat içimli bu birada, hafif narenciye notaları ve net bir malt arka planı hissediliyor."
Editörün notu: Almanya'nın geleneksel biracılığının mirası Kölsch hem bağlı olduğu Alman Saflık Yasası'yla hem de AB sınırları içinde geçerli coğrafi işaret PGI'la sıkı bir koruma altında.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
NEREDE YAYIMLANDI?
Doğduğu topraklarda bir yabancının öyküsü. Bu hafta apéro'da: Anadolu'da yazılan kraft bira kültürünün dününü, bugünü ve yarınını konuşuyoruz. Fikir, sanat ve zanaatin birleşimindeki incelikler işin ustasından.
21 Haz 2023

YAZARLAR

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
İLGİLİ OKUMALAR
Bir zamanlar İstanbul’un takvimi deniz üzerinden tutulurdu. Palamutun, lüferin ve uskumrunun gelişi mutfakta neyin pişeceği kadar, kayıkların ne zaman suya ineceğini, balıkçı tezgahlarının görünümünü ve şehrin gündelik akışını da belirliyordu. Bazı şeyler hiç değişmiyor. Ekim geldiğinde İstanbul’da gözler hâlâ yeniden denize çevriliyor.

Londra’yı gastronomi üzerinden tanımak için her zaman şehrin en yeni restoranlarının peşine düşmek gerekmiyor. Bazen birkaç sokaklık bir rota, şehrin yemek kültürünün nasıl değiştiğini görmek için yeterli. Borough Market’tan Bermondsey Street’e kadarki bu bölge de bunun iyi örneklerinden biri. Emre Onar, sevdiği duraklar ve kendi deneyimleri üzerinden bu kısa mesafeyi adım adım anlatıyor; kahveyle başlayan rotayı pazar tezgahlarından restoranlara, oradan da Bermondsey Street’in sakinliğine taşıyor.

Urla’da sofraya giden yol, toprağın ve mevsimin sunduklarıyla başlıyor. WMF işbirliğiyle, Şef Dilek Yetkiner eşliğinde lavantalardan Ege otlarına uzanan bir hasadın ardından mutfağa geçtik. Doğada başlayan akşamı, uzun bir yaz akşamına yakışan sofrada, Bi’ Masa Akademi’de pişirdiklerimizle tamamladık.
05 Eki 2026

İki Michelin yıldızlı Villa Aida’nın kurucu şefi Kanji Kobayashi, Vakko L’Atelier’in “Guest Chef Dinner” serisi için İstanbul'daydı. Şef Kobayashi, sohbetimizde İstanbul’da karşılaştığı malzemeleri kendi mutfak diliyle yeniden düşünürken şehrin yemek kültüründe kendisine tanıdık gelen ve ayrışan noktaları anlattı.

Göçle taşınan, mahallelerde köklenen ve uzun süre “etnik” kategorisinde tutulan mutfaklar bugün fine dining’in parçası oluyor. Peki bir mutfak ne zaman prestij kazanıyor? Onu “yüksek gastronomi”ye taşıyan değer ölçütlerini kim belirliyor? Sosyoloji profesörü Zafer Yenal ve yemek editörü Reyhan Ülker, bu dönüşümün arkasındaki toplumsal ve gastronomik hiyerarşilere bakıyor.




