Bir şarap uğruna kilometrelerce yol

Şarap turizmi 101: Bağ rotaları
Bir şarap uğruna kilometrelerce yol

apéro

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

Bir şarap uğruna kilometrelerce yol gidilir mi? Meraklısı gidiyor. Hatta bunun üzerinde dev bir endüstri kurulmuş durumda. Covid-19 öncesindeki verilere göre yaklaşık 254 milyar dolar değerindeki, şarap ve gastronomi turizminin de dâhil olduğu turizm endüstrisinin içinde en hızlı gelişen ve en büyük paya sahip olan yiyecek ve içecek sektörü. Bu durumda söz konusu damak zevki olunca insanın her daim kilometrelerce yol gidebileceğini söylesek yanılmış olmayız sanırım. 

Vitis vinifera’dan şaraba: Yaklaşık olarak MÖ 7000 yılında Zagros Dağları’ndaki Neolitik döneme ait bir köyün sakini, kavanozun içine üzüm ve geleneksel olarak sirke bakterilerini engellemek için şaraba katılan bir tür ağaç reçinesi kalıntıları koymuş. Arkeolojik bulgulara göre Avrupa’da binlerce yıldır şarap üretiminde kullanılan evcilleştirilmiş yabani üzüm türü vitis vinifera’dan yapılan bu ilk şarap denemesinden bu yana insan, bağcılıkta ve şarap yapımında çok yol kat etti. Tabii şartlar gereği o zamanlar Zagros Dağları’ndaki köyün namı duyulmamıştı; bildiğimiz kadarıyla kimse de bu sirkeli üzüm suyunu içmek uğruna göç etmemişti. Fakat bugün bereketin sembolü, bu yeşil/mor boncuk meyvelerin; üzümün yetiştiği ve şaraba dönüştüğü bağlar uğruna insan, kilometrelerce yol gitmeyi göze alıyor. Hatta ve hatta turizm endüstrisinin en güçlü oyuncularından biri de bildiğimiz üzere bu bağlar ve bağların güzel meyvesi şarap. 

bağ rotası
İllüstrasyon: Gündeniz Çetin

Bağdan bağa: World Food Travel Association, yemek (ve şarap) turizmini, uzaktan veya yakından, özgün ve hatırlanabilir yiyecek/içecek deneyimi ve keyfinin arayışı olarak tanımlanıyor. Şarapçılık yapılan bölgelerde tadım odaklı turizm faaliyetlerini ifade eden şarap turizmi; bağlara, şarap evlerine ve şarap festivallerine yapılan gezileri kapsıyor. Bağ rotası ya da şarap rotası, temelde bölgedeki birkaç şarap tesisini ve şarap imalathanesini birbirine bağlayan rotaya verilen isim. Birçok bağ rotası, namı duyulmuş bir şarap bölgesindeki şarap imalathanelerinin yanında genellikle belirli kültürel ve doğal cazibe merkezlerinin ve diğer tesislerin bulunduğu bir destinasyon olarak literatüre geçiyor. 20. yüzyılın başlarında Almanya’da bağcılığa elverişli ve şarap üretilen bölgelere ziyaretleri artırmak ve bölgeyi geliştirmek için desteklenen bağ rotaları, 1960’lı yıllara gelindiğinde medyanın da etkisiyle önemi bir turizm ayağı oluyor. Özellikle şarap üretimine elverişli ülkeler için önemli bir gelir kaynağı olan bağ rotaları, ülkelerin turizmde yeni markalaşma çabalarının en önemli oyuncularından. Turistler tarafından yapılan değerlendirmeye göre de yemek ve şarap, ikinci sırada en yüksek puanı alan deneyimleri oluşturuyor. Durum böyle olunca bağ rotaları, özellikle şarapçılığa ve turizme birlikte yatırım yapan ve markalaşma süreçlerini iyi yöneten Fransa, ABD, Almanya, Güney Afrika, Arjantin ve Avustralya gibi ülkelerin oynadığı şanslı atları oluyor.

Kırsaldan gastroturizme: Üzüm bağları, kırsal ambiyansa sahip olduğu için gastronomi turizminin yanında kırsal turizmin bir bölümü olarak da değerlendiriliyor. Kırsal alanlarda yer alan bazı ünlü şarap imalathanelerinin bulunduğu doğal ortam, ziyaretlerin hacmini artırıyor. Dolayısıyla bu kırsal bölgenin ekonomisinde kendine yer edinen küçük üretici de bağ rotası sayesinde payına düşeni alma şansını artırıyor. Doğal güzellikleriyle öne çıkamayan ve gölgede kalmış kırsal alanlar, bu bağlar sayesinde tarım ve hayvancılığa bel bağlamak durumunda kalmıyor; aynı zamanda turizm üzerinden yeni gelir modelleri yaratma fırsatı yakalıyor. 

Büyükten küçüğe: E tabii bu işe en çok kendi yağında kavrulan ve bağ rotaları sayesinde kendi payına düşeni alan üreticiler ve bu bölgelerde yaşayan halk seviniyor. Özellikle küçük ölçekli yerel üreticiler için doğrudan satış ve ekonomik çeşitlendirme şansı yaratan bağ rotaları, gözden ve gönülden ırak kalma tehlikesi taşıyan butik şarap üreticileri için yaşamsal bir önem taşıyor desek yanılmış olmayız. Bağ rotalarının bölge ekonomisine bir başka katkısı da büyük balığın küçük balığı beslemesi. Nam salmış üreticilerle aynı bölgede bulunan mütevazı üreticiler de bağ rotasında meraklı gezginin uğradığı adreslerden biri oluyor. Diğer yandan, o eşin dostun öve öve bitiremediği şarabı tatmak üzere yola çıkan popüler kültür gurmesi arkadaşımız da sadece yeni bir deneyim yaşamak üzere yola çıkan acemimiz de bağ rotaları aracılığıyla şansa da olsa tıpkı halis muhlis bir şarap sever ya da sommelier gibi bir deneyim yaşama fırsatı yakalıyor. Adını hiç duymadığı ya da duymayacağı yerel bir üreticiyle tanışıyor. Üstüne üstlük bir de yörenin topraklarında yetişen yahut kültüründe yoğrulmuş birçok lezzeti de şarapla eşleyip keşfedince demeyin keyfine. Hem şarap sever seviniyor hem yerel halk hem bağ emekçisi. Üstüne üstlük bu “damak yolculukları”, restoranlarda yapılan tadımlara kıyasla mekân algısını oluşturan ve gezginin destinasyonu her anlamda deneyimlemesini sağlayan somut ve soyut unsurlar açısından daha bonkör; görme, tatma ve koku duyularına hitap ederek derin ve sağlam lezzet anıları yaratıyor. 

Bir yerden başlamak lazım:  İşinin ehli burunlara ve usta damaklara sahip olmaya gerek yok. Bir gün herkes bağ rotası yolculuğuna çıkabilir. Acemileri dünyaya açılmadan önce Türkiye’deki bağ rotalarını keşfetmeye davet ediyoruz. Dersinize iyi çalışıp Trakya, Urla, Bodrum veya daha az bilinen, İç Anadolu’dan Doğu Anadolu’ya uzanan Anadolu rotasıyla bu bağ bozumunda tanışın, kaynaşın. Gerçek bir şarap sever, bu zor günlerde küçük üreticiyi destekleyendir. Değil mi?

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

apéro

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

NEREDE YAYIMLANDI?

apéroapéro

BÜLTEN SAYISI

🍇 Üzümün ikinci hayatı

Meşe fıçılardan bağ rotalarına

09 Eyl 2020

🍇 Üzümün ikinci hayatı

YAZARLAR

Elif Bayram

Editor-in-chief, Soli

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

İLGİLİ OKUMALAR

apéroapéro

HİKAYE

The Bear’e veda: Her şey yolunda

Fine dining dünyasının baskıları, aile mirasları, kapanmayan yaralar ve kırılgan dostluklar... The Bear final sezonunda yeni hikayeler anlatmak yerine yıllardır taşıdığı yüklerle aynı masaya oturuyor. Dizinin Mikey'nin gölgesi, restoran kültürü, Carmy'nin liderlik krizi, Richie'nin dönüşümü etrafında beş sezondur ördüğü temalar, son sezonda birer birer çözülüyor.

18 Tem 2026

The Bear’e veda: Her şey yolunda
apéroapéro

HİKAYE

Ethem Efendi Kahvaltı'da: Bir öğünden fazlası

Türkiye'de kahvaltı hiçbir zaman yalnızca günün ilk öğünü olmadı. Ailelerin, dostlukların ve gündelik hayatın etrafında şekillenen bu kültür, Erenköy'deki Mehmet Ali Paşa Köşkü'nde bulunan Ethem Efendi Kahvaltı'yla geçmişi ve bugünü aynı sofrada buluşturuyor.

11 Tem 2026

Ethem Efendi Kahvaltı'da: Bir öğünden fazlası
apéroapéro

HİKAYE

Londra'da Türk mutfağının yeni dönemi

Londra’da Türk mutfağı artık yalnızca kebapçılar ve mahalle restoranlarından ibaret değil. Şehrin merkezinde açılan yeni nesil restoranlar, sokak lezzetlerini yeniden yorumlayan girişimler ve farklı kitlelerle kurulan yeni ilişkiler, mutfağın görünürlüğünü ve algısını değiştiriyor. Soho’dan Dalston’a uzanan bu rota, Türk mutfağının Londra gastronomi sahnesindeki yerini takip ediyor.

04 Tem 2026

Londra'da Türk mutfağının yeni dönemi
apéroapéro

HİKAYE

Hona: Ahıska'dan kalanlar

Beyoğlu’nun, ahşap dokulu ve minimalist atmosferiyle öne çıkan Uzak Doğu etkili restoranı Hona'dayız. Hona, şef Ansar Kemaloğlu’nun ailesinin sürgün edildiği köyün adı. Özbekistan’da geçen çocukluk yılları, Uzak Doğu mutfaklarıyla kurulan erken temas, Türk mutfağına yöneliş ve Uygur mutfağında başlayan profesyonel deneyim, bugün Hona’yı şekillendiren fikrin temelini oluşturuyor.

Reyhan Ülker

·

27 Haz 2026

Hona: Ahıska'dan kalanlar
apéroapéro

HİKAYE

Ege’den Boğaz’a, Bodrum’dan Çeşme’ye: Denizin kıyısında beş sofra

Ege kıyıları ve İstanbul Boğazı boyunca uzanan beş restorana konuk olduk. Her biri denizle kurulan ilişkiyi farklı yorumlarla ele alıyor. Kimi mevsime teslim olup günlük avın peşinden gidiyor, kimi ocakbaşını esintili bir Bodrum akşamına taşıyor, kimi ise köklü aile hikayelerini aynı bahçede yaşatıyor. Ortak noktaları ise ürünün kendisine duyulan güven ve ortak kurulan sofralar.

20 Haz 2026

Ege’den Boğaz’a, Bodrum’dan Çeşme’ye: Denizin kıyısında beş sofra