Döner savaşları: Almanya-Türkiye arası tescil çekişmesi

Türkiye’nin döner standartlarını belirlemek için Avrupa Komisyonu'na tescil başvurusunda bulunması, Almanya’da da en sevilen yiyeceklerden olan döner kebabın geleceğini tartışmaya açtı.
Döner savaşları: Almanya-Türkiye arası tescil çekişmesi

30 Ekim - Anisah Coffee - apero
Anisah Coffee ile birlikte

Anisah Coffee ile Americano Misto rehberi

Americano Misto , latteden vazgeçemeyen fakat kahvesinden daha sert bir tat bekleyenler için ideal. Klasik Americano’ya süt eklenerek yapılan espresso temelli bir kahve olan Americano Misto’da latte ve cappuccino’nun aksine süt tadı baskın…

Daha fazlasını öğren →

apéro

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

Yemeğin sahibi olur mu tartışması, hele ki sınırların esnediği, dolaşımın arttığı günümüz dünyasında yepyeni şekiller alıyor. Son olarak Türkiye'nin dönerin Türkiye sınırları içinde doğup geliştirilen bir yemek olarak tanınması için Avrupa Komisyonu'na yaptığı tescil başvurusu, bu bitmeyecek tartışmaya yeni bir halka ekledi. 

  • Talep onaylanırsa döner, İtalya'nın Napoli pizzası veya İspanya'nın Serrano jambonuyla aynı statüyü kazanacak; sadece kriterlere uyanlar "döner kebap" olarak adlandırılabilecek. 

Bu durumda Berlin'in en popüler sokak lezzetlerinden olan ve bol salata ve sarımsaklı yoğurt gibi soslarla sunulan kebap "döner" statüsünden çıkarılacak. 

Visit Berlin'e göre sadece Berlin'de 1.000'in üzerinde döner dükkanı var, ancak bunlar yakında bu adı kullanmaktan men edilebilir.

İtiraz gecikmedi: Almanya Federal Gıda ve Tarım Bakanlığı (BMIL), bu başvuruya itiraz eden 11 kuruluştan biriydi. Bakanlık sözcüsü BBC'ye yaptığı açıklamada şöyle diyordu:

"Türkiye'den gelen başvuruyu biraz şaşkınlıkla karşıladık. Döner kebap Almanya'nın bir parçasıdır. Hazırlama yöntemlerinin çeşitliliği ülkemizin çeşitliliğini yansıtır ve bu korunmalıdır. Döner kebabın burada hazırlandığı ve yenildiği gibi kalmasını sağlamaya kararlıyız."

Bir adım geriden: Visit Berlin'e göre, dönerin Berlin versiyonu 1970'lerin başında doğdu. Tarifi, Türkiye'den Almanya’ya göç eden Mehmet Aygün ve Kadir Nurman’ın yarattığı biliniyor. İkili, Türkiye'de yapılan klasik döner kebabı alıp Almanya'ya özgür bir sokak lezzetine dönüştürmeleriyle tanınıyor.

Berlin merkezli Avrupa Türk Döner Üreticileri Derneği'ne göre, dönerin sadece Almanya'da yıllık yaklaşık 2,3 milyar avro ve Avrupa genelinde 3,5 milyar avroluk satış rakamlarına ulaştığı tahmin ediliyor. 

Bu süreçte, erişilebilir fiyatlarda olması, dönerin siyasilerin puan kazanma aracına dönüşmesine de yardımcı oldu: Bu yılın başlarında Die Linke (Sol Parti), hükümetten döner fiyatlarına sınır getiren Dönerpreisbremse adlı bir yasa çıkartmasını talep etti, ancak hükümet talebi reddetti.

Tescil standartları neler? Her ayrıntıya yer veren tescil standartlarına göre kebabın döner sayılabilmesi için bir dilim et 3-5 mm kalınlığında olmalı. Sığır eti en az 16 aylık sığırlardan gelmeli. Et, belirlenen miktarlarda hayvansal yağ, yoğurt veya süt, soğan, tuz, kekik, siyah, kırmızı ve beyaz biberlerle marine edilmiş olmalı.

  • Tescil onaylandığı takdirde sadece Almanya değil dünyanın hemen her yerindeki döner üreticileri yeni şartlardan etkilenecek. Avrupa Komisyonu ise Türkiye ve Almanya hükümetlerine uzlaşma görüşmeleri yapmalarını tavsiye ediyor.
Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

apéro

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

NEREDE YAYIMLANDI?

apéroapéro
∙

BÜLTEN SAYISI

🗞️ Yemeğin siyaseti, Türkiye'ye özel viski

Türkiye'nin döner tescil başvurusuyla başlayan Almanya-Türkiye döner savaşı hâlâ sürüyor. Chivas Regal, Türkiye'ye özel isli viski Chivas Regal Extra Smooth & Smoky’yi hazırladı.

30 Eki 2024

Anisah Coffee ile birlikte
apéro gazete

YAZARLAR

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

İLGİLİ OKUMALAR

apéroapéro
∙

HİKAYE

Daday'da iki gün: Hasattan kışa

Batı Karadeniz’in iç kesimlerindeki Daday, deniz etkisinin azaldığı, yüksek rakımlı ve ormanlık bir coğrafyada yer alıyor. Ormanlar, meralar, tarım arazileri ve köyler birbiriyle iç içe. Üretim ise iklimin ve mevsimlerin çizdiği sınırlar içinde ilerliyor. İki gün boyunca ziyaret ettiğimiz çiftlikler, bu koşullarla kurulan farklı ilişkileri anlamak için iyi birer durak.

Reyhan Ülker

·

24 Eki 2026

Daday'da iki gün: Hasattan kışa
apéroapéro
∙

HİKAYE

İstanbul’da mevsimi balık söylerdi

Bir zamanlar İstanbul’un takvimi deniz üzerinden tutulurdu. Palamutun, lüferin ve uskumrunun gelişi mutfakta neyin pişeceği kadar, kayıkların ne zaman suya ineceğini, balıkçı tezgahlarının görünümünü ve şehrin gündelik akışını da belirliyordu. Bazı şeyler hiç değişmiyor. Ekim geldiğinde İstanbul’da gözler hâlâ yeniden denize çevriliyor.

Büşra Soydemir

·

17 Eki 2026

İstanbul’da mevsimi balık söylerdi
apéroapéro
∙

HİKAYE

Londra gastronomi rotası: Borough Market’tan Bermondsey Street’e

Londra’yı gastronomi üzerinden tanımak için her zaman şehrin en yeni restoranlarının peşine düşmek gerekmiyor. Bazen birkaç sokaklık bir rota, şehrin yemek kültürünün nasıl değiştiğini görmek için yeterli. Borough Market’tan Bermondsey Street’e kadarki bu bölge de bunun iyi örneklerinden biri. Emre Onar, sevdiği duraklar ve kendi deneyimleri üzerinden bu kısa mesafeyi adım adım anlatıyor; kahveyle başlayan rotayı pazar tezgahlarından restoranlara, oradan da Bermondsey Street’in sakinliğine taşıyor.

Emre Onar

·

10 Eki 2026

Londra gastronomi rotası: Borough Market’tan Bermondsey Street’e
apéroapéro
∙

HİKAYE

Hasat, Mutfak ve Sofra: WMF ile Urla’da bir akşam

Urla’da sofraya giden yol, toprağın ve mevsimin sunduklarıyla başlıyor. WMF işbirliğiyle, Şef Dilek Yetkiner eşliğinde lavantalardan Ege otlarına uzanan bir hasadın ardından mutfağa geçtik. Doğada başlayan akşamı, uzun bir yaz akşamına yakışan sofrada, Bi’ Masa Akademi’de pişirdiklerimizle tamamladık.

05 Eki 2026

Hasat, Mutfak ve Sofra: WMF ile Urla’da bir akşam
apéroapéro
∙

HİKAYE

Şef Kanji Kobayashi’nin İstanbul notları

İki Michelin yıldızlı Villa Aida’nın kurucu şefi Kanji Kobayashi, Vakko L’Atelier’in “Guest Chef Dinner” serisi için İstanbul'daydı. Şef Kobayashi, sohbetimizde İstanbul’da karşılaştığı malzemeleri kendi mutfak diliyle yeniden düşünürken şehrin yemek kültüründe kendisine tanıdık gelen ve ayrışan noktaları anlattı.

Reyhan Ülker

·

03 Eki 2026

Şef Kanji Kobayashi’nin İstanbul notları