Ege'den serin serin, sıcak sıcak


Schweppes … Ne istediğini bilenlere…
Tatil modumuzu daim kılacak, keyifli anlarımıza eşlik edecek ferah bir şeylere ihtiyacımız olduğunda ne istediğimizi çok iyi biliyoruz: Elbette, mükemmel tariflerin baş tacı Schweppes . Bizim gibi ne istediğini bilen apéro okurlarını bugün…
Daha fazlasını öğren →
Gel vatandaş gel! Ayvalık, Bodrum, Çeşme, Bozcaada'dan apéro'luk iştah açanlar seçkisi. Bayram tatilinden dönmeyenlerin reçetesi, Ege'ye açılacakların güvencesi. Fotoğraflar: Deniz Sabuncu (tabii ki).
Bodrum’dan:
- Dereköy Lokantası: Gümüşlük ve Turgutreis'in tepelerinde kalan ufak Dereköy'ün akşamlarımıza sunduğu güzel bir lokanta var: Dereköy Lokantası. Burada bilinen ve sevilen meyhane yemeklerine şaraba eşlik edecek dokunuşlar getirilmiş, rafine edilmiş bir menü mevcut. Yaprak ciğerde pekmez gibi, basit ama yemeği bir o kadar zevkli hâle getiren bu kararlar Zişan Şef'in samimi ve "Benim hoşuma gitti, belki daha iyisi vardır ama benden bu çıkıyor," tavrının harika bir yansıması. Burası aynı zamanda atmosfer olarak cezbedici, zevkimizin sığındığı bir limana benziyor.

Suzika'da bir karadutlu
- Suzika: Sıkı takipçilerimiz bilir, apéro'nun ikinci bülten başlığına taşınmıştır karadut sevgimiz. Bodrum gezisinde de Suzika'da sessiz sakin bir bahçe, tadında bir esinti ve Karadut Margarita olduğunu öğrenince istikamet Suzika'nın bulunduğu Yalıkavak oldu. Burası, Yalıkavak'ın tepelerinde, kendi hâlinde, keyfinde bir mekân. Menüsünde iki elin parmaklarını geçmeyecek sayıda atıştırmalık ve kokteyl bulunuyor. İddiası, yaptığını en iyi şekilde yapmak. Karadutun tadını yoğun bir şekilde aldığımız Karadut Margarita ve reçetesini Orman Cunda'dan ödünç alan dulce de leche'li Espresso Martini'nizi ısrarla söyleyiniz. Evde iyi sunum peşindeki yemek severler için seramik işlerin ağırlıklı olduğu dükkân da uğramaya değer.
Daha fazla Bodrumlu iştah açan burada.
Çeşme’den:
- After'lamalık: Eğri oturup doğru konuşalım, kimse İzmir'e gidip de gece hayatını pas geçmiyor. Türkiye'nin isim listeli, yer bulmalı, kapıda beklemeli gece ortamı cehennemini yemekle birleştirme akıllılığını yapacaklara bir tavsiyemiz, Kürkçü Dükkânı. Yemeklerinin — özellikle et yemeklerinin — iyi olduğu apéro editörü nezdimde tasdiklendi. Bir yandan mutfağın içindeki devasa avizenin ihtişamını gözden ve akıldan geçirmek, hoş bir düşünce deneyimi.
Daha fazla İzmirli, Çeşmeli mi demeliydi, iştah açan ve “Canım Ege’me saygımla geldim” sayısı burada.
Ayvalık’tan:
- Mor Salkım: Mor Salkım, Macaron Mahallesi’nin merkezi mi bilmiyoruz fakat bizim için öyle. Hem çıkan yemekler hem de içecekler enfes. Yemek için gidenler otlu kabak yemeği ve patlıcanlı kol böreğini (vegan) denemeli. İçmek için de asla aksatmamalı, soğuk, taneli ve taze karadut suyundan veya ekşi-tatlı dengesi yerinde koruk suyundan içilmeli. Bir yandan da alternatif giyimli genç nesilden insanlarla etrafın esnafı ve emeklisinin yan yana oturup kahve içmesini seyretmek de zevkli.

Cemre Çebi'nin ellerinden, Onbeş pizzaları
- Onbeş: Daha bu yaz açılmış çiçeği burnunda Onbeş, Napolitan tarzı pizzada Türkiye’nin en iyilerinden olduğunu şimdiden kanıtladı. Hamurunun yapısı, hafifliği ve doğru yerlerde beneklenmesi, nadir bulunur ve yüksek maharetin eseri bir özellik. Kışın da açık olacak Onbeş, üst katına masa atmayı planlıyor. Şimdilik girişi dolduran fırına bakacak şekilde iki bina arası zevkli bir bahçesi, alçak nar ağaçları ve insanı başka yerlere ışınlayabilen bir ortamı var.
Daha fazla Kuzey Egeli iştah açan burada.
Veli Dede'den Anna badem kurabiyeleri, ısırmalık ve ağızda dağıtmalık
Kuzey Ege demişken: “Hani benim Tenedos’um, daha festivale gideceğiz,” diyenlere Bozcaada iştah açanları da burada. Bu yıl yine festival vakti adadayız. Bizden önce giden olursa afiyetle mideye indirdiklerini, aklı kalanları bize yazsın. Memnuniyetle tadalım.
Editörün notu: Bu rehberler geçen yaz hazırlandı. Dolayısıyla mekânlarda birtakım değişiklikler yaşanmış olabilir. Sonra gidince ama apéro bu böyle değilmiş demeyiniz. Gitmeden önce kontrol ediniz.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
NEREDE YAYIMLANDI?
Gel vatandaş gel! Bu hafta menüde Alaçatı, Ayvalık, Bodrum, Çeşme ve Bozcaada'dan apéro'luk iştah açanlar seçkisi var. Bayram tatilinden dönmeyenlerin reçetesi, Ege'ye açılacakların güvencesi.
13 Tem 2022

YAZARLAR

Berkok Yüksel
A former child writing about food and London for Aposto.

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
İLGİLİ OKUMALAR
Bir zamanlar İstanbul’un takvimi deniz üzerinden tutulurdu. Palamutun, lüferin ve uskumrunun gelişi mutfakta neyin pişeceği kadar, kayıkların ne zaman suya ineceğini, balıkçı tezgahlarının görünümünü ve şehrin gündelik akışını da belirliyordu. Bazı şeyler hiç değişmiyor. Ekim geldiğinde İstanbul’da gözler hâlâ yeniden denize çevriliyor.

Londra’yı gastronomi üzerinden tanımak için her zaman şehrin en yeni restoranlarının peşine düşmek gerekmiyor. Bazen birkaç sokaklık bir rota, şehrin yemek kültürünün nasıl değiştiğini görmek için yeterli. Borough Market’tan Bermondsey Street’e kadarki bu bölge de bunun iyi örneklerinden biri. Emre Onar, sevdiği duraklar ve kendi deneyimleri üzerinden bu kısa mesafeyi adım adım anlatıyor; kahveyle başlayan rotayı pazar tezgahlarından restoranlara, oradan da Bermondsey Street’in sakinliğine taşıyor.

Urla’da sofraya giden yol, toprağın ve mevsimin sunduklarıyla başlıyor. WMF işbirliğiyle, Şef Dilek Yetkiner eşliğinde lavantalardan Ege otlarına uzanan bir hasadın ardından mutfağa geçtik. Doğada başlayan akşamı, uzun bir yaz akşamına yakışan sofrada, Bi’ Masa Akademi’de pişirdiklerimizle tamamladık.
05 Eki 2026

İki Michelin yıldızlı Villa Aida’nın kurucu şefi Kanji Kobayashi, Vakko L’Atelier’in “Guest Chef Dinner” serisi için İstanbul'daydı. Şef Kobayashi, sohbetimizde İstanbul’da karşılaştığı malzemeleri kendi mutfak diliyle yeniden düşünürken şehrin yemek kültüründe kendisine tanıdık gelen ve ayrışan noktaları anlattı.

Göçle taşınan, mahallelerde köklenen ve uzun süre “etnik” kategorisinde tutulan mutfaklar bugün fine dining’in parçası oluyor. Peki bir mutfak ne zaman prestij kazanıyor? Onu “yüksek gastronomi”ye taşıyan değer ölçütlerini kim belirliyor? Sosyoloji profesörü Zafer Yenal ve yemek editörü Reyhan Ülker, bu dönüşümün arkasındaki toplumsal ve gastronomik hiyerarşilere bakıyor.





