Fermantasyon, kültür, su, tuz ve biraz kuruyemiş

Beril Oymak’la bitki temelli peynircilik üzerine. Fotoğraflar: Beril Oymak
Fermantasyon, kültür, su, tuz ve biraz kuruyemiş

31 Ağustos - Metro Türkiye - apéro
Metro Türkiye ile birlikte

Kendi vegan peynirini yapmak isteyenler Metro Türkiye ’ye Vegan peynir Soya, kaju, badem, fındık, hindistan cevizi, un, sebze kökleri gibi ürünlerden üretilebilen vegan peynirler , vegan beslenenlerle peynire yeni bir bakış açısıyla yaklaşmak isteyenlerin sofralarında sıklıkla yer alıyor. İçerisinde kullanılan malzemeye göre sert veya yumuşak olabilen vegan peynirler, aroma ve tat bakımından gerçeğini aratmıyor. Cheddardan parmesana, mozarelladan krem peynire kadar pek çok farklı peynir vegan olarak yapılabiliyor. Vegan ve bitki bazlı beslenmeyi tercih edenlerin tüm ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla 12 farklı kategoride 300’e yakın gıda ve gıda dışı vegan ürüne raflarında yer veren Metro Türkiye , herkesin kendi favorisini edinebileceği birbirinden farklı vegan peynir seçenekleri de sunuyor. Bunun yanında “ kendi vegan peynirimi kendim yaparım ” diyenleri de unutmayarak evde vegan peynir yapımında kullanılabilecek ürünlere de yer veriyor. Nasıl yapılır? Vegan peynirler, aslında sütten elde edilen peynirlere benzer şekilde hazırlanıyor. Mandıra sütünü fermente etmek için bakteri kültürleri eklemek yerine kültürler soya, kaju gibi çeşitli bitkisel ürünlere ekleniyor. Bu bitkisel ürünlerde bulunan protein sertleşerek vegan peyniri oluşturuyor. Vegan peynir yapmak için ihtiyaç duyulan ana malzemelerden biri olan yağlı yemişlerden Metro Chef kaju , peynire kıvam kazandırması için Metro Chef tapiyoka nişastası ve deniz yosunlarından elde edilen, olgunlaştırılmış vegan peynirlerin sertleşmesini sağlayan bir tür jelatin olan Metro Chef agar agar tozu Metro Türkiye raflarında yer alıyor.

Daha fazlasını öğren

apéro

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

Türkiye’de herhangi bir yerde, herhangi bir sohbet içinde vegan ya da vejetaryen olduğunuzu ifade ettiğinizde ilk gelen soru: “Peynir de mi yemiyorsun?”. Ve artık verebildiğimiz bir cevap: “Yiyorum ama o bildiğin peynirlerden değil.”

Bilmediğin peynirlerden, çiçekli ve vegan


Bitki temelli beslenmenin yalnızca veganlar ve vejetaryenler tarafından ideolojik olarak değil türlü sağlık ve diyet tercihleri sebebiyle de benimsendiği bir zamandayız. Böyle bir dönemde gün geçmiyor ki yeni bir ürünle tanışmayalım. Bu kapsamda endüstrileşme her ne kadar bitki temelli ürünlerin yaygınlığını ve bilinirliğini artırsa da konu “kalite” ve “lezzet” olunca daha fazlasına ihtiyaç duyuyoruz. Durum böyle olunca Türkiye’nin sayılı bitki temelli çalışan şeflerinden ve yaratıcılarından Beril Oymak’a sorduk: bitki temelli peynir nedir, ne değildir, nasıl geliştirebiliriz?

Bitki temelli peynir nedir, ne değildir?

Hayvansal hiçbir ürün kullanmadan, bildiğimiz geleneksel peynir formlarına benzer görünümde ve ikame bir tatta; genel olarak kaju, badem, tofu ya da bitkisel ürünlerle hazırlanan peynir alternatifleri diyebiliriz.

Sadece vegan beslenenler için sunulan bir ürün çeşidi değildir. Artizan üretimlerde, vegan kültürle fermente edilmiş bitkisel peynirlerin aromaları herkese hitap eden bir seviyeye geldi.

Bitki temelli peynirin temel besin değerleri ve içindekiler neler olmalıdır? Beryway bitki temelli peynirlerini üretirken senin esas aldığın kalite ve lezzet standartları neler?

İkame bir ürün sunmak için sadece görünüşün yeterli olmadığını düşünüyorum. Şu an hâlihazırda Türkiye’de market raflarında yer alan bitkisel peynirlerin içeriği, sadece endüstriyel diyebileceğimiz modifiye eklentilerle dolu. Beryway peynirleri vegan kültürlerle fermente edilmiş kaju bazlı peynirler; içinde kaju, su, kültür ve tuz dışında koruyucu ya da stabilazör içermediğinden oldukça artizan bir ürün. İçeriğinin basit ve uzun yaşlandırma süresiyle lezzetinin ön plana çıkması benim önceliğim oldu.

Bitki temelli beslenme şekli ve hâliyle bitki temelli peynircilik oldukça yeni, özellikle Türkiye'de. Peynir alternatifi olarak bir ürün sunduğumuzda otomatik olarak geleneksel peynir ürünleriyle bir kıyaslama yapılıyor. Başlı başına yeni bir ürün olarak kabul edip lezzetini kendi içinde kıyas yapmak gerektiğini düşünüyorum.

Rokfor görünümlü bitki temelli peynir


Takip ettiğin butik üreticileri ve şefleri düşünecek olursan bitki temelli peynirin besin değerlerini zenginleştirmek ve ürünün lezzetini geliştirmek adına ne gibi hamleler yapılıyor? Son zamanlarda en ilgini çeken gelişme nedir?

Artizan üretim yapan özellikle Almanya ve Fransa’da bitki temelli çok güzel peynir markaları var. Benim alanım daha çok fermente edilerek hazırlanan peynirler. Kendi kültürünü oluşturmuş ve peynirlerini bu kültürlerle fermente ederek yaşlandıran markalar lezzet olarak bir adım önde gidiyor.

Farklı yaşlandırma teknikleri; şarapta bekletme, kimchi suyu ile fermantasyon, rejuvelac ile fermantasyon, farklı bitki yapraklarına sarma yöntemi, tütsülendirme gibi lezzetini yükseltecek çok farklı teknikler var. Myoko’s sıvı formdaki mozzarella peyniri son zamanlarda yapılmış en başarılı ürünlerden. Riverdel Cheese’in incir-rezene gibi farklı kombinasyonlarla hazırladığı her peynir çok başarılı.

Özellikle bitki temelli peynirin ve sütün hatta çoğu bitki temelli ürünün endüstrileştiği bir dönemdeyiz artık. Bu noktada endüstrileşmiş bitki temelli ürünlerin markette yarattığı farkındalık/rekabet ve ürün kalitesi/lezzet gelişmelerini terazide tartıp değerlendirecek olursan bitki temelli gıda endüstrisinin son 5 yılını nasıl değerlendirirsin?

Türkiye için konuşacak olursak son 5 senede çok yol kat ettik. Ben ilk bitki temelli ürünlerimi hazırladığım kafemi 2017 yılında açmıştım. Vegan kavramı kesinlikle anlaşılır değildi. Kafede sunduğum ürünler vegan olmasına rağmen insanlar vegan olduğu için değil tadını sevdiği için yiyordu. Yıllar içinde özellikle sosyal medya, dizi, belgesel gibi dijital alanlarda yapılan işler insanlarda büyük bir farkındalık uyandırdı. Markette bitkisel süt bile bulmak çok zorken şimdi alternatifleri arasından seçim yapabiliyoruz. Endüstriyelleşme beraberinde markaların ürün içeriklerinin kalitesini düşürerek rekabet ortamından sıyrılma politikasını doğuracak olsa da bitki temelli ürün farkındalığı sağladığı için sevinmeliyiz.

Hangisinden başlasak?


Son olarak Türkiye’de bitki temelli mutfağın özellikle paketlenmiş veya yemeğe hazır ürünlerde ne noktada olduğunu düşünüyorsun? Bir şef, üretici ve yazar olarak sence gelişme ve AR-GE için nelere ihtiyaç var?

2017’de bitki temelli mutfak eğitimi için ABD’ye gittiğimde marketlerde gördüklerim karşısında ağlamıştım, şaka değil! Benim daha hayal bile edemediğim ürünler market raflarında ve onlarca çeşidiyle karşımda duruyordu. O zaman farketmiştim ki biz daha on sene gerideyiz bu konuda. Şimdi düşününce aradan 5 sene geçti ve biz daha o noktaya ulaşmada belki de sadece birkaç adım attık henüz. Bu noktada bitki temelli mutfağı tanıtma ve insanlara yol göstermede bir misyon edindiğimi düşünüyorum. Çünkü ne kadar kişiye tarif yaptırır ve bu mutfağı sevdirirsem, o kadar çok marka ve sektörün de bu mutfağa olan ilgisi artacaktır. İnsanları korkutmadan, belli bir kalıbın içine sokmadan, bakın böylesi de mümkün olabiliyor demek gerekli.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

apéro

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

İLGİLİ BAŞLIKLAR

NEREDE YAYIMLANDI?

apéroapéro

BÜLTEN SAYISI

PREMIUM'A ÖZEL

🧀 Bildiğin peynirlerden değil

Bugün tartışmayı, “Peynir de mi yemiyorsun?” sorusunun ötesine taşımak istiyoruz. Ve pek tabii, bu daha bir başlangıç. Londra'dan ve Türkiye'den vegan marka örnekleri, Beril Oymak'la vegan peynircilik üzerine sohbet ve dahası.

31 Ağu 2022

Metro Türkiye ile birlikte
Fotoğraf: Beril Oymak

YAZARLAR

Elif Bayram

Editor-in-chief, Soli

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

İLGİLİ OKUMALAR

apéroapéro

HİKAYE

Bordeaux’dan sonra: Şarabın görünmeyen coğrafyasında

Bordeaux’nun kurduğu şarap dünyası zamanla apelasyonlar, ödüller ve prestij üzerinden ortak bir ölçüte dönüştü. Fakat Asya’nın şarapla ilişkisi bunlardan çok daha eski. Çin’in Jiahu çömleklerinde ya da Japonya’nın Koshu bağlarında yazılan hikaye, şarabın tek bir coğrafyanın tanımlayabileceği kadar dar bir geçmişe sahip olmadığını gösteriyor. Bugün bu birikim, Batı’dan gelecek bir onaydan çok kendi referansları üzerinden yeni bir şarap kültürüne dönüşüyor.

22 Ağu 2026

Bordeaux’dan sonra: Şarabın görünmeyen coğrafyasında
apéroapéro

HİKAYE

apéro 20: Masanın yeni hâli

Bir kısmı henüz kapılarını yeni açtı, bir kısmı yıllardır hayatımızda. Ortak noktaları ise aynı: Her biri Türkiye'nin yeme-içme sahnesine yeni bir fikir, yeni bir soluk ya da yeni bir yön öneriyorlar. Son dönemin en çok konuşulan 20 adresi bu seçkide.

Reyhan Ülker

·

15 Ağu 2026

apéro 20: Masanın yeni hâli
apéroapéro

HİKAYE

Sabah kahvesinden yaz gecelerine: İstanbul ve Çeşme’den beş adres

İstanbul ve Çeşme'de günün farklı saatlerine yayılan beş restoranı biraraya getirdik. Kimi ekşi mayalı ekmekle güne başlıyor, kimi uzun yaz sofraları kuruyor, kimi ise kokteyl barıyla geceye keyif katıyor. Ortak noktaları ise mutfak kadar atmosfere de önem vermeleri.

15 Ağu 2026

Sabah kahvesinden yaz gecelerine: İstanbul ve Çeşme’den beş adres
apéroapéro

HİKAYE

apéro gastrorehber: Midilli

Ayvalık'tan 45 dakika uzaklıkta bir ada: Midilli'de nerede yenir, nerede kalınır, ouzo nerede içilir, neler gezilir? Feribot, kapıda vize ve sezon bilgileriyle, tüm mekanların adresleri ve Google Maps bağlantılarıyla eksiksiz Midilli gastrorehberi.

13 Ağu 2026

apéro gastrorehber: Midilli
apéroapéro

HİKAYE

Midilli'de nerede yenir? Tavernalar ve restoranlar

Molyvos'tan Plomari'ye, Mytilene'den Kalloni Körfezi'ne Midilli'nin en iyi restoranları ve tavernaları: adresler, Google Maps bağlantıları ve fiyat bantlarıyla bölge bölge nerede yenir rehberi.

13 Ağu 2026

Midilli'de nerede yenir? Tavernalar ve restoranlar