İklim krizinde dünya nerede?

Ekonomi ve yeşil gelecek dilemması sürerken iklim krizi tartışmaları hangi aşamada? Raporlar ne söylüyor?
İklim krizinde dünya nerede?

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

İklim krizinin yıkıcı etkileri, dünya genelinde hükümet ve şirketleri bir dizi önlemler almaya zorluyor. “Karbon sıfır” hedefleri çerçevesinde belirlenen aksiyon planlarının uygulanabilirliği ve kurumların önlem çabalarındaki ısrar tartışmaya açılıyor. Ekonomi ve yeşil gelecek dilemması hâlihazırda sürerken iklim krizi tartışmaları hangi aşamada? Raporlar ne söylüyor?

Ülkeler iklim krizi karşısında ne kadar hazırlıklı?

Geçtiğimiz ay yayımlanan MIT Technology Review Insights Yeşil Gelecek Endeksi, 76 ülkenin düşük karbonlu gelecek kurgusundaki ilerleme ve kısıtlamaları inceleyerek ülkelerin performanslarını karbon emisyonu, enerji dönüşümü, yeşil toplum, inovasyon ve iklim başlıkları altında değerlendiriyor. Endekse göre en başarılı üç ülke sırasıyla İzlanda, Danimarka ve Norveç.

  • Avrupa Birliği: Endeks sıralamasında ilk 20’de, mevcut emisyon azaltım politikaları ve rekabetçi politika taahhütleri neticesinde 15 AB üye ülkesi bulunuyor. 
  • Afrika: Güneş enerjisi çözümlerinin hızla yaygınlaşması ve ulusal düzeydeki yeşil ekonomi programlarının uyumu nedeniyle enerji dönüşümü başlığındaki en başarılı on ülkeden yedisini Afrika ülkeleri oluşturuyor.
  • ABD ve Çin: İklim krizi karşısındaki büyük yatırım programlarına rağmen ABD geçmiş politika tercihlerinden ötürü, Çin ise enerji dönüşümündeki eksik adımlarına bağlı olarak sırasıyla 40. ve 45 sırada yer alıyor.  

  • Alt sıradaki ülkeler: “Geri kalanlar” ve “iklim çekimserleri” olarak adlandırılan ülkelerin mevcut sanayi, enerji dönüşümü ve iklim politikaları karbon yoğunluğunun azaltılmasının önündeki temel engeller olarak görülüyor.

Yeşil dönüşüm için fırsat: Pandemi ve afetler

Covid-19 pandemisi ve yakın dönemdeki afetler, dönüşü olmayan sonuçlarıyla iklim krizi tartışmalarında yeni bir gündeme zemin oluşturuyor. Pandemi sonrası ekonomik toparlanma döneminde ulusal ve yerel düzeydeki politika önerilerinin temiz enerji, sanayi, ulaşım ve gıda konularına öncelik vermesi bekleniyor. 

Londra merkezli düşünce kuruluşu Ember’in yayımladığı Küresel Elektrik Sektörü İncelemesi ise bu beklentilerin aksine bir tablo çiziyor. Rapor, 2021’in ilk yarısında enerji sektörü emisyonlarının bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla toparlandığını ve pandemi öncesine kıyasla %5 arttığını gösteriyor. Bu artışın %43'ü kömürden, %57’si ise rüzgâr ve güneş enerjisinden karşılanıyor.

  • Yeşil toparlanma: Pandemiden çıkarken yapısal bir değişim ile daha yüksek elektrik talebini daha düşük enerji sektörü emisyonuyla karşılayabilen bir ülke bulunmuyor. 

  • Gri toparlanma: Rüzgar ve güneş enerjisi kadar kömür kullanımını da artıran ve çoğunluğu Asya’da yer alan ülkeler, gri toparlanma başlığı altında değerlendiriliyor.

  • Elektrik talebindeki artışının %90'ından ve dünyadaki rüzgar ve güneş enerjisi artışının %43'ünden sorumlu olan Çin'in 2019'da %50 seviyesinde olan küresel kömür üretimindeki payı 2021'in ilk yarısında %53'e yükseliyor.

İnfografik: Taylan Kurt

Bir kıyamet senaryosu: IPCC raporu hâlâ gündemde

234 bilim insanı ve 195 hükümet tarafından onaylanan, iklim bilimindeki en güncel veri ve analizleri derleyen Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli 6. Değerlendirme Raporu, gerekli önlemler alınmadığı sürece iklim krizinde dönüşü olmayan bir aşamada olduğumuzu haberleyen bulgular sunuyor.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri António Guterres, raporu "insanlık için kırmızı alarm” olarak niteliyor ve küresel ısınma seviyesi için bir sınır olarak kabul edilen 1,5°C eşiğinin hiç olmadığı kadar yakın olduğunu söylüyor. IPPC uzmanları ise karbondioksit ve diğer sera gazlarının emisyonlarında güçlü ve sürekli azalmalar ile hava kalitesinin hızla iyileştirilebileceğini ve 20-30 yıl içinde küresel sıcaklıkların dengelenebileceğini belirtiyor. 

26. Taraflar Konferansı’na yaklaşırken...

Her yıl bir araya gelerek iklim krizi karşısında ulusal bildirimleri ve emisyon envanterlerini gözden geçiren Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) Taraflar Konferansı (COP), 30 Ekim-12 Kasım tarihleri arasında Glasgow’da 26’ncı kez bir araya gelecek. Pandeminin ve doğal afetlerin etkisinin yanında IPCC raporunun çıktıları da gözetildiğinde konferanstan gezegenin geleceğine dair somut ve önemli kararlar çıkması bekleniyor. 

  • Neden önemli? G-20 ülkelerinin yalnızca 13 tanesinin net sıfır karbon taahhüdünün olduğu düşünüldüğünde konferansın dönüştürücü bir etki yaratmasına dair beklentiler artıyor.

  • Konferans gündemi: Konferans sonunda kömür kullanımının sonlandırılması, ormansızlaştırmanın durdurulması, elektirkli araç kullanımına geçiş ve yenilenebilir enerji kaynaklarına yatırım konularına dair somut kararların alınması bekleniyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

NEREDE YAYIMLANDI?

ParetoPareto

BÜLTEN SAYISI

🌍 İklim krizi ve iş dünyası

2050'de sıfır emisyon hedefleri ne kadar gerçekçi? İklim krizinde hangi sektör, ne kadar etkili? Türkiye, iklim kriziyle mücadelede ne durumda?

03 Eyl 2021

🌍 İklim krizi ve iş dünyası

YAZARLAR

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

İLGİLİ OKUMALAR

ParetoPareto

HİKAYE

Sponsorlu ajan reklamcılığı: Reklamı izlemek yerine, reklamla sohbet etmeye ne dersiniz?

Reklamcılık artık dikkat ekonomisinden niyet ekonomisine geçiş yapıyor. ChatGPT’nin test ettiği Sponsorlu Ajanlar, markaların tüketicinin karar verme konuşmasına doğrudan katılmasını sağlayan yeni bir katman açıyor. Kişiselleştirilmiş iknanın birim maliyeti neredeyse sıfıra inerken mesele, anlatının nerede durduğu ve kimin adına konuştuğunun her aşamada görünür olup olmamasında düğümleniyor.

Ümit Alan

·

18 Eyl 2026

Sponsorlu ajan reklamcılığı: Reklamı izlemek yerine, reklamla sohbet etmeye ne dersiniz?
ParetoPareto

HİKAYE

Makinelere danışıyor, gerçek yorumlara inanıyoruz: Algoritmik itibara giden yol hâlâ insanlardan mı geçiyor?

Arama deneyimimizin yapısal olarak değişmeye başladığı aşikar. Artık sadece bilgi aramıyoruz, aynı zamanda alım kararlarımızı da yapay zekaya danışıyoruz. Ancak yeni denklem yalnızca GEO’dan ibaret değil: Araştırmalar, tüketicilerin yapay zeka önerilerinde hâlâ bağımsız insan deneyimine ve güvenilir üçüncü taraflara ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Markalar için de esas mesele, algoritmada görünmek kadar, algoritmanın güvendiği üçüncü taraf dünyasında sahici, tutarlı ve organik bir yer edinebilmekte yatıyor.

Cem Arıdağ

·

18 Eyl 2026

Makinelere danışıyor, gerçek yorumlara inanıyoruz: Algoritmik itibara giden yol hâlâ insanlardan mı geçiyor?
ParetoPareto

HİKAYE

Algoritmadan tabağa: Tedarik zinciri yemek trendlerinin hızına yetişebiliyor mu?

Matcha, protein barlar, iki malzemeli Japon cheesecake’i, Gigi Hadid makarnası, çiğ köfte suşi… Yiyecek trendleri, artık sosyal medyanın etkisiyle çok daha hızlı yayılıyor. Tedarik zincirleri ise bu hıza ayak uydurmakta zorlanıyor. Talep, dijital hızda büyürken çiftlikler ve fabrikalardaki tarım ve gıda üretimi, fiziksel sınırlar içinde kalıyor.

Doğa Yurduneri

·

16 Eyl 2026

Algoritmadan tabağa: Tedarik zinciri yemek trendlerinin hızına yetişebiliyor mu?
ParetoPareto

HİKAYE

Milyarlarca lirayı yöneten portföy yönetim şirketlerinde ne oluyor?

Pusula Finans Holding’in Tera Grubu’nca devralınacak olmasıyla ilgili haberlerin kamuoyuna yansıması sonrası Pusula Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız’ın tutuklanması, bu satışla ilgili gelişmeleri gündemin ilk sıralarına taşıdı. Yarız’ın banka hesaplarıyla mal varlıklarına tedbir konulurken, Tera Grubu ile planlanan satış görüşmeleri sürüyor. Soruşmanın kapsamı genişlerken, Pusula Portföy’ün büyüme hızı dikkat çekiyor.

Pelin Cengiz

·

16 Eyl 2026

Milyarlarca lirayı yöneten portföy yönetim şirketlerinde ne oluyor?
ParetoPareto

HİKAYE

Savunma bütçeleri büyürken: Ekonomik durgunluğun çaresi silahlanma olabilir mi?

Avrupa’dan Japonya’ya birçok ülke, artan güvenlik kaygılarıyla birlikte savunma bütçelerini büyütüyor; bu harcamaların teknoloji, istihdam ve sanayi üzerinden ekonomiye de ivme kazandırması bekleniyor. Peki silahlanma, durgun ekonomiler için gerçekten bir büyüme motoruna dönüşebilir mi?

Birol Oğuz

·

09 Eyl 2026

Savunma bütçeleri büyürken: Ekonomik durgunluğun çaresi silahlanma olabilir mi?