İstanbul’un mandaları Çamuralem Muhallebicisi’nde

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından geçen yıl Koç Holding sponsorluğunda düzenlenen 17. İstanbul Bienali katılımcılarından Cooking Sections’ın Çamuralem Projesi kapsamında Ek Biç Ye İç’in ev sahipliğinde 1 Aralık Cuma günü “Manda Sohbetleri” isminde bir panel yapıldı. Panelde, dinleyicilere Çamuralem Projesi kapsamında İstanbul'daki kentleşmenin mandacılık ve ekosistem üzerindeki etkilerine dikkat çekmek üzere hayata geçirilen çalışmalar anlatıldı. Bu projelerin İstanbul Gıda Strateji Belgesi’nin uzun vadeli hedefleriyle örtüşen yanları paylaşıldı. Etkinlik CLIMAVORE, Postane, EK BİÇ YE İÇ ve İstanbul Planlama Ajansı (IPA) birlikteliğiyle düzenlendi.
- Neden önemli? Çamuralem Muhallebicisi, mandaların tarihini, çevresel önemi ve mutfak mirasını belgelemeyi amaçlıyor. Ayrıca, kültürel çeşitliliği yansıtan ve kentleşmeyle birlikte zarar gören ekosisteme ve onun etrafında şekillenen tarihî yemek geleneklerine destek olunması amaçlanıyor.
- Detaylar: Çamuralem Muhallebicisi, EK BİÇ YE İÇ’in evsahipliğinde 13 Haziran 2023 tarihinde açıldı. Mekanı ziyaret edenler, İstanbul’un sulak alanlarının ve onları mesken edinmiş mandaların tarihini, çevresel önemini ve mutfak mirasını öğrenebiliyor. Muhallebicide kaymak, yoğurt, muhallebi ve sütlaç gibi manda sütünden yapılan geleneksel ürünler de tadılabiliyor.
- Nedir? CLIMAVORE, insanlar iklimleri değiştirirken nasıl beslenmeleri gerektiğini sorgulayan bir araştırma platformu. Cooking Sections tarafından 2015’te ortaya atılan CLIMAVORE terimi, bozulmuş bir gıda sistemini yeniden düşünmek ve yeni mevsimselliklerle başa çıkmak için etobur, omnivor, yerli, vejetaryen veya vegan beslenmenin ötesine geçmeye ve bir yandan da ortaya çıkan ekstraktif ve yoğun uygulamalara değinen bir çağrı olarak tanımlanıyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
apéro gazete'de bu hafta: Doritos deneysel içki fabrikası Empirical işbirliğiyle nacho aromalı bir alkollü içecek deneyimi sunuyor. COP28 anlaşmasının taslak metni gıda devi şirketler tarafından eleştirildi.
20 Ara 2023

YAZARLAR

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
İLGİLİ OKUMALAR
Göçle taşınan, mahallelerde köklenen ve uzun süre “etnik” kategorisinde tutulan mutfaklar bugün fine dining’in parçası oluyor. Peki bir mutfak ne zaman prestij kazanıyor? Onu “yüksek gastronomi”ye taşıyan değer ölçütlerini kim belirliyor? Sosyoloji profesörü Zafer Yenal ve yemek editörü Reyhan Ülker, bu dönüşümün arkasındaki toplumsal ve gastronomik hiyerarşilere bakıyor.
26 Eyl 2026

Dışarıdan bakıldığında şarap kültürü ve turizmiyle, hatta biraz romantize edilmiş bir Fransız şarap imgesiyle özdeşleşen Beaujolais’nin, içeriden bakıldığında nasıl bir emek, iklim ve aile ekonomisi üzerine kurulduğunu Ceren Aral Desnos, bir beyaz yakalı olarak deneyimlediği bir günlük bağbozumu üzerinden anlatıyor.

Beslenme trendleri ortaya çıkarken bilimsel bilgi; medya, beden idealleri, sosyal normlar ve gıda endüstrisi tarafından seçiliyor, sadeleştiriliyor ve ürünleştiriliyor. Böylece bilim, gündelik yaşamın ve tüketim alışkanlıklarının parçası hâline gelirken sağlıklı beden, “doğru” beslenme ve kendimize iyi bakmak da sürekli yeniden tanımlanıyor.

Yunanistan’ın küçük Kiklad adalarından Sifnos, yerel ürünleri, geleneksel yemekleri ve son 15 yılda açılan şef restoranlarıyla ülkenin öne çıkan gastronomi duraklarından birine dönüştü. Adada nohut, peynir, kapari, kekik balı ve balık gibi ürünler hem geleneksel tavernaların hem de yeni nesil restoranların menülerinde yer buluyor. Seramikçilik gibi yüzyıllardır süren zanaatlar yemek kültürünün bir parçası olmaya devam ederken farklı ülkelerden şeflerle yapılan işbirlikleri de Sifnos mutfağını yeni tatlara ve tekniklere açıyor.

Bir zamanlar bir hayatta kalma becerisi olan foraging, bugün fine dining'in, wellness kültürünün ve sosyal medyanın ilgi alanında. Bu geri dönüş, insanın doğadan yeniden beslenmesinden çok, doğayla kopmuş ilişkisinin farkına varmasıyla ilgili olabilir.




