Küresel gıda arzında mantar tehdidi


İyi müzik için iştah duyanlara: Literal Radio
Şehrin yeni groove radyosu Havada gönül tellerini titretecek bir sıcaklık, modumuzda ise bu güzel hislere yakışacak iyi müziğin heyecanı var. Özlem duyduğumuz ritim için nerede bir araya geleceğimizi artık biliyoruz; sadece bir radyo…
Daha fazlasını öğren →
Bilim insanları en önemli gıdalara yönelik hızla artan mantar saldırılarının gelecekteki küresel gıda arzını tehdit ettiğini söylüyor. Mantar patojenleriyle mücadele etmemenin küresel bir sağlık felaketine yol açabileceği konusunda uyarıda bulunuldu.
Neden önemli? Araştırmacılara göre iklim değişikliği sebebiyle yükselen sıcaklıklar mantar enfeksiyonlarının sürekli olarak kutuplara doğru ilerlemesine neden oluyor. Bu sebeple, bitkilerdekş mantar hastalığının etkisinin daha da kötüleşmesinin beklendiğini belirtiliyor. 1990'lardan bu yana mantar patojenleri yılda yaklaşık 7 kilometre hızla daha yüksek enlemlere doğru hareket ediyor. Normalde tropik bölgelerde bulunan buğday sapı pası enfeksiyonları İngiltere ve İrlanda'da rapor edildi. Bilim insanları yüksek sıcaklıklarla mantar patojenlerinde yeni varyantlar ortaya çıkarken aşırı fırtınaların mantar sporlarının yayılımını kolaylaştıracağını söylüyor.
Almanya, Kiel Üniversitesi'nden Profesör Eva Stukenbrock konuyla ilgili şunları söyledi: “Dünya nüfusunun artacağı tahmin edilirken insanlık gıda üretiminde benzeri görülmemiş zorluklarla karşı karşıya. Hâlihazırda mantar enfeksiyonu nedeniyle her yıl milyonlarca insanı doyuracak büyüklükte mahsul kayıpları görüyoruz. Bu endişe verici eğilim sürekli ısınan bir dünyayla daha da kötüleşebilir.”
Arka plan: Nature dergisindeki bir makalede yayımlanan uyarıda yetiştiricilerin hâlihazırda mahsullerinin %10 ila %23'ünü mantar hastalığından kaybettiği belirtildi. En önemli 5 üründe (pirinç, buğday, mısır, soya fasulyesi ve patates) enfeksiyonlar 100 milyonlarca insanı besleyebilecek yıllık kayıplara neden oluyor. Mantarlar, son zamanlardaki en büyük etkiye sahip zararlılar ve patojenler listesinde ilk 6’yı oluşturuyor. Mantar öldürücüler yaygın olarak kullanılmakta fakat patojenler kimsayallara karşı hızla direnç geliştiriyor. Tek bir türün monokültürleri yerine mantar enfeksiyonuna dirençli bir dizi gen taşıyan tohum karışımları ekmek çözüm önerisi olarak sunuluyor. 2022'de Danimarka'daki buğdayın yaklaşık 4’te 1’i bu yöntemle yetiştirildi. Bilim insanlarına göre teknoloji salgınların daha erken saptanmasına ve kontrolüne olanak tanıyan dronlar ve yapay zekayla yardımcı olabilir.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
apéro gazete'de bu hafta: Haftanın tarım ve gastronomi haberleri, Türkiye'de son 15 yılda alkollü içeceklere uygulanan vergileri, yasakları ve getirilen düzenlemeleri derledik. Sektörel yansımalarını şarap üreticisi Selda Tokat'la konuştuk.
05 May 2023

YAZARLAR

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
İLGİLİ OKUMALAR
Bir zamanlar İstanbul’un takvimi deniz üzerinden tutulurdu. Palamutun, lüferin ve uskumrunun gelişi mutfakta neyin pişeceği kadar, kayıkların ne zaman suya ineceğini, balıkçı tezgahlarının görünümünü ve şehrin gündelik akışını da belirliyordu. Bazı şeyler hiç değişmiyor. Ekim geldiğinde İstanbul’da gözler hâlâ yeniden denize çevriliyor.

Londra’yı gastronomi üzerinden tanımak için her zaman şehrin en yeni restoranlarının peşine düşmek gerekmiyor. Bazen birkaç sokaklık bir rota, şehrin yemek kültürünün nasıl değiştiğini görmek için yeterli. Borough Market’tan Bermondsey Street’e kadarki bu bölge de bunun iyi örneklerinden biri. Emre Onar, sevdiği duraklar ve kendi deneyimleri üzerinden bu kısa mesafeyi adım adım anlatıyor; kahveyle başlayan rotayı pazar tezgahlarından restoranlara, oradan da Bermondsey Street’in sakinliğine taşıyor.

Urla’da sofraya giden yol, toprağın ve mevsimin sunduklarıyla başlıyor. WMF işbirliğiyle, Şef Dilek Yetkiner eşliğinde lavantalardan Ege otlarına uzanan bir hasadın ardından mutfağa geçtik. Doğada başlayan akşamı, uzun bir yaz akşamına yakışan sofrada, Bi’ Masa Akademi’de pişirdiklerimizle tamamladık.
05 Eki 2026

İki Michelin yıldızlı Villa Aida’nın kurucu şefi Kanji Kobayashi, Vakko L’Atelier’in “Guest Chef Dinner” serisi için İstanbul'daydı. Şef Kobayashi, sohbetimizde İstanbul’da karşılaştığı malzemeleri kendi mutfak diliyle yeniden düşünürken şehrin yemek kültüründe kendisine tanıdık gelen ve ayrışan noktaları anlattı.

Göçle taşınan, mahallelerde köklenen ve uzun süre “etnik” kategorisinde tutulan mutfaklar bugün fine dining’in parçası oluyor. Peki bir mutfak ne zaman prestij kazanıyor? Onu “yüksek gastronomi”ye taşıyan değer ölçütlerini kim belirliyor? Sosyoloji profesörü Zafer Yenal ve yemek editörü Reyhan Ülker, bu dönüşümün arkasındaki toplumsal ve gastronomik hiyerarşilere bakıyor.




