Renklendirici katkı maddesine yasak

Beş tüketici savunma grubu vücutta birikerek bağışıklık sistemi ve beyne zarar verebileceği iddiasıyla FDA'ya gıdalarda renklendirici katkı maddesi olarak kullanılan titanyum dioksit onayını iptal etmesi için dilekçe verdi. Dilekçe Çevre Çalışma Grubu, Çevre Savunma Fonu, Kamu Yararına Bilim Merkezi, Gıda Güvenliği Merkezi ve Çevre Sağlığı Merkezi tarafından sunuldu.
- Neden önemli? Yıllardır tartışmalı olan titanyum dioksit bu dilekçeyle bir kez daha inceleniyor. Bir EWG analizine göre beyaz renklendirici, tavuktan cipslere kadar, çoğu çocuklara yönelik olmak üzere 1.800'den fazla gıdada bulunuyor. EWG'nin Devlet İşlerinden Sorumlu Başkan Yardımcısı Melanie Benesh yaptığı açıklamada vücutta birikme ve zarar verme potansiyeline sahip bir kimyasalın bu yaş grubuna pazarlanan yiyecek ve içeceklerde bulunmaması gerektiğini söyledi. Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi'ne göre renklendiricinin onu yiyen insanlara kalıcı zarar verip veremeyeceği belli değilken; Uluslararası Kanser Araştırma Ajansı tarafından olası bir kanserojen olarak sınıflandırılmıştır.
- Arka plan: Titanyum dioksit tartışmalı bir sentetik renklendirici. Geçen yıl Avrupa Komisyonu tarafından gıda katkı maddesi olarak kullanımı yasaklandı. Dilekçe, titanyum dioksitin güvenliğinin en son 1973'te FDA tarafından gözden geçirildiğini belirtiyor. FDA renklendiricinin vücut tarafından emilmediği kanaatiyle kimyasalı güvenli bulduğunu iddia ediyordu. Yeni teknolojilerle yapılan sonraki araştırmalar, kimyasalın nanopartiküllerinin sindirim sistemi tarafından emilebileceğini gösterdi.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
apéro gazete'de bu hafta: Türkiye gastronomisinde şaraptan restorancılığa uluslararası değerlendirmelerden alınan ödüller, iklim değişikliğinden teknolojiye, kanun teklifinden katkı maddesine dünyadan haberler.
09 Haz 2023

YAZARLAR

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
İLGİLİ OKUMALAR
Göçle taşınan, mahallelerde köklenen ve uzun süre “etnik” kategorisinde tutulan mutfaklar bugün fine dining’in parçası oluyor. Peki bir mutfak ne zaman prestij kazanıyor? Onu “yüksek gastronomi”ye taşıyan değer ölçütlerini kim belirliyor? Sosyoloji profesörü Zafer Yenal ve yemek editörü Reyhan Ülker, bu dönüşümün arkasındaki toplumsal ve gastronomik hiyerarşilere bakıyor.
26 Eyl 2026

Dışarıdan bakıldığında şarap kültürü ve turizmiyle, hatta biraz romantize edilmiş bir Fransız şarap imgesiyle özdeşleşen Beaujolais’nin, içeriden bakıldığında nasıl bir emek, iklim ve aile ekonomisi üzerine kurulduğunu Ceren Aral Desnos, bir beyaz yakalı olarak deneyimlediği bir günlük bağbozumu üzerinden anlatıyor.

Beslenme trendleri ortaya çıkarken bilimsel bilgi; medya, beden idealleri, sosyal normlar ve gıda endüstrisi tarafından seçiliyor, sadeleştiriliyor ve ürünleştiriliyor. Böylece bilim, gündelik yaşamın ve tüketim alışkanlıklarının parçası hâline gelirken sağlıklı beden, “doğru” beslenme ve kendimize iyi bakmak da sürekli yeniden tanımlanıyor.

Yunanistan’ın küçük Kiklad adalarından Sifnos, yerel ürünleri, geleneksel yemekleri ve son 15 yılda açılan şef restoranlarıyla ülkenin öne çıkan gastronomi duraklarından birine dönüştü. Adada nohut, peynir, kapari, kekik balı ve balık gibi ürünler hem geleneksel tavernaların hem de yeni nesil restoranların menülerinde yer buluyor. Seramikçilik gibi yüzyıllardır süren zanaatlar yemek kültürünün bir parçası olmaya devam ederken farklı ülkelerden şeflerle yapılan işbirlikleri de Sifnos mutfağını yeni tatlara ve tekniklere açıyor.

Bir zamanlar bir hayatta kalma becerisi olan foraging, bugün fine dining'in, wellness kültürünün ve sosyal medyanın ilgi alanında. Bu geri dönüş, insanın doğadan yeniden beslenmesinden çok, doğayla kopmuş ilişkisinin farkına varmasıyla ilgili olabilir.




