Türkiye’nin tarım ve gıda ihracat geliri açıklandı.

Türkiye tarım, gıda ve içecek sektörü 2023'ün ilk altı ayında toplam 12,23 milyar dolar ihracat geliri elde etti. Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonu (TGDF)’na göre sektörün ithalat harcaması 12,46 milyar dolar olarak kaydedildi.
- Neden? 2022’ye kıyasla ihracat %1, ithalat yaklaşık %18 arttı. 2023 Haziran’da sektörün ihracat gelirleri yıllık %14,7 düşüşle 1,82 milyar dolar olurken ithalat %8,1 düşüşle 1,64 milyar dolar oldu.
- Detaylar: Sektörün en çok ihraç edilen ürünü 683 milyon dolarla un, 494 milyon dolarla ayçiçek yağı ve 456 milyon dolarla fındık oldu. Türkiye, buğday ithalatına 2,3 milyar dolar harcarken soya fasulyesi ithalatı 1 milyar doları buldu. Rusya'dan ithal edilen buğday için 1,65 milyar dolar, Ukrayna buğdayı için 608 milyon dolar ödendi. En büyük soya fasulyesi tedarikçisi 579 milyon dolarla Brezilya olurken ayçiçek yağının ana tedarikçisi 572 milyon dolarla Ukrayna oldu.
- Bununla birlikte: Irak, Türkiye tarım ve gıda sektörü için en büyük ihracat pazarı oldu. Irak’a yapılan sevkiyatlardan 1,4 milyar dolar gelir sağlandı.
- Öte yandan: 2022'nin ilk yarısında 1,7 milyar dolar dış ticaret fazlası veren tarım ve gıda sektörü mayıs ve haziran aylarında dış ticaret açığı verdi.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
NEREDE YAYIMLANDI?
apéro gazete'de bu hafta: Kaliforniya'dan Galler'e ama öncesinde Türkiye'ye: Şarap ödüllerinden ihracat gelirlerine istilacı türlerden yeni üretilen avokado türüne topraktan sofraya haberler.
11 Ağu 2023

YAZARLAR

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
İLGİLİ OKUMALAR
İki Michelin yıldızlı Villa Aida’nın kurucu şefi Kanji Kobayashi, Vakko L’Atelier’in “Guest Chef Dinner” serisi için İstanbul'daydı. Şef Kobayashi, sohbetimizde İstanbul’da karşılaştığı malzemeleri kendi mutfak diliyle yeniden düşünürken şehrin yemek kültüründe kendisine tanıdık gelen ve ayrışan noktaları anlattı.

Dışarıdan bakıldığında şarap kültürü ve turizmiyle, hatta biraz romantize edilmiş bir Fransız şarap imgesiyle özdeşleşen Beaujolais’nin, içeriden bakıldığında nasıl bir emek, iklim ve aile ekonomisi üzerine kurulduğunu Ceren Aral Desnos, bir beyaz yakalı olarak deneyimlediği bir günlük bağbozumu üzerinden anlatıyor.

Beslenme trendleri ortaya çıkarken bilimsel bilgi; medya, beden idealleri, sosyal normlar ve gıda endüstrisi tarafından seçiliyor, sadeleştiriliyor ve ürünleştiriliyor. Böylece bilim, gündelik yaşamın ve tüketim alışkanlıklarının parçası hâline gelirken sağlıklı beden, “doğru” beslenme ve kendimize iyi bakmak da sürekli yeniden tanımlanıyor.

Yunanistan’ın küçük Kiklad adalarından Sifnos, yerel ürünleri, geleneksel yemekleri ve son 15 yılda açılan şef restoranlarıyla ülkenin öne çıkan gastronomi duraklarından birine dönüştü. Adada nohut, peynir, kapari, kekik balı ve balık gibi ürünler hem geleneksel tavernaların hem de yeni nesil restoranların menülerinde yer buluyor. Seramikçilik gibi yüzyıllardır süren zanaatlar yemek kültürünün bir parçası olmaya devam ederken farklı ülkelerden şeflerle yapılan işbirlikleri de Sifnos mutfağını yeni tatlara ve tekniklere açıyor.

Bir zamanlar bir hayatta kalma becerisi olan foraging, bugün fine dining'in, wellness kültürünün ve sosyal medyanın ilgi alanında. Bu geri dönüş, insanın doğadan yeniden beslenmesinden çok, doğayla kopmuş ilişkisinin farkına varmasıyla ilgili olabilir.




