Türkiye’nin yeni viskisi Project W duyuruldu

Türkiye'nin ilk bağımsız şişeleyicisi KA İçecek, İskoçya'daki damıtma tesislerinde şişelenen ve yaşı belirtilmeyen viskilerden oluşan The Project W serisini başlattı. Project W'nin şişelemedeki misyonunun fıçı yaşı yerine kaliteye odaklanmak olduğunu belirten şirket, Türkiye'nin ilk bağımsız şişeleme projesi olma iddiasını taşıyor.
- Neden? Şirket tarafından piyasaya sürülen ilk viski Glenturret Ruadh Maor önce Türkiye'de, ardından İngiltere'de piyasaya sürülecek. %55,8 fıçı mukavemetinde elle doldurulan bu viskiden yalnızca 288 şişe üretildi. Viski fıçıları Meleklerin Payı isimli ilk Türkçe viski blogunun yaratıcısı, viski yazarı ve Quaich'in Bekçisi* unvanlı Burkay Adalığ tarafından seçiliyor.
- Ne dedi? Burkay Adalığ, “Bu proje için İskoçya'da birkaç fıçı numunesi aldım ve farklı bölge ve tarzlardan en iyi fıçıları bulmaya çalıştım. Yıllar önce ziyaret ettiğim ve viski yazarı olma tutkumu ateşleyen ilk içki fabrikası olan Glenturret’ten benim için yeri önemli olan bir içki fabrikasıyla çıkış yapmak istedik" dedi.
- Arka plan: Türkiye, viski tüketiminde en yüksek büyüme rakamlarına sahip ülkeler arasında. Küresel piyasalarda yaşanan bazı olumsuz etkilere rağmen Türkiye'ye viski ihracatı hacim olarak %14,6, değer olarak ise %26,5 artarak 75,2 milyon dolara ulaştı.
- Detaylar: KA İçecek, Türkiye'den beş girişimci tarafından kuruldu. Kuruculardan Kutay Köse, ilk projeleri Project W’nin ardından zamanla diğer premium alkollü içkileri de Türkiye ve dünya pazarına sunmayı planladıklarını belirtti.
(*) Quaich'in Bekçisi, İskoç viski endüstrisinin, İskoç viskisini üreten veya tanıtan kişilerin “olağanüstü bağlılığını takdir etmek” amacıyla oluşturduğu bir unvan.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
NEREDE YAYIMLANDI?
apéro gazete'de bu hafta: Güney Kore'de köpeklerin hayvansal gıda temini için yetiştirilmesi yasaklandı. Nebraska-Lincoln Üniversitesi'nden profesörler Mars'ta mısır yetiştirmek üzere çalışmalara başladı.
10 Oca 2024

YAZARLAR

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
İLGİLİ OKUMALAR
Göçle taşınan, mahallelerde köklenen ve uzun süre “etnik” kategorisinde tutulan mutfaklar bugün fine dining’in parçası oluyor. Peki bir mutfak ne zaman prestij kazanıyor? Onu “yüksek gastronomi”ye taşıyan değer ölçütlerini kim belirliyor? Sosyoloji profesörü Zafer Yenal ve yemek editörü Reyhan Ülker, bu dönüşümün arkasındaki toplumsal ve gastronomik hiyerarşilere bakıyor.
26 Eyl 2026

Dışarıdan bakıldığında şarap kültürü ve turizmiyle, hatta biraz romantize edilmiş bir Fransız şarap imgesiyle özdeşleşen Beaujolais’nin, içeriden bakıldığında nasıl bir emek, iklim ve aile ekonomisi üzerine kurulduğunu Ceren Aral Desnos, bir beyaz yakalı olarak deneyimlediği bir günlük bağbozumu üzerinden anlatıyor.

Beslenme trendleri ortaya çıkarken bilimsel bilgi; medya, beden idealleri, sosyal normlar ve gıda endüstrisi tarafından seçiliyor, sadeleştiriliyor ve ürünleştiriliyor. Böylece bilim, gündelik yaşamın ve tüketim alışkanlıklarının parçası hâline gelirken sağlıklı beden, “doğru” beslenme ve kendimize iyi bakmak da sürekli yeniden tanımlanıyor.

Yunanistan’ın küçük Kiklad adalarından Sifnos, yerel ürünleri, geleneksel yemekleri ve son 15 yılda açılan şef restoranlarıyla ülkenin öne çıkan gastronomi duraklarından birine dönüştü. Adada nohut, peynir, kapari, kekik balı ve balık gibi ürünler hem geleneksel tavernaların hem de yeni nesil restoranların menülerinde yer buluyor. Seramikçilik gibi yüzyıllardır süren zanaatlar yemek kültürünün bir parçası olmaya devam ederken farklı ülkelerden şeflerle yapılan işbirlikleri de Sifnos mutfağını yeni tatlara ve tekniklere açıyor.

Bir zamanlar bir hayatta kalma becerisi olan foraging, bugün fine dining'in, wellness kültürünün ve sosyal medyanın ilgi alanında. Bu geri dönüş, insanın doğadan yeniden beslenmesinden çok, doğayla kopmuş ilişkisinin farkına varmasıyla ilgili olabilir.




