World Central Kitchen Gazze’ye geri döndü


Mutfaklara sağlık, gezegene iyilik: Tefal’den seramik kaplama tava serisi (RE)NEW Tefal , siz sevgili apéro okurlarını %100 geri dönüştürülmüş, %100 yenilikçi seramik kaplama tava serisi (RE)NEW ile tanışmaya davet ediyor. Bahar kampanyası sunan Tefal, ayrıca tüm (RE)NEW seramik ürünlerde net %30 indirim olduğunu da paylaşıyor. Nedir? Mutfağını ve gezegenimizi önemseyenler için hem kolay kullanımı hem de çevreye duyarlı oluşuyla dikkat çeken seramik kaplama tava serisi (RE)NEW , beş farklı ölçüdeki tava ve Tefal’in 11 parçadan oluşan çok sevilen fonksiyonel Ingenio Ceramic Renew setinden oluşuyor. Özellikleri neler? Tefal’in Inoceram® seramik kaplama inovasyonu sayesinde yemekler artık ne yapışıyor ne de yanıyor. Pişirmeye başlamak için ideal zamanı gösteren Thermo-Signal™ teknolojisiyle ise tava ideal başlangıç sıcaklığına ulaştığında kırmızıya dönüyor, böylece her seferinde mükemmel renk, doku ve lezzete sahip yemekler pişiyor. Gelişmiş indüksiyon teknolojisi barındıran Thermo-Fusion™ tabanı sayesinde hızlı ısıtma ve eşit pişirme sonuçları sağlayan seri; tüm gazlı, elektrikli, seramik ve indüksiyonlu set üstü ocaklarla uyumlu . 10 kg'a kadar ağırlığı kaldırabilen ve Ingenio Ceramic Renew setinin 10 yıl garantili olan güvenli çıkarılabilir tutma sapı sayesinde hayatı kolaylaştırıyor. Kullanım, saklama ve temizleme aşamalarının tümünde rahatlık sunan seri, mutfağa girmeye üşenenleri bile ikna edecek kolay kullanıma sahip. %100 geri dönüştürülmüş alüminyum gövdesiyle sağlıklı ve ekolojik ürünler arayanlar için kaliteli ve uzun ömürlü bir demirbaş olmaya aday. Tefal ’in seramik kaplama tava serisi (RE)NEW ’u net %30 indirimle mutfağınıza taşımak için burayı ziyaret edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
World Central Kitchen (WCK), her geçen gün daha kritikleşen açlık sorununa karşın Filistinli bir ekibin yiyecek dağıtması ile Pazartesi günü Gazze'deki faaliyetlerine yeniden başladı. WCK İcra Kurulu Başkanı Erin Gore konuyla ilgili açıklama yaptı:
"1 Nisan'da Gazze'ye düzenlenen saldırıda hayatını kaybeden yedi arkadaşımızın ve meslektaşımızın yasını tutmaya devam ediyoruz. Geçen birkaç haftayı Saif, Zomi, Damian, Jacob, James, John ve Jim'in hayatlarını onurlandırarak geçirdik.
Çok zor bir karar vermek zorunda bırakıldık: Bugüne dek gördüğümüz en feci açlık krizlerinden birinde, çalışmalarımızı tamamen durdurmakla yardım çalışanlarının ve sivillerin öldürüldüğünü bilerek devam etmek arasında kaldık. Nihayetinde en zor zamanlarında insanlara yiyecek götürmenin bizim varoluş sebebimiz olduğuna ve misyonumuzu sürdürerek insanlara gıda götürmeye devam etmemiz gerektiğine karar verdik. Gıda, evrensel bir haktır ve Gazze'deki çalışmalarımız 14 yıllık tarihimizdeki en çok hayat kurtaran görev olmuştur."
Neler planlanıyor? WCK'nin Refah Kapısı'ndan girmeye hazır yaklaşık 8 milyon yemeğe eşdeğer 276 kamyonu var ve ayrıca Ürdün'den Gazze'ye kamyonlar gönderecek. WCK ayrıca İspanyol insani yardım kuruluşu Open Arms ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin desteğiyle gıda ve insani yardım malzemelerinin tekneyle teslim edildiği deniz koridorunu da keşfetmeye devam ediyor. WCK ayrıca Aşdod Limanı'nın Gazze'ye yönelik yardım malzemelerini boşaltmak için kullanılıp kullanılamayacağını da araştırıyor.
Bir adım geriden: WCK'nin Gazze'ye yaptığı yardım, 1 Nisan'da İsrail'in saldırısında 7 WCK çalışanının hayatını kaybetmesinin ardından dört hafta süreyle askıya alınmıştı. Faaliyetlerini durdurmadan önce WCK, Gazze'de 43 milyondan fazla yemek dağıttı. Bu sayı tüm uluslararası STK yardımlarının %62'sini oluşturuyor.
Öte yandan: WCK, İsrail'in saldırısına ilişkin tarafsız ve uluslararası bir soruşturma için çağrıda bulunmayı sürdürüyor. İsrail, saldırının sorumluluğunu üstlenip operasyon kurallarını değiştirdiğini kamuoyuna açıklarken WCK, Gazze'de cesaretle görevlerini yapan tüm STK çalışanlarını daha iyi korumak için neler yapılması gerektiğine odaklanıyor.
Okuma önerisi: Türkiye, ABD, İsveç ve Birleşik Krallık gibi ülkelerden onlarca sivil toplum kuruluşunu bünyesinde barındıran Uluslararası Özgürlük Filosu, aylardır İsrail’in ablukası altındaki Gazze’ye deniz yoluyla yardım ulaştırmaya çalışıyor. Ancak Uluslararası Özgürlük Filosu henüz yola çıkabilmiş değil. Haberin detayları Aposto Gündem’de.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
NEREDE YAYIMLANDI?
İçki üreticileri ve ithalatçılarına teminat zorunluluğu getiren tebliğ taslağı Resmî Gazete'de yayımlandı. Milano'da pizza ve dondurmaya gece yasağı geliyor. World Central Kitchen, Gazze'ye döndü.
01 May 2024

YAZARLAR

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
İLGİLİ OKUMALAR
Urla’da sofraya giden yol, toprağın ve mevsimin sunduklarıyla başlıyor. WMF işbirliğiyle, Şef Dilek Yetkiner eşliğinde lavantalardan Ege otlarına uzanan bir hasadın ardından mutfağa geçtik. Doğada başlayan akşamı, uzun bir yaz akşamına yakışan sofrada, Bi’ Masa Akademi’de pişirdiklerimizle tamamladık.
05 Eki 2026

İki Michelin yıldızlı Villa Aida’nın kurucu şefi Kanji Kobayashi, Vakko L’Atelier’in “Guest Chef Dinner” serisi için İstanbul'daydı. Şef Kobayashi, sohbetimizde İstanbul’da karşılaştığı malzemeleri kendi mutfak diliyle yeniden düşünürken şehrin yemek kültüründe kendisine tanıdık gelen ve ayrışan noktaları anlattı.

Göçle taşınan, mahallelerde köklenen ve uzun süre “etnik” kategorisinde tutulan mutfaklar bugün fine dining’in parçası oluyor. Peki bir mutfak ne zaman prestij kazanıyor? Onu “yüksek gastronomi”ye taşıyan değer ölçütlerini kim belirliyor? Sosyoloji profesörü Zafer Yenal ve yemek editörü Reyhan Ülker, bu dönüşümün arkasındaki toplumsal ve gastronomik hiyerarşilere bakıyor.

Dışarıdan bakıldığında şarap kültürü ve turizmiyle, hatta biraz romantize edilmiş bir Fransız şarap imgesiyle özdeşleşen Beaujolais’nin, içeriden bakıldığında nasıl bir emek, iklim ve aile ekonomisi üzerine kurulduğunu Ceren Aral Desnos, bir beyaz yakalı olarak deneyimlediği bir günlük bağbozumu üzerinden anlatıyor.

Beslenme trendleri ortaya çıkarken bilimsel bilgi; medya, beden idealleri, sosyal normlar ve gıda endüstrisi tarafından seçiliyor, sadeleştiriliyor ve ürünleştiriliyor. Böylece bilim, gündelik yaşamın ve tüketim alışkanlıklarının parçası hâline gelirken sağlıklı beden, “doğru” beslenme ve kendimize iyi bakmak da sürekli yeniden tanımlanıyor.




