2025’in tat trendleri: Başrolde acı ve umami

Gıda ürünlerinde inovasyon üzerine uzmanlaşan Mattson ekibine göre, geçen yılın acı merakı 2025'te artarak devam edecek. Mattson ekibi, acı tatların yalnızca atıştırmalıklarla sınırlı kalmayacağını ve umami ürünlerin de yanlarına katılacağını belirtiyor.
"Ambalajların ön yüzünde 'umami' ifadesiyle de daha sık karşılaşacağız. Artık umami içeren soya sosu ya da peynir aroması yerine direkt olarak umami aroması satın alınacak."
Ekşi ve eskinin dönüşü
Mattson’a göre ekşi tatlara da bir yönelim var. Turşu ve turşu aromalı ürünlerin pek çok kategoride artması buna bir örnek. Ayrıca yosunlu Japon baharat karışımı furikake ve Çin tuzu olarak da bilinen monosodyum glutamat (MSG) gibi lezzet artırıcıların yeniden yükseleceği de öngörülüyor.
- MSG geçmişte sağlıksız bir madde olarak görülüyordu. Fakat artık lezzet artırıcı olarak kullanımı yaygınlaşıyor, hatta "MSG Martini" gibi reçetelerle restoran menülerine de giriyor.
Z Kuşağı ve tat keşifleri
Stuckey’ye göre tatlar konusunda bizi bekleyen bu "cesur" geleceğin sebebi, Z kuşağının önyargısız yaklaşımı. "Beklenmeyeni bekleyebilirsiniz" diyen Stuckey, bu kuşağın yeni tatlar ve kombinasyonlar keşfetmeye hevesli olduğunu, Instagram ve TikTok’ta paylaşabilecekleri yenilikler aradığını ekliyor. Bu trendlerin milenyum ve X kuşağı tarafından da denendiği belirtiliyor.
Biraz da nostalji
X kuşağının çocukluktan tanıdığı lezzetler arasında yer alan sakızlı dondurma, fıstık ezmesi-reçel, çikolatalı kurabiye gibi ürünlerin de yeniden popülerleştiği görülüyor. Gıda uzmanlarının bir kısmı hızla ilerleyen teknoloji çağında tüketicilerin yiyecek ve içecek seçimleriyle insani deneyimlerle yeniden bağ kurmaya çalıştığını belirtiyor.
Bunların haricinde bitkisel aromalar, narenciye çeşitleri, daha doyurucu ve sağlıklı ürünler 2025 yılında öne çıkması beklenenler arasında.
Okuma önerisi: Acı trendi dün çıkmadı elbet fakat son on senedir hiç olmadığı kadar yükselişte. Kültürel ve küresel etkiler ışığında, acının raftaki hâli Raflar alev alev: Acılı yiyecekler bir hevesten mi ibaret? yazısında.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
NEREDE YAYIMLANDI?
Dünyanın en zengin şefi, Elon Musk'ın kardeşi Kimbal Musk oldu. Bir çalışmaya göre düzenli kahvaltı yapmayan yetişkinlerin beyin ve sinir sisteminde sorun yaşama olasılıkları daha yüksek.
15 Oca 2025

YAZARLAR

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
İLGİLİ OKUMALAR
Batı Karadeniz’in iç kesimlerindeki Daday, deniz etkisinin azaldığı, yüksek rakımlı ve ormanlık bir coğrafyada yer alıyor. Ormanlar, meralar, tarım arazileri ve köyler birbiriyle iç içe. Üretim ise iklimin ve mevsimlerin çizdiği sınırlar içinde ilerliyor. İki gün boyunca ziyaret ettiğimiz çiftlikler, bu koşullarla kurulan farklı ilişkileri anlamak için iyi birer durak.

Bir zamanlar İstanbul’un takvimi deniz üzerinden tutulurdu. Palamutun, lüferin ve uskumrunun gelişi mutfakta neyin pişeceği kadar, kayıkların ne zaman suya ineceğini, balıkçı tezgahlarının görünümünü ve şehrin gündelik akışını da belirliyordu. Bazı şeyler hiç değişmiyor. Ekim geldiğinde İstanbul’da gözler hâlâ yeniden denize çevriliyor.

Londra’yı gastronomi üzerinden tanımak için her zaman şehrin en yeni restoranlarının peşine düşmek gerekmiyor. Bazen birkaç sokaklık bir rota, şehrin yemek kültürünün nasıl değiştiğini görmek için yeterli. Borough Market’tan Bermondsey Street’e kadarki bu bölge de bunun iyi örneklerinden biri. Emre Onar, sevdiği duraklar ve kendi deneyimleri üzerinden bu kısa mesafeyi adım adım anlatıyor; kahveyle başlayan rotayı pazar tezgahlarından restoranlara, oradan da Bermondsey Street’in sakinliğine taşıyor.

Urla’da sofraya giden yol, toprağın ve mevsimin sunduklarıyla başlıyor. WMF işbirliğiyle, Şef Dilek Yetkiner eşliğinde lavantalardan Ege otlarına uzanan bir hasadın ardından mutfağa geçtik. Doğada başlayan akşamı, uzun bir yaz akşamına yakışan sofrada, Bi’ Masa Akademi’de pişirdiklerimizle tamamladık.
05 Eki 2026

İki Michelin yıldızlı Villa Aida’nın kurucu şefi Kanji Kobayashi, Vakko L’Atelier’in “Guest Chef Dinner” serisi için İstanbul'daydı. Şef Kobayashi, sohbetimizde İstanbul’da karşılaştığı malzemeleri kendi mutfak diliyle yeniden düşünürken şehrin yemek kültüründe kendisine tanıdık gelen ve ayrışan noktaları anlattı.




