Bir MICHELIN tarihçesi

11 Ekim 2022’de Türkiye listesini açıklayan dünyanın en önemli restoran ve otel seçkisi MICHELIN’in tarihine kısa bir bakış.
Bir MICHELIN tarihçesi

12 Ekim - Schweppes - apéro
Schweppes ile birlikte

Ne istediğini bilenlere özel: Schweppes Tonic Water ile Cafe Platonic Schweppes Tonic Water ile Cafe Platonic Bugün apéro’nun mutfağında kahve, dostlar ve sohbet üçlüsüne Schweppes Tonic Water da dâhil oluyor ve sevdiklerimizle geçirdiğimiz güzel anlara Cafe Platonic ile yeni bir yorum katıyor. Cafe Platonic hazırlanışı: Soğuk kahve mevsimi henüz bitmedi, bitemez. Ondandır ki bardağa bolca buz koyarak tarifimize başlıyoruz. Ardından apéro okurunun keşifli tatlar merakına iyi gidecek 10 ml çarkıfelek meyvesi şurubu ve 10 ml karışık kırmızı meyve şurubu ekliyoruz. Hemen ardından kahveyle kuracağı ilişkiye oldukça hazır olan Schweppes Tonic Water önden buyuruyor ve lezzeti taçlandırmak üzere mocktail ’in seyrini değiştiriyor. Schweppes Tonic Water ve ne istediğini bilenlenler olarak yerlerimizi aldığımıza göre, en keyifli anların aranan üçlüsünü tamamlayacak olan 30 ml espresso da karışıma ekleniyor. Unutulmayacak anlara eşlik edecek Cafe Platonic ’ten ilk yudumu aldıktan sonra platonik aşkları yeniden masaya yatırmak için hazırız. Afiyet olsun! Farklı Schweppes lezzetleriyle deneyebileceğin daha pek çok mocktail tarifiyle buluşmak istersen şuraya davetlisin. Evde geçirilecek her anı benzersiz kılmak üzere seni bekliyorlar.

Daha fazlasını öğren →

apéro

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

Hikâye, katı olan her şeyin buharlaştığı ve kutsal olan her şeyin dünyevileştiği çağda, yani modernitenin hüküm sürdüğü 19. yüzyılda başlıyor. 

Édouard ve André Michelin kardeşler, 1889'da Fransa’nın Clermont-Ferrand kentinde kendi adlarını taşıyan lastik şirketini kurdular. Çok geçmeden, sürücülerin seyahat deneyimlerini geliştirmek ve araba lastiklerine yönelik talebi artırmak üzere kullanışlı bilgilerle dolu, küçük bir rehber hazırladılar. Bir pazarlama aracı olarak kullanılan bu rehberde, lastiklerin nasıl değiştirileceğine ilişkin talimatların yanı sıra şehir haritaları, benzin istasyonları hakkında bilgiler, harika bir akşam yemeği ve rahat bir konaklama için önerilen lokasyonların listesi bulunuyordu.

Fransız şoförler için hazırlanan ilk “MICHELIN Guide” 1900’de yayımlandı, yaklaşık 35 bin kopyası ücretsiz dağıtıldı. Rehber daha sonra Belçika, Almanya, İspanya ve Portekiz için hazırlandı. I. Dünya Savaşı sırasında kesintiye uğrasa da yirmi yıl boyunca ücretsiz dağıtıldı. Rivayete göre, Andre Michelin'in uğradığı bir lastikçide rehberlerinin bir tezgahın ayağını desteklemek için kullanıldığını gördüğü andan sonra her şey değişti. “İnsan yalnızca para ödediğine saygı duyar” ilkesine dayalı olarak 1920'de yepyeni bir MICHELIN Guide piyasaya sürüldü ve yedi franka satışa çıkarıldı.

1946 MICHELIN Guide


Yeni rehberde ilk kez Paris’te bulunan otellerin listesine ve belirli kategorilere ayrılmış restoranlara yer verilmişti. Rehberin restoran bölümüne yönelik artan ilgiyi görmezden gelemeyen Michelin kardeşler, hâlen süren anonimlik ilkesiyle restoranları ziyaret eden ve inceleyen restoran müfettişlerini görevlendirmeye başladı.

MICHELIN Guide, 1926’dan itibaren nitelikli yemek mekânlarını yıldızlarla ödüllendirmeye başladı. 1931’de restoran değerlendirmelerine 1, 2 ve 3 yıldız hiyerarşisi getirildi. 1936’da ise bugün hâlâ geçerli olan derecelendirme sistemi yayımlandı:

1 yıldız: “Kategorisinde çok iyi bir restoran”
2 yıldız: “Mükemmel yemek, yol değiştirmeye değer”
3 yıldız: “Olağanüstü mutfak, özel bir seyahat planlamasını hak ediyor” 

Başlangıcından itibaren mavi kapakla yayımlanan rehber, 1931 itibarıyla “Kırmızı İncil” olarak anılmasını sağlayacak kırmızı kapağına kavuştu. II. Dünya Savaşı sırasında yeniden kesintiye uğrayan yayın, bu dönemde yaratılış amacından farklı bir amaçla kullanıldı. Rehberde kullanılan haritalar dönemin en güncel haritaları olarak bilindiğinden, 1939’da askeri kullanıma özel olarak basıldı.

Rehber, “makul fiyatlarla olağanüstü yemekler” sunan restoranların yer aldığı “Bib Gourmand” kategorisinin de 1955’te derecelendirme sistemine eklenmesiyle nihai hâline ulaştı. Son olarak 2020'deki MICHELIN Guide Fransa seçimleri lansmanı sırasında, “sürdürülebilir gastronomi konusunda rol model” teşkil eden restoranlara verilen “Yeşil Yıldız” rütbesi tanıtıldı.

Bugüne dek 30 milyondan fazla satan MICHELIN Guide, günümüzde 3 kıtada, 35'ten fazla bölgede, 15 binden fazla restoranı değerlendiriyor. Dünya üzerinde en çok MICHELIN yıldızı alan ülkeler Fransa, İtalya, Almanya, İspanya, İngiltere, ABD, Çin ve Japonya.

Son yıllarda yıldızların konfeti gibi saçıldığı, değerlendirme coğrafyasının denetlenemeyecek biçimde genişlediği, rehberin ticarileştiği veya değerlendirme ölçütlerinin gevşediği yönünde eleştirilere maruz kalsa da rehber halen pek çok şef ve yemeksever tarafından güvenilir bir kaynak olarak görülüyor. Çünkü restoranlar anonim müfettişleri ne zaman ağırlayacaklarını elbette bilmiyorlar. 

Müfettişler, restoranları değerlendirirken kullanılan malzemenin kalitesini, yemeğin hazırlanmasında kullanılan teknikleri, lezzetlerin birleşimini, yaratıcılık seviyesini ve fiyat-performans dengesini inceliyorlar. Ziyaretlerin ardından yazılan raporlarda “yıldız almaya layıktır” tavsiyesi alan restoranlar, farklı müfettişler tarafından yeniden gizli olarak ziyaret ediliyor ve restoranın alacağı yıldız(lar) tüm değerlendirmeler dikkate alınarak belirleniyor. Rehberde yer alan her restoran ortalama 18 ayda bir yeniden ziyaret ediliyor, yıldızlı olanlar ise daha sık denetleniyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

apéro

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

NEREDE YAYIMLANDI?

apéroapéro
∙

BÜLTEN SAYISI

🌟 MICHELIN Guide İstanbul'da!

Bu hafta menüde yıldızlar var: MICHELIN Guide İstanbul seçkisi dün açıklandı. Peki bu seçki nasıl değerlendiriliyor? MICHELIN'in İstanbul'a gelişi, bundan sonra İstanbul yeme-içme sahnesini nasıl etkileyecek?

12 Eki 2022

Schweppes ile birlikte
MICHELIN Guide

YAZARLAR

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

İLGİLİ OKUMALAR

apéroapéro
∙

HİKAYE

Mutfakların dili: Etnik mutfaklar nasıl yüksek gastronomiye dönüşüyor?

Göçle taşınan, mahallelerde köklenen ve uzun süre “etnik” kategorisinde tutulan mutfaklar bugün fine dining’in parçası oluyor. Peki bir mutfak ne zaman prestij kazanıyor? Onu “yüksek gastronomi”ye taşıyan değer ölçütlerini kim belirliyor? Sosyoloji profesörü Zafer Yenal ve yemek editörü Reyhan Ülker, bu dönüşümün arkasındaki toplumsal ve gastronomik hiyerarşilere bakıyor.

26 Eyl 2026

Mutfakların dili: Etnik mutfaklar nasıl yüksek gastronomiye dönüşüyor?
apéroapéro
∙

HİKAYE

Nouveau’dan ibaret olmayan Beaujolais: Bağda bir gün

Dışarıdan bakıldığında şarap kültürü ve turizmiyle, hatta biraz romantize edilmiş bir Fransız şarap imgesiyle özdeşleşen Beaujolais’nin, içeriden bakıldığında nasıl bir emek, iklim ve aile ekonomisi üzerine kurulduğunu Ceren Aral Desnos, bir beyaz yakalı olarak deneyimlediği bir günlük bağbozumu üzerinden anlatıyor.

Ceren Aral Desnos

·

19 Eyl 2026

Nouveau’dan ibaret olmayan Beaujolais: Bağda bir gün
apéroapéro
∙

HİKAYE

Bedenin modası, beslenmenin trendi: Peki şimdi ne yiyeceğiz?

Beslenme trendleri ortaya çıkarken bilimsel bilgi; medya, beden idealleri, sosyal normlar ve gıda endüstrisi tarafından seçiliyor, sadeleştiriliyor ve ürünleştiriliyor. Böylece bilim, gündelik yaşamın ve tüketim alışkanlıklarının parçası hâline gelirken sağlıklı beden, “doğru” beslenme ve kendimize iyi bakmak da sürekli yeniden tanımlanıyor.

Reyhan Ülker

·

12 Eyl 2026

Bedenin modası, beslenmenin trendi: Peki şimdi ne yiyeceğiz?
apéroapéro
∙

HİKAYE

Sifnos'un yolu: Bir ada nasıl gastronomi destinasyonuna dönüşür?

Yunanistan’ın küçük Kiklad adalarından Sifnos, yerel ürünleri, geleneksel yemekleri ve son 15 yılda açılan şef restoranlarıyla ülkenin öne çıkan gastronomi duraklarından birine dönüştü. Adada nohut, peynir, kapari, kekik balı ve balık gibi ürünler hem geleneksel tavernaların hem de yeni nesil restoranların menülerinde yer buluyor. Seramikçilik gibi yüzyıllardır süren zanaatlar yemek kültürünün bir parçası olmaya devam ederken farklı ülkelerden şeflerle yapılan işbirlikleri de Sifnos mutfağını yeni tatlara ve tekniklere açıyor.

Emre Onar

·

05 Eyl 2026

Sifnos'un yolu: Bir ada nasıl gastronomi destinasyonuna dönüşür?
apéroapéro
∙

HİKAYE

Doğaya dönüşün ilk dalgası: Foraging'in yeniden keşfi

Bir zamanlar bir hayatta kalma becerisi olan foraging, bugün fine dining'in, wellness kültürünün ve sosyal medyanın ilgi alanında. Bu geri dönüş, insanın doğadan yeniden beslenmesinden çok, doğayla kopmuş ilişkisinin farkına varmasıyla ilgili olabilir.

Reyhan Ülker

·

29 Ağu 2026

Doğaya dönüşün ilk dalgası: Foraging'in yeniden keşfi