Damıtma sanatının çağdaş versiyonu: Alkolsüz içki sektörü


Sürdürülebilir yaşam ve doğa üzerine keyifli okumalar Tazedirekt’te
İklimi ve doğayı geri döndürülemez bir seviyede tahrip ettiğimiz ne yazık ki artık inkâr edilemiyor. Yanan ormanlar, yok olan verimli topraklar, sel felaketiyle karşı karşıya kalan şehirler iklim kriziyle mücadelede durumun ehemmiyetini…
Daha fazlasını öğren →
"300 yıl önce tabipler, tedavi için doğanın gücü ve simya ilmine başvurarak bakır imbiklerle bitkisel ilaçları damıtırdı. 1651'de John French isimli bir tabip, 'Damıtma Sanatı'nı yayımladı. Yüzyıllar sonra Ben Branson, Londra'da lüks bir restoranda alkolsüz bir kokteyl sipariş etti. Gelen ne yemek ne de atmosferle eşleşen pembe, şekerli bir içecekti. Böylece Branson'ın alkolsüz mükemmelliği yakalamak için French'in tariflerine gömüldüğü yıllar başladı."
Birleşik Krallık merkezli alkolsüz damıtılmış içki markası Seedlip'in kuruluş hikâyesi, internet sitelerinde işte bu cümlelerle anlatılıyor. 2015'te Seedlip'in öncülüğünde ortaya çıkan alkolsüz damıtılmış içki sektörü, beş senede %506 oranında etkileyici bir büyüme gösterdi. Son bir senede ABD'de 12, Birleşik Krallık'ta 11 tane alkolsüz damıtılmış içki markası kuruldu. Nielsen'ın verilerine göre bu sektör, 2021'de gelirlerini 280 milyon dolara yükseltecek ve 2025'e kadar yıllık %7,1'lik büyüme oranına ulaşacak.
Nedir, nasıl yapılır?
Alkolsüz damıtılmış içkiler, alkollüler hakkında sevilen her şeyi tüketiciye sunuyor. Tek bir eksikle: alkol. Çeşitli bitkilerin harmanlama işlemlerinden sonra bakır kaplarda damıtılması sonucu ortaya çıkan bu içkilerde şeker, tatlandırıcı ve katkı maddesi bulunmuyor. Hatta birçok şirket, alkolsüz içkileri "botanik," "aromatik" ve "saf" olarak tanımlıyor. Yetenekli barmenlerin elinden çıkma tarifleri incelediğinizde içeriğin tamamen bitkisel olduğunu görmek mümkün. Turunçgiller başta olmak üzere karpuz, kavun, çilek gibi meyveler ve biberiye, fesleğen, reyhan, kekik gibi baharatlar, birçok tarifte yer alıyor. Vanilya ve Hindistan cevizi de tariflerin vazgeçilmezlerinden.
Alkolsüz içki pazarında biranın tartışmasız bir liderliği var. İçinde %0,5'ten az alkol bulunduran ve özel işlemlerden geçen alkolsüz biraların özellikle aromalı olanları oldukça talep görüyor. Alkol pazarında önde gelen veri ve analiz kaynağı The IWSR'a göre, iş şaraba gelince birçok geleneksel şarap üreticisi alkolsüz şarabın şarap kategorisiyle ilişkilendirilmesinden bile rahatsız oluyor. Dolayısıyla şarap, alkolsüz içki kategorisinde büyük ölçüde geri planda kalıyor.
Tüketici profili: Ortasını arayanlar ve sağlıklı yaşam düşkünleri
Alkolsüz içkilerin tüketicilerini düşündüğünüzde aklınıza hamileler, dini gereğince içmeyen kişiler veya iyileşme sürecindeki alkolikler geliyor olabilir. Fakat alkolsüz içkilerin müdavimleri sadece alkol kullanmaması önerilenler değil. "Kaliteli" alkolsüz içkiler, alkol tüketimini azaltmak isteyenler, ertesi gün gerçekleşecek önemli toplantılarını düşünerek ayık kalmayı tercih edenler veya sıkı bir diyete girenler için en az alkollü içecekler kadar keyifli bir alternatif olabiliyor. Nitekim alkolsüz içki şirketleri de ana hedef kitlesini alkol alan ama aynı zamanda başka seçenekleri gözeten "ortasını arayanlar" olarak tanımlıyor.
Alkolsüz damıtılmış içki sektörünün hızlı bir şekilde büyümesinin en büyük nedeni sağlıklı yaşam konusunda artan farkındalık. Financial Times, bunun aynı zamanda vitamin, bitki çayları ve sağlıklı atıştırmalıkların satışlarının artmasında da etkili olduğunu ifade ediyor. Hâlihazırda tüketicilerin %58'i, geçen seneye göre daha fazla alkolsüz içecek tercih ediyor; %61’i, alkolsüz içeceklerde "daha iyi" seçeneklerin olması gerektiğini düşünüyor.
Engellenemez büyüme
Yatırımcılar da alkolsüz içki kategorisinin potansiyelini fark etmiş olacak ki son yıllarda sektörde satın alımlar ve birleşmeler arttı. Küresel alkol pazarının en büyük oyuncularından biri olan Diageo, 2016'da Seedlip’in %20'sini satın aldı. 2019'da yatırımlarını artırarak şirketin çoğunluk hissedarı hâline geldi. Şirket, 2020'nin başlarında ABD merkezli Ritual Zero Proof'a yatırım yaptı. Öte yandan, Kanada merkezli alkolsüz bira markası Partake, son yatırım turunda 4 milyon dolar fon sağlarken Birleşik Krallık merkezli alkolsüz içki şirketi CleanCo, 12 milyon dolar yatırım aldı.
Geleneksel alkol üreticilerinin yanı sıra alkolsüz içecek ve meşrubat şirketleri de alkolsüz içki sektörüne giriş yapmak için kolları sıvamaya başladı. Araştırmalar, karantina döneminde evde alkol tüketimini artıran kişilerin açılmalarla birlikte alkolsüz alternatiflere yönelme ihtimaline dikkat çekiyor. Barların ve gece kulüplerinin açılmasının tam tersi etkisinin olacağını iddia edenler de var. Bu noktada iş, kalite ve çeşitlilik konusunda sınavı geçen markaların müşteriye ulaşma konusunda doğru adımları atmasına kalıyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Cine koyduğumuz toniğin hikayesi, alkolsüz içki segmentin yükselişi. apéro vakti devam ediyor.
18 Ağu 2021

YAZARLAR

Nurefşan Kutlu
Business Editor

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
İLGİLİ OKUMALAR
Batı Karadeniz’in iç kesimlerindeki Daday, deniz etkisinin azaldığı, yüksek rakımlı ve ormanlık bir coğrafyada yer alıyor. Ormanlar, meralar, tarım arazileri ve köyler birbiriyle iç içe. Üretim ise iklimin ve mevsimlerin çizdiği sınırlar içinde ilerliyor. İki gün boyunca ziyaret ettiğimiz çiftlikler, bu koşullarla kurulan farklı ilişkileri anlamak için iyi birer durak.

Bir zamanlar İstanbul’un takvimi deniz üzerinden tutulurdu. Palamutun, lüferin ve uskumrunun gelişi mutfakta neyin pişeceği kadar, kayıkların ne zaman suya ineceğini, balıkçı tezgahlarının görünümünü ve şehrin gündelik akışını da belirliyordu. Bazı şeyler hiç değişmiyor. Ekim geldiğinde İstanbul’da gözler hâlâ yeniden denize çevriliyor.

Londra’yı gastronomi üzerinden tanımak için her zaman şehrin en yeni restoranlarının peşine düşmek gerekmiyor. Bazen birkaç sokaklık bir rota, şehrin yemek kültürünün nasıl değiştiğini görmek için yeterli. Borough Market’tan Bermondsey Street’e kadarki bu bölge de bunun iyi örneklerinden biri. Emre Onar, sevdiği duraklar ve kendi deneyimleri üzerinden bu kısa mesafeyi adım adım anlatıyor; kahveyle başlayan rotayı pazar tezgahlarından restoranlara, oradan da Bermondsey Street’in sakinliğine taşıyor.

Urla’da sofraya giden yol, toprağın ve mevsimin sunduklarıyla başlıyor. WMF işbirliğiyle, Şef Dilek Yetkiner eşliğinde lavantalardan Ege otlarına uzanan bir hasadın ardından mutfağa geçtik. Doğada başlayan akşamı, uzun bir yaz akşamına yakışan sofrada, Bi’ Masa Akademi’de pişirdiklerimizle tamamladık.
05 Eki 2026

İki Michelin yıldızlı Villa Aida’nın kurucu şefi Kanji Kobayashi, Vakko L’Atelier’in “Guest Chef Dinner” serisi için İstanbul'daydı. Şef Kobayashi, sohbetimizde İstanbul’da karşılaştığı malzemeleri kendi mutfak diliyle yeniden düşünürken şehrin yemek kültüründe kendisine tanıdık gelen ve ayrışan noktaları anlattı.





