Coğrafi işaretli ürünlerde yüksek teknoloji

Tarım ve Orman Bakanlığı, zeytinyağı, bal ve fındık gibi Türkiye'nin coğrafi işaretli ürünlerinin haritalanması, kütüphanelerinin oluşturulması ve tescil belgelerinin alınması amacıyla NMR (Nükleer Manyetik Rezonans) teknolojisini kullanmaya başladı. Edremit zeytinyağının geçtiğimiz hafta Avrupa Birliği tarafından coğrafi işaret patenti almasının ardından Türkiye'deki coğrafi işaretli ürün sayısı 13'e yükseldi. Bakanlık, hem bu sayıyı yükseltmek hem de mevcut ürünlerin pazardaki varlığını artırmak için en son teknolojiden faydalanıyor. Buna uygun olarak NMR cihazlarıyla denemelere başlandı.
- Neden? NMR, zeytinyağı, bal, fındık ve tıbbi aromatik bitkiler gibi önemli yerel ürünler için haritalama ve kütüphaneler oluşturmak için kullanılacak. Ayrıca üreticilerin bu verilere dayalı olarak coğrafi işaret belgesi başvurusunda bulunmalarını kolaylaştıracak.
- Arka plan: Proje kapsamında bal üretiminin yoğun olduğu bilinen altı farklı coğrafi bölgede bitki florası, yetiştirme uygulamaları, arı ırkları ve coğrafi koşullar gibi faktörler dikkate alınarak çalışmalar yapıldı. Balın yapısal karakterizasyonu ve bileşimini belirlemek için 18 ilden rastgele seçilen 100 farklı işletmeden örnekler toplandı. Bakan İbrahim Yumaklı, bu yeni teknolojilerle Türkiye'nin coğrafi işaretli ürünlerle temsil edilen geleneksel zenginliğini daha da korumayı amaçladıklarını belirterek “Değerli ürünlerimizin sayısını yükselteceğiz. Şu anda AB'de kayıtlı 13 ürünümüz var. Bu sayıyı daha da arttırarak ülkemizin hazinelerini dünya sahnesine sunmayı hedefliyoruz.” dedi.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
apéro gazete'de bu hafta: Hindistan'dan Galler'e ama öncesinde Türkiye'ye: İklim değişikliğinden tarıma, coğrafi işaretten ihracat yasaklarına topraktan sofraya haberler.
28 Tem 2023

YAZARLAR

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
İLGİLİ OKUMALAR
Beslenme trendleri ortaya çıkarken bilimsel bilgi; medya, beden idealleri, sosyal normlar ve gıda endüstrisi tarafından seçiliyor, sadeleştiriliyor ve ürünleştiriliyor. Böylece bilim, gündelik yaşamın ve tüketim alışkanlıklarının parçası hâline gelirken sağlıklı beden, “doğru” beslenme ve kendimize iyi bakmak da sürekli yeniden tanımlanıyor.

Yunanistan’ın küçük Kiklad adalarından Sifnos, yerel ürünleri, geleneksel yemekleri ve son 15 yılda açılan şef restoranlarıyla ülkenin öne çıkan gastronomi duraklarından birine dönüştü. Adada nohut, peynir, kapari, kekik balı ve balık gibi ürünler hem geleneksel tavernaların hem de yeni nesil restoranların menülerinde yer buluyor. Seramikçilik gibi yüzyıllardır süren zanaatlar yemek kültürünün bir parçası olmaya devam ederken farklı ülkelerden şeflerle yapılan işbirlikleri de Sifnos mutfağını yeni tatlara ve tekniklere açıyor.

Bir zamanlar bir hayatta kalma becerisi olan foraging, bugün fine dining'in, wellness kültürünün ve sosyal medyanın ilgi alanında. Bu geri dönüş, insanın doğadan yeniden beslenmesinden çok, doğayla kopmuş ilişkisinin farkına varmasıyla ilgili olabilir.

Bordeaux’nun kurduğu şarap dünyası zamanla apelasyonlar, ödüller ve prestij üzerinden ortak bir ölçüte dönüştü. Fakat Asya’nın şarapla ilişkisi bunlardan çok daha eski. Çin’in Jiahu çömleklerinde ya da Japonya’nın Koshu bağlarında yazılan hikaye, şarabın tek bir coğrafyanın tanımlayabileceği kadar dar bir geçmişe sahip olmadığını gösteriyor. Bugün bu birikim, Batı’dan gelecek bir onaydan çok kendi referansları üzerinden yeni bir şarap kültürüne dönüşüyor.
22 Ağu 2026

Bir kısmı henüz kapılarını yeni açtı, bir kısmı yıllardır hayatımızda. Ortak noktaları ise aynı: Her biri Türkiye'nin yeme-içme sahnesine yeni bir fikir, yeni bir soluk ya da yeni bir yön öneriyorlar. Son dönemin en çok konuşulan 20 adresi bu seçkide.




