Kendi yağında kavrulan girişim: Güzel Anılar Dükkânı

Bu alanda ziyadesiyle teknoloji tabanlı şirketlere yer verdikten sonra tüketici odaklı perakende gıda ürünü satan bir girişime yer vermenin zamanı geldi. Zeytinyağı bazlı acı soslar, acılı reçeller ve kuruyemiş karışımları yapan Güzel Anılar Dükkânı’nın kurucusu Selen Bayrak ile sohbet ettik.

Fotoğraf: Sıla Eser
Güzel Anılar Dükkânı’nın kurucusu, reklamcılık kariyerinde dört nala giderken bu koşudan soğumuş ve çekilmiş Selen Bayrak. İşini bıraktığında kafe açma hayallerini erteleyip bir süre Meksika’da yaşamaya karar vermiş. Arkadaşının balayından sonra övmesi üzerine pılısını pırtısını toplayıp resif ve resort cenneti Cozumel’e taşınan Bayrak, adanın Maya asıllı yerli halkı ve turistlerin uğrak noktaları arasında bir hayat sürmüş. Yerli halkın evlerinde Cozumel’in analarının eli değmiş yemeklerini yerken sos kültürünün zenginliğini fark eden Bayrak, Türkiye’ye dönünce hemen acı sos markasını kurmamış. Hatta acıyı meslek edinmek aklında yokmuş bile denebilir.
Bir arkadaşının dükkân açılışı vesilesiyle düzenlenen kermeste Meksika’dan damak hatırasında kalan soslardan yapıp götürdüğünde, hazırladığı dokuz adet kavanozla başlayan hafta sonu 54 kavanozla kapanınca "reklamcı" zihni burada bir fırsat görmüş. Türkiye’nin acı sos piyasasına dair içgörüsüyle izinlerini almış ve Acılaaarrrr! isminde acı sos serisiyle piyasaya atılmış. Bu serinin ilk sosları Zipolite, Oaxaca ve Salsa Maça’nın dışında mevsimsel ürünlerle Salsa Verde, Chipotle Domates, Acılı Çilek Chipotle ve Acılı Ayva Marmelatı da bazen raflarda yerini alıyor. Mevsimsellik vurgusu dışında, mutfağına giren ürünler coğrafya dersi gibi; Antakya’dan zeytinyağı, Bilecik ve Antep’ten biberler, Osmaniye’den fıstık ve daha niceleri.

Fotoğraf: Sıla Eser
Bu işe başladığında sadece "anti-butik" markaların olduğu acı sos sektörüne girdiğinden beri büyük markalarda Meksika acılarına ilginin arttığını belirten Bayrak’ın, "Büyüyeyim, büyük patron, milyarder, para babası, fabrikalar sahibi olayım." gibi emelleri yok. Fıstıkları gibi kendi yağında kavrulan birinin rahatlığında, çocukken komşudan gelen kısırı eleştiren birinin ağız tadı ve damak zevki doğrultusunda butik ürünleriyle Güzel Anılar Dükkânı, tanımasanız da bir arkadaş işletmesi gibi. Hoşsohbet birinden sos almak, bu lezzeti başkalarıyla paylaşmanın verdiği zevkle Güzel Anılar Dükkânı’nın acı sosları, güzel anılar gibi güzel, güzel acılar gibi acı.
Satışlarının çoğunu çevrim içi gerçekleştiren Güzel Anılar Dükkânı, uğramak isteyenleri de Cihangir’de Süngü Sokak ve Türkgücü Caddesi kesişimindeki yeni dükkânında sosları, reçelleri, fıstıkları ve anılarıyla bekler.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Yok, geçmiyor. Ateşli iştah açıcılarla başlıyor, Meksika ilhamlı "acı" girişimiyle ve ruhun acıya açılan penceresiyle devam ediyor.
30 Eyl 2020

YAZARLAR

Berkok Yüksel
A former child writing about food and London for Aposto.

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
İLGİLİ OKUMALAR
Batı Karadeniz’in iç kesimlerindeki Daday, deniz etkisinin azaldığı, yüksek rakımlı ve ormanlık bir coğrafyada yer alıyor. Ormanlar, meralar, tarım arazileri ve köyler birbiriyle iç içe. Üretim ise iklimin ve mevsimlerin çizdiği sınırlar içinde ilerliyor. İki gün boyunca ziyaret ettiğimiz çiftlikler, bu koşullarla kurulan farklı ilişkileri anlamak için iyi birer durak.

Bir zamanlar İstanbul’un takvimi deniz üzerinden tutulurdu. Palamutun, lüferin ve uskumrunun gelişi mutfakta neyin pişeceği kadar, kayıkların ne zaman suya ineceğini, balıkçı tezgahlarının görünümünü ve şehrin gündelik akışını da belirliyordu. Bazı şeyler hiç değişmiyor. Ekim geldiğinde İstanbul’da gözler hâlâ yeniden denize çevriliyor.

Londra’yı gastronomi üzerinden tanımak için her zaman şehrin en yeni restoranlarının peşine düşmek gerekmiyor. Bazen birkaç sokaklık bir rota, şehrin yemek kültürünün nasıl değiştiğini görmek için yeterli. Borough Market’tan Bermondsey Street’e kadarki bu bölge de bunun iyi örneklerinden biri. Emre Onar, sevdiği duraklar ve kendi deneyimleri üzerinden bu kısa mesafeyi adım adım anlatıyor; kahveyle başlayan rotayı pazar tezgahlarından restoranlara, oradan da Bermondsey Street’in sakinliğine taşıyor.

Urla’da sofraya giden yol, toprağın ve mevsimin sunduklarıyla başlıyor. WMF işbirliğiyle, Şef Dilek Yetkiner eşliğinde lavantalardan Ege otlarına uzanan bir hasadın ardından mutfağa geçtik. Doğada başlayan akşamı, uzun bir yaz akşamına yakışan sofrada, Bi’ Masa Akademi’de pişirdiklerimizle tamamladık.
05 Eki 2026

İki Michelin yıldızlı Villa Aida’nın kurucu şefi Kanji Kobayashi, Vakko L’Atelier’in “Guest Chef Dinner” serisi için İstanbul'daydı. Şef Kobayashi, sohbetimizde İstanbul’da karşılaştığı malzemeleri kendi mutfak diliyle yeniden düşünürken şehrin yemek kültüründe kendisine tanıdık gelen ve ayrışan noktaları anlattı.





