Narlı lokum

Şekere eşlikçi üç ekşi: Nar, ahududu ve sumak.
Narlı lokum

apéro

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

Nedir? Reçete olarak oturmuş, karmaşık ve bir o kadar da yenilikçi bir tat kombinasyonu sunan narlı lokum. Selim’in (Cenkel) favorisi. İçindeki nar ekşisini çok yakıştırıyor: “Diğer çeşitler de çok güzel. Gülü çok sevdiğim için gül lokumunu da çok seviyorum ama narlı lokumda üç farklı ekşinin birarada kullanılması ona ayrı bir karakter katıyor. Üstelik başka bir örneği de yok.” 

Teknik açıdan geleneksel. Peki ya lezzet? Farkı, tamamı doğal malzemeden oluşan reçetesi. Herhangi bir renklendirici ya da aroma yok. Ambalajın üzerinde ne yazıyorsa içinde de gerçekten o var: Vişne diyorsa vişne, nar diyorsa nar ekşisi, gül diyorsa da gerçek gül yağı. Selim’in her yeni lokum çeşidi için tat kombinasyonları düşünürken ilk adımı da yakınındaki hammaddelere bakmak oluyor: “Malzemeyi tanımak, lokumdaki tepkisini tanımlamak ve insanların sevip sevmediğini anlamak derken her yeni tadın ortaya çıkışı, taşların sabırla tek tek konularak inşa edildiği bir yol aslında.” 

Kuruyemişler, meyveler, baharatlar… Önce bu ürünler tespit ediliyor sonra hangilerinin kullanılacağı kararlaştırılıyor. Sayısız denemeyle geçecek o süreç başlamadan evvelki düşünme safhası: Bu malzeme lokuma nasıl uyarlanır? 

Şekere eşlikçi üç ekşi: Lokum gibi şeker miktarı yüksek bir ürünün içine tanenli ve ekşi nar çok yakışıyor. Narın ekşisini tamamlamak için kaplamada yine ekşi bir meyve olan ahududu ekleniyor. Yetmiyor, ahududu ekşisine eşlikçi ekşi bir baharat olarak sumak da reçeteye dahil oluyor.

Neyle iyi gider? Geleneksel yoldan gidilip Türk kahvesi gibi kavruk tatlarla ya da fındık, fıstıkla eşleştirilebilir. Biraz daha yenilikçi bir tavır takınmak istersen hafif kavrulmuş, meyvemsi bir filtre kahveyle de çok iyi gider. Hazır sumak ve nar ekşisi biraraya gelmişken kebapçı salatasından ilhamla üzerine limon sıkmak sence de bir seçenek olabilir mi?

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

apéro

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

İLGİLİ BAŞLIKLAR

NEREDE YAYIMLANDI?

apéroapéro
∙

BÜLTEN SAYISI

🧿 Rahatü'l-hulkum, latilokum

İstanbul'dan Londra'ya oradan Narnia'ya. Lokumun tarihine inmek üzere Marsel'in kapısını aralıyoruz. Modern, funky, provokatif pozlara girse de her halükârda gelenekselliğini korumayı nasıl başardığını Selim Cenkel'den dinliyoruz.

06 Nis 2024

Lokum eşlikçisi kahve ile. Fotoğraf: Deniz Sabuncu

YAZARLAR

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

İLGİLİ OKUMALAR

apéroapéro
∙

HİKAYE

Çanakkale’de restoran kültürüne yeni bir soluk: Başka türlüsü mümkün mü?

Bir restoran, bulunduğu kentin yeme-içme kültürünü ne ölçüde değiştirebilir? Urla’da yerel ürünler ve üreticiler etrafında gelişen restoran kültüründen ilham alan Bertha, Çanakkale’de nasıl bir dönüşümün parçası olmayı hedefliyor? Danışmanlar Osman Sezener ve Sabiha Apaydın ile yatırımcı Yağız Özgen, bu soruya mutfaktan servise, yerel üretimden gastronomi turizmine uzanan farklı açılardan yaklaşıyor.

07 Kas 2026

Çanakkale’de restoran kültürüne yeni bir soluk: Başka türlüsü mümkün mü?
apéroapéro
∙

HİKAYE

Ortolan kuşu ritüeli: İnsanlar yemek yerken neden yüzlerini gizlediler?

Kemikleri ve iç organlarıyla yenen ortolan kuşu, Fransız gastronomisinin en tartışmalı yemeklerinden biri. Dumas’nın mutfak sözlüğünden "Succession"a uzanan hikayesi, bir lokmalık haz uğruna hayvanlara çektirilen acıyı gündeme getirirken geleneksel olarak ortolanları yerken başa örtülen peçete, başka bir soruyu da akla getiriyor: Yemek yerken neden saklanırız?

Canberk Çolak

·

03 Kas 2026

Ortolan kuşu ritüeli: İnsanlar yemek yerken neden yüzlerini gizlediler?
apéroapéro
∙

HİKAYE

Tada dair: Burnumuzun bildiği, dilimizin bilmediği

Nezleyken elma neden elma gibi gelmez, kırmızıya boyanmış beyaz bir şarap kırmızı şarap gibi algılanabilir mi? Lezzet yalnızca dilimizin işi değil. Koku, görme ve ağızda oluşan duyumların kesişiminde şekillenen bu deneyim, bir yiyeceği tanımamızdan onu sevmemize kadar pek çok şeyi etkiliyor.

Cansın Gelişli

·

31 Eki 2026

Tada dair: Burnumuzun bildiği, dilimizin bilmediği
apéroapéro
∙

HİKAYE

Daday'da iki gün: Hasattan kışa

Batı Karadeniz’in iç kesimlerindeki Daday, deniz etkisinin azaldığı, yüksek rakımlı ve ormanlık bir coğrafyada yer alıyor. Ormanlar, meralar, tarım arazileri ve köyler birbiriyle iç içe. Üretim ise iklimin ve mevsimlerin çizdiği sınırlar içinde ilerliyor. İki gün boyunca ziyaret ettiğimiz çiftlikler, bu koşullarla kurulan farklı ilişkileri anlamak için iyi birer durak.

Reyhan Ülker

·

24 Eki 2026

Daday'da iki gün: Hasattan kışa
apéroapéro
∙

HİKAYE

İstanbul’da mevsimi balık söylerdi

Bir zamanlar İstanbul’un takvimi deniz üzerinden tutulurdu. Palamutun, lüferin ve uskumrunun gelişi mutfakta neyin pişeceği kadar, kayıkların ne zaman suya ineceğini, balıkçı tezgahlarının görünümünü ve şehrin gündelik akışını da belirliyordu. Bazı şeyler hiç değişmiyor. Ekim geldiğinde İstanbul’da gözler hâlâ yeniden denize çevriliyor.

Büşra Soydemir

·

17 Eki 2026

İstanbul’da mevsimi balık söylerdi