Olgunlaşmış peynir tabağı

Kars'ın yaylası, Karaman'ın mağarası, Erzincan'ın tulumu. Tabakta: yöre, kültür ve lezzet harmanı.
Olgunlaşmış peynir tabağı

9 Ağustos - Metro Türkiye - apero
Metro Türkiye ile birlikte

Günün ilk lezzeti: Keyifli kahvaltı sofraları için Metro Türkiye ’den 650 çeşit ürün Metro Türkiye'nin kahvaltılık ürünlerinden bir seçki Kahvaltıya olan tutkumuzu şiirlere mi döksek gökyüzüne mi haykırsak bilemiyoruz. Bildiğimiz tek bir şey var; “Sabah olsa da hemen kahvaltı yapsam” diye düşlediğimiz hayallerin mimarı Metro Türkiye ile kurduğumuz masalarda yok yok! Masada neler var? Metro Türkiye raflarından sofralara uzanan, tadına doyulmaz yerel ve yöresel lezzetler arasında Coğrafi İşaretli zeytinyağı çeşitleri; “ben peynirsiz yapamam” diyenler için 66 çeşit peynir ; kahvaltıda et arayanlara özel füme et, roastbeef, karabiberli İtalyan salam ve pastırma; ısıtarak fırından yeni çıkmış gibi yiyebileceğin su ve gül böreği, kruvasan, waffle, Danish ve çok daha fazlası var. Her damak tadına hitap eden 650’den fazla kahvaltılık ürün çeşidi arasında tercihi bitki bazlı kahvaltı tabakları olanlara ise Metro Chef Veggie bademli ve fındıklı içecekler, tofu, vegan tereyağı, Rioba Şekersiz Glutensiz Vegan kek, kuru meyveler, kahvaltı yeşillikleri gibi ürünleri öneririz! Peki ya yanında? Tabii ki de demleme çay ! Metro Türkiye dünyanın farklı bölgelerinden 18 çeşit demleme çayı Rioba markasıyla sunuyor: Hindistan’a özel güçlü ve aromatik tadıyla Darjeeling çayı ; Brezilya Amazon yağmur ormanlarından gelen Guarana Ginseng çayı ; kaymak gibi tadıyla Oolong Milky çayı ; Japon usulü fermantasyonu durdurulmuş Mango ve Çiçek karışımı yeşil çaya kadar birbirinden özel Rioba çay çeşitleri kahvaltınıza eşlik etmeye hazır. Metro Türkiye markalarını keşfetmek için burayı ziyaret edebilirsin.

Daha fazlasını öğren

apéro

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

Nilhan'ın peynir tabağında ne var? Divle Obruk Peyniri, Erzincan Tulum Peyniri, Kars Çoban Peyniri ve kaysefe

Karaman’ın Divle köyüne özgü Obruk Peyniri koyun ve keçi sütlerinden üretilip, Divle Obruk Mağarası’nda 120 ila 150 gün arasında bekletiliyor. Kokusu küflü ve ağır, lezzeti hafif tatlı.

Kars, Boğatepe’den gelen Kafkas Çoban Peyniri büyükbaş hayvanların sütünden elde ediliyor. Dokusu ve tadı Kars Kaşarı ve Gravyer Peyniri arasında. Kremamsı, tuzu dengeleyen meyvemsi tatlarda.

İnek sütünden elde edilen Erzincan Tulum Peyniri de kıl keçisi veya koyun tulumlarına basılarak yüksek nem oranına sahip mağaralarda olgunlaştırılıyor. Güçlü tadı dili hafiften ısırken tuzu dengeli.

Kaysefe kuru kayısıların haşlanıp püre hâline getirilmesiyle elde edilen şekersiz tatlı-ekşi marmelat.

Nereden? Çoban Peyniri, Erzincan Tulum ve kaysefe Koçulu Peynircilik’ten, Divle Obruk Âlâ Dükkân’dan.

Neden peynir? Türk kahvaltısı denilince ilk akla gelen; Nilhan’ın en sevdiği.

Nilhan’ın peynir eşleşmesi: Daimi ve en iyi eşlikçinin zeytinyağı olduğunu düşünen Nilhan “Serdeşt’in menengiçli lavaşı ve Görentaş’ın sirmolu otlusuna eğer bulabilmişsem asla hayır diyemem. Hele bir de olgunlaştırılmışlarsa.” diye de ekliyor.

Nilhan’ın en sevdiği yiyeceklerden peynir; ona göre kurulan her sofranın eşlikçisi. Nilhan, peynirin kültürümüzde sadece kahvaltıda yenmesine tavırlı dolayısıyla; ona göre peynir günün her vakti yenmeli. “Peki kahvaltı sofrasında hangi peynirler eşlikçi olmalı?” diye soruyoruz: “Kısa kahvaltılarımda mutlaka hakkı verilerek üretilmiş, iyi ve lezzetli bir beyaz peynir ya da Trakya kaşarı; geniş zamana yayabildiğim veya konuk ağırladığım kahvaltılarımdaysa Divle Obruk, Konya Küflü, Kargı Tulum, Kars Gravyeri gibi olgun ve biraz da sert peynirleri yeğliyorum.” 

Yılın bu zamanının üretim yerine ve çeşidine bağlı olarak sütün peynire dönüşme süreci başlıyor. Yaz aylarının peynir işleme ve olgunlaştırma dönemi olduğunu belirten Nilhan istediği çeşitleri tam olarak bulamadığından dem vuruyor: “Sizinle bir de kasım-aralık gibi bir sofra kuralım. O zaman tulumlar göçük ve mağaralardan çıkarılır, ballar sağılır, pekmezler kaynatılıp kavanozlanır. İşte o vakit istediklerimizi tam anlamıyla alma şansımız olur.”

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

apéro

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

NEREDE YAYIMLANDI?

apéroapéro

BÜLTEN SAYISI

🍽️ Yöreden yöreye kahvaltı sofrası ve eşlikçisi peynir

Gün Nilhan'ın yedi bölge kahvaltısıyla başlıyor: Dünden bugüne Anadolu'nun kahvaltı kültürü, gelenek ve ritüelleri.

09 Ağu 2023

Metro Türkiye ile birlikte
Nilhan'ın kahvaltı sofrası, Fotoğraf: Deniz Sabuncu

YAZARLAR

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

İLGİLİ OKUMALAR

apéroapéro

HİKAYE

Bilginin toprağı: Bilgi neden tarımın merkezinde?

Tarımda kriz çoğu zaman üretim, iklim ya da ekonomi üzerinden tartışılıyor. Oysa gözden kaçan daha temel bir mesele var: Bilginin kim tarafından üretildiği. Tarımsal bilginin köyden laboratuvara, devletten piyasaya ve bugün algoritmalara kadarki süreçlerini izleyerek çiftçinin bu değişimde nasıl edilgenleştiğini ve neden yeniden bilgi üretiminin öznesi olması gerektiğini tartışıyoruz.

25 Tem 2026

Bilginin toprağı: Bilgi neden tarımın merkezinde?
apéroapéro

HİKAYE

The Bear’e veda: Her şey yolunda

Fine dining dünyasının baskıları, aile mirasları, kapanmayan yaralar ve kırılgan dostluklar... The Bear final sezonunda yeni hikayeler anlatmak yerine yıllardır taşıdığı yüklerle aynı masaya oturuyor. Dizinin Mikey'nin gölgesi, restoran kültürü, Carmy'nin liderlik krizi, Richie'nin dönüşümü etrafında beş sezondur ördüğü temalar, son sezonda birer birer çözülüyor.

18 Tem 2026

The Bear’e veda: Her şey yolunda
apéroapéro

HİKAYE

Ethem Efendi Kahvaltı'da: Bir öğünden fazlası

Türkiye'de kahvaltı hiçbir zaman yalnızca günün ilk öğünü olmadı. Ailelerin, dostlukların ve gündelik hayatın etrafında şekillenen bu kültür, Erenköy'deki Mehmet Ali Paşa Köşkü'nde bulunan Ethem Efendi Kahvaltı'yla geçmişi ve bugünü aynı sofrada buluşturuyor.

11 Tem 2026

Ethem Efendi Kahvaltı'da: Bir öğünden fazlası
apéroapéro

HİKAYE

Londra'da Türk mutfağının yeni dönemi

Londra’da Türk mutfağı artık yalnızca kebapçılar ve mahalle restoranlarından ibaret değil. Şehrin merkezinde açılan yeni nesil restoranlar, sokak lezzetlerini yeniden yorumlayan girişimler ve farklı kitlelerle kurulan yeni ilişkiler, mutfağın görünürlüğünü ve algısını değiştiriyor. Soho’dan Dalston’a uzanan bu rota, Türk mutfağının Londra gastronomi sahnesindeki yerini takip ediyor.

04 Tem 2026

Londra'da Türk mutfağının yeni dönemi
apéroapéro

HİKAYE

Hona: Ahıska'dan kalanlar

Beyoğlu’nun, ahşap dokulu ve minimalist atmosferiyle öne çıkan Uzak Doğu etkili restoranı Hona'dayız. Hona, şef Ansar Kemaloğlu’nun ailesinin sürgün edildiği köyün adı. Özbekistan’da geçen çocukluk yılları, Uzak Doğu mutfaklarıyla kurulan erken temas, Türk mutfağına yöneliş ve Uygur mutfağında başlayan profesyonel deneyim, bugün Hona’yı şekillendiren fikrin temelini oluşturuyor.

Reyhan Ülker

·

27 Haz 2026

Hona: Ahıska'dan kalanlar