Şehir şehir iyi lahmacun durakları


Atıksız mutfaklar için rekabet Metro Türkiye ile başlıyor: ‘35 Yaş Altı 3 Şef Yarışması’
Metro Türkiye’nin ana sponsorluğunda, DudeTable Gastronomi Pazarlama Ajansı tarafından düzenlenen “ 35 Yaş Altı 3 Şef Yarışması ” bu yıl üçüncü kez genç şeflerini bekliyor. “ Gıdanın Geleceği için Yerel ve Atıksız Mutfak ” teması ile genç…
Daha fazlasını öğren →
İstanbul
- Nerede? Caferağa Mahallesi, Güneşli Bahçe Sokak, No:26, 34710, Kadıköy/İstanbul
- Nerede? Caferağa Mahallesi, Güneşli Bahçe Sokak, No:22, 34710, Kadıköy/İstanbul
Öz Kilis Kebap ve Lahmacun Salonu
- Nerede? Akşemsettin Mahallesi, Bedrettin Simavi Sokak, 5/A, 34080 Fatih/İstanbul
- Nerede? Caferağa, Güneşli Bahçe Sok, 34710 Kadıköy/İstanbul
- Nerede? Duatepe Mahallesi, Baruthane Caddesi, 60/A, 34379 Şişli/İstanbul

Gaziantepli Mehmet Usta'dan
- Nerede? Cerrahpaşa Mahallesi, Koca Mustafapaşa Caddesi, No:126, 34098 Fatih/İstanbul
- Nerede? Aksaray Mahallesi, Sinekli Bahçe Aralığı, No:5, D:C, 34096 Fatih/İstanbul
- Nerede? Kartaltepe Mahallesi, İncirli Caddesi, No:38, D:C, 34145 Bakırköy/İstanbul
- Nerede? Cumhuriyet Mahallesi, Tavukçu Feth Sokağı, No: 28/B, 34380 Şişli/İstanbul
- Nerede? Yamanevler Mahallesi, Alemdağ Caddesi, Ata Sokak,No 13/B, Ümraniye, İstanbul
Ankara
- Nerede? Anıttepe, Kızılay, Ümitköy ve Bilkent şubelerinde.
- Nerede? Cemal Gürsel Caddesi. No: 62/A Cebeci, Çankaya/Ankara
Gaziantep
- Nerede? Sacır Sokak, No:19, D:2, 27010, Şahinbey/Gaziantep
Diyarbakır
- Nerede? Cami Kebir, 21300, Sur/Diyarbakır
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Paul Benjamin Osterlund ile İstanbul'daki favori lahmacun duraklarına uğruyor ve işin inceliklerini ustalarından dinliyoruz. Şehirlerarası iyi lahmacun rehberi ise İştah Açanlar'da.
23 Kas 2024

YAZARLAR

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
İLGİLİ OKUMALAR
Kemikleri ve iç organlarıyla yenen ortolan kuşu, Fransız gastronomisinin en tartışmalı yemeklerinden biri. Dumas’nın mutfak sözlüğünden "Succession"a uzanan hikayesi, bir lokmalık haz uğruna hayvanlara çektirilen acıyı gündeme getirirken geleneksel olarak ortolanları yerken başa örtülen peçete, başka bir soruyu da akla getiriyor: Yemek yerken neden saklanırız?

Nezleyken elma neden elma gibi gelmez, kırmızıya boyanmış beyaz bir şarap kırmızı şarap gibi algılanabilir mi? Lezzet yalnızca dilimizin işi değil. Koku, görme ve ağızda oluşan duyumların kesişiminde şekillenen bu deneyim, bir yiyeceği tanımamızdan onu sevmemize kadar pek çok şeyi etkiliyor.

Batı Karadeniz’in iç kesimlerindeki Daday, deniz etkisinin azaldığı, yüksek rakımlı ve ormanlık bir coğrafyada yer alıyor. Ormanlar, meralar, tarım arazileri ve köyler birbiriyle iç içe. Üretim ise iklimin ve mevsimlerin çizdiği sınırlar içinde ilerliyor. İki gün boyunca ziyaret ettiğimiz çiftlikler, bu koşullarla kurulan farklı ilişkileri anlamak için iyi birer durak.

Bir zamanlar İstanbul’un takvimi deniz üzerinden tutulurdu. Palamutun, lüferin ve uskumrunun gelişi mutfakta neyin pişeceği kadar, kayıkların ne zaman suya ineceğini, balıkçı tezgahlarının görünümünü ve şehrin gündelik akışını da belirliyordu. Bazı şeyler hiç değişmiyor. Ekim geldiğinde İstanbul’da gözler hâlâ yeniden denize çevriliyor.

Londra’yı gastronomi üzerinden tanımak için her zaman şehrin en yeni restoranlarının peşine düşmek gerekmiyor. Bazen birkaç sokaklık bir rota, şehrin yemek kültürünün nasıl değiştiğini görmek için yeterli. Borough Market’tan Bermondsey Street’e kadarki bu bölge de bunun iyi örneklerinden biri. Emre Onar, sevdiği duraklar ve kendi deneyimleri üzerinden bu kısa mesafeyi adım adım anlatıyor; kahveyle başlayan rotayı pazar tezgahlarından restoranlara, oradan da Bermondsey Street’in sakinliğine taşıyor.




