Uğur Arslan'la: Zaman ve mekan arası kokteyl kültürü ve tarihi

Klasik kokteyller nasıl ortaya çıktı? İstanbul'un kokteyl kültüründe dünden bugüne neler değişti? Jigger Istanbul bu değişimin neresinde?
Uğur Arslan'la: Zaman ve mekan arası kokteyl kültürü ve tarihi

17 Mayıs - Jigger İstanbul - Soli
Jigger İstanbul ile birlikte

Tanış, çalkala, eğlen: Jigger İstanbul

Köklerini İstanbul'un renkli ve dinamik dokusundan alan Jigger İstanbul , etkinlikler ve atölyeler düzenleyerek kokteyl kültürünü yeniden şekillendiriyor. Uğur Arslan liderliğindeki ekip, sadece bir kokteylden öte, onun arkasındaki…

Daha fazlasını öğren →

apéro

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

Fotoğraflar: Mert Coşar

Doğu-Batı, kültür-tarih sentezi bir şehir olarak İstanbul'un hareketli sokaklarında kokteyl kültürü, lezzetler, gelenekler ve yeniliklerle her geçen gün daha da zenginleşiyor. Şehirle beraber kokteyl kültürü de yıllar içinde dikkate değer bir dönüşüm geçirdi. Bu kokteyl yolculuğunu daha detaylı görebilmek için öncü niteliği taşıyan bir kokteyl tasarım ve danışmanlık firması olan Jigger Istanbul'un kurucusu Uğur Arslan ile biraraya geliyoruz. 

Uğur, Jigger Istanbul’u yeme-içme kültürünün bir bütün olduğuna inanan, içki kültürünü tanıtmayı ve geliştirmeyi misyon edinen bir marka olarak tanımlıyor. Kişiye, ürüne, markaya ya da konsepte özel reçeteler geliştiren Jigger Istanbul’un uluslararası içecek ve kokteyl trendlerini yakından takip ettiğinden ve sürekli yeni reçeteler geliştirmek üzere çalışmalar yaptığından bahsediyor.

Hem miksolojiye hem de her kokteylin doğasındaki hikaye anlatımına dair bilgi ve deneyimlerini göz önünde bulundurarak klasik kokteyllerin ortaya nasıl çıktığını, dünden bugüne İstanbul'un değişen ve gelişen kokteyl kültürünü konuşuyoruz. Odağımızdaki üçlü: Şehir, kültür ve anlatı.


Tarihsel perspektif

Dünden bugüne kokteyl tarihine baktığımızda kokteyl yapımında kayda değer etki yaratan belirli olaylar var mı?   

Tüm klasik kokteyl tarihinde en az 3 kokteyl C vitamini hastalığı olarak da bilinen skorbüt ile ilgili. Cin ve tonik ikilisinin ortaya çıkışı da sıtma hastalığını iyileştiren bir tür kür olarak başlıyor. Klasik kokteyllerin en az 30 tanesi Hollywood’ın eliyle dünyaya yayılıyor. Bence klasik kokteyllere ilişkin en önemli gelişme bu. Birçok filmde dünyanın herhangi bir yerindeki tüketiciye veya bartender'a ödev gibi sahnelerin yazıldığını görüyoruz.                        

Hemen her klasik kokteylin bir hikayesi var. Senin gözünde hangi klasik kokteyl ve hikayesi sosyal, politik ya da kültürel olarak daha ayrıcalıklı bir konumda?

Türkiye’de çok bilinmeyen bir kokteyl, Mata Hari. Mata Hari bir dansçı ve aynı zamanda bir ajan olduğu iddia ediliyor. Fransa ve Almanya cazibesi dolayısıyla onu ajanlıkla suçluyor ve en sonunda da Fransa tarafından idam ediliyor. Fransız bir bartender üç gül tomurcuğuyla süslediği kokteylini Mata Hari’ye bir "özür" olarak ortaya çıkarıyor.

Kokteyller bugün aroma ve lezzet profilleri, her geçen gün daha çok gelişen teknik ve malzeme kullanımıyla gastronomik deneyimin önemli bir parçası hâline geldi. Fakat bu hep böyle değildi. Kokteylin toplumdaki rolünün geçmişten günümüze nasıl değiştiğinden bahseder misin?

80'ler, 90'lar ve 2000'lerin başı "beach" dediğimiz kokteyllerin etkisinde geçti. Bu kokteyller oldukça tatlı ve renkliydi. 2000'lerde gastronomide "moleküler" trendinin başlamasıyla kokteyl kültürü de bu yeni deneyimi kendi çerçevesinde konumlandırmayı başardı. Artık sürdürülemeyecek renkli ve tatlı dünyadan uzaklaşarak daha nitelikli kabul edilen, eşlikçi niteliğinde, her tat paletine özgü taze ve güçlü aroma profiline sahip bir yola evrildi. Bu dönüşümde kokteyl yarışmalarının da ciddi bir katkısının olduğunu eklemek isterim.


Yeni bir lezzet oluşturma                        

Malzeme, tat, deneyim, kültürel etki... Yeni bir kokteyl yaratmaya başladığınızda sana en çok ne ilham veriyor?

Anafikir çok önemli. Örneğin Galata’ya özgü bir kokteyl yapmak istediğimizde "Levanten" isimli bir kokteyl yapmak çok keyifli olabiliyor. İçeriğinde Batı kültüründen cin, Doğu'dan rakı kullandığımız bir reçete yapabiliyoruz. Kurduğumuz bağlamın ekşi mi tatlı mı olacağına ise hikayenin tonu karar veriyor.

Yeni bir kokteyl yaratma sürecine başlarken hangi adımlarla ilerliyorsun? 

Nasıl bir kokteyle ihtiyacımız var sorusu aklımıza gelen ilk soru. İkincisi ise zulada tuttuğumuz bu tonda br hikaye var mı? Bu iki soru sektörde geçirilen 24 yıl ve bu yıllarda bağ kurulan bütün bitki, baharat ve içkilerle sentezleniyor.

Deukalion, Leda and the Swan gibi özgün çalışmalarınız mevcut. Kokteyl sunumlarınıza hikaye anlatımını veya tematik unsurları nasıl dahil ediyorsun?

Burada genellikle bir sipariş oluyor. Yeni bir mekanın menüsü yapılacaksa açılış teması ve mutfağı; bir markaya ait bir koleksiyon ya da lansman yapacağı bir ürünü göz önünde bulundurarak yeni fikri çalışıyoruz. Danışmanlık ve kokteyl tasarım şirketi olarak Jigger Istanbul’un birçok müşterisi bu alanda bizi zorlayan, vizyoner yöneticilerden oluşuyor. Biz de kokteyle bakışımızı onlara aktarırken yeni ve yaratıcı fikirler sunabilmek için kendimizi bir içeriğin dehlizlerinde buluyoruz.

Jigger Istanbul’un bugüne kadarki kokteyllerinden yaratıcılığın ve deneyselliğin sınırlarını en çok zorlayan kokteyli sorsam hangisini söylersin? Neden?

Lagom ve Yeni Lüks. Bir markanın çok farklı renk paletlerine sahip ilk mobilya koleksiyonu için hazırlamıştık. Marka yöneticilerinin söylediği cümle tam olarak şuydu: "Uğur Bey öyle bir kokteyl yapın ki koleksiyonun içine koyduğumuzda koleksiyonun bir objesi gibi dursun. İçildiğinde de koleksiyonun ruhunu yansıtsın." 

Yöneticiler lansman gününe kadar kokteylleri görmediler ve ortaya şahane bir kokteyl çıktı. Bu iki kokteyl koleksiyonun lansmanında Cocktail Catering olarak yer aldı. Ayrıca alanda da kokteyllerin atölye çalışmasını yaptık.


İstanbul’un kokteyl kültürüne dair

İstanbul'da kokteyl kültürünün biraz derinlerine inelim. Başlangıcından günümüze İstanbul yeme-içme sahnesinde kokteyl kültürü nasıl bir değişim geçirdi? 

Gözlemlediğim son 25 yıllık süreçten bahsedersem İstanbul yeme içme sahnesi hem dünyanın hem de Türkiye’nin geçirdiği her önemli olaydan birçok yönüyle büyük ölçüde etkileniyor. İstiklal Caddesi’nde patlayan bomba veya korona salgını... Bu etkilerin özellikle yatırımlardaki yansıması gelişme ve değişimi de doğrudan etkiliyor. Çok değerli fikirler enflasyonla birlikte değersizleşebiliyor.

İstanbul’un kokteyl kültürünün şekillenmesinde önemli rol oynayan ikonik mekanlar ya da bartender'lar var mı?

Artık burada olmasa da Asmalımescit’e 20 adım mesafede ABD’li bir bartender olan Alex'in Yeri ilk aklıma gelen. İstanbul’da kokteyl kültürünün gelişiminde ilk fişeği orası fırlattı da denilebilir. Kim ana akım bir kokteyl talep etse "Onu arka sokakta içebilirsin" denilerek 10 metrekare bile olmayan küçücük bir dükkana yönlendirildi. Mekanı keşfeden seçkin bir kitle o mekanda New Yorker gibi vakit geçirebiliyordu.

Son olarak, sence İstanbul kokteyl sahnesinin seyrini neler şekillendiriyor? Jigger Istanbul bu süreçte nasıl bir rol üstleniyor?

Korona sonrası ve öncesi olarak ikiye ayrılan sürecin sonrasında yeme-içme dünyasının artık daha çok deneyim odaklı bir anlayış üzerine kurulduğuna tanıklık ediyoruz. Jigger Istanbul olarak başlattığımız kokteyl atölyesi deneyimi artık birçok mekana ilham olmaya başladı. Öncülüğümüzü 6 yılda 700'den fazla atölyeye imza atarak kazandık. Kokteyl yapılan yerin artık barın dışında herhangi bir yerde de olabileceğini çoğunluğa gösterdiğimizi düşünüyorum. 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

apéro

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

NEREDE YAYIMLANDI?

apéroapéro
∙

BÜLTEN SAYISI

🍸 Bir kokteyl, üç kelime

Şehir, kültür, anlatı. Ünlü ressamların klasikleşen tablolarından ilhamla yaratılan kokteyllerin İstanbul'un kokteyl sahnesinin gelişiminde nasıl bir rol üstlendiğini Jigger Istanbul'la konuşuyoruz.

18 May 2024

Jigger İstanbul ile birlikte
Leda and The Swan kokteyli. Fotoğraf: Mert Coşar

YAZARLAR

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

İLGİLİ OKUMALAR

apéroapéro
∙

HİKAYE

Daday'da iki gün: Hasattan kışa

Batı Karadeniz’in iç kesimlerindeki Daday, deniz etkisinin azaldığı, yüksek rakımlı ve ormanlık bir coğrafyada yer alıyor. Ormanlar, meralar, tarım arazileri ve köyler birbiriyle iç içe. Üretim ise iklimin ve mevsimlerin çizdiği sınırlar içinde ilerliyor. İki gün boyunca ziyaret ettiğimiz çiftlikler, bu koşullarla kurulan farklı ilişkileri anlamak için iyi birer durak.

Reyhan Ülker

·

24 Eki 2026

Daday'da iki gün: Hasattan kışa
apéroapéro
∙

HİKAYE

İstanbul’da mevsimi balık söylerdi

Bir zamanlar İstanbul’un takvimi deniz üzerinden tutulurdu. Palamutun, lüferin ve uskumrunun gelişi mutfakta neyin pişeceği kadar, kayıkların ne zaman suya ineceğini, balıkçı tezgahlarının görünümünü ve şehrin gündelik akışını da belirliyordu. Bazı şeyler hiç değişmiyor. Ekim geldiğinde İstanbul’da gözler hâlâ yeniden denize çevriliyor.

Büşra Soydemir

·

17 Eki 2026

İstanbul’da mevsimi balık söylerdi
apéroapéro
∙

HİKAYE

Londra gastronomi rotası: Borough Market’tan Bermondsey Street’e

Londra’yı gastronomi üzerinden tanımak için her zaman şehrin en yeni restoranlarının peşine düşmek gerekmiyor. Bazen birkaç sokaklık bir rota, şehrin yemek kültürünün nasıl değiştiğini görmek için yeterli. Borough Market’tan Bermondsey Street’e kadarki bu bölge de bunun iyi örneklerinden biri. Emre Onar, sevdiği duraklar ve kendi deneyimleri üzerinden bu kısa mesafeyi adım adım anlatıyor; kahveyle başlayan rotayı pazar tezgahlarından restoranlara, oradan da Bermondsey Street’in sakinliğine taşıyor.

Emre Onar

·

10 Eki 2026

Londra gastronomi rotası: Borough Market’tan Bermondsey Street’e
apéroapéro
∙

HİKAYE

Hasat, Mutfak ve Sofra: WMF ile Urla’da bir akşam

Urla’da sofraya giden yol, toprağın ve mevsimin sunduklarıyla başlıyor. WMF işbirliğiyle, Şef Dilek Yetkiner eşliğinde lavantalardan Ege otlarına uzanan bir hasadın ardından mutfağa geçtik. Doğada başlayan akşamı, uzun bir yaz akşamına yakışan sofrada, Bi’ Masa Akademi’de pişirdiklerimizle tamamladık.

05 Eki 2026

Hasat, Mutfak ve Sofra: WMF ile Urla’da bir akşam
apéroapéro
∙

HİKAYE

Şef Kanji Kobayashi’nin İstanbul notları

İki Michelin yıldızlı Villa Aida’nın kurucu şefi Kanji Kobayashi, Vakko L’Atelier’in “Guest Chef Dinner” serisi için İstanbul'daydı. Şef Kobayashi, sohbetimizde İstanbul’da karşılaştığı malzemeleri kendi mutfak diliyle yeniden düşünürken şehrin yemek kültüründe kendisine tanıdık gelen ve ayrışan noktaları anlattı.

Reyhan Ülker

·

03 Eki 2026

Şef Kanji Kobayashi’nin İstanbul notları