Uğur Arslan'la: Zaman ve mekan arası kokteyl kültürü ve tarihi


Tanış, çalkala, eğlen: Jigger İstanbul Köklerini İstanbul'un renkli ve dinamik dokusundan alan Jigger İstanbul , etkinlikler ve atölyeler düzenleyerek kokteyl kültürünü yeniden şekillendiriyor. Uğur Arslan liderliğindeki ekip, sadece bir kokteylden öte, onun arkasındaki hikâyeyi ve kültürü yaşatmayı amaçlıyor. Güçlü bağlara sahip bir topluluk etrafında şekillenen bu hikâye, yeni tecrübelere açık, hoşsohbet kişilerle renkleniyor. Pandemide dahi etkinlikleri çevrimiçi platformlarda bir araya getirmeye gösterdikleri özen, Jigger İstanbul topluluğunun bağlarını güçlendirdi. Bu bağlar, İstanbul’da Rooftail Galata ve Datça’da Dry Cocktail Bar gibi mekânlarla daha da derinleşti. Beraberliklere ev sahipliği yapan bu mekânlar, öyle ki Jigger İstanbul'un ruhunu ve misyonunu yansıtan birer yaşam alanı hâline geldi. Gastronominin çeyrek yüzyılına meraklı bir üretken olarak bakan Jigger İstanbul, özünde aslında bir ‘kokteyl tasarım ve danışmanlık’ markası ve kokteyl atölyeleri düzenlemenin yanı sıra butik kokteyl bar catering hizmeti de veriyor. Bu meraklı ve üretken oluşum; bugün yaklaşık 700 atölyeye ve 23 binden fazla katılımcıya ulaşmanın; sayısız kokteyl catering işine ve pek çok farklı marka için özel kokteyl tasarımına imza atmanın mutluluğunu paylaşıyor. Her bir etkinlik katılımcılara sadece yeni kokteyller öğretmekle kalmıyor, aynı zamanda farklı kültürleri, mitolojiyi ve lokal ürünleri keşfetmelerini sağlıyor. Jigger İstanbul, yaratıcı ve özgün kokteyllerinde kullanılan malzemelerden sunum şekline kadar her detayda çevreye duyarlı ve sürdürülebilir bir yaklaşım sergiliyor. İnce ruhların peşinden giden ve her bir kokteylden atölye tasarıma kadar incelikle hareket eden Jigger İstanbul ’u buradan takip edebilirsin. Gelecek buluşmada , bu keyifli ekiple sen de bir araya gelebilirsin.
Daha fazlasını öğren →
Fotoğraflar: Mert Coşar
Doğu-Batı, kültür-tarih sentezi bir şehir olarak İstanbul'un hareketli sokaklarında kokteyl kültürü, lezzetler, gelenekler ve yeniliklerle her geçen gün daha da zenginleşiyor. Şehirle beraber kokteyl kültürü de yıllar içinde dikkate değer bir dönüşüm geçirdi. Bu kokteyl yolculuğunu daha detaylı görebilmek için öncü niteliği taşıyan bir kokteyl tasarım ve danışmanlık firması olan Jigger Istanbul'un kurucusu Uğur Arslan ile biraraya geliyoruz.
Uğur, Jigger Istanbul’u yeme-içme kültürünün bir bütün olduğuna inanan, içki kültürünü tanıtmayı ve geliştirmeyi misyon edinen bir marka olarak tanımlıyor. Kişiye, ürüne, markaya ya da konsepte özel reçeteler geliştiren Jigger Istanbul’un uluslararası içecek ve kokteyl trendlerini yakından takip ettiğinden ve sürekli yeni reçeteler geliştirmek üzere çalışmalar yaptığından bahsediyor.
Hem miksolojiye hem de her kokteylin doğasındaki hikaye anlatımına dair bilgi ve deneyimlerini göz önünde bulundurarak klasik kokteyllerin ortaya nasıl çıktığını, dünden bugüne İstanbul'un değişen ve gelişen kokteyl kültürünü konuşuyoruz. Odağımızdaki üçlü: Şehir, kültür ve anlatı.

Tarihsel perspektif
Dünden bugüne kokteyl tarihine baktığımızda kokteyl yapımında kayda değer etki yaratan belirli olaylar var mı?
Tüm klasik kokteyl tarihinde en az 3 kokteyl C vitamini hastalığı olarak da bilinen skorbüt ile ilgili. Cin ve tonik ikilisinin ortaya çıkışı da sıtma hastalığını iyileştiren bir tür kür olarak başlıyor. Klasik kokteyllerin en az 30 tanesi Hollywood’ın eliyle dünyaya yayılıyor. Bence klasik kokteyllere ilişkin en önemli gelişme bu. Birçok filmde dünyanın herhangi bir yerindeki tüketiciye veya bartender'a ödev gibi sahnelerin yazıldığını görüyoruz.
Hemen her klasik kokteylin bir hikayesi var. Senin gözünde hangi klasik kokteyl ve hikayesi sosyal, politik ya da kültürel olarak daha ayrıcalıklı bir konumda?
Türkiye’de çok bilinmeyen bir kokteyl, Mata Hari. Mata Hari bir dansçı ve aynı zamanda bir ajan olduğu iddia ediliyor. Fransa ve Almanya cazibesi dolayısıyla onu ajanlıkla suçluyor ve en sonunda da Fransa tarafından idam ediliyor. Fransız bir bartender üç gül tomurcuğuyla süslediği kokteylini Mata Hari’ye bir "özür" olarak ortaya çıkarıyor.
Kokteyller bugün aroma ve lezzet profilleri, her geçen gün daha çok gelişen teknik ve malzeme kullanımıyla gastronomik deneyimin önemli bir parçası hâline geldi. Fakat bu hep böyle değildi. Kokteylin toplumdaki rolünün geçmişten günümüze nasıl değiştiğinden bahseder misin?
80'ler, 90'lar ve 2000'lerin başı "beach" dediğimiz kokteyllerin etkisinde geçti. Bu kokteyller oldukça tatlı ve renkliydi. 2000'lerde gastronomide "moleküler" trendinin başlamasıyla kokteyl kültürü de bu yeni deneyimi kendi çerçevesinde konumlandırmayı başardı. Artık sürdürülemeyecek renkli ve tatlı dünyadan uzaklaşarak daha nitelikli kabul edilen, eşlikçi niteliğinde, her tat paletine özgü taze ve güçlü aroma profiline sahip bir yola evrildi. Bu dönüşümde kokteyl yarışmalarının da ciddi bir katkısının olduğunu eklemek isterim.

Yeni bir lezzet oluşturma
Malzeme, tat, deneyim, kültürel etki... Yeni bir kokteyl yaratmaya başladığınızda sana en çok ne ilham veriyor?
Anafikir çok önemli. Örneğin Galata’ya özgü bir kokteyl yapmak istediğimizde "Levanten" isimli bir kokteyl yapmak çok keyifli olabiliyor. İçeriğinde Batı kültüründen cin, Doğu'dan rakı kullandığımız bir reçete yapabiliyoruz. Kurduğumuz bağlamın ekşi mi tatlı mı olacağına ise hikayenin tonu karar veriyor.
Yeni bir kokteyl yaratma sürecine başlarken hangi adımlarla ilerliyorsun?
Nasıl bir kokteyle ihtiyacımız var sorusu aklımıza gelen ilk soru. İkincisi ise zulada tuttuğumuz bu tonda br hikaye var mı? Bu iki soru sektörde geçirilen 24 yıl ve bu yıllarda bağ kurulan bütün bitki, baharat ve içkilerle sentezleniyor.
Deukalion, Leda and the Swan gibi özgün çalışmalarınız mevcut. Kokteyl sunumlarınıza hikaye anlatımını veya tematik unsurları nasıl dahil ediyorsun?
Burada genellikle bir sipariş oluyor. Yeni bir mekanın menüsü yapılacaksa açılış teması ve mutfağı; bir markaya ait bir koleksiyon ya da lansman yapacağı bir ürünü göz önünde bulundurarak yeni fikri çalışıyoruz. Danışmanlık ve kokteyl tasarım şirketi olarak Jigger Istanbul’un birçok müşterisi bu alanda bizi zorlayan, vizyoner yöneticilerden oluşuyor. Biz de kokteyle bakışımızı onlara aktarırken yeni ve yaratıcı fikirler sunabilmek için kendimizi bir içeriğin dehlizlerinde buluyoruz.
Jigger Istanbul’un bugüne kadarki kokteyllerinden yaratıcılığın ve deneyselliğin sınırlarını en çok zorlayan kokteyli sorsam hangisini söylersin? Neden?
Lagom ve Yeni Lüks. Bir markanın çok farklı renk paletlerine sahip ilk mobilya koleksiyonu için hazırlamıştık. Marka yöneticilerinin söylediği cümle tam olarak şuydu: "Uğur Bey öyle bir kokteyl yapın ki koleksiyonun içine koyduğumuzda koleksiyonun bir objesi gibi dursun. İçildiğinde de koleksiyonun ruhunu yansıtsın."
Yöneticiler lansman gününe kadar kokteylleri görmediler ve ortaya şahane bir kokteyl çıktı. Bu iki kokteyl koleksiyonun lansmanında Cocktail Catering olarak yer aldı. Ayrıca alanda da kokteyllerin atölye çalışmasını yaptık.

İstanbul’un kokteyl kültürüne dair
İstanbul'da kokteyl kültürünün biraz derinlerine inelim. Başlangıcından günümüze İstanbul yeme-içme sahnesinde kokteyl kültürü nasıl bir değişim geçirdi?
Gözlemlediğim son 25 yıllık süreçten bahsedersem İstanbul yeme içme sahnesi hem dünyanın hem de Türkiye’nin geçirdiği her önemli olaydan birçok yönüyle büyük ölçüde etkileniyor. İstiklal Caddesi’nde patlayan bomba veya korona salgını... Bu etkilerin özellikle yatırımlardaki yansıması gelişme ve değişimi de doğrudan etkiliyor. Çok değerli fikirler enflasyonla birlikte değersizleşebiliyor.
İstanbul’un kokteyl kültürünün şekillenmesinde önemli rol oynayan ikonik mekanlar ya da bartender'lar var mı?
Artık burada olmasa da Asmalımescit’e 20 adım mesafede ABD’li bir bartender olan Alex'in Yeri ilk aklıma gelen. İstanbul’da kokteyl kültürünün gelişiminde ilk fişeği orası fırlattı da denilebilir. Kim ana akım bir kokteyl talep etse "Onu arka sokakta içebilirsin" denilerek 10 metrekare bile olmayan küçücük bir dükkana yönlendirildi. Mekanı keşfeden seçkin bir kitle o mekanda New Yorker gibi vakit geçirebiliyordu.
Son olarak, sence İstanbul kokteyl sahnesinin seyrini neler şekillendiriyor? Jigger Istanbul bu süreçte nasıl bir rol üstleniyor?
Korona sonrası ve öncesi olarak ikiye ayrılan sürecin sonrasında yeme-içme dünyasının artık daha çok deneyim odaklı bir anlayış üzerine kurulduğuna tanıklık ediyoruz. Jigger Istanbul olarak başlattığımız kokteyl atölyesi deneyimi artık birçok mekana ilham olmaya başladı. Öncülüğümüzü 6 yılda 700'den fazla atölyeye imza atarak kazandık. Kokteyl yapılan yerin artık barın dışında herhangi bir yerde de olabileceğini çoğunluğa gösterdiğimizi düşünüyorum.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
NEREDE YAYIMLANDI?
Şehir, kültür, anlatı. Ünlü ressamların klasikleşen tablolarından ilhamla yaratılan kokteyllerin İstanbul'un kokteyl sahnesinin gelişiminde nasıl bir rol üstlendiğini Jigger Istanbul'la konuşuyoruz.
18 May 2024

YAZARLAR

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
İLGİLİ OKUMALAR
Türkiye'de kahvaltı hiçbir zaman yalnızca günün ilk öğünü olmadı. Ailelerin, dostlukların ve gündelik hayatın etrafında şekillenen bu kültür, Erenköy'deki Mehmet Ali Paşa Köşkü'nde bulunan Ethem Efendi Kahvaltı'yla geçmişi ve bugünü aynı sofrada buluşturuyor.
11 Tem 2026

Londra’da Türk mutfağı artık yalnızca kebapçılar ve mahalle restoranlarından ibaret değil. Şehrin merkezinde açılan yeni nesil restoranlar, sokak lezzetlerini yeniden yorumlayan girişimler ve farklı kitlelerle kurulan yeni ilişkiler, mutfağın görünürlüğünü ve algısını değiştiriyor. Soho’dan Dalston’a uzanan bu rota, Türk mutfağının Londra gastronomi sahnesindeki yerini takip ediyor.
04 Tem 2026

Beyoğlu’nun, ahşap dokulu ve minimalist atmosferiyle öne çıkan Uzak Doğu etkili restoranı Hona'dayız. Hona, şef Ansar Kemaloğlu’nun ailesinin sürgün edildiği köyün adı. Özbekistan’da geçen çocukluk yılları, Uzak Doğu mutfaklarıyla kurulan erken temas, Türk mutfağına yöneliş ve Uygur mutfağında başlayan profesyonel deneyim, bugün Hona’yı şekillendiren fikrin temelini oluşturuyor.

Ege kıyıları ve İstanbul Boğazı boyunca uzanan beş restorana konuk olduk. Her biri denizle kurulan ilişkiyi farklı yorumlarla ele alıyor. Kimi mevsime teslim olup günlük avın peşinden gidiyor, kimi ocakbaşını esintili bir Bodrum akşamına taşıyor, kimi ise köklü aile hikayelerini aynı bahçede yaşatıyor. Ortak noktaları ise ürünün kendisine duyulan güven ve ortak kurulan sofralar.
20 Haz 2026

Punch denince akla genellikle alkollü içecekler gelse de bu tarif, narenciye, çay ve baharat notalarının öne çıktığı alkolsüz bir yorum sunuyor. İsli karakteriyle öne çıkan Lapsang Souchong çayı, limon ve portakal kabuklarından hazırlanan oleo-saccharum ile birleşirken; tonik ve soda suyu karışıma ferahlatıcı bir canlılık kazandırıyor. Önceden hazırlanan soğuk demleme çay sayesinde derin aromalara sahip bu punch, kalabalık davetler için ideal.
20 Haz 2026




