ABD'de mutfak ne kadar karıştı?

k iddiaları ve perde arkasıBon Appetit'te ve ABD yeme-içme sektöründe ırkçılı
ABD'de mutfak ne kadar karıştı?

apéro

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

ABD'nin en köklü yemek dergilerinden biri olup son zamanlarda YouTube videolarıyla da evde yemek yapma aktivitesine sükse katan Bon Appetit, hepimizi şaşırtan bir hızla çöküşe geçti ve sektörde uyuyan dev uyandı.

Geçtiğimiz aylarda ABD yeme-içme sektöründe ortalık karıştı. Cadılar Bayramı'nda suratını kahverengiye boyayarak “Porto Riko"lu olan Bon Appetit’nin baş editörü Adam Rapaport’un fotoğrafıyla ırkçılık iddiaları gün yüzüne çıktı ve ekibinin isteğiyle Adam istifasını verdi. Yayının YouTube videolarıyla tanınan ve birer televizyon karakteri hâline getirilen şeflerin eşit payda ödeme almadıkları da ortaya çıkınca Bon Appetit, videolarına uzun bir ara verdi. Peşinden gelen istifa ve protestolar da cabası. Durum böyle olunca sektördeki herkes eteğindeki taşları dökmeye başladı. LA Times Yemek Editorü Peter Meehan da sözlü ve fiziksel taciz iddiaları üzerine kara listeye alınan isimlerden biri oldu. 

Son yıllarda denemeyecek kadar uzun yıllardır gündemde olan iş ortamındaki etnik ayrımcılık ve toplumsal eşitsizlik, yeme-içme sektörüne etkisini çok ağır bir şekilde izini bırakan Covid-19 sayesinde daha açık ve net bir şekilde masaya serildi. Masalarımızda sağlamaya çalıştığımız “temizliği”, bir nevi yemek sektöründe de şef Sohla El-Waylly ve yemek yazarı, Tammy Teclemariam gibi cesur kişilerin önderliğinde görmeye başladık. Hatta yeme-içme sektöründe her şeyin bir bir ortaya dökülmesi üç yıl önce Mario Batali hakkındaki cinsel saldırıların ortaya çıkmasıyla başlamıştı.

Peki bundan sonra ne olacak? Yaşanılan eşitsizlikler karşısında tepki vermek için sesini duyurabilen cesur insanlar beklenmemeli; bütün endüstrinin sorumluluk hissetmeli. Profesyonel ve amatör şefler, onca karmaşıklığın, yalnızlığın ve korkunun arasında çaresizce aradığı huzuru ve mutluluğu kendi mutfaklarında yemek yaparak ararken vakit geldiğinde ve büyük mutfaklara dönüldüğünde bizi ne gibi değişiklikler bekliyor olacak? Bu süreç, mutfakta daha fazla sorumluluğu olan insanların davranışlarını ne ölçüde etkileyecek? Sonunda eşitsizliklere sesini duyuran cesur seslere ne olacak? Umduğum gibi yüceltilecekler mi yoksa her şey unutulacak mı?

Mutfak, değişik fikirlerin ve değerlerin bir araya gelmesiyle zenginleşen; farklı insanların aynı kapıdan içeri girip kolektif bir şekilde hazırladığı yemeği misafirlere sunduğu ve mesai bittiğinde aynı kapıdan yepyeni öğrenimlerle çıktığı bir yer. Umuyoruz ki mutfakları zenginleştiren bu farklılıkları korumak adına sektördeki tüm paydaşlar sorumluluğu üzerine alır ve yeme-içme sektörü bu zor süreçten derslerini alarak çıkar. 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

apéro

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

NEREDE YAYIMLANDI?

apéroapéro

BÜLTEN SAYISI

😷 O altı aydır hayatımızda: Covid-19 ve yeme-içme sektörü

16 Mart 2020. Restoranlar, barlar ve eğlence yerleri kapatıldı, sonra tekrar açıldı. Peki ya geçen altı ayda neler yaşandı?

16 Eyl 2020

😷 O altı aydır hayatımızda: Covid-19 ve yeme-içme sektörü

YAZARLAR

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

İLGİLİ OKUMALAR

apéroapéro

HİKAYE

Ethem Efendi Kahvaltı'da: Bir öğünden fazlası

Türkiye'de kahvaltı hiçbir zaman yalnızca günün ilk öğünü olmadı. Ailelerin, dostlukların ve gündelik hayatın etrafında şekillenen bu kültür, Erenköy'deki Mehmet Ali Paşa Köşkü'nde bulunan Ethem Efendi Kahvaltı'yla geçmişi ve bugünü aynı sofrada buluşturuyor.

11 Tem 2026

Ethem Efendi Kahvaltı'da: Bir öğünden fazlası
apéroapéro

HİKAYE

Londra'da Türk mutfağının yeni dönemi

Londra’da Türk mutfağı artık yalnızca kebapçılar ve mahalle restoranlarından ibaret değil. Şehrin merkezinde açılan yeni nesil restoranlar, sokak lezzetlerini yeniden yorumlayan girişimler ve farklı kitlelerle kurulan yeni ilişkiler, mutfağın görünürlüğünü ve algısını değiştiriyor. Soho’dan Dalston’a uzanan bu rota, Türk mutfağının Londra gastronomi sahnesindeki yerini takip ediyor.

04 Tem 2026

Londra'da Türk mutfağının yeni dönemi
apéroapéro

HİKAYE

Hona: Ahıska'dan kalanlar

Beyoğlu’nun, ahşap dokulu ve minimalist atmosferiyle öne çıkan Uzak Doğu etkili restoranı Hona'dayız. Hona, şef Ansar Kemaloğlu’nun ailesinin sürgün edildiği köyün adı. Özbekistan’da geçen çocukluk yılları, Uzak Doğu mutfaklarıyla kurulan erken temas, Türk mutfağına yöneliş ve Uygur mutfağında başlayan profesyonel deneyim, bugün Hona’yı şekillendiren fikrin temelini oluşturuyor.

Reyhan Ülker

·

27 Haz 2026

Hona: Ahıska'dan kalanlar
apéroapéro

HİKAYE

Ege’den Boğaz’a, Bodrum’dan Çeşme’ye: Denizin kıyısında beş sofra

Ege kıyıları ve İstanbul Boğazı boyunca uzanan beş restorana konuk olduk. Her biri denizle kurulan ilişkiyi farklı yorumlarla ele alıyor. Kimi mevsime teslim olup günlük avın peşinden gidiyor, kimi ocakbaşını esintili bir Bodrum akşamına taşıyor, kimi ise köklü aile hikayelerini aynı bahçede yaşatıyor. Ortak noktaları ise ürünün kendisine duyulan güven ve ortak kurulan sofralar.

20 Haz 2026

Ege’den Boğaz’a, Bodrum’dan Çeşme’ye: Denizin kıyısında beş sofra
apéroapéro

HİKAYE

Narenciye punch: Alkolsüz ve isli

Punch denince akla genellikle alkollü içecekler gelse de bu tarif, narenciye, çay ve baharat notalarının öne çıktığı alkolsüz bir yorum sunuyor. İsli karakteriyle öne çıkan Lapsang Souchong çayı, limon ve portakal kabuklarından hazırlanan oleo-saccharum ile birleşirken; tonik ve soda suyu karışıma ferahlatıcı bir canlılık kazandırıyor. Önceden hazırlanan soğuk demleme çay sayesinde derin aromalara sahip bu punch, kalabalık davetler için ideal.

20 Haz 2026

Narenciye punch: Alkolsüz ve isli