Alaf’ın mantar ve mantarı


Hem lezzetli hem sağlıklı öğünler: Philips Airfryer XXL Smart Sensing Minimum yağ, maksimum lezzet, zahmetsiz kullanım İlk defa 80 yıl önce ortaya çıkan sıcak hava kullanarak pişirme teknolojisi, zamanla gelişerek ve yaygınlaşarak bugün çok sevdiğimiz airfryer’lara dönüştü. İlk airfryer’ı 2010 yılında görücüye çıkaran Philips , şimdi uzmanlığı ve tecrübesiyle geliştirdiği Philips Airfryer XXL Smart Sensing ’i kullanıcılarla buluşturuyor. Hem pratikliğiyle hem de çok az yağ kullanarak veya hiç yağ kullanmadan yemek pişirebilmesiyle kalplerde taht kuran Philips Airfryer XXL Smart Sensing , dünyayı kasıp kavuran airfryer trendiyle tanışmak isteyen herkesi Philips Ev Ürünleri satış noktalarına davet ediyor. Özellikleri neler? Farklı ihtiyaçlar için farklı pişirme seçenekleri vadeden Philips Airfryer XXL Smart Sensing, farklı besin gruplarından ürünleri nasıl ve ne kadar pişireceğini Smart Sensing teknolojisiyle belirliyor. Philips Airfryer XXL Smart Sensing’ın Rapid Air teknolojisi, 7 kat daha hızlı hava akışı sağlayarak dışı çıtır, içi sulu ve %90’a varan oranda daha az yağ içeren kızartmalar hazırlıyor. A sınıfı bir fırından %60 daha az enerji kullanarak ve 1,5 kat fazla hızla lezzetli yemekler pişiren Philips Airfryer XXL Smart Sensing, zaman ve enerji tasarrufu sağlayarak hayatı kolaylaştırıyor. Philips Airfryer XXL Smart Sensing’e özgü olan Fat Removal teknolojisi yiyecekleri kolaylıkla fazla yağdan arındırmayı sağlıyor. Çıkarılabilen tüm parçalar hem Airfryer QuickClean sepeti sayesinde hem de bulaşık makinesinde yıkanarak hızlıca temizlenebiliyor. Özenle tasarlanmış özellikleri ve kullanım kolaylığıyla farklı ihtiyaçlara cevap veren Philips Airfryer XXL Smart Sensing ’i yakından incelemek için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Nerede?Alaf Kuruçeşme, Kuruçeşme Cd. No:19, 34345 Beşiktaş/İstanbul
Ne zamandan beri? Kasım, 2018
Şefi: Murat Deniz Temel
Neden burası? Menüdeki kalemlerden mekân tasarımına kadar tüm detaylarıyla Yörük kültürünün yegâne temsilcisi. Yerel malzeme ve reçeteleri uluslararası tekniklerle harmanlayarak bilinenin üzerine yenilik inşa etmesi en öne çıkaran ve merak uyandıran özelliği.
Neden buranın mantar ve mantarı? Tabaktaki her öge mantara dair. Mevsime uygun kendi yapımları “orman parfümü” ve farklı birçok dokuyu barındıran tabağın umamisi oldukça yüksek.
Her mantar sahip olduğu aroma ve tat profiline göre en uygun teknikle eşleşiyor; shiitake sosta kullanılırken, kuzu göbeği ızgaradan is ve orman kokusuyla tabana dâhil oluyor. Mantar yağlarından hazırlanan emülsifiye sos tabaktaki krema dokusunu artırırken kurutulmuş mantar tozları, fermente mantar püresi ve mantar kıtırlarıyla farklı dokular bir araya getirilerek lezzet algılarının açılması sağlanıyor.
Mutfaktan: Tabağı restoranın kurucu şefi Deniz (Temel), geçtiğimiz haftalarda ekipten ayrılan mutfak şefi Mert (Küçüka) ve sous şef Gürkan (Tatar) birlikte malzemenin ilhamıyla yaratıyor.
“Mantar ve mantar tabağının bugünkü hâline gelmesi epey uzun sürdü. 3 yıl boyunca restorana gelen farklı mantar türlerini farklı tekniklerle işledik: Bazen turşulayıp laktofermente hâlini elde ettik, bazen olgunlaştırdıktan sonra suyunu esans olarak alıp kalan mantarı aromatik yağ yapımında kullandık. Malzemeye dair teknikler ve ögeler zamanla olgunlaşarak menüdeki hâline geldi. Süreç boyunca biz kendimizi mantara bıraktık diyebiliriz. Çünkü uyguladığımız teknikler ve sahip olduğu özelliklerle her mantar çeşidi bize neyi, nerede ve nasıl kullanmamız gerektiğini kendisi söyledi. Biz de malzemenin sunduğu rehberlikle hareket edip tabağın kendi kendini tamamlamasına destek olduk. Sezon değişip farklı mantarlar geldikçe tabak kendi içindeki dönüşüm ve değişimi benden sonraki süreçte de sürdürecektir diye düşünüyorum.”
Mert Küçüka
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
NEREDE YAYIMLANDI?
Orman mı mantardan, mantar mı miselyumdan? Bu hafta apéro'da; şef ve malzeme ilişkisinin kökleri, mantar avcısının peşinde bir foraging güncesi.
03 May 2023

YAZARLAR

Reyhan Ülker
İstanbul Bilgi Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları bölümü mezunu Reyhan, üniversite hayatı boyunca Mikla ve Ruhun Doysun başta olmak üzere şef Mehmet Gürs’ün çeşitli projelerinde yer aldı. Kopenhag'ta bulunan Noma’da tamamladığı staj programının ardından odağını "yemek hikayeleri"ne çevirmeye karar verdi. 2022 yılı Kasım ayından beri Aposto’da yemek editörlüğü yapıyor.

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
İLGİLİ OKUMALAR
Dışarıdan bakıldığında şarap kültürü ve turizmiyle, hatta biraz romantize edilmiş bir Fransız şarap imgesiyle özdeşleşen Beaujolais’nin, içeriden bakıldığında nasıl bir emek, iklim ve aile ekonomisi üzerine kurulduğunu Ceren Aral Desnos, bir beyaz yakalı olarak deneyimlediği bir günlük bağbozumu üzerinden anlatıyor.

Beslenme trendleri ortaya çıkarken bilimsel bilgi; medya, beden idealleri, sosyal normlar ve gıda endüstrisi tarafından seçiliyor, sadeleştiriliyor ve ürünleştiriliyor. Böylece bilim, gündelik yaşamın ve tüketim alışkanlıklarının parçası hâline gelirken sağlıklı beden, “doğru” beslenme ve kendimize iyi bakmak da sürekli yeniden tanımlanıyor.

Yunanistan’ın küçük Kiklad adalarından Sifnos, yerel ürünleri, geleneksel yemekleri ve son 15 yılda açılan şef restoranlarıyla ülkenin öne çıkan gastronomi duraklarından birine dönüştü. Adada nohut, peynir, kapari, kekik balı ve balık gibi ürünler hem geleneksel tavernaların hem de yeni nesil restoranların menülerinde yer buluyor. Seramikçilik gibi yüzyıllardır süren zanaatlar yemek kültürünün bir parçası olmaya devam ederken farklı ülkelerden şeflerle yapılan işbirlikleri de Sifnos mutfağını yeni tatlara ve tekniklere açıyor.

Bir zamanlar bir hayatta kalma becerisi olan foraging, bugün fine dining'in, wellness kültürünün ve sosyal medyanın ilgi alanında. Bu geri dönüş, insanın doğadan yeniden beslenmesinden çok, doğayla kopmuş ilişkisinin farkına varmasıyla ilgili olabilir.

Bordeaux’nun kurduğu şarap dünyası zamanla apelasyonlar, ödüller ve prestij üzerinden ortak bir ölçüte dönüştü. Fakat Asya’nın şarapla ilişkisi bunlardan çok daha eski. Çin’in Jiahu çömleklerinde ya da Japonya’nın Koshu bağlarında yazılan hikaye, şarabın tek bir coğrafyanın tanımlayabileceği kadar dar bir geçmişe sahip olmadığını gösteriyor. Bugün bu birikim, Batı’dan gelecek bir onaydan çok kendi referansları üzerinden yeni bir şarap kültürüne dönüşüyor.
22 Ağu 2026





