Dubai çikolatasından kakaosuz üretime: Çikolatanın evrimi


Metro Türkiye, Vegan Haftası’nı kutladı: 'Sofrada herkese yer var'
Vegan, vejetaryen ve fleksitaryen gibi beslenme alışkanlıklarına yönelik talebe raflarındaki yüzlerce bitki bazlı ürünle cevap veren Metro Türkiye, Dünya Vegan Haftası’nı hafta boyu düzenlediği farklı etkinliklerle kutladı. Neler oluyor?
Daha fazlasını öğren →
Çikolata ve çikolatalı atıştırmalıklar, milyarlarca dolarlık bir sektör ve tüketiciler tarafından da kolayca kenara atılabilecek bir zevk değil. Bu zevkin en son ve en önemli oyuncularından biri ise haftalardır herkesin dilinde olan Dubai çikolatası. Dubai’de küçük bir çikolata üreticisinin mutfağından çıkan bu ürünün sosyal medyada viral olmasından sonra dünyanın dört bir yanındaki işletmelerin kendi versiyonlarını çıkarmalarına şahit olduk.
Yaşanan çılgınlık, bize trendlerin ambalajlı gıda ve içecek sektöründeki Ar-Ge süreçlerini ne ölçüde hızlandırabileceğini de gösterdi. Ürün viral olduktan çok kısa bir süre sonra artizan versiyonlarının yanı sıra Ülker ve Bolçi gibi büyük firmalar da–ki bu ölçekteki firmalar genellikle bu gibi gelişmelerde karşısında yavaş kalmalarıyla bilinir–çok hızlı bir şekilde kendi Dubai çikolatalarını piyasaya sürdü. Hatta yine çikolata devlerinden Lindt bile deneme amaçlı bir üretimi yakın önümüzdeki günlerde Almanya’da piyasaya sürecek.
Elbette ürünün ismi politik ortamdan dolayı ülke içerisinde tartışma yaratmadı da diyemeyiz. "Neden Dubai?", "Dubai’de kakao mu yetişiyor?", "Künefe/baklava>>>>" gibi yorumları her yerde görebilirsiniz. Hatta bu tartışmalara cevap olarak Antep fıstığı ezmesi yerine fındık ezmesi bulunan Trabzon çikolatası çıkaran bir firma dahi var: Fındık Ocağı.

Menşei kavgalarını bir kenara bırakıp kakao krizine dönecek olursak görünen o ki çikolata ile insanlığın birlikteliği kakaonun tarımsal çıktılarına bırakılabilecek bir şey değil. Bu nedenle insanlık olarak kakaosuz bir gelecektense farklı metodlar uygulayarak ona yakın bir tada sahip ürünleri elde etmek için çalışmaya başladık bile.
Kakaonun güncel durumu
Kakao fiyatlarındaki yüksek artışlar, çikolata sektörü için büyük bir sorun hâline geldi. Fildişi Sahili ve Gana gibi ana üretici ülkelerde yaşanan verim kayıpları, üretimin %55'ini karşılayan bu bölgelerde arzı ciddi biçimde daraltmış durumda.
Öte yandan küresel çaptaki üretim El Niño kaynaklı kuraklıklar, siyah koza hastalığı ve şişkin sürgün virüsü gibi krizlerle boğuşuyor. Bu zorlayıcı koşullar, kakao arzını kısıtlayarak fiyatları yukarı çekerken bir yandan AB’nin ormansızlaşma karşıtı regülasyonları da üretim süreçlerinde radikal değişiklikler talep ediyor. Elbette bu yaşananlara gözünü yummak istemeyenler de mevcut.
Bakalım kakaosuz çikolatanın öncüsü bu girişimler neler yapıyor...
Voyage Foods
Voyage Foods, kakaoyu üzüm çekirdeği ve ayçiçeği proteini gibi bileşenlerle değiştirerek çikolatanın ne olabileceğini yeniden tanımlamak için adım attı. Bu yenilikçi yaklaşım, su kullanımını %99, emisyonları ise %81 oranında azaltarak sürdürülebilirlikten ödün vermeyen ürünler sunuyor. USDA’den aldığı 25 milyon dolarlık kredi ve büyük sektör oyuncularının desteğiyle inşa edilen yeni tesisleri, sektörde yeni bir dönemin başlangıcı olabilir.
Döhler'in Nukoko yatırımı
Döhler'in baklaları (fava) fermantasyon yoluyla kakaosuz çikolataya dönüştüren Nukoko'ya yaptığı son yatırım, hammadde ve inovasyon devinin sürdürülebilir bir geleceğe olan bağlılığını gösteriyor. Yatırımla birlikte Döhler’in üretim ve dağıtım gücünü arkasına alan Nukoko, bu sayede laboratuvar ürünlerini endüstriyel üretime çok hızlı bir şekilde adapte edebilecek.
Agrain
Danimarkalı girişim Agrain, ileri dönüştürülmüş tahıllardan un ve cipslerin yanı sıra aynı hammaddeden kakao alternatifi de üretiyor. Endless Foods’un THIC (this isn’t chocolate) adlı kakaosuz çikolata markası da Agrain’in yarattığı bu ürünü kullanarak yeni nesil çikolatalar üretiyor.
Döhler Türkiye
Döhler Türkiye, bölgede yenilikçi ürünler üzerine çalışan iyi bir Ar-Ge ekibine sahip. Bu ekibin yaptığı çalışmaların sonucunda ortaya çıkan ürünlerden biri de kakao alternatifi olarak geliştirdikleri malt bazlı karışım. Yapılan tarif denemelerinde gördük ki malt unu karışımını kakao ile yarı yarıya karıştırınca bile tat ve doku açısından istenilen sonuçları elde etmek mümkün. Ek olarak bu karışımların besin değeri açısından–yüksek lif ve antioksidan–kakaoyu zenginleştirdiğini söylemekte de fayda var.
Harekete katılan diğer öncüler
WNWN ve Planet A Foods gibi markalar tahılların fermente edilmesiyle kakaosuz çikolata üretiyor ve her biri bu büyüyen harekete farklı bir bakış açısı sağlıyor. Yakın bir zamanda çikolata ve atıştırmalık devi Hershey’s’den yatırım alan Blue Stripes Cacao ise kakao meyvesinin yalnızca çekirdekleri yerine kabuğu ve suyu dahil her bir parçasını kullanarak çikolata ve çikolatalı atıştırmalıklar üretiyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Şef Jamie Oliver'ın yazdığı çocuk kitabı, Avustralya yerlilerini rencide ettiği gerekçesiyle satıştan kaldırıldı. Çikolata üretimindeki gelişmeler üzerinden Dubai çikolatasının bugün sektörde neye işaret ettiğine bakıyoruz.
13 Kas 2024

YAZARLAR

Gülşah Seyhan
Topraktan.co'nun kurucusu ve CPG İş Geliştirme Danışmanı.

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
İLGİLİ OKUMALAR
Batı Karadeniz’in iç kesimlerindeki Daday, deniz etkisinin azaldığı, yüksek rakımlı ve ormanlık bir coğrafyada yer alıyor. Ormanlar, meralar, tarım arazileri ve köyler birbiriyle iç içe. Üretim ise iklimin ve mevsimlerin çizdiği sınırlar içinde ilerliyor. İki gün boyunca ziyaret ettiğimiz çiftlikler, bu koşullarla kurulan farklı ilişkileri anlamak için iyi birer durak.

Bir zamanlar İstanbul’un takvimi deniz üzerinden tutulurdu. Palamutun, lüferin ve uskumrunun gelişi mutfakta neyin pişeceği kadar, kayıkların ne zaman suya ineceğini, balıkçı tezgahlarının görünümünü ve şehrin gündelik akışını da belirliyordu. Bazı şeyler hiç değişmiyor. Ekim geldiğinde İstanbul’da gözler hâlâ yeniden denize çevriliyor.

Londra’yı gastronomi üzerinden tanımak için her zaman şehrin en yeni restoranlarının peşine düşmek gerekmiyor. Bazen birkaç sokaklık bir rota, şehrin yemek kültürünün nasıl değiştiğini görmek için yeterli. Borough Market’tan Bermondsey Street’e kadarki bu bölge de bunun iyi örneklerinden biri. Emre Onar, sevdiği duraklar ve kendi deneyimleri üzerinden bu kısa mesafeyi adım adım anlatıyor; kahveyle başlayan rotayı pazar tezgahlarından restoranlara, oradan da Bermondsey Street’in sakinliğine taşıyor.

Urla’da sofraya giden yol, toprağın ve mevsimin sunduklarıyla başlıyor. WMF işbirliğiyle, Şef Dilek Yetkiner eşliğinde lavantalardan Ege otlarına uzanan bir hasadın ardından mutfağa geçtik. Doğada başlayan akşamı, uzun bir yaz akşamına yakışan sofrada, Bi’ Masa Akademi’de pişirdiklerimizle tamamladık.
05 Eki 2026

İki Michelin yıldızlı Villa Aida’nın kurucu şefi Kanji Kobayashi, Vakko L’Atelier’in “Guest Chef Dinner” serisi için İstanbul'daydı. Şef Kobayashi, sohbetimizde İstanbul’da karşılaştığı malzemeleri kendi mutfak diliyle yeniden düşünürken şehrin yemek kültüründe kendisine tanıdık gelen ve ayrışan noktaları anlattı.





