Finlandiya ve İsveç içki yasalarını gevşetiyor


Kadim bir lezzet: Metro Türkiye Kızıltepe Kırmızı Mercimeği’nin izinde Türk mutfak kültürünün sürdürülebilirliğini sağlamayı ve yerel ürünleri gelecek nesillere aktarmayı amaçlayan Metro Türkiye , Şef Murat Deniz Temel ile Yerelin İzinde projesi kapsamında bu sefer Kızıltepe Kırmızı Mercimeği ’nin izinden Mardin’in yolunu tuttu. Neler oldu? Metro Türkiye, Yerelin İzinde projesinin altıncı durağında, verimli topraklarıyla yüzyıllardır bakliyat ve tahıl yetiştirme merkezi olan Mardin ’ in Kızıltepe bölgesindeydi . Rengini bölgenin güneşinden, lezzetini Mardin’in kadim topraklarından alan Coğrafi İşaret tescilli Kızıltepe Kırmızı Mercimeği ’nin hikâyesi, Şef Murat Deniz Temel’in bu özel ürünü odağına aldığı ve Mardin’in eşsiz mutfağından ilhamla yorumladığı bir lezzet keşfiyle yerinde yaşandı. Yerelin İzinde: Bu projeyle coğrafi işaretli ürünlerin bilinirliğini ve mutfaklarda kullanımını artırmayı hedefleyen Metro Türkiye, kültürel miras hâline gelen yerel ve kıymetli ürünlerin sofralarda daha fazla yer alabilmesi için farkındalık yaratıyor ve yerli üreticiyi destekliyor. Öyle ki bu yılki kırmızı mercimek alımının 1.500 tonunu Kızıltepe bölgesinden temin edeceğini ve Coğrafi İşaret logosu ve ismiyle raflarına taşıyacağını açıkladı. Kızıltepe Kırmızı Mercimeği: 2022 yılında Coğrafi İşaret tescili alarak hak ettiği değere kavuşan Kızıltepe Kırmızı Mercimeği toprağın yapısı ve aldığı güneşin açısıyla kendine özgü bir tat ve renge sahip. Türk mutfağında önemli bir yeri olan kırmızı mercimek, tüm beslenme biçimlerine uygun oluşu ve çok çeşitli formlarda tüketilebilmesiyle öne çıkıyor. Akıllardan çıkmayan çorba ve köftesinin yanı sıra yüksek su tutma kapasitesi ve çabuk pişmesiyle mutfakta kolaylık sağlıyor. Metro Türkiye ’nin Yerelin İzinde projesi hakkında detaylı bilgiyi burada bulabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
İsveç hükümeti, içki üreticilerinin ziyaretçilere doğrudan içecek sunduğu "çiftlik satışları" olarak adlandırdığı uygulamaya izin vermeyi planlıyor. Buna ek olarak, Finlandiya parlamentosu da bira, şarap ve elma şarabı gibi fermente içkilerin süpermarketler için izin verilen mevcut %5,5 alkol oranı sınırından %8'e kadar çıkarılmasını onayladı.
- Neler oluyor? İsveç ve Finlandiya'da alkol genellikle yalnızca devlete ait mağazalardan veya lisanslı bar ve restoranlardan satın alınabiliyor. İsveç ve Finlandiya, içki tekeline sahip iki AB ülkesi olma özelliğini taşıyor. Uzun süredir devam eden ve İskandinav geleneğinin parçası hâline gelen bu uygulama halk sağlığı yararına tüketimi sınırlamayı amaçlıyor.
- Meclisin tavrı: Finlandiya milletvekilleri 102'ye 80 oyla fermente içki yasası lehinde oy kullanırken, iktidardaki koalisyon partiler arasında yer alan Hıristiyan Demokratlar'ın tüm üyeleri aleyhte oy kullandı. Yasaya karşı çıkanlar, içki tüketiminde artış korkusu yaşadıklarını belirterek tutumlarına gerekçe olarak halk sağlığını sundular.
- Yasa neleri kapsıyor? Daha yüksek alkol oranına sahip bira, şarap ve elma şarapları önümüzdeki haftadan itibaren mağazalarda satışa sunulacak. Ancak yeni yasa damıtılmış içecekleri kapsamıyor. İsveç'in merkez sağ hükümeti, üreticilerin tesislerini ziyaret edenlere küçük ölçekli şarap, bira, elma şarabı ve içki satışlarının önünü açarak girişimcilere yardımcı olmayı planlıyor. Bakanlar bu yaklaşımın harika anılar yaratılmasına yardımcı olacağını söylüyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Madagaskar’da yaşanan iklim ve yönetim problemleri vanilya tedariği ve maliyet sorunu konusunda endişe yaratıyor. Mangal II'den Mangal II: Stories and Recipes kitabı geliyor. René Redzepi yeni yemek programı Omnivore'u duyurdu.
12 Haz 2024

YAZARLAR

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
İLGİLİ OKUMALAR
Londra’yı gastronomi üzerinden tanımak için her zaman şehrin en yeni restoranlarının peşine düşmek gerekmiyor. Bazen birkaç sokaklık bir rota, şehrin yemek kültürünün nasıl değiştiğini görmek için yeterli. Borough Market’tan Bermondsey Street’e kadarki bu bölge de bunun iyi örneklerinden biri. Emre Onar, sevdiği duraklar ve kendi deneyimleri üzerinden bu kısa mesafeyi adım adım anlatıyor; kahveyle başlayan rotayı pazar tezgahlarından restoranlara, oradan da Bermondsey Street’in sakinliğine taşıyor.

Urla’da sofraya giden yol, toprağın ve mevsimin sunduklarıyla başlıyor. WMF işbirliğiyle, Şef Dilek Yetkiner eşliğinde lavantalardan Ege otlarına uzanan bir hasadın ardından mutfağa geçtik. Doğada başlayan akşamı, uzun bir yaz akşamına yakışan sofrada, Bi’ Masa Akademi’de pişirdiklerimizle tamamladık.
05 Eki 2026

İki Michelin yıldızlı Villa Aida’nın kurucu şefi Kanji Kobayashi, Vakko L’Atelier’in “Guest Chef Dinner” serisi için İstanbul'daydı. Şef Kobayashi, sohbetimizde İstanbul’da karşılaştığı malzemeleri kendi mutfak diliyle yeniden düşünürken şehrin yemek kültüründe kendisine tanıdık gelen ve ayrışan noktaları anlattı.

Göçle taşınan, mahallelerde köklenen ve uzun süre “etnik” kategorisinde tutulan mutfaklar bugün fine dining’in parçası oluyor. Peki bir mutfak ne zaman prestij kazanıyor? Onu “yüksek gastronomi”ye taşıyan değer ölçütlerini kim belirliyor? Sosyoloji profesörü Zafer Yenal ve yemek editörü Reyhan Ülker, bu dönüşümün arkasındaki toplumsal ve gastronomik hiyerarşilere bakıyor.

Dışarıdan bakıldığında şarap kültürü ve turizmiyle, hatta biraz romantize edilmiş bir Fransız şarap imgesiyle özdeşleşen Beaujolais’nin, içeriden bakıldığında nasıl bir emek, iklim ve aile ekonomisi üzerine kurulduğunu Ceren Aral Desnos, bir beyaz yakalı olarak deneyimlediği bir günlük bağbozumu üzerinden anlatıyor.




