İKAMET: İNSANIN AVUCU, MUHABBETİN ORTASI

SoliSeyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
Rakı, Akdeniz içkisidir. Yaylasına düşen kara şişe gömmüş Karadenizliler de, acıyı dindirsin diye bardağından bir yudum çeken Doğulular da hiç kusura bakmasın, rakının kütüğü Akdeniz’in dalgalarını vurduğu kıyılardadır.
Hoş, rakı demek abesle iştigal olur, arağın da pastisin de uzonun da hakkını yemek soframıza misafir oldukları zamanlara ayıp. Bana sorsanız bu dört içki ve bilmediğim benzerleri canlansa, sorsak “Neresi senin en sevdiğin mevki, ayrılmak istemediğin yer?” diye, ne Marseille verandalarını ne Ege kumsallarını ne Lübnan lokantalarını ne de Yunan tavernalarını sayarlar.
Nitekim dönüp bakıyorum, aklıma kazınmış anason kokan sofralar nerede diye. Arakla tanışmam Dubai’de olmuştu, bir Lübnan lokantasında. Arak, aslında Arap ve Orta Asya dolaylarında imbikte damıtılmış içkileri ifade eden geniş bir kategori; fakat Orta Doğu'da ve özellikle Lübnan’da üzüm suması ve anasonla üretilmesi daha yaygın. İlk elime arak aldığımda çocuk avucunu anca dolduracak bardaklarda içilişi pek eğlendirmişti beni; tadıysa biraz daha buruk bir rakı gibiydi. Sonra Beyrut’ta plastik sandalyeli bir tavukçuda yine aynı bardaklara daha soğuk bir arak döktüler, bu sefer seyahatin getirdiği zevke dair bir iştahla içtik. Bu araklar damak hatıratımda yer tutmadı açıkçası. Fakat unutmadım da.
New York’ta Ilili isimli Lübnan restoranında annemle gittiğim brunch’ta, siparişte bir karışıklık sonrası iki kadeh yerine büyük bir karaf masamıza teşrif edince, anasonlu içkiyi haddinden fazla içmiş oldum. Biraz baharda güneşin ilk ortaya çıkışı, ana hasreti ve güzel yemeklerin etkisi de vardır eminim ama altın fileyle sarılmış şişeyi unutmadım, unutamam. Bir daha da içmedim, içemem.
Uzoyla tanışıklığımız gökdelenler, kalabalık Arap mahalleleri ve şık Dubai restoranlarının tam tersi ekseninde gelişti. Uzo, yine pastis gibi daha çok suyla içilen, anason dışında sakız, rezene gibi girdilerle formülü bol keseden olan Yunanistan-Kıbrıs menşeli bir anason içkisi. Bir farkı da rakıda üzüm suması kullanılırken, uzoda tarımsal kökenli etil alkol kullanılması. Benim ilk uzom, iş için gittiğim Corfu açıklarındaki Vido adasında vapuru kaçıran arkadaşlarımı beklerken masama geldi. Garson Mario, bana bir bardak uzo ikram ettiğinde sigara yakışımda o Akdenizlilere has efkârı gördüğündendir diye düşünmüştüm. Sonra hesapta o uzoyu ve peşinden gelenleri bana kilitlediğini farkedince efkâr değil, fırsat gördüğünü anladım. Yine de sohbetimiz zihnimde baki kaldı. Daha sonra uzo, ABD’de rakı bulamadığımız günlerde tadım yaparcasına farklı markalarını denediğimiz (en iyi muadilin Barbayannis mavi şişe olduğuna karar verdiğimiz), Portekiz tekellerinin rakı tedariğine başlamasıyla sofra tedavülümüzden kalkan bir içki oldu.
Pastisin yeriyse bambaşka. Pastis, aslında Fransa’nın güneyinde daha yaşı yüksek kesimde yaygın bir aperitif. Yemekten önce, bazen de sonra, azar azar ve keyifle içilen bir içki.Hafif sarıya çalan berrak rengi, daha çok suyla içilmesi ve anason dışında rezene gibi başka baharlarla da tat kazanması açısından rakıdan biraz farklı. Ruhen de pétanque (boccia) oynarken göbeği Lacoste gömleğine sığmayan amcaların ve sigarayı ağızlıklardan içen teyzelerin elinden düşmeyen bir içki olarak hayal edebilirsiniz. Fakat duyduğum kadarıyla gençler arasında son zamanlarda popülaritesi artıyor.
Yakın zamanda buna Parc des Buttes-Chaumont’un içine gizlenmiş fiyakalı mekân Pavillon Puebla’da şahit oldum. Fransız arkadaşlarım, ellerinde uzun bardaklarda süte benzer içkilerini yudumluyordu. Bana denememi, anasonlu tadını herkesin sevmediğini anlatırlarken ben çoktan siparişimi vermiş, bir de üstüne buz istiyordum. Plastik havuza ipek gömlekleriyle atlayan uzun saçlı jönlerin elindeki bardaklardan, ipek beyazı pastislerin havuz sularına damlayışını izlerken, alışık olduğumuz rakı masalarındaki anasonlu içkinin ne kadar ağırbaşlı kaldığını düşünmüştüm.
Bu anların hafızama kazınmış olmasının sebebi, anasonlu-üzüm bazlı içkilere dair özel bir merakım olmasından değil. Bana öyle geliyor ki herkesin rakı ve benzeri içkiler içerken bellek sermayesinde sabit kalacak anıları oluyor. Kimi yabancılar ilk rakı denediğinde anason tadı ağır gelir. Gel gör ki, birkaç seferden sonra damak alışır. Bunu, Providence’ta evimde ağırladığım yabancı arkadaşların geç saatlerde kalan tek içki rakı olunca el mahkum anasona usulca alışmalarına şahit olduğumda gördüm. Şahsi olarak rakıya alıştırdığım “beyaz tenli, kuvvetli pasaportu olan” kişi sayısını düşündükçe Hababam Sınıfı’ndaki bilgi yarışmasındaymışçasına “Oraya bir beş kişiye daha rakıyı sevdirdi yazmanızı rica edicim!” diyesim gelir.
Akdeniz insanı gibi anasonlu içkiler tatlıdır ama fazlası çarpar, muhabbeti pek hoştur ama gönlüne geleni de içinde tutmaz. Yazın keyifli, kışın biraz nostaljiktir. Bu dört anasonlu kardeşin ufak tefek farkları da yine Akdeniz insanı gibi çeşitliliğinden, benzerliğinden ve güzelliğindendir. Ve yine Akdeniz insanı gibi, sorsak kütüğü Akdeniz’deki anasonlu içkilere, “Senin ikametgahın neresi?” diye, “İnsanın avucu, muhabbettin ortası,” derler.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SoliSeyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bugün 19 Haziran. Soli'de "Müşterek Sofralar" Günü. Akdeniz bavulumuzu topladık. Çatal bıçak sesine karışan kahkahalar, okurken kuma düşmüş kitabın huzuru, yandaki şezlongda yatan arkadaşa uzatılan kulaklığın teki var içinde.
19 Haz 2021

YAZARLAR

Berkok Yüksel
A former child writing about food and London for Aposto.

Soli
Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
İLGİLİ OKUMALAR
Beyrut'ta barlar bazı bölgelerde, özellikle şehrin kuzeyinde yaşayan Hıristiyan mahallelerinde yoğunlaşıyor. Onun dışında şehrin her tarafına saçılmış ufak tefek barlar var. Bunların bazıları İtalya’daki tabacheria'lara benzeyen; kahve, sigara ve alkollü içkiler satan ufak büfelerken maalesef günümüzde kapalı olsa da 2016 ve 2018 yıllarında dünyanın en iyi 50 barı arasında seçilen Central Station Bar gibi yerlere de ev sahipliği yapıyor.

Portekiz'deki Buçaco Ulusal Ormanı, Uluslararası Şifa Ormanları Sertifikasyon Ofisi tarafından dünyanın dördüncü şifa ormanı seçildi. 6. yüzyılda keşişlerin bölgeye yerleşmesinden beri korunan Buçaco egzotik biyoçeşitliliği, terapötik unsurları ve etrafını saran tarihî surlar sayesinde koruduğu dinginliğiyle öne çıkıyor. Peki dünyadaki diğer üç şifa ormanı nerelerde ve bir doğal alanın şifa ormanı ilan edilmesi için hangi özelliklere sahip olması gerekiyor?

Müze biletinden akşam içilecek biraya, bavula konacak kıyafetten gün içinde kullanılacak tuvalete kadar seyahatin neredeyse her anını önceden planlamak mümkün. Popüler destinasyonların rezervasyon zorunlulukları ve seyahat uygulamaları spontane tatili giderek zorlaştırırken, genç gezginlerin %70’inden fazlası etkinliklerini ulaşım ve konaklamayla aynı anda ya da daha önce ayarlıyor. Park yerinden temiz tuvaletlere, bira bahçelerinden yürüyüş rotalarına rehber niteliğindeki seyahat uygulamalarını inceledik.

Yaz tatilleri yalnızca deniz, kum ve gün batımından ibaret değil. Kıvrımlı yolları, tepelerin ardında açılan panoramik manzaraları, tarihî yapıları, doğa koruma alanları ve sahil rotalarıyla Avrupa’nın bazı adaları, direksiyon başında yavaşlamayı sevenler için eşsiz bir keşif deneyimi sunuyor. Farklı beklentilere göre roadtrip yapmaya en uygun Avrupa adaları…

Tarih boyunca siyasi mültecilerin ve savaşın parçası olmak istemeyen entelektüellerin yuvası hâline gelen Zürih'te Fransız likörlerinden "boivre et vivre" mottosuyla yapılan kokteyllere, uluslararası biralardan absinthe'lere uzanan bir tura çıkıyoruz.




