Kapsüllerin gerçek bedeli

"Kapsüllerin sağladığı kolaylık karşısında tüketicilerin ödeyecekleri gerçek fiyat üzerine düşünme zamanı geldi."
Kapsüllerin gerçek bedeli

Molino Cucina #n
Molino Cucina ile birlikte

Restoran kalitesinde günlük makarnalar: Molino Cucina 1986 yılında Carlo Petrini, uluslararası bir hareketin başlangıcı olacak bir kavramla çıkageldi: Slow Food. Fast food'a; yani hızlı, ayaküstü yeme alışkanlığına karşı alternatif olarak geleneksel ve yerel yemekleri ve yeme biçimlerini teşvik eden, yerel ekosistemlerin özelliklerini korumayı öneren bir hareket olan Slow Food; organik çiftçiliği, yerel biyoçeşitliliği oluşturmak amacıyla tohum bankası oluşturmayı ve sürdürmeyi hedefliyor, yerel ve geleneksel besinleri korumayı amaçlıyor. Mevsimine göre değişen sos alternatifleri ve günlük el yapımı taze makarnaları İstanbul içinde aynı gün adrese ulaştıran ve İtalya'nın makarnadaki ustalığını sofraya taşıyan Molino Cucina da gıdada sürdürülebilirlik kavramı üzerine kurulmuş olan Slow Food hareketinden esinleniyor. Molino Cucina: Molino Cucina, hazırladığı günlük makarna ve sosların deneyimini şu cümlelerle anlatıyor: "Molino paketinizi teslim aldığınızda tazeliği görecek, sonrasında dokunacak, pişirmeye başladığınızda duyup hissedecek, koklayacak, en sonunda lezzeti tadacaksınız. Hazırladığınız tabakla kendinizin ve sevdiklerinizin ruhuna dokunacaksınız." Türkiye topraklarında yetişen, mevsimine göre seçilen ve her üç ayda bir mevsime göre güncellenen bir menüde gerçek el yapımı makarna lezzetini birbirinden lezzetli doğal soslarla evlere taşıyan Molino Cucina, iyi gıdanın peşinde olanlar için restoran atmosferini erişilebilir kılıyor. Makarnalar ve soslar: Molino Cucina paketleri; el yapımı taze makarna, doğal sos ve yönlendirme notundan oluşuyor. Fusilli, Pappardalle, Penne, Rigatoni, Spaghetti gibi makarnaları Norma, Pesto, Ragu, Arrabiata, Carbonara, Pomodoro, Tartufo Nero, Crema di Spinaci gibi soslarla eşleyen Molino Cucina'nın menüsünden 1 kişilik, 3 kişilik ya da 5 kişilik siparişler verilebiliyor. İstanbul içinde 100 lira üzeri alışverişlerde ücretsiz kurye teslimatı sunan markanın 3 ve 5 kişilik paketleri, indirimli fiyatlar sunuyor. Molino Cucina’nın kuruluş felsefesini ve yaptığı işi yakından tanımak, birbirinden lezzetli ürünleri incelemek ve satın almak için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

apéro

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

“Kapsüller çevreyi öldürüyor. İnsanlar rahatlıkları için çevreyi feda etmemeli. Kapsüllerin sağladığı kolaylık karşısında tüketicilerin ödeyecekleri gerçek fiyat üzerine düşünme zamanı geldi.” diyor eski Nespresso yöneticisi Jean-Paul Gaillard.

Kahvemi yaparken başlayan “tüm bu kapsüllere ne oluyor?” düşüncesi kahvemi yudumlarken de bana eşlik ediyor. Anlık bir merakla başlayan düşüncem daha sonra yerini somut verilere bırakıyor. Pratik kullanımıyla, aşırı hızlı bir şekilde hep aynı kalitede kahve sunmasıyla kalbimizi kazanan rengârenk kapsüller göründükleri kadar masum mu?

  • Yaşam tarzı olarak kullan-at sistemi: Genellikle plastikten üretilen tek kullanımlık ürünler, daha pratik ve daha ucuz olduğu için tercih edilirken kahve kapsüllerinin yaygın kullanımının arkasında daha farklı nedenler de yatıyor. Nespresso’yla hayatlarımıza giren kahve kapsülü, markanın pazarlama stratejisi sonucu sadece kahve olarak değil, bir yaşam stili olarak görülüyor. “Kaliteli ve ayrıcalıklı" bir yaşam stilini pazarlayan bu sistem, aynı zamanda kullanım kolaylığı ve pratikliğiyle kısa sürede bir ürün olmaktan çıkıp 2025 yılına kadar 29,2 milyar dolara ulaşması beklenen bir pazara dönüştü. Diğer kahvelerle karşılaştırıldığında pahalı kalan espresso kapsüllerinin bedeli ne yazık ki cebimizden çıkan parayla sınırlı kalmıyor.
     
  • Tek bir ülke, yıllık 500 milyon satış: İki ana bileşeni plastik ve alüminyum olan kahve kapsülleri -Nespresso markası dışında diğer markaların kapsülleri genellikle plastik oluyor- dünyada en az geri dönüşü olan malzemelerden biri olarak görülüyor. Sadece Fransa’da saniye başına 16 kapsül satıldığı söyleniyor; bu da yaklaşık 1,37 milyon günlük satışa denk düşüyor. Planétoscope adlı internet sitesi 1 Ocak'tan ve sizin siteye girdiğiniz andan itibaren Fransa’da yapılan kapsül satışlarını gösteriyor. Rakamın artış hızını görünce insan daha önce endişelenmediyse de endişeleniyor.
     
  • Veriler bizden düşünmesi sizden: Kapsül kahve, filtre kahve gibi paket kahvelerden yaklaşık 10 kat daha fazla atık üretiyor. Yapılan araştırmalara göre bir kapsülün doğada yok olması için 150 ila 500 yıl gerekiyor. Kompostlanabilir kapsül üreticisi Halo’nun verilerine göre, dünya çapında her dakika bir 39 bin kapsül üretilirken bu kapsüllerin 29 bini kendini çöp sahasında buluyor. Yani sadece tükettiğimiz kapsül kahvenin çöplükte son bulmasıyla bile küresel bir çevre felaketine katkıda bulunuyoruz.
     
  • Cevap geri dönüşümde mi? Soruya pazarın büyük bir kısmını elinde tutan Nespresso özelinde yaklaşıyoruz. Kapsüllerin çevreye verdiği zarar nedeniyle gündeme gelen Nespresso, alüminyum ve plastik içeren kapsüllerinin normal bir geri dönüşüm kutusuna atıldığı takdirde geri dönüştürülemeyeceğinden geçtiğimiz yıllarda kendi geri dönüşüm zincirini kurdu. Şirket, küresel geri dönüşüm oranının yaklaşık %30 olduğunu belirtiyor. Bazı uzmanlar ise şirketin açıkladığı oranın aksine, kapsüllerin sadece %5'inin geri dönüştürüldüğünü öne sürüyor. Dünya genelinde, Nespresso kullanıcılarının % 91'inin erişebildiği, 100 bin geri dönüşüm toplama noktası olduğu düşünüldüğünde %30 oranı bile oldukça az kalıyor. Şirketin bir yılda 14 milyar kapsül sattığı ve kapsül başına 0,9 gram alüminyum kullanıldığı baz alınılırsa yılda 12 bin 600 ton alüminyum yani 60 tane Özgürlük Heykeli yapımı için yeterli bir miktar, çöp sahasında yerini alıyor. Şirket tarafından sağlanan güvenilir bir veriye rastlamamakla birlikte elimizdeki veriler cevabın en azından şimdilik geri dönüşümde olmadığını gösteriyor.


Sorumluluk üreticilere olduğu kadar tüketicilere de ait. Yaptığımız seçimlerle pazarı yönlendirebileceğimiz farkındalığıyla tüketim alışkanlıklarımı daha fazla sorguluyor ve harekete geçiyorum. Bir sonraki kapsülü makineye yerleştirirken herkesi benimle birlikte bir kere daha düşünmeye davet ediyorum. Son olarak, evde espresso içmeyi seven biri olarak ne yapabileceğime bakınırken karşıma çıkan bir ürünü ise ilgilenenler için buraya bırakıyorum.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

apéro

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

NEREDE YAYIMLANDI?

apéroapéro

BÜLTEN SAYISI

PREMIUM'A ÖZEL

🗑️ Gıda israfı sezon finali

Haftanın israfsız menüsü: Gıdanın atığa dönüşüne sosyolojik bakış, unuttuğumuz israf önleme yöntemleri, israf önleyen sosyal girişim örnekleri.

02 Ara 2020

Molino Cucina ile birlikte
Zeynep Çabuk

YAZARLAR

Adasu Mireli

Food writer @ Aposto

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

İLGİLİ OKUMALAR

apéroapéro

HİKAYE

Bilginin toprağı: Bilgi neden tarımın merkezinde?

Tarımda kriz çoğu zaman üretim, iklim ya da ekonomi üzerinden tartışılıyor. Oysa gözden kaçan daha temel bir mesele var: Bilginin kim tarafından üretildiği. Tarımsal bilginin köyden laboratuvara, devletten piyasaya ve bugün algoritmalara kadarki süreçlerini izleyerek çiftçinin bu değişimde nasıl edilgenleştiğini ve neden yeniden bilgi üretiminin öznesi olması gerektiğini tartışıyoruz.

25 Tem 2026

Bilginin toprağı: Bilgi neden tarımın merkezinde?
apéroapéro

HİKAYE

The Bear’e veda: Her şey yolunda

Fine dining dünyasının baskıları, aile mirasları, kapanmayan yaralar ve kırılgan dostluklar... The Bear final sezonunda yeni hikayeler anlatmak yerine yıllardır taşıdığı yüklerle aynı masaya oturuyor. Dizinin Mikey'nin gölgesi, restoran kültürü, Carmy'nin liderlik krizi, Richie'nin dönüşümü etrafında beş sezondur ördüğü temalar, son sezonda birer birer çözülüyor.

18 Tem 2026

The Bear’e veda: Her şey yolunda
apéroapéro

HİKAYE

Ethem Efendi Kahvaltı'da: Bir öğünden fazlası

Türkiye'de kahvaltı hiçbir zaman yalnızca günün ilk öğünü olmadı. Ailelerin, dostlukların ve gündelik hayatın etrafında şekillenen bu kültür, Erenköy'deki Mehmet Ali Paşa Köşkü'nde bulunan Ethem Efendi Kahvaltı'yla geçmişi ve bugünü aynı sofrada buluşturuyor.

11 Tem 2026

Ethem Efendi Kahvaltı'da: Bir öğünden fazlası
apéroapéro

HİKAYE

Londra'da Türk mutfağının yeni dönemi

Londra’da Türk mutfağı artık yalnızca kebapçılar ve mahalle restoranlarından ibaret değil. Şehrin merkezinde açılan yeni nesil restoranlar, sokak lezzetlerini yeniden yorumlayan girişimler ve farklı kitlelerle kurulan yeni ilişkiler, mutfağın görünürlüğünü ve algısını değiştiriyor. Soho’dan Dalston’a uzanan bu rota, Türk mutfağının Londra gastronomi sahnesindeki yerini takip ediyor.

04 Tem 2026

Londra'da Türk mutfağının yeni dönemi
apéroapéro

HİKAYE

Hona: Ahıska'dan kalanlar

Beyoğlu’nun, ahşap dokulu ve minimalist atmosferiyle öne çıkan Uzak Doğu etkili restoranı Hona'dayız. Hona, şef Ansar Kemaloğlu’nun ailesinin sürgün edildiği köyün adı. Özbekistan’da geçen çocukluk yılları, Uzak Doğu mutfaklarıyla kurulan erken temas, Türk mutfağına yöneliş ve Uygur mutfağında başlayan profesyonel deneyim, bugün Hona’yı şekillendiren fikrin temelini oluşturuyor.

Reyhan Ülker

·

27 Haz 2026

Hona: Ahıska'dan kalanlar