Kademeli meyhaneleşme


Yazın bereketli sebze ve meyve seçkisini bulabileceğiniz güvenli adres: Tazedirekt
Yaşadığımız dünyanın hızı ve çabuk tüketimi destekleyici düzeninde ilerlerken giderek tembelleşen tüketicilere dönüşüyor; hem sofralarımızın hem de ekolojik hayatın geleceğini göz ardı edebiliyoruz. Hâlbuki, yerel sebze ve meyvelerle…
Mekânlar kısıtlı da olsa açılmışken, önden bir mini rehber sunmak hoş olur diye düşündük. Kademeli şekilde meyhaneleşmenin önünü açıyoruz. İstanbul’un farklı taraflarından, farklı kesimlerin uğramayı sevdiği, tekdüze olmayacak küçük bir hatırlatma geçelim dedik. “Şunu nasıl yazmazsınız”, “burası varken burası nasıl yani” ısrarlarına hiç gerek yok, aklımıza gelenleri daha uzun uzun ilerideki sayılarımızda ve kısaca bu Instagram rehberinde listeleyeceğiz.
Giritli Restoran: Gölge etmek dışında başka ihsanları olan meyhanelerin en başında gelen Cankurtaranlı Giritli Restoran, akşamüstü mahmur mavilere bürünen gökyüzüne asma yaprakları arasından bakmak için ideal mekân. Avlusunda kedileri dolaşan, İstanbul hengâmesine yer bırakmamış atmosferine çeşit çeşit mezeleri ve nezih hizmeti eşlik ediyor. Tavsiyem tadım menüsü şeklinde oluşturulmuş “ortaya hepsinden” menüsünü paylaşmak. Yasal sınır olan 3 kişilik masalarda ideal, iki kişi olma hâlinde belki bireysel seçkiler daha akıl kârı olur. Önden gelen erişte pilavcığı, somon pastırması, asma yaprağında sardalyası hep aklımı meşgul eden lezzetleri. Şarap menüsü olması da rakıyla ilişkisi engebeli olanlar için harika haber. Giritli hakkında detaylı bir methiyemiz de burada.
Hoş geldin! Aposto Premium üyelerine özel bu içeriği okumak için Premium üye olabilir ya da Premium hesabına giriş yapabilirsin.
Aposto Premium
Ayda
- Aposto'nun tüm arşivine ve güncel yayınlara sınırsız erişim.
- Yükselen endüstrilerden gelişme ve içgörüleri aktaran, entelektüel dünyanı besleyecek Premium üyelere özel makale ve bültenler.
- Gündemdeki gelişmeleri küresel bir perspektifle aktaran analizler.
- Aposto Radyo için hazırladığımız podcast ve sesli belgesellere websitemiz ve mobil uygulamamızdan erişim imkanı.

NEREDE YAYIMLANDI?
Haftanın menüsü: Kademeli meyhaneleşme rehberi ve Galata'da sabahı öğleye çevirmelik bir kahvaltıcı.
02 Haz 2021

YAZARLAR

Berkok Yüksel
A former child writing about food and London for Aposto.

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
OKUMAYA DEVAM EDİN
Kemikleri ve iç organlarıyla yenen ortolan kuşu, Fransız gastronomisinin en tartışmalı yemeklerinden biri. Dumas’nın mutfak sözlüğünden "Succession"a uzanan hikayesi, bir lokmalık haz uğruna hayvanlara çektirilen acıyı gündeme getirirken geleneksel olarak ortolanları yerken başa örtülen peçete, başka bir soruyu da akla getiriyor: Yemek yerken neden saklanırız?

Nezleyken elma neden elma gibi gelmez, kırmızıya boyanmış beyaz bir şarap kırmızı şarap gibi algılanabilir mi? Lezzet yalnızca dilimizin işi değil. Koku, görme ve ağızda oluşan duyumların kesişiminde şekillenen bu deneyim, bir yiyeceği tanımamızdan onu sevmemize kadar pek çok şeyi etkiliyor.

Batı Karadeniz’in iç kesimlerindeki Daday, deniz etkisinin azaldığı, yüksek rakımlı ve ormanlık bir coğrafyada yer alıyor. Ormanlar, meralar, tarım arazileri ve köyler birbiriyle iç içe. Üretim ise iklimin ve mevsimlerin çizdiği sınırlar içinde ilerliyor. İki gün boyunca ziyaret ettiğimiz çiftlikler, bu koşullarla kurulan farklı ilişkileri anlamak için iyi birer durak.

Bir zamanlar İstanbul’un takvimi deniz üzerinden tutulurdu. Palamutun, lüferin ve uskumrunun gelişi mutfakta neyin pişeceği kadar, kayıkların ne zaman suya ineceğini, balıkçı tezgahlarının görünümünü ve şehrin gündelik akışını da belirliyordu. Bazı şeyler hiç değişmiyor. Ekim geldiğinde İstanbul’da gözler hâlâ yeniden denize çevriliyor.

Londra’yı gastronomi üzerinden tanımak için her zaman şehrin en yeni restoranlarının peşine düşmek gerekmiyor. Bazen birkaç sokaklık bir rota, şehrin yemek kültürünün nasıl değiştiğini görmek için yeterli. Borough Market’tan Bermondsey Street’e kadarki bu bölge de bunun iyi örneklerinden biri. Emre Onar, sevdiği duraklar ve kendi deneyimleri üzerinden bu kısa mesafeyi adım adım anlatıyor; kahveyle başlayan rotayı pazar tezgahlarından restoranlara, oradan da Bermondsey Street’in sakinliğine taşıyor.





