Nisan ayı yurt dışı ve yurt içi borçlanma piyasası görünümü


Yeni tatil rotası alarmı: Portonovi Resort Portonovi Resort Karadağ ’da Boka kıyılarında yer alan Portonovi Resort ; el değmemiş doğası, yemyeşil dağları, sakin denizi ve muhteşem kıyı manzaralarıyla Adriyatik Rivierası’nın en heyecan verici destinasyonlarından biri olarak kabul ediliyor. Nedir? 1,8 kilometrelik sahil şeridi boyunca 26 hektarlık bir alana konumlanan Portonovi Resort ’ta 218 lüks satılık konut, 105 tane kiralanabilir lüks villa ve 10 adet denize sıfır, One Only zincirinin işletmesini üstlendiği müstakil villa bulunuyor. Neler var? Özel olarak tasarlanmış konaklama seçenekleri, dünya mutfağının en lezzetli örneklerini sunan restoranları, mağazalar, yat limanı ve yat kulübüyle her türlü konfor göz önünde bulundurularak tasarlanan Portonovi Resort , aynı zamanda Karadağ’ın büyüleyici doğal güzelliğine ve tarihine açılan bir kapı olarak konumlanıyor. Dahası: UNESCO Dünya Mirası Listesi ’nde bulunan Kotor ’a, farklı doğa sporlarının deneyimlenebildiği Lovćen Milli Parkı ’na ve Adriyatik’in Venedik’i olarak anılan Perast ’a yakınlığıyla dikkat çeken Portonovi Resort, Türkiye’ye uçakla yalnızca 80 dakika uzaklıkta bulunuyor. Portonovi Resort ’u yakından incelemek için bu bağlantıyı ziyaret edebilir ve siz de yerinizi ayırtabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
Yoğun bir Nisan ayını geride bıraktık diyebiliriz. Euro Bölgesi için açıklanan öncü verilere göre, mart ayında enerji fiyatlarındaki düşüşe bağlı olarak TÜFE yıllık bazda %8,5’ten %6,9 seviyesine geriledi ancak çekirdek TÜFE ise %5,6’dan %5,7’ye yükselerek, tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı. ABD tarafında ise Mart’ta TÜFE’de aylık bazda artış %0,10 ile piyasa beklentisinin (%+0,20) altında kaldı. Böylece ABD’de TÜFE yıllık bazda yükseliş %6,0’dan %5,0 düzeyine gerilerken, çekirdek TÜFE ise %5,5’ten %5,6’ye çıktı. Yarın Fed tarafından faiz kararı açıklanacak. Swap piyasasına baktığımızda yarın için 25 baz puanlık faiz artırımını görüyoruz.

Diğer taraftan Avrupa bölgesinde Nisan ayı içerisinde yoğun bir Euro bazlı tahvil ihraçları gördük. Ağırlık küçük bankalar ve özel sektördeydi. Ay sonuna doğru ülkelerin borçlanmalarını ön plandaydı. Avrupa Birliği, 15 yıl vadeli 7 milyar € büyüklükteki tahvili %3.413 ile satarken, Almanya da 2033 vadeli 5.25 milyar € büyüklüğü %2.4490 ile ihraç etti. Geçen hafta ise Finlandiya 3 milyar € ve Berlin Belediyesi 500 milyon € borçlandı. Ek olarak Yakın zaman içerisinde gelişmekte olan Avrupa ülkeleri arasında $ bazlı tahvil ihracı gerçekleşmemişti. Macaristan'ın Eximbank'ı 5 yıl vade, %6.32 getiri ile 1.25 Milyar $ eurobond ihracı gerçekleştirdi.
Geçtiğimiz aylarda Credit Suisse’in problemini piyasalarda takip etmiştik. Problem sadece hisse senetleri ile sınırlı kalmamış, AT1 tipi (sermaye benzeri) tahvillere de sıçramıştı. Yaşanan sıkıntılardan sonra Avrupa’daki büyük bankaların AT1 tipi tahvillerde geri alım yaptığını gördük. 2023’ün geri kalan kısmında sermaye benzeri ihraçların ağırlığının az olacağı görülüyor.
ABD Doları bazlı bakıldığında Nisan ayında içerisinde en fazla ihracı 7.5 Milyar $ ile Royal Bank of Canada'nın yaptığını görüyoruz. Banka, Nisan ayı içerisindeki toplam ihraçların %7.94’ünü gerçekleştirmiş. Türkiye ise 2.5 Milyar $(2030 vadeli ve %9.30 getiri) ile 12. sırada yer alıyor. Yılbaşından itibaren bakıldığında ise ilk sırada 15.7 milyar $ ile Suudi Arabistan yer alıyor.
Yurt içine baktığımızda eurobond itfalarının yoğun olarak gördük. Hazine’nin 1.25 Milyar $’lık sukuk ve 1 Milyar €’luk eurobondu, Rönesans Gayrimenkul Yatırım’ın 300 Milyon $’lık eurobondu ve Albaraka Türk'ün 250 Milyon $’lık sukukunun 150 Milyon $’a kadar kısmını nakdi geri alımı planladıklarını paylaştı. Terminalden gördüğümüz kadarıyla bu zamana kadar 45 Milyon $’lık kısmını geri alımını gerçekleştirmişler.
Performans olarak bakıldığında ise eurobondlar negatif bir performans sergilediler diyebiliriz. Nisan ayı içerisinde daha çok yakın verim eğrisinin yakın tarafı daha çok satılmışa benziyor. Vadesine 1 ve 2 yıl kalan eurobondların getirileri ortalama 60 baz puanın üzerinde yükselmiş. Verim eğrisinin sonuna doğru baktığımızda daha flat bir görüntü çıkıyor. Risk priminde de aynı görüntü mevcut. Yakın tarafta risk primi ortalama 80 baz puan artış görürken, 5 yıl ve sonrasında flat görüntü hakim.

Mayıs ayı içerisinde hem yurt dışı ve hem de yurt içinde oynaklığın yüksek olacağını düşünürsek yatırımcılar yakın taraflı olan eurobondlarda bir miktar risk alabilirler ya da düşük durasyonlu eurobond fonları tercih edilebilir.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bugün gözler Fed’in faiz kararı ve Powell’ın vereceği mesajlarda olacak.
03 May 2023

YAZARLAR

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın New York ziyareti kapsamında 21-23 Eylül’de düzenlenen Türkiye Yatırım Konferansı’nda ekonomi yönetimi, Amerikan şirketlerini Türkiye’de enerji ve yüksek teknoloji yatırımları yapmaya çağırdı. Peki sunulan planların detaylarında neler yer aldı?

Bu hafta veri akışının yanı sıra merkez bankalarının toplantı tutanakları da yakından izlenecek. Yurt içinde Eylül ayı enflasyonu, Hazine nakit dengesi ve sanayi üretimi öne çıkarken, yurt dışında ABD ISM hizmet PMI, Fed ve ECB toplantı tutanakları, Almanya sanayi üretimi ve Michigan tüketici güven endeksi ön planda.
05 Eki 2026

İçeride sermaye piyasalarında yaşanan kayıpların servet etkisi ve iç talep üzerindeki olası sonuçları tartışılırken, dışarıda tahvil faizlerindeki yükseliş finansal sistem açısından daha geniş bir risk alanı yaratıyor. Altın, konut ve faiz getirileriyle son yıllarda büyüyen hanehalkı serveti, fon kaynaklı kayıpların makroekonomik etkisini kısmen sınırlayabilir. Küresel tarafta ise yüksek kamu borcu, güçlü talep ve uzun vadeli faizler yılın son çeyreğinde piyasaların yönünü belirleyecek temel başlıklar olmaya devam edecek.

Fon piyasasında yaşanan son gelişmeler, finansal denetimin yanında kurumların niteliği ve karar alma süreçleri üzerine de yeniden düşünmeyi gerektiriyor. Liyakat, şeffaflık ve kurumsal kapasite zayıfladığında sorunlar zaman içinde birikiyor ve sistemin hata üretme ihtimali artıyor. Son yaşananlar da örgütlü vasatlık kavramının ekonomi ve kurumlar açısından ne ifade ettiğini tartışmak için önemli bir örnek sunuyor.

Çok boyutlu bir sarsıntıya borsa manipülasyonu sermaye piyasası araçları, TEFAS fonları ve manipülatif hisse hareketleriyle yapıldı. Skandalın merkezindeki portföy yönetim şirketleri halka açıklık oranı ve işlem hacmi sığ hisselerde karşılıklı işlemlerle yapay fiyat oluşturdu. SPK’nın 28 Ağustos kararları sonrası likidite sıkışıklığı yaşandı, yatırımcılar parasını çekmek isteyince fonlar temerrüde düştü. Krizin borsa boyutunu uzmanlara sorduk.



