Papaskarası

Benzeri Burgonya şarapları
Papaskarası

11 Kasım - Harem Chocolate - apéro
Harem Chocolate ile birlikte

En lezzetli 25 yıl: Harem Chocolate Çikolataseverlerin kalbine giden yolun 25 yıldır izini süren Harem Chocolate , en kaliteli hammaddelere yer verdiği bu lezzetli yolculukta, çikolata tutkunları için unutulmaz izler bırakmaya devam ediyor. Zevkle ve mutlulukla paylaşılan anlara eşlik etmeyi kutladığı yeni yaşında, bizlere “Lezzetli Paylaşımlıklar” ve “Bean to Bar” koleksiyonlarını armağan ediyor. Lezzetli Paylaşımlıklar : “Paylaşmayıp kendimize mi saklasak, paylaşıp mutlulukları mı çoğaltsak” ikilemine düştüğümüz koleksiyonda, çikolatanın meyve ve kuruyemişlerle harika buluşmasına merhaba diyoruz. Çıtır mandalina, lokum, kaju, badem, fındık, üzüm, çilek gibi mahsullerin en taze ve leziz hâllerini tadabileceğiniz 10 farklı ürün sizi bekliyor. Bean to Bar : Gana ve Kolombiya / Huila'dan temin edilen nitelikli kakao çekirdekleri katkısız ve koruyucusuz çikolatalı rüyalara dönüşüyor. Bean to Bar yöntemiyle üretilen ürünler hem kakaonun yoğun tadını hem de faydalarını bir araya getiriyor. İçilebilir Çikolata: Kakao çekirdeklerinin besin değerleri korunarak özel olarak üretilen bu içilebilir çikolata her detayıyla oldukça saf ve damağınızdan mutlulukla akmaya hazır. Süt veya su ile hazırlayabileceğiniz içilebilir çikolata, hem kalbinizi hem de en sevdiğiniz kupanızı sade, şekersiz ve kakuleli üç çeşidiyle ısıtacak. Fındık Ezmesi: Kaşık kaşık yememek için kendinizi tutmanıza hiç gerek yok; Harem Chocolate’ın çikolatalı fındık ezmesi katkısız, koruyucusuz ve rafine şekersiz . Günün dilediğiniz saatinde aradığınız mutluluğu vadeden bu tat sağlıklı bir alternatif sunuyor. Tadı damağınızda kalacak daha pek çok çikolatalı sanat eserini Harem Chocolate ’ta keşfedebilir, mutluluğa giden yolu şuradan takip edebilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

apéro

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

Nerede? Chamlija Şarapçılık, Büyükkarıştıran/Lüleburgaz/Kırklareli

Ne zamandan beri? 2006

Kurucusu:Mustafa Çamlıca

Neden buranın Kara Sevda’sı? Yok olmaktan kurtarılan Istranca üzümü Papaskarası'nın yeniden canlanıp altın madalyaya uzanan öyküsü.

Önce uyanış: Bir sohbette Mustafa Çamlıca’ya bahsedilen Marcel Biron ve kitaplarıyla 1930lu yılların Türkiye şarapçılığına yönelik bir ilgi uyanıyor. Atatürk’ün talimatıyla Fransa’dan Türkiye’ye gelen bağcılık ve şarapçılık uzmanı Biron, yaklaşık 20 yıl Türkiye’de çalışıyor: Filoksera ve savaşlar yüzünden yok olma tehlikesi yaşayan bağlar iyileştiriliyor, Türkiye’nin şaraplık üzümlerine dair derin analizler yapılıp kitap hâline getiriliyor. 

Sonra yeniden canlanış: Biron çalıştığı üzüm çeşitleri arasında Papaskarası’nı Burgonya şaraplarına benzeterek uluslararası kalitede görüyor; 1947’de Uluslararası Bağcılık ve Şarapçılık örgütünün asil şaraplık üzümler listesine ilk Türkiye üzümü olarak tescil ettiriliyor. 2000ler’e gelindiğinde yok olmakta olan bu üzüm Biron’un hikâyesiyle beraber Mustafa Bey’in iyiden iyiye ilgisini çekiyor. Papaskarası şarabından Blanc de Noirs yapmaya karar veriliyor. Bu kararın ardından ilk başarılı deneme 2014’te yapılıyor. Papaskarası 2017’deyse katıldığı Uluslararası Balkan Şarap Yarışması’ndan altın madalyayla dönüyor.

Nasıl kokar, nasıl tadar? Mustafa & İrem Çamlıca'nın tanımıyla: Kara Sevda zarif bir baharat şarabı. Tadanların genelde lohusa şerbetine şerbetine benzettiği şarap Pinot Noir'la benzerlik gösterebiliyor. Karabiber, karanfil aromaları baskın; siyah kiraz, vişne, ahududu meyve tatları yoğun ve Uzun bitişte, kırılmış kuvars taşlarının mineralsiliği Istranca teruarını yansıtıyor. 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

apéro

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

NEREDE YAYIMLANDI?

apéroapéro

BÜLTEN SAYISI

🍇 Papaskarası: Trakya'nın kara sevdası

Kuzey Trakya'nın yerel üzümü Papaskarası Çamlıca ailesinin hikâyesine nasıl dönüştü? Bağdan kadehe şarap endüstrisi Türkiye'nin ekonomik geleceğinde nasıl bir role sahip? Uğur Gürses anlatıyor.

11 Kas 2023

Harem Chocolate ile birlikte
Papaskarası, Fotoğraf: Deniz Sabuncu

YAZARLAR

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

İLGİLİ OKUMALAR

apéroapéro

HİKAYE

Ethem Efendi Kahvaltı'da: Bir öğünden fazlası

Türkiye'de kahvaltı hiçbir zaman yalnızca günün ilk öğünü olmadı. Ailelerin, dostlukların ve gündelik hayatın etrafında şekillenen bu kültür, Erenköy'deki Mehmet Ali Paşa Köşkü'nde bulunan Ethem Efendi Kahvaltı'yla geçmişi ve bugünü aynı sofrada buluşturuyor.

11 Tem 2026

Ethem Efendi Kahvaltı'da: Bir öğünden fazlası
apéroapéro

HİKAYE

Londra'da Türk mutfağının yeni dönemi

Londra’da Türk mutfağı artık yalnızca kebapçılar ve mahalle restoranlarından ibaret değil. Şehrin merkezinde açılan yeni nesil restoranlar, sokak lezzetlerini yeniden yorumlayan girişimler ve farklı kitlelerle kurulan yeni ilişkiler, mutfağın görünürlüğünü ve algısını değiştiriyor. Soho’dan Dalston’a uzanan bu rota, Türk mutfağının Londra gastronomi sahnesindeki yerini takip ediyor.

04 Tem 2026

Londra'da Türk mutfağının yeni dönemi
apéroapéro

HİKAYE

Hona: Ahıska'dan kalanlar

Beyoğlu’nun, ahşap dokulu ve minimalist atmosferiyle öne çıkan Uzak Doğu etkili restoranı Hona'dayız. Hona, şef Ansar Kemaloğlu’nun ailesinin sürgün edildiği köyün adı. Özbekistan’da geçen çocukluk yılları, Uzak Doğu mutfaklarıyla kurulan erken temas, Türk mutfağına yöneliş ve Uygur mutfağında başlayan profesyonel deneyim, bugün Hona’yı şekillendiren fikrin temelini oluşturuyor.

Reyhan Ülker

·

27 Haz 2026

Hona: Ahıska'dan kalanlar
apéroapéro

HİKAYE

Ege’den Boğaz’a, Bodrum’dan Çeşme’ye: Denizin kıyısında beş sofra

Ege kıyıları ve İstanbul Boğazı boyunca uzanan beş restorana konuk olduk. Her biri denizle kurulan ilişkiyi farklı yorumlarla ele alıyor. Kimi mevsime teslim olup günlük avın peşinden gidiyor, kimi ocakbaşını esintili bir Bodrum akşamına taşıyor, kimi ise köklü aile hikayelerini aynı bahçede yaşatıyor. Ortak noktaları ise ürünün kendisine duyulan güven ve ortak kurulan sofralar.

20 Haz 2026

Ege’den Boğaz’a, Bodrum’dan Çeşme’ye: Denizin kıyısında beş sofra
apéroapéro

HİKAYE

Narenciye punch: Alkolsüz ve isli

Punch denince akla genellikle alkollü içecekler gelse de bu tarif, narenciye, çay ve baharat notalarının öne çıktığı alkolsüz bir yorum sunuyor. İsli karakteriyle öne çıkan Lapsang Souchong çayı, limon ve portakal kabuklarından hazırlanan oleo-saccharum ile birleşirken; tonik ve soda suyu karışıma ferahlatıcı bir canlılık kazandırıyor. Önceden hazırlanan soğuk demleme çay sayesinde derin aromalara sahip bu punch, kalabalık davetler için ideal.

20 Haz 2026

Narenciye punch: Alkolsüz ve isli