Sofralarımızdan İnsan Manzaraları x Bir Buçuk Metre

Bir Buçuk Metre: Fotoğrafını çekmeye doyamadığımız sofraları mümkün kılanların hikâyelerini dinlemek o sofralardaki emeği anlamamızı sağlıyor. Üreticisinden aşçısına sektörden insan manzaralarını ortaya koymak için bu kanalı bir süreliğine Bir Buçuk Metre’ye ayırdık. Bir Buçuk Metre, yeme-içme sektöründen insanların pandemi sürecinde yaşadıklarını ve hikâyelerini anlattıkları bir foto-belgesel projesi.
Konuk: Ferda Erdinç, Zencefil
27 yıldır Türkiye'de vejetaryenlerinin Mekke’si olmuş, baharat zenginliğiyle nice Beyoğlu ziyaretçilerinin ufkunu açmış Zencefil, bu temmuz ayında son servisini verdi. Kurucusu Ferda Erdinç, 1991’de modern aktar olarak başlattığı ve daha sonra happy food yani “iyi hissettiren yemek” veren bir restorana dönen Zencefil'i pandemi sürecinde kapatma kararı aldı.

Fotoğraf: Derin Çelik
“Zencefil’in kapanma haberi umduğumun çok daha ötesinde bir etki yarattı. Çok iyi müşterisi, çok seveni olan, hayalini edemeyeceğim bir kitleye sahip oldum. Beni çok duygulandıran telefonlar, mesajlar aldım; hiç bu kadarını düşünmemiştim... Böyle olabileceğini hayal edemezdim. Onun için bundan daha fazlasını da isteyemem, arsızlık olur. (…)”
“Kapattık; çünkü artık çalışan çocukların maaşı çıkmıyordu. Bir lokanta iki ay kapalı kaldığında bütün borçları da devam ederken tekrardan başlaması zor. Biz son altı yılı “Altı ay sonra iyileşir.” diye geçirdik. Tam eğrisini doğrusuna denk getirmiştik ki pandemi süreci başladı. Açıldıktan sonra da %85 ciro kaybı. Ne yazık ki bir yerin çok seviliyor olması dertsiz olduğu veya sahibinin bu işi sonsuza dek yapabileceği anlamına gelmiyor.”
Ferda Erdinç
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
İLGİLİ OKUMALAR
Yunanistan’ın küçük Kiklad adalarından Sifnos, yerel ürünleri, geleneksel yemekleri ve son 15 yılda açılan şef restoranlarıyla ülkenin öne çıkan gastronomi duraklarından birine dönüştü. Adada nohut, peynir, kapari, kekik balı ve balık gibi ürünler hem geleneksel tavernaların hem de yeni nesil restoranların menülerinde yer buluyor. Seramikçilik gibi yüzyıllardır süren zanaatlar yemek kültürünün bir parçası olmaya devam ederken farklı ülkelerden şeflerle yapılan işbirlikleri de Sifnos mutfağını yeni tatlara ve tekniklere açıyor.

Bir zamanlar bir hayatta kalma becerisi olan foraging, bugün fine dining'in, wellness kültürünün ve sosyal medyanın ilgi alanında. Bu geri dönüş, insanın doğadan yeniden beslenmesinden çok, doğayla kopmuş ilişkisinin farkına varmasıyla ilgili olabilir.

Bordeaux’nun kurduğu şarap dünyası zamanla apelasyonlar, ödüller ve prestij üzerinden ortak bir ölçüte dönüştü. Fakat Asya’nın şarapla ilişkisi bunlardan çok daha eski. Çin’in Jiahu çömleklerinde ya da Japonya’nın Koshu bağlarında yazılan hikaye, şarabın tek bir coğrafyanın tanımlayabileceği kadar dar bir geçmişe sahip olmadığını gösteriyor. Bugün bu birikim, Batı’dan gelecek bir onaydan çok kendi referansları üzerinden yeni bir şarap kültürüne dönüşüyor.
22 Ağu 2026

Bir kısmı henüz kapılarını yeni açtı, bir kısmı yıllardır hayatımızda. Ortak noktaları ise aynı: Her biri Türkiye'nin yeme-içme sahnesine yeni bir fikir, yeni bir soluk ya da yeni bir yön öneriyorlar. Son dönemin en çok konuşulan 20 adresi bu seçkide.

İstanbul ve Çeşme'de günün farklı saatlerine yayılan beş restoranı biraraya getirdik. Kimi ekşi mayalı ekmekle güne başlıyor, kimi uzun yaz sofraları kuruyor, kimi ise kokteyl barıyla geceye keyif katıyor. Ortak noktaları ise mutfak kadar atmosfere de önem vermeleri.
15 Ağu 2026





