Zeytinyağı ihracatına kısıtlama

Ticaret Bakanlığı'nın yaptığı açıklamaya göre 1 Ağustos’tan 31 Ekim 2023’e kadar dökme ve varilli zeytinyağı ihracatı yasaklandı. Açıklamada kısıtlamayla ilgili dünyada azalan zeytinyağı rekoltesi sonucunda dış talep ve dünya fiyatları arttı. Bu sebeple yükselen dökme ve varilli zeytinyağı ihracatının yurt içi tüketici fiyatlarına olan olumsuz etkisinin devam ettiği kaydedildi.
- Neden önemli? Akdeniz ülkelerindeki olağanüstü sıcakların etkisiyle zeytin üretimi düşerken Türkiye'de üretilen zeytinyağına talep arttı. Türkiye'nin zeytinyağı ihracatı katlandı ve iç piyasada hızlı fiyat artışları yaşandı. Ticaret Bakanlığı bu fiyat artışını frenlemek amacıyla zeytinyağı ihracatına yönelik ilave tedbir kararı almak zorunda kaldı.
- Bununla birlikte: Fiyatların artmasının ana nedeni Akdeniz ülkelerinde hava sıcaklarının etkisiyle zeytin üretiminin durma noktasına gelmesi olduğu belirtildi. Türkiye'de de bu yıl üretimde düşüş yaşanabileceği söyleniyordu. Zeytin ve zeytinyağı fiyatları son bir ayda önemli oranda arttı. Dünya piyasasında zeytinyağının ortalama litre fiyatı 4 eurodan 8 euroya kadar çıktı.
- Detaylar: Bu süreçte ambalajlı zeytinyağı ihracatı %3 artarken dökme zeytinyağı ihracatı beş buçuk kat, varilli ihracatıysa dört kat arttı. İhracatın sevkiyat türüne göre dağılımına bakıldığında dökme ve varilli zeytinyağı ihracatının toplam ihracattaki payı %42’den %83’e kadar yükseldi. 2022 ve 2023 sezonu Kasım-Temmuz döneminde dökme ve varilli ihracatının bir önceki sezonun aynı dönemiyle kıyaslandığında İspanya’ya göre 21 kat, İtalya’ya göre ise 44 kat artış gösterdiği görüldü.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
apéro gazete'de bu hafta: Yeme içme sektörünün icatlarından "kültür eti" son günlerin tartışma konularından biri hâline nasıl geldi? Kavramın 90'lardan bugüne kadarki yolculuğunu çevre, yemek ve insan ekseninde inceliyoruz.
05 Ağu 2023

YAZARLAR

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
İLGİLİ OKUMALAR
Beslenme trendleri ortaya çıkarken bilimsel bilgi; medya, beden idealleri, sosyal normlar ve gıda endüstrisi tarafından seçiliyor, sadeleştiriliyor ve ürünleştiriliyor. Böylece bilim, gündelik yaşamın ve tüketim alışkanlıklarının parçası hâline gelirken sağlıklı beden, “doğru” beslenme ve kendimize iyi bakmak da sürekli yeniden tanımlanıyor.

Yunanistan’ın küçük Kiklad adalarından Sifnos, yerel ürünleri, geleneksel yemekleri ve son 15 yılda açılan şef restoranlarıyla ülkenin öne çıkan gastronomi duraklarından birine dönüştü. Adada nohut, peynir, kapari, kekik balı ve balık gibi ürünler hem geleneksel tavernaların hem de yeni nesil restoranların menülerinde yer buluyor. Seramikçilik gibi yüzyıllardır süren zanaatlar yemek kültürünün bir parçası olmaya devam ederken farklı ülkelerden şeflerle yapılan işbirlikleri de Sifnos mutfağını yeni tatlara ve tekniklere açıyor.

Bir zamanlar bir hayatta kalma becerisi olan foraging, bugün fine dining'in, wellness kültürünün ve sosyal medyanın ilgi alanında. Bu geri dönüş, insanın doğadan yeniden beslenmesinden çok, doğayla kopmuş ilişkisinin farkına varmasıyla ilgili olabilir.

Bordeaux’nun kurduğu şarap dünyası zamanla apelasyonlar, ödüller ve prestij üzerinden ortak bir ölçüte dönüştü. Fakat Asya’nın şarapla ilişkisi bunlardan çok daha eski. Çin’in Jiahu çömleklerinde ya da Japonya’nın Koshu bağlarında yazılan hikaye, şarabın tek bir coğrafyanın tanımlayabileceği kadar dar bir geçmişe sahip olmadığını gösteriyor. Bugün bu birikim, Batı’dan gelecek bir onaydan çok kendi referansları üzerinden yeni bir şarap kültürüne dönüşüyor.
22 Ağu 2026

Bir kısmı henüz kapılarını yeni açtı, bir kısmı yıllardır hayatımızda. Ortak noktaları ise aynı: Her biri Türkiye'nin yeme-içme sahnesine yeni bir fikir, yeni bir soluk ya da yeni bir yön öneriyorlar. Son dönemin en çok konuşulan 20 adresi bu seçkide.




