1509 İstanbul depremi: Kıyamet-i Suğra


Şirket aracı kiralamak artık çok kolay: Filomingo Filomingo ile istediğinizi seçerek anında harekete geçebilirsiniz Filomingo , Türkiye’de bir ilki gerçekleştirerek uzun dönem araç kiralamayı tamamen online ortama taşıyor. Sunduğu hızlı ve kolay kiralama deneyimiyle fark yaratan filomingo.com.tr ’de kullanıcılar istediği 0 KM aracı ve ek hizmetleri seçerek anında teklif oluşturabiliyor. Findeks ile finansal değerlendirme sürecini dakikalar içerisinde tamamlayarak istediği araca en hızlı ve kolay yoldan ulaşabiliyor. Filomingo’da neler var? Tüm hizmetlerini müşteri memnuniyeti odağıyla tasarlayan Filomingo’da 0 KM araçlar 12, 24 ve 36 aylık sürelerle kiralanabiliyor. Filomingo meslek gruplarına özel çözümler ve danışmanlık hizmeti sunuyor. Filomingo’dan araç kiralamak isteyen kullanıcılar, kiralama işlemlerini tercihlerine göre online ortamda veya Filomingo Müşteri Danışmanı ’ndan destek alarak gerçekleştirebiliyor. Neden araç kiralama? 2023’te güncellenen düzenlemeyle aylık kira bedelinin 17.000 TL’ye kadar olan kısmı gider olarak gösterilebiliyor. Bu durum, ciddi bir vergi avantajı sağlıyor. Araç satın almak yerine kiralayanlar trafik sigortası , MTV , kasko , lastik gibi masraflara ve operasyonel yüklere bütçe ve zaman ayırmak zorunda kalmıyor. Aracın muayene , periyodik bakım gibi operasyonel giderlerini kiralama şirketi karşılıyor. Siz de Filomingo güvencesiyle ihtiyacınıza en uygun çözümü bulmak ve detaylı bilgi almak için bu bağlantıyı ziyaret ederek form doldurabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
Kahramanmaraş ve çevre illerde yaşanan felaket, bir süredir derin dondurucuda yer alan büyük İstanbul depremine ilişkin tartışmaların yeniden alevlenmesine yol açtı. Tarihin en önemli kentlerinden biri olan İstanbul, deprem konusunda derin yaralar taşıyan bir metropol. Bu yaraların en tazesi olmasa da en çok iz bırakanı ise bundan 514 yıl önce açıldı.
Kıyamet-i Suğra
Osmanlı İmparatorluğu’nun başkenti İstanbul, 10 Eylül 1509’da oldukça güçlü bir depremle sarsıldı. Sabaha karşı meydana gelen depremin 160 bin nüfuslu şehir üzerindeki etkisi oldukça yıkıcı oldu. Şehirde binden fazla bina yıkıldı, 13 bin insan hayatını kaybetti, 10 binden fazla insan yaralandı. Fatih Camii ve henüz yeni tamamlanmış olan Bayezid Camii çok ağır hasar aldı. Anadolu ve Rumeli Hisarları, Kız Kulesi, Bozdoğan Kemeri ciddi hasar gördü. İstanbul surlarında yer alan 49 burç ya yıkıldı ya da önemli ölçüde hasara uğradı. Ayasofya’nın fethin ardından yapılan minareleri yıkılırken, onlarca cami ve kilise tahrip oldu.
Sultan II. Bayezid’in ikamet etmekte olduğu Topkapı Sarayı da ağır hasar gören yapılar arasındaydı. Hatta öyle ki sultan, enkaz altında kalmaktan sabah namazına kalkması sayesinde kurtulabildi. Çünkü deprem, sultan abdest almak için odasını terk ettiğinde gerçekleşmiş ve deprem sırasında sultanın odası yerle bir olmuştu.
Depremin ardından bir de tsunami tehlikesi baş gösterdi. 6 metreye ulaşan dalgalar Ceneviz Surları’nı aşarak şehrin içine girdi. Galata bölgesinde onlarca ev sular altında kaldı, bazıları ise denize karıştı.
Deprem öylesine büyüktü ki Rumeli’den, Viyana’dan hatta ve hatta Mısır’dan dahi hissedildi. O dönem Mısır’a hükmeden Memlük Devleti’nin kayıtlarında, depremin bölgede bıraktığı izler hakkında raporlar yer aldı.
Kimi bilim insanları bu depremin büyüklüğünü 7.2 olarak hesaplarken, kimileri ise depremin 8 büyüklüğünde gerçekleştiğini söylemektedir. Dönemin kaynakları ise bu depremi “Kıyamet-i Suğra” yani Küçük Kıyamet olarak adlandırmaktadır. Hatta öyle ki deprem sonucunda toprak üzerinde su ve kum fışkırtan dev yarıkların oluştuğu ve insanların bu yarıkların içine düştüğü tasvir edilmektedir.
Yeniden inşa süreci
Sultan II. Bayezid depremin ardından yaklaşık 15 gün Gülhane’de bir çadırda kaldıktan sonra devletin eski başkenti olan Edirne’ye gitti. Buradan şehrin yeniden imar edilmesini emreden sultan, Mimar Hayreddin’in nezaretinde yaklaşık 66 bin işçi, 11 bin kalfa ve 3 bin inşaat ustası görevlendirdi. Her 20 haneden bir kişi yeniden inşa sürecine dahil olmak adına göreve çağrıldı. İnşa edilecek yeni binaların ahşaptan yapılması kararlaştırılırken, taştan ev yapılması ise yasaklandı.
Olağanüstü inşaat maliyetlerinin giderilmesi adına birtakım ek vergiler konuldu. “Avarız” adı verilen olağanüstü vergi ile birlikte her haneden 22 Osmanlı gümüş akçesi toplanması kararlaştırıldı. Avarız vergisi nedeniyle Rumeli eyaletinde toplam 622 bin haneden 13,6 milyon akçe toplanırken, Anadolu eyaletinde ise 502 bin haneden toplam 11,1 milyon akçe toplandı. Totalde toplanan 24,7 milyon gümüş akçenin o dönemki toplam vergi gelirlerinin yaklaşık %10’una karşılık geldiği tahmin ediliyor.
Bütün bu hazırlıklara rağmen yeniden inşa süreci 41 gün boyunca devam eden artçı sarsıntılar ve artçıların ardından bastıran kış mevsimi nedeniyle sekteye uğradı. Çalışmalara ancak 1510 yılının Mart ayında başlanabildi. Fakat geç başlanılmış olmasına rağmen çalışmalar 64 gün gibi kısa bir sürede tamamlandı ve haziran ayında inşaat iskeleleri söküldü. Bazı küçük ölçekli yapıların yeniden inşasının ise 1511’e kadar bekletildiği konusunda kayıtlar bulunuyor.
Ya bugün?
İstanbul bugün resmi kayıtlara göre 16 milyonluk nüfusuyla ülkenin beşte birine ev sahipliği yapan bir mega kent. TÜSİAD, TÜRKONFED ve SEDEFED tarafından hazırlanan İstanbul Depremi Senaryosu: İş Dünyası Raporu’na göre İstanbul ulusal sanayi üretiminin %40'ını, vergi gelirlerinin %46’sını, ihracatın ise yaklaşık yarısını tek başına karşılamaktadır. Raporda bu nedenle İstanbul’da yaşanabilecek büyük bir depremin faturasının 25 ile 300 milyar USD arasında olabileceği tahmin ediliyor. Bu sebeple, İstanbul’da benzer bir felaketin yaşanması hem ekonomik hem de beşeri anlamda altından kalkılması çok zor bir yük doğuracaktır.
Bu sebeple, olası kayıpları asgari seviyeye çekebilmek adına çalışmaya hemen bugün, Kahramanmaraş ve çevre illerde yaşanan kayıpların acısı hala çok tazeyken başlamamız gerekiyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Avro Bölgesi'nde bileşik PMI 52,3'e yükselerek 9 ayın zirvesini kaydetti. Yurt içinde gözler TCMB'nin yarın gerçekleştireceği PPK toplantısına çevrildi.
22 Şub 2023

YAZARLAR

Emircan Yaman
Piyasalar ve Finans Editörü

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Piyasalardaki iştah ve enerji, yoğun sermaye harcaması, bol sermaye ve rekabetçi büyüme arzusuyla öne çıkan Reagan dönemi 1980'ler, 1998-99 ve 2004-06 yıllarını andırıyor.

Ortaya çıkan tablo, daha az konuşan ancak şeffaflıktan ödün vermeyen, iletişimini daha sade metinlerle kuran, piyasaya daha az yönlendirme yapan fakat hedefleri konusunda daha kararlı ve kurumsal açıdan daha disiplinli bir merkez bankası modeline işaret ediyor.

Türkiye'nin en büyük dış ticaret fazlası veren sanayi kollarından tekstil ve hazır giyim sektörü, 2025 yılını 26,2 milyar dolarlık ihracatla kapattı. Doğrudan 845 bin, dolaylı etkileriyle birlikte yaklaşık 2 milyon kişiye istihdam sağlayan sektör, 2022'de ulaştığı zirveden bu yana tarihinin en sert daralmalarından birini yaşıyor. Konuyla ilgili sunum yapan TGSD yönetimi, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'na sunulan üç aşamalı strateji haritasının ayrıntılarını paylaştı.

Bu hafta hem yurt içi hem de yurt dışı piyasalarda veri akışı güçlü. Yurt içinde Fitch değerlendirmesi ve cari denge, yurt dışında ise ABD TÜFE ön planda olacak.
13 Tem 2026

Küresel ekonomide bir taraftan savaşın yarattığı belirsizliği ve bunun başta petrol ve altın fiyatları olmak üzere finansal piyasalardaki yansımalarını izlerken, diğer taraftan özellikle yapay zeka alanında yaşanan olağanüstü teknolojik gelişmelerin önümüzdeki dönemde ekonomik hayata nasıl yansıyacağını anlamaya çalışan bir piyasa dinamiğiyle karşı karşıyayız.




