Çocukları vegan beslemek doğru mu?

Linç yemenin vegan beslenmeye uygun olduğunu kanıtlayan birkaç günden sonra çocuğunu vegan yetiştirmek doğru mu tartışıyoruz.
Çocukları vegan beslemek doğru mu?

30 Mart - Tedra di Verde - apéro
Tedra di Verde ile birlikte

Toprağa gösterilen özenin lezzetli sonucu: Tedra di Verde

“Dünyadaki kullanılabilir, verimli tarım arazilerinin %52’sinin uzun yıllardır, geleneksel tarım yöntemleri adı altında dayatılan; yoğun pestisit uygulamaları, toprak sürme alışkanlıkları ve kimyasal gübre kullanımından ötürü çoraklaşmış…

Daha fazlasını öğren →

apéro

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

Önce bir hatırlatma: apéro, yalnızca bir yemek yayını — sağlık konusunda her zaman tıbbi uzmanlar ve doktorunuzdan tavsiye alınız. Aşağıdaki düşünceler şahısların kendilerine aittir ve umuma açık bilimsel kaynaklar üzerinden elde edilebilen genel bilgiler esas alınmıştır.

Olay nedir?: Cüneyt Özdemir, YouTube programında klasik tonuyla çocuk doktoru arkadaşının ailelerinin vegan beslediği çocukları hasta olarak kabul etmediğini ve bu durumu sakıncalı gördüğünü anlatıyor. Bu videoyu Twitter hesabında paylaşan vegan aktivisti ve Göğüs Cerrahisi Uzmanı Dr. Suat Erus, çocuğunu vegan beslenmeyle büyüttüğünü söyleyince Twitter âlemi patlıyor. 

Cüneyt Özdemir'in yorumuna Suat Erus'tan gelen cevap


5 milyondan fazla kullanıcının gözlerinin önünden geçen Tweet destek mesajları, negatif tepkiler ve nefret söylemleriyle karşılanıyor. Twitter'da lince uğrayan Erus'un başlattığı tartışmayı ele alınca üç temel sorunsal üzerinden döndüğü belli: 

  1. Veganlık tam olarak nedir? Bir inanç mı, etik tutum mu, diyet mi, beslenme biçimi mi?
  2. Bitki bazlı beslenmek çocuk sağlığı için uygun mu?
  3. Çocuğun beslenme özgürlüğünü kim belirlemeli?

Veganlık tam olarak nedir?

Veganlığın ne olduğunu bu yazımızda anlattık. Kısaca veganlık hayvan zulmü veya katli içeren herhangi bir ürünü kullanmamak veya tüketmemek. Bu yönüyle veganlık bir hayat biçimi; kapsayıcı (hayatın tüm alanlarında) ve sürekli (oruç veya diyet gibi değil, kalıcı). 

Etik, politik, çevresel ve sağlıksal amaçları bulunsa da bunların birine indirgenemeyecek bir yaşam felsefesi. Fakat bahsi geçen tartılmanın bağlamında aslında odaklandığımız vegan beslenme, biraz çerçevesini genişletirsek bitki bazlı beslenme. Yani hayvanlardan çıkan ürünleri tüketmemek.

Bitki bazlı beslenmek çocuk sağlığı için uygun mu?

Burada lafı hiç uzatmayalım. Birçok bilimsel araştırma "Dengeli ve gerektiği koşullarda takviyeli bir bitki bazlı beslenme çocuk sağlığı için sakıncalı değil," diyor. Çeşitli mineraller ve vitaminlerin alımı vegan beslenmede iyi planlandığı takdirde sıkıntısızca gerçekleşse de potansiyel eksikliklere dikkatle yaklaşılması gerekiyor. 

Unutmayalım ki hayvansal ürün dâhil (hepçil) beslenen çocuklarda da takviye çoğu zaman gerekli oluyor (özellikle D vitamini ve demir), yani takviye almak başlı başına yetersiz bir beslenme şekline kanıt değil. Uzun vadede bitki bazlı beslenme obezite ve kalp-damar hastalıkları gibi sorunlarda da daha sağlıklı olma ihtimalini taşıyor.

Burada altını çizmek gereken bir nokta var — vegan beslenmek başlı başına sağlıklı bir beslenme yöntemi zaten değil. Sadece haşlanmış makarna yiyerek vegan beslenmek mümkün, fakat zararlı. Aynı şekilde hepçil beslenmede de sadece kuzu pirzolası yiyip yumurta sarısı hüpletirseniz sağlıklı bir beslenme olmaz.

Bu iki uç noktanın ortası "Hepsinden yemek lazım," da değil. Farklı sağlıklı orta noktaları var. Dengeli olduğu ve doğru besin maddeleri alındığı sürece bitki bazlı beslenmek de sağlıklı, hepçil beslenmek de. Bitki bazlı beslenirken vücudun gelişim ve sağlıklı bir hayat için besin maddelerine erişimi sağlanması dengeli bir yemek repertuvarıyla gayet mümkün. Vegan beslenmede eksikliği kolay giderilemeyen B12 vitamini, genelde takviyelerle kolayca karşılanıyor. Öte yandan et ve süt ürünleri de sütten çıkmış ak kaşık değil. Birçok hayvansal ürün dikkat edilmediğinde uzun vadede sağlık sorunlarına yol açıyor. 

Çocuğun beslenme özgürlüğünü kim belirlemeli? 

Bence tartışmanın en ilginç kısmı burası. Dr. Erus'un tweet'i binlerce nefret söylemi ve eleştiriyle karşılandı. Bunların en can alıcısı, Erus'un çocuğuna bitki bazlı beslenme sunmasını istismar olarak nitelendirenler ve sosyal hizmetlerin çocuğu elinden alması gerektiğini söyleyenler. 

Veganlık ve çocuğun beyanı üzerine 


Bu beslenme çeşidinin, özellikle Erus'un bahsettiğinden anladığımız kontrollü ve tıbbi yaklaşımıyla, sağlıksal bir problem teşkil etmediği açık. Fakat çocuğun isteğinin dışında gerçekleşiyor olabilir. Bu da ilginç bir soru ortaya çıkarıyor: Çocuğun rızası beslenmesinde esas mı? 

Çocuk beslenmesinde pratikte çocuğun rızasının esas alınmadığı gerçeğiyle önce bir barışalım. Vegan da olsa hepçil de olsa toplumsal olarak hiçbir aile çocuğuna sadece onun rızasından geçen yemekleri vermekle yetinmiyor. Genelde böyle bir genelleme yapmam, fakat varsa böyle bir aile mutlaka tanışmak ve resmî bir özür yayınlamak isterim. 

Çocuk beslenmesi, çocukların aileleri tarafından karar verilen bir müessese. Bu yüzden de ailelerin beslenme biçimleri etrafında şekilleniyor. Açıkçası çocuksuz ve pediyatrik uzmanlıktan yoksun biri olarak bu içgüdülerimle de örtüşüyor. Çocuklara sadece istediklerini yedirmek fikri basit bir mantık süzgecinden dahi geçmiyor. 

Çözüm devletler veya kurumlarda mı?: Fakat ailelere güven olmayan bir dünyada yaşıyorsak çocukların beslenmeleri devletler veya kurumlar tarafından mı kontrol edilmeli? Çocuğuna devletin belirlediklerini yedirmeyen ailelerden çocukları alınmalı ve esirgeme kurumlarında mı beslenmeli? Buna "Evet," demek zor, hele devlet kavramına güvenin bu kadar düşük olduğu bir dönemde buna evet demek imkânsız. 

Devletin gıda politikalarının gündemle ve ekonomiyle alakalı olması, pozitif bilimin günü kurtarmak adına çoğu zaman karar mekanizmasında bagaja atılması ve seçilmiş hükümetin seçmen çoğunluğunun inancına yakın beslenme yaklaşımına gidilmesi en baştan bu sorunsal defterini kafada kapattıran meseleler. Henüz bilim insanları, tıbbi personel ve sağlık uzmanlarına gösterilmeyen saygıya girmedik bile. 

Çocukların sağlığını tehlikeye sokan (aç bırakmak, zararlı maddeler vermek gibi) durumlarda devletin müdahalesi dışında evlatlarının beslenme seçimlerinin ailelere özgü olduğunu kabul etmişiz. Ailelerin de çocuklarının doymasını, büyümesini ve sağlıklı olmasını istediklerini varsayıyoruz. Ailelerin elindeki bu seçim gücü toplumsal sağlık normlarımız üzerinden ortaya çıkan beslenme alışkanlıklarıyla çocukların midesine tekabül ediyor. Ne yazık ki sağlıklı beslenme algımız sadece sağlık uzmanlarının ve tıbbi araştırmaların değil reklam kampanyalarının, dinî inançların ve gıda trendlerinin de etkisinden oluşuyor. Bunun önüne geçmek, rızayı ellerinde tutan ailelere sağlıklı beslenmenin ne olduğunu göstermek yalnızca beslenmek ve sağlık konusunda daha sert teyit yöntemler ve bilgi akışı temizliğiyle mümkün. 

Vegan beslenme ve aile kararları üzerine


Dr. Suat Erus'un vakası belki doğru yöne atılan bir adım belki toplumun birey üzerinde kontrole ne kadar alıştığına dair bir gösterge belki de Twitter'da hemen unutulacak önemsiz bir linç etkinliği. Ne olursa olsun bize bıraktığı sorular olduğu kesin. Bu soruların cevapları bilimde her zaman olduğu gibi tartışmaya açık, fakat geldiğimiz noktada cevaplar yaklaşık böyle gibi. 

Will Smith'in tokadına kadar Twitter'da gündemimiz olan doğuştan vegan konusunda kıssadan hisse: Dengeli ve gerekince takviyeli bir bitki bazlı beslenme çocuk gelişiminde sakıncalı değil; beslenmede esas çocuğun rızası değil, toplumun ve uzmanların sağlık algısı kapsamında gelişen ailenin beslenme alışkanları.

Yazarın notu: Erus'un Nevşin Mengü'yle konu üzerine röportajına bu bağlantıdan (33. dakika), benim yeğenim olsa "Tosun," diye sevip yanaklarından biraz rızası dışında sıkacağım çocuğunun halka açık veganlık serüvenini sosyal medyadan takip etmek için de bu bağlantıya, 2019'da Avustralya'da çocuklarına yetersiz bir vegan beslenme sunan bir ailenin aldığı ceza hakkındaki yazı ve NY Times'ın kaynak gösterdiği başka araştırmalar için buraya gidebilirsiniz.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

apéro

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

NEREDE YAYIMLANDI?

apéroapéro
∙

BÜLTEN SAYISI

∙

PREMIUM'A ÖZEL

👶 Çocuklar vegan yetiştirilmeli mi?

Twitter gündemini satırlarımıza taşıyoruz. Çocuklar vegan büyütülebilmeli mi?

30 Mar 2022

Tedra di Verde ile birlikte
Kaynak: Twitter @cuneytozdemir

YAZARLAR

Berkok Yüksel

A former child writing about food and London for Aposto.

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

İLGİLİ OKUMALAR

apéroapéro
∙

HİKAYE

İstanbul’da mevsimi balık söylerdi

Bir zamanlar İstanbul’un takvimi deniz üzerinden tutulurdu. Palamutun, lüferin ve uskumrunun gelişi mutfakta neyin pişeceği kadar, kayıkların ne zaman suya ineceğini, balıkçı tezgahlarının görünümünü ve şehrin gündelik akışını da belirliyordu. Bazı şeyler hiç değişmiyor. Ekim geldiğinde İstanbul’da gözler hâlâ yeniden denize çevriliyor.

Büşra Soydemir

·

17 Eki 2026

İstanbul’da mevsimi balık söylerdi
apéroapéro
∙

HİKAYE

Londra gastronomi rotası: Borough Market’tan Bermondsey Street’e

Londra’yı gastronomi üzerinden tanımak için her zaman şehrin en yeni restoranlarının peşine düşmek gerekmiyor. Bazen birkaç sokaklık bir rota, şehrin yemek kültürünün nasıl değiştiğini görmek için yeterli. Borough Market’tan Bermondsey Street’e kadarki bu bölge de bunun iyi örneklerinden biri. Emre Onar, sevdiği duraklar ve kendi deneyimleri üzerinden bu kısa mesafeyi adım adım anlatıyor; kahveyle başlayan rotayı pazar tezgahlarından restoranlara, oradan da Bermondsey Street’in sakinliğine taşıyor.

Emre Onar

·

10 Eki 2026

Londra gastronomi rotası: Borough Market’tan Bermondsey Street’e
apéroapéro
∙

HİKAYE

Hasat, Mutfak ve Sofra: WMF ile Urla’da bir akşam

Urla’da sofraya giden yol, toprağın ve mevsimin sunduklarıyla başlıyor. WMF işbirliğiyle, Şef Dilek Yetkiner eşliğinde lavantalardan Ege otlarına uzanan bir hasadın ardından mutfağa geçtik. Doğada başlayan akşamı, uzun bir yaz akşamına yakışan sofrada, Bi’ Masa Akademi’de pişirdiklerimizle tamamladık.

05 Eki 2026

Hasat, Mutfak ve Sofra: WMF ile Urla’da bir akşam
apéroapéro
∙

HİKAYE

Şef Kanji Kobayashi’nin İstanbul notları

İki Michelin yıldızlı Villa Aida’nın kurucu şefi Kanji Kobayashi, Vakko L’Atelier’in “Guest Chef Dinner” serisi için İstanbul'daydı. Şef Kobayashi, sohbetimizde İstanbul’da karşılaştığı malzemeleri kendi mutfak diliyle yeniden düşünürken şehrin yemek kültüründe kendisine tanıdık gelen ve ayrışan noktaları anlattı.

Reyhan Ülker

·

03 Eki 2026

Şef Kanji Kobayashi’nin İstanbul notları
apéroapéro
∙

HİKAYE

Mutfakların dili: Etnik mutfaklar nasıl yüksek gastronomiye dönüşüyor?

Göçle taşınan, mahallelerde köklenen ve uzun süre “etnik” kategorisinde tutulan mutfaklar bugün fine dining’in parçası oluyor. Peki bir mutfak ne zaman prestij kazanıyor? Onu “yüksek gastronomi”ye taşıyan değer ölçütlerini kim belirliyor? Sosyoloji profesörü Zafer Yenal ve yemek editörü Reyhan Ülker, bu dönüşümün arkasındaki toplumsal ve gastronomik hiyerarşilere bakıyor.

Reyhan Ülker

·

26 Eyl 2026

Mutfakların dili: Etnik mutfaklar nasıl yüksek gastronomiye dönüşüyor?