Manastır keşişinden plaza çalışanına: Orucun öyküsü

Üç semavi dinde ibadet için şart koşulmuş beslenme kısıtlamalarının farklı modelleri.
Manastır keşişinden plaza çalışanına: Orucun öyküsü

Saf - 28 Nisan
Saf ile birlikte

Günün her saati tüketilebilecek süper gıda karışımları: Saf Bitkisel Protein Mixler Maksimum besin değeri, minimum kalori. Son dönemin popüler kavramlarından "superfood"u özetlemek için bu ifadenin yeterli olduğunu söylesek yanılmayız. Besin değeri yüksek; mineral, vitamin ve antioksidanlar bakımından zengin ve aynı zamanda düşük kalorili olan doğal gıdaları tanımlamak için kullanılan superfood kavramı; içerikleriyle vücudun çalışma süreçlerini optimize ettikleri için fonksiyonel gıdalar olarak da nitelenebilecek doğal gıdaları tanımlıyor. Temiz gıda, sağlıklı beslenme gibi konseptlerin yaygınlaşmasıyla önemi daha çok anlaşılan süper gıdaların hastalıklara karşı koruyucu etkileri olduğu da biliniyor. Maca, tarçın, zerdeçal, açai, yaban mersini, goji, soya, ıspanak, lahana, pazı, pancar gibi çoğunlukla bitkisel olan bu besinler; tüketicilere doğanın öz güzelliğini organik, katkısız ve vegan biçimde ulaştırmayı görev edinmiş Saf'ın bitkisel protein mix'leriyle daha kolay tüketilebilir hâle geliyor. Saf Bitkisel Protein Mix’ler: Bitkisel proteinlerin ve bitkisel toz gıdaların karışımlarından oluşan Saf Bitkisel Protein Mix'ler hem güne başlarken hem de gün içinde rahatlıkla tüketilebilecek sağlıklı gıda alternatifleri sunuyor. Saf'ın ilave şeker ve kimyasal kullanmadan, tadından da ödün vermeden yalnızca kendi formüllerini kullanarak ürettiği karışımlar farklı ihtiyaçlara göre Move, Sports, Shape, Greens ve Glow isimleriyle sunuluyor. Organik maca kökü, hindistan cevizi, acai, zerdeçal, moringa, kakao, ıspanak, elma kurusu çok sayıda organik ve bitkisel gıdadan oluşturulan toz karışımlar; smoothie'lerle ya da bitkisel sütlerle karıştırılarak tüketilebiliyor. Saf Bitkisel Protein Mix'ler; süper gıdalarla vitamin, mineral ve protein yönünden zengin beslenmeyi, kolajen oluşumunu desteklemeyi ve daha zinde hissetmeyi kolaylaştırıyor. Saf: En saf ve besleyici süper besinleri bulmak için haftalarca dolaşan, kilometrelerce yol kateden ve Çin, Hindistan, Brezilya ve Peru başta olmak üzere birçok bölgede yerel çiftçilerle tanış Saf; doğanın öz lezzetlerini sürekli olarak kaynağından bulabileceği, güvenilir ve adil bir tedarik sistemiyle çalışıyor. Doğanın sunduklarını katkısız, organik bitkisel toz gıdalara, sağlıklı atıştırmalıklara, protein ve latte mix'lere dönüştüren Saf; az malzemeyle besin değeri yüksek, fonksiyonu olan gıdalar vadediyor. Saf’ın lezzetli ve doğal ürünleriyle tanışmak, yeni üyelere ilk alışverişlerinde %10 indirim ve 100 lira üzeri alışverişlerde ücretsiz kargo fırsatlarından yararlanmak için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

apéro

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

Doğadaki canlılar, besinleri faydasına ve zararına göre yenilebilir veya yenilmez olarak sınıflandırırken biz insanlar için dinî inanışların detaylı filtresi devreye girer. Haram ve helal listeleriyle kurulan birbirinden farklı sofralar, yılın belirli zamanlarında oruç ibadetine göre yemeğin zamanını ve davetlileri tayin eder.

İlk bedensel günahın Âdem’in nefsine yenik düşüp ısırdığı elma olduğu inancını düşününce, tek tanrılı dinlerin ilk yasakları yeme içme üzerine inşa etmesi pek de şaşırtıcı değildir. Oruç da hayatın en büyük hazlarından biri olan yemekten vazgeçip günahların bedelini bu dünyada ödemeye başlamak için Tanrı'ya armağan edilen çile ve kefaret olarak değerlendirilir.  

Tabii biz bülbülden mütevellit dert aşılayan çile kelimesine takılmaktansa, orucun sırasıyla üç büyük semavi dinde toplumu birleştirmesinden ve gastronomiyi şekillendirmesinden bahsedelim.

Musevilikle başlayacak olursak yemek, bayram ve oruç kavramlarının tarihi hatırlatıp toplumsal hafızayı canlı tutmak üzerine kurulduğunu görebiliriz. Musevilerin Mısır’daki esaret zamanını ve hamur mayalamaya bile fırsat bulamadan kaçmak zorunda kalan atalarını simgeleyen “Pesah” yani “Hamursuz Bayramı” buna bir örnek olabilir. Mayalı yiyeceklerden, süt ve süt ürünlerinden uzak durulan bu perhiz döneminin yanı sıra İbranice “tövbe günü” olarak bilinen “Yom Kippur” da Tevrat’ta farz kılınan önemli bir ibadet. Gün batımında başlayıp ertesi günün ilk iki yıldızını görünceye kadar tutulan oruç, 25 saati bulan uzun bir pişmanlık, tövbe ve affedilme vesilesi.

Hristiyanlıkta belirli bir zaman aralığında yeme içmeyi yasaklamak yerine, perhiz adı altında bazı kısıtlamalar karşımıza çıkar. Oburluk ve açgözlülüğü en büyük yedi günahtan biri kabul eden inanışta, beslenme ve erdem arasında ciddi bir bağ mevcut. En büyük fedakârlık ise gücün, canlılığın, savaşma yeteneğinin simgesi olan etten vazgeçmek. Bu aynı zamanda "cinsel kızıştırıcı" olarak kabul edilen bir yiyeceği reddederek şehvetten ve beraberinde getirdiklerinden kaçınma yolu olduğundan, takdir edersiniz ki iffetli yaşamı benimseyen manastır keşişleri için mühim bir mesele. Hatta Orta Çağ Avrupa mutfağında parmağı olan perhiz uygulamasının keşişlerin yaratıcılığını artırdığı da söylenir. Hénaut ve Mitchell Lezzetli Fransa Tarihi kitabında sütü serbestçe kullanan keşişlerin Fransız mutfağının demirbaşı olan birçok kırsal peyniri keşfettiğini, etin ikamesine dönüşen balıkta ustalaştıklarını, Lyon’da oluşturdukları yapay göletlerin bugün bile ülkedeki balık yetiştiriciliğinin beşte birini kapsadığını yazar.

Paskalya ve Noel öncesi Büyük Perhizler ile her hafta çarşamba ve cuma günleri uygulanan perhizler doğrultusunda, etobur toplumu 140 ila 160 gün etsiz beslenmeye teşvik eden Hristiyanlık, hayvansal gıdaları kısıtlayarak bakliyatları, sebzeleri ve meyveleri öne çıkaran bir mutfak geliştirmiştir. Su muhallebisi ve pelte gibi sütsüz tatlıların yanı sıra günümüzün temiz beslenme dedektörü badem sütünün sütlü tatlılardaki vegan aktörlüğü de perhize dayanır. Üstelik Osmanlı mutfağının zeytinyağlı yemeklerindeki gayrimüslim katkısı da göz ardı edilemez. Zira Türk mutfağının veganlığına dem vuran, bu yazıda bahsi geçen zeytinyağlı dolmaların, Osmanlı Hristiyanları tarafından geliştirilen perhiz reçeteleri olması tesadüf değildir. Türkçede etsiz dolmalara “yalancı dolma” denmesi ise Müslümanların ete olan düşkünlüğünü gösteren ufak bir detay.

İslamiyete geldiğimizde, aynı Musevilikte olduğu gibi belirli bir saat diliminde yemeyi yasaklayan oruç modeli karşımıza çıkar. İslam dininde gastronominin tavan yaptığı ay olarak kabul edebileceğimiz Ramazan’da, gün doğumu ile gün batımı arası ağızlar mühürlenir. Tabii tarihi Hicri takvim belirlediği için Büyük Perhiz gibi illa yiyeceklerin kıt olduğu kış sonunda değil, hasat veya ekim-dikim zamanlarında da tüm aile top sesi ve cami ışıklarını beklemeye koyulur.

Dinî geçmişine rağmen bugün kimi yabancı toplumlarda oruç denince akla önce “intermittent fasting” yani aralıklı orucun gelmesi enteresandır. Fakat belki de yıl boyu kutu misali ofislere kapanıp dört günlük yaz tatiliyle D vitamini alacağına inanan hafif göbekli plaza çalışanlarının sosyal medyada az rötuş gerektirecek plaj vücudu için 16 saat açlığa katlanması, modern zamanın en çileli kefaretidir. 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

apéro

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

NEREDE YAYIMLANDI?

apéroapéro

BÜLTEN SAYISI

PREMIUM'A ÖZEL

💣 Apéro için iftar vakti

On bir ayın sultanı için menümüz: Kişisel bir deneyim olarak oruç, bir ibadet olarak perhiz ve Osmanlı'da iftar sofraları.

28 Nis 2021

Saf ile birlikte
İllüstrasyon: Cenk Güngör

YAZARLAR

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

İLGİLİ OKUMALAR

apéroapéro

HİKAYE

Ethem Efendi Kahvaltı'da: Bir öğünden fazlası

Türkiye'de kahvaltı hiçbir zaman yalnızca günün ilk öğünü olmadı. Ailelerin, dostlukların ve gündelik hayatın etrafında şekillenen bu kültür, Erenköy'deki Mehmet Ali Paşa Köşkü'nde bulunan Ethem Efendi Kahvaltı'yla geçmişi ve bugünü aynı sofrada buluşturuyor.

11 Tem 2026

Ethem Efendi Kahvaltı'da: Bir öğünden fazlası
apéroapéro

HİKAYE

Londra'da Türk mutfağının yeni dönemi

Londra’da Türk mutfağı artık yalnızca kebapçılar ve mahalle restoranlarından ibaret değil. Şehrin merkezinde açılan yeni nesil restoranlar, sokak lezzetlerini yeniden yorumlayan girişimler ve farklı kitlelerle kurulan yeni ilişkiler, mutfağın görünürlüğünü ve algısını değiştiriyor. Soho’dan Dalston’a uzanan bu rota, Türk mutfağının Londra gastronomi sahnesindeki yerini takip ediyor.

04 Tem 2026

Londra'da Türk mutfağının yeni dönemi
apéroapéro

HİKAYE

Hona: Ahıska'dan kalanlar

Beyoğlu’nun, ahşap dokulu ve minimalist atmosferiyle öne çıkan Uzak Doğu etkili restoranı Hona'dayız. Hona, şef Ansar Kemaloğlu’nun ailesinin sürgün edildiği köyün adı. Özbekistan’da geçen çocukluk yılları, Uzak Doğu mutfaklarıyla kurulan erken temas, Türk mutfağına yöneliş ve Uygur mutfağında başlayan profesyonel deneyim, bugün Hona’yı şekillendiren fikrin temelini oluşturuyor.

Reyhan Ülker

·

27 Haz 2026

Hona: Ahıska'dan kalanlar
apéroapéro

HİKAYE

Ege’den Boğaz’a, Bodrum’dan Çeşme’ye: Denizin kıyısında beş sofra

Ege kıyıları ve İstanbul Boğazı boyunca uzanan beş restorana konuk olduk. Her biri denizle kurulan ilişkiyi farklı yorumlarla ele alıyor. Kimi mevsime teslim olup günlük avın peşinden gidiyor, kimi ocakbaşını esintili bir Bodrum akşamına taşıyor, kimi ise köklü aile hikayelerini aynı bahçede yaşatıyor. Ortak noktaları ise ürünün kendisine duyulan güven ve ortak kurulan sofralar.

20 Haz 2026

Ege’den Boğaz’a, Bodrum’dan Çeşme’ye: Denizin kıyısında beş sofra
apéroapéro

HİKAYE

Narenciye punch: Alkolsüz ve isli

Punch denince akla genellikle alkollü içecekler gelse de bu tarif, narenciye, çay ve baharat notalarının öne çıktığı alkolsüz bir yorum sunuyor. İsli karakteriyle öne çıkan Lapsang Souchong çayı, limon ve portakal kabuklarından hazırlanan oleo-saccharum ile birleşirken; tonik ve soda suyu karışıma ferahlatıcı bir canlılık kazandırıyor. Önceden hazırlanan soğuk demleme çay sayesinde derin aromalara sahip bu punch, kalabalık davetler için ideal.

20 Haz 2026

Narenciye punch: Alkolsüz ve isli