Metro Türkiye’yle: Bir alabalık meselesi

Sürdürülebilir balıkçılık odağıyla geliştirilen alabalık yetiştiriciliği eğitim ve destek programının nedeni ve nasılı.
Metro Türkiye’yle: Bir alabalık meselesi

26 Temmuz - Metro Türkiye - apero
Metro Türkiye ile birlikte

Alabalığın en lezzetli eşlikçileri: Metro Chef meze, salata ve baharatlar Metro Chef'in taze baharatları Balık sofraları mezesiz, salatasız ve hatta taze baharatsız ol-maz. Geleneksel damak tadımızın en önemli lezzetlerinden olan mezeler, Metro Chef ile soğuğundan sıcağına, zeytinyağlısından yoğurtlusuna, kızartmasından ezmesine birçok farklı çeşitle sofralara eşlik ediyor. Metro Chef’in mevsimine ve lezzetine göre ayıklanmış, kullanıma hazır salataları ile taze baharatları " Pek âlâ Alabalık" larınıza ayrı bir tat katıyor. Neler var? Sofraların baş tacı olan yaprak sarmasından süzme yoğurta; nane, sarımsak ve enfes zeytinyağıyla hazırlanan haydariye , nohudun en leziz hâli humustan kızartmanın eşsiz tadı şakşukaya kadar tüketime hazır geleneksel mezeleriyle Metro Türkiye , alabalık yemeklerini ziyafete dönüştürüyor. Anadolu’nun kendine has baharatlarıyla Antep usulü hazırlanmış kuru patlıcan dolma , Coğrafi İşaretli Adana içli köfte , acılı ezme , meze sofralarının olmazsa olmazı havuç tarator , sıcak da tüketilebilen yoğurtlu köz patlıcan gibi vazgeçilmez mezeler de Metro Chef markasıyla Metro Türkiye mağazalarında sizleri bekliyor. Dahası: Karışık Akdeniz Salatası, Maskolin Salata ve balık yemeklerine özel olarak ayrı ayrı hazırlanmış Metro Chef salataların yanı sıra taze baharatlarla dakikalar içerisinde enfes salatalar da hazırlayabilirsin. Masaları kolay, pratik ve tüketime hazır çeşitleriyle şölene dönüştüren Metro Chef ürünlerini buradan inceleyebilirsin.

Daha fazlasını öğren

apéro

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

Çok uzun yıllardır doğadan sofraya hikâyesinde sürdürülebilirliği ön planda tutan Metro Türkiye'nin gündem maddelerinin başında bir süredir balığın âlâsı alabalık meselesi yer alıyor. Muğla Alabalık Yetiştiricileri Birliği, Hüseyin Bey (Yıldırım)'in telefonuyla harekete geçen Metro Türkiye sürdürülebilir çiftlik balıkçılığı anlamında kendine yeni hedefler koyuyor: Alabalık üreticilerinin faaliyetlerine yönelik sunulan katkılarla daha verimli ve sürdürülebilir üretim yapmasına olanak tanımak; bunun akabinde üretilen bu alabalıkların önce tezgâhlarda sonra sofralarda daha fazla yer almasını sağlamak ortak bir amaca dönüşüyor. 

"Ölçekte Küçük, Değerde Büyük" alabalığın peşinde hikâyeyi Metro Türkiye, Balık Kategori Müdürü Seçil (Yılmaz) ve Metro Türkiye, Kalite Güvence Müdürü Elif (Arabacıoğlu)'ten dinliyoruz.

Balık stoklarının ve türlerinin korunması amacıyla Metro Türkiye bugüne kadar nasıl projeler yürüttü, nasıl öğrenimler edindi? 

Seçil: Yarın çocuklarımız ve torunlarımızın da balık yiyebilmesi için sofraya gelen balığın sürdürülebilirlik esasına uygun olarak avlanması şart. O yüzden yediğimiz balığın ne şartta avlandığını bilmek bizim sorumluluğumuz. Metro Türkiye olarak denizlerimiz ve iç sularımızdaki balık stoklarının ve türlerinin korunması amacıyla sürdürülebilir balıkçılığı satın alma politikamızın odağında tutuyoruz. “Metro Usulü”ne göre  av ve boy yasaklarına uygun balıkları kalite standartlarımıza göre kontrol edip alıyoruz; raflarımızda analizlerden geçmeyen hiçbir ürüne kesinlikle yer vermiyoruz.  

Ticari kaygıları bir yana bırakıp 2010’da Türkiye’nin ilk sürdürülebilir balıkçılık projesi “Kızına Bak Anasını Al”ı hayata geçirdik. Lüfer balıklarının neslini korumak üzere geliştirilen bu projeyle çinekop ve sarıkanat da dâhil olmak üzere üreme boyu 24 santimetrenin altında kalan lüfer balıklarını satmama kararı alındı. “Palamutlar Nerede?” projemizle 2016’da Türk Deniz Araştırmaları Vakfı işbirliğinde nesli tükenmekte olan palamut balığının göç yolları haritalandırıldı. 

Ardından “Bugünün Balığını Yarına da Bırakalım” diyerek Su Ürünleri Kooperatifleri Merkez Birliği’ne bağlı 572 kooperatif işbirliğiyle limanlarda ve karaya çıkış noktalarında su ürünleri kasalarına konulan balığın hangi sularda, hangi tekneyle ve ne zaman avlandığını belirten izlenebilirlik bilgileri kayıt altına alındı; QR kod etiket sistemiyle balığın dijital izlenebilirliği sağlandı. Böylelikle müşterilerimize ağdan tabağa balığın yolculuk hikayesini dijital olarak sunmak üzere 2017’de Balıkta İzlenebilirlik Projesi hayata geçirildi. 2021’de başlattığımız “Yediği Önünde, Yemediği Yarında” projemizle Türkiye’de endüstriyel boyutta ilk kez levrek ve çipura yetiştiriciliğinde alg yağı içerikli özel yem kullanıldı. Son olarak da küçük ölçekli ve geleneksel alabalık üreticilerine yönelik projemizi geliştirdik.

"Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun 2022’yi 'Uluslararası Geleneksel Balıkçılık ve Su Ürünleri Yetiştiriciliği Yılı' ilan etmesinin ardından  balığı yalnızca ticari bir ürün olarak değil; gelecek nesillere bırakılması gereken bir değer olarak gören yaklaşımımız bu ortaklığın önünü açtı."

Hatsu Çiftliği'nden alabalık, Fotoğraf: Deniz Sabuncu


Metro Türkiye’nin alabalık üzerine çalışmaları neden ve nasıl başladı? 

Seçil: Türkiye’deki alabalık üreticilerinin bir kısmı küçük ölçekli ve geleneksel olarak bu işi sürdüren kişiler. Ekosistemi koruyarak sürdürülebilir ve sağlıklı bir balıkçılığı mümkün kılmak için küçük ölçekli üreticilerin desteklenmesi gerekiyor. Sağlıklı, güvenli, uygun fiyatlı ve besleyici su ürünleri tüketimine önemli katkı sunan küçük ölçekli balıkçılık ve su ürünleri yetiştiriciliği yakın ve uzak pazarlara erişim, üretim ve lojistik altyapısı ve kapsayıcı değer zincirlerinin oluşturulması gibi sektörel konularda desteğe ihtiyaç duyuyor. 

Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun 2022’yi “Uluslararası Geleneksel Balıkçılık ve Su Ürünleri Yetiştiriciliği Yılı” ilan etmesinin ardından balığı yalnızca ticari bir ürün olarak değil; gelecek nesillere bırakılması gereken bir değer olarak gören yaklaşımımız bu ortaklığın önünü açtı: Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ve Muğla Alabalık Yetiştiricileri Birliği ile bir araya gelerek alabalık konusundaki projemizi geliştirdik.

"Projemizle, yetiştiricileri korumayı, onları daha dirençli hâle getirmeyi ve sürdürülebilirlik konusunda yol göstermeyi hedefliyoruz."

Muğla’da alabalık yetiştiriciliği ekosistemin ve balıkçılığın sürdürülebilirliği için ne ifade ediyor?

Elif: Türkiye’de alabalık yetiştiriciliğinde ilk üç ilden biri Muğla. Alabalık yetiştiriciliğinin Muğla’da önemli geçim kaynaklarından biri olduğunu göz önünde bulundurursak alabalık yetiştiriciliğinin sürdürülebilirliği burada ekonominin sürdürülebilirliği açısından oldukça önemli. 

İklim değişikliği, çevresel bozulma gibi faktörlerden olumsuz etkilenen ve ticari açıdan daha fazla motivasyona ihtiyaç duyan küçük ölçekli geleneksel balıkçılık ve su ürünleri yetiştiriciliği sürdürülebilirlik anlamında büyük bir değere sahip. Tüm bu etkenleri göz önüne alarak geliştirdiğimiz projemizle, yetiştiricileri korumayı, onları daha dirençli hâle getirmeyi ve sürdürülebilirlik konusunda yol göstermeyi hedefliyoruz.

"Metro Türkiye olarak gıda güvenliği kriterlerini raflarımıza sunduğumuz her ürün için uyguluyor ve buna 'Metro Usulü' diyoruz."

Alabalık çiftliklerinde gıda güvenliği nasıl sağlanmalı?

Elif: Metro Türkiye olarak gıda güvenliği kriterlerini raflarımıza sunduğumuz her ürün için uyguluyor ve buna “Metro Usulü” diyoruz. Alabalık üretiminde yüksek gıda güvenliği uygulamaları, balıkların mikrobiyal kirlilik, zararlı bakteri, parazit, kimyasal ve diğer kirleticilerden arındırılmasını sağlıyor. Gıda güvenliği önlemleriyle istenmeyen maddelerin, enfeksiyonların veya diğer olumsuz faktörlerin balıklara bulaşması önlenerek tüketici sağlığı korunuyor. Balıkların sağlıklı büyüme ve beslenme koşullarında yetiştirilmesiyle de ürünlerin kalitesi artıyor.

Alabalık çiftliklerinde hijyenik üretim ortamı, yem kalitesi, hastalık kontrolü, izlenebilirlik ve yasal standartlara uygunluk gibi faktörlerin takibiyle sağlanan gıda güvenliği aynı zamanda çevresel sürdürülebilirliği destekliyor. Su kalitesinin korunması, yemlerin sürdürülebilir kaynaklardan elde edilmesi, atık yönetimi ve çevresel etkilerin azaltılması gibi faktörler çiftliklerin ekosistem üzerindeki etkisini en aza indiriyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

apéro

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

NEREDE YAYIMLANDI?

apéroapéro

BÜLTEN SAYISI

🐟 Pek âlâ Alabalık: Ölçekte küçük, değerde büyük

İyilik yap, denize at. Alabalık bilir. Bu hafta apéro'da: FAO ve Muğla Alabalık Yetiştiricileri Birliği'yle Metro Türkiye'nin gerçekleştirdiği alabalık projesinin detaylarını ve Türkiye balıkçılığının yarınını projenin mimarları anlatıyor.

26 Tem 2023

Metro Türkiye ile birlikte
Hatsu Alabalık Çiftliği

YAZARLAR

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

İLGİLİ OKUMALAR

apéroapéro

HİKAYE

Bordeaux’dan sonra: Şarabın görünmeyen coğrafyasında

Bordeaux’nun kurduğu şarap dünyası zamanla apelasyonlar, ödüller ve prestij üzerinden ortak bir ölçüte dönüştü. Fakat Asya’nın şarapla ilişkisi bunlardan çok daha eski. Çin’in Jiahu çömleklerinde ya da Japonya’nın Koshu bağlarında yazılan hikaye, şarabın tek bir coğrafyanın tanımlayabileceği kadar dar bir geçmişe sahip olmadığını gösteriyor. Bugün bu birikim, Batı’dan gelecek bir onaydan çok kendi referansları üzerinden yeni bir şarap kültürüne dönüşüyor.

22 Ağu 2026

Bordeaux’dan sonra: Şarabın görünmeyen coğrafyasında
apéroapéro

HİKAYE

apéro 20: Masanın yeni hâli

Bir kısmı henüz kapılarını yeni açtı, bir kısmı yıllardır hayatımızda. Ortak noktaları ise aynı: Her biri Türkiye'nin yeme-içme sahnesine yeni bir fikir, yeni bir soluk ya da yeni bir yön öneriyorlar. Son dönemin en çok konuşulan 20 adresi bu seçkide.

Reyhan Ülker

·

15 Ağu 2026

apéro 20: Masanın yeni hâli
apéroapéro

HİKAYE

Sabah kahvesinden yaz gecelerine: İstanbul ve Çeşme’den beş adres

İstanbul ve Çeşme'de günün farklı saatlerine yayılan beş restoranı biraraya getirdik. Kimi ekşi mayalı ekmekle güne başlıyor, kimi uzun yaz sofraları kuruyor, kimi ise kokteyl barıyla geceye keyif katıyor. Ortak noktaları ise mutfak kadar atmosfere de önem vermeleri.

15 Ağu 2026

Sabah kahvesinden yaz gecelerine: İstanbul ve Çeşme’den beş adres
apéroapéro

HİKAYE

apéro gastrorehber: Midilli

Ayvalık'tan 45 dakika uzaklıkta bir ada: Midilli'de nerede yenir, nerede kalınır, ouzo nerede içilir, neler gezilir? Feribot, kapıda vize ve sezon bilgileriyle, tüm mekanların adresleri ve Google Maps bağlantılarıyla eksiksiz Midilli gastrorehberi.

13 Ağu 2026

apéro gastrorehber: Midilli
apéroapéro

HİKAYE

Midilli'de nerede yenir? Tavernalar ve restoranlar

Molyvos'tan Plomari'ye, Mytilene'den Kalloni Körfezi'ne Midilli'nin en iyi restoranları ve tavernaları: adresler, Google Maps bağlantıları ve fiyat bantlarıyla bölge bölge nerede yenir rehberi.

13 Ağu 2026

Midilli'de nerede yenir? Tavernalar ve restoranlar