Paylaşımlık tabaklardan uzun sofralara: İstanbul’da dört masa


Seçkin mekanlarda ayrıcalıklı deneyim: Wings Style seçkisi Wings ile Türkiye’nin ve İstanbul’un en seçkin mekanlarının yer aldığı Wings Style mekanlarda üst limitsiz %20’ye varan indirim ile gastronomi deneyiminizi ayrıcalıklı hale getirebilirsiniz. Wings Style mekânlardan seçtiğimiz, şehrin dört farklı karakterini yansıtan mekanlarla özel bir rota oluşturduk. Anadolu lezzetlerini modern tapas formunda sunan Muutto Anatolian Tapas Bar , Asya mutfağının rafine temsilcisi Inari Omakase , yaşam alanı konseptiyle öne çıkan Minoa ve müdavim kültürüyle klasikleşen Karaköy Lokantası ; Wings'in sunduğu üst düzey deneyimin birer parçası olarak konumlanıyor. Apéro x Wings işbirliğiyle hazırladığımız, bu seçkin mekanların detaylı incelemesini içeren makalemizi bültenimizin devamında bulabilir; Wings fırsatlarını keşfetmek ve bu ayrıcalıklı dünyanın bir parçası olmak için ise burayı ziyaret edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Muutto Anatolian Tapas Bar: Anadolu, paylaşımlık tabaklarda
Adres: Kılıçali Paşa, Meclis-i Mebusan Cd. No:8, Beyoğlu
Anadolu mutfağı çoğu zaman kebap ya da esnaf lokantası başlığı altında anılsa da Muutto, bu coğrafyanın yemekle kurduğu ilişkiye başka bir yerden bakıyor. “Anatolian Tapas Bar” tanımı tesadüf değil: Mezelerin ve ortak sofranın güçlü olduğu bir mutfağı, tapas formuyla günün her saatine yayıyor.
Şef Umut Karakuş’un mutfağında yerel ürün esas; ancak hiçbir malzeme tabağa olduğu gibi gelmiyor. Tanıdık tatlar yeniden kurgulanıyor. Menü her yıl yaklaşık %30 oranında yenileniyor; bazı tabaklar ise artık mekanın imzası.
Ne yemeli? Başlangıç için Anatolian Tapas 5’lisi iyi bir özet: 200 yıllık bir Ermeni mezesi olan nazuk, Çerkes pate, fırınlanmış avokadolu kabak, trüf yağlı mantarlı humus ve tabule tek siparişte masaya geliyor. Daha tanıdık bir yerden ilerlemek isteyenler için çiğ köfte ve içli köfte, Muutto yorumuyla yeni bir lezzet kazanıyor. Pideler ise menünün güçlü karakterlerinden. Kalabalık masalarda 14 imza reçeteden oluşan tadım menüsü, mutfağın çerçevesini daha net gösteriyor.
Kadehten: Şarap listesi Türkiye’deki üreticilere ağırlık veriyor; Fransa ve İtalya’dan seçkilerle dengeleniyor. Anadolu ürünlerinden ilham alan 10 imza kokteyl ise bar tarafını ayrı bir cazibe noktası hâline getiriyor.
Dahası: Galataport’ta merdivenleri çıktığınızda ahşap ve metalin dalga formunda birleştiği tavan dikkat çekiyor. Sekiz metrelik bar denize karşı uzanıyor; Tarihî Yarımada, Kız Kulesi ve Boğaz manzarası fonda akıyor.

Muutto Anatolian Tapas Bar.
Inari Omakase: Mitolojiden masaya
Adres: Kuruçeşme, Kuruçeşme Cd. No:11, Beşiktaş
İsmini Japon mitolojisinde bereketin, pirincin ve yaşamın tanrısı Inari’den alan restoran, Aycan Akdağ’ın ABD yıllarında derinleşen Asya mutfağı ilgisinden doğuyor. Mutfakta teknik Japon; yaklaşım daha geniş bir Asya perspektifine sahip. Japon gastronomisini merkeze alırken Çin, Tayland ve Hindistan mutfaklarıyla temas kuruyor.
Omakase tadım menülerinde zaman zaman Türk, Fransız ve İtalyan ürünleri de devreye giriyor. Menü yılda dört kez değişiyor; mevsimsellik ve sıfıra yakın atık yaklaşımı temel prensipler arasında.
Ne yemeli? Tuna Tataki’de akami hafifçe sırlanıp trüf infüze ponzu ile servis ediliyor; fesleğenli tofu sosu, kırmızı soğan turşusu ve jalapeño ile dengeleniyor. Ev yapımı yuzu sorbe tabağa ferah bir final katıyor. Caviar Salmon Sando, limon otlu krema ve yumuşak dokulu ekmek arasında somon ve havyarla, sokak sandviçi formunda lüks bir yorum. Kirohana Roll’da tempura karides ve avokado soya kağıdına sarılıyor; trüflü mayonez, çıtır patates ve teriyaki ile tamamlanıyor. Lamb Ribs’te ise uzun süre ağır ateşte pişirilen kuzu kaburga, Kore usulü barbekü sosla glaze edilerek kavrulmuş fındık, badem ve negiyle servis ediliyor.
Kadehten: Yaklaşık 350 kalemlik şarap listesinde etiketlerin %60’ı ithal (ağırlıkla İtalya ve Fransa), %40’ı yerli üreticilerden. 30 şarap kadeh olarak sunuluyor. Kokteyl menüsünde klasik reçeteler modern dokunuşlarla yorumlanıyor.
Dahası: Boğaz hattındaki konumuyla Inari, resmi bir omakase ciddiyetinden ziyade sıcak ve rahat bir çizgi sunuyor. Akşamüstü başlayan bir buluşma kolaylıkla geceye uzayabiliyor.

Inari Omakase.
Minoa: Kitabın etrafında
Adres: Minoa Akaretler, Minoa Village, Minoa Pera ve Minoa Kozyatağı
2014’te Akaretler’de bağımsız bir kitabevi ve kafe-brasserie olarak kurulan Minoa, zamanla İstanbul’un farklı semtlerine yayılan bir yaşam alanı oldu. Kurucuları Petek Tokuz ve Nazım Tokuz’un çıkış noktası, kitabın etrafında şekillenen deneyimi yalnızca raflarla sınırlamamak; okuma, keşif ve sohbeti yemekle tamamlayan bütüncül bir alan yaratmaktı.
Bugün Minoa; Akaretler’in şehirli dinamizmi, Etiler’deki Village’ın doğayla temas eden sakinliği, Pera’nın tarihî dokusu ve Kozyatağı’nın gün içi temposu içinde farklı karakterler taşısa da aynı fikre yaslanıyor: Hızlı tüketimden ziyade nitelikli zaman.

Minoa Village.
Ne yemeli? Çıtır tavuk, köri ve acı baharatlı yoğurt sosuyla markayla özdeşleşmiş tabaklardan. Uzun süre pişirilmiş dana eti, avokado ve yasemin pirinciyle servis edilen Avokadolu Fırın Dana, dengeli ve doyurucu bir alternatif. Tavuk şinitzel; panelenmiş göğüs eti, patates ve hardal soslu patates salatasıyla klasik ama güçlü bir tercih. Pastane bölümünde günlük hazırlanan ürünler arasında 10 yılı aşkın süredir menüde olan Çilekli Tart, müdavimlerin vazgeçilmezi. Daha hafif seçenek arayanlar için Sporcu Kasesi gün içinde sık tercih edilen tabaklardan. Kahvaltı tarafında ise yumurtalı seçenekler öne çıkıyor.
Kadehten: Şarap listesinde yerel üreticilere ağırlık veriliyor. Kokteyl menüsünde dünya klasiklerinin yanı sıra Hamlet, Fitzgerald ve Hemingway gibi edebiyattan ilham alan imza yorumlar bulunuyor. Kombucha, nitelikli kahve, taze detoks içecekleri ve bitki çayları ise günün farklı saatlerine eşlik eden geniş bir alkolsüz alternatif sunuyor.
Dahası: “All day dining” yaklaşımı Minoa’nın omurgası. Sabah kahvaltısıyla başlayan akış, öğle ve akşam servisiyle devam ediyor; gün içinde çalışmaya gelenler için rahat bir ortam sunuluyor. Bazı alanlarda toplantı düzenine uygun, daha sakin bölümler mevcut. Her şube bulunduğu semtin ritmine uyum sağlıyor; ancak hepsinde ortak olan şey, misafirin kendini hem evinde hem de şehrin içinde hissetmesi.

Karaköy Lokantası.
Karaköy Lokantası: Öğlen esnaf, akşam meyhane
Adres: Kemankeş Mahallesi, Kemankeş Caddesi No:57, Karaköy – Beyoğlu, İstanbul
2000 yılından bu yana aynı adreste hizmet veren Karaköy Lokantası, Karaköy’ün dönüşümüne tanıklık etmiş bir aile işletmesi. Kurucusu Alp Oral Kurt’un imzasını taşıyan mekan, yıllar içinde tipik bir müdavim lokantasına dönüşmüş durumda. Öğle saatlerinde bölge esnafı, ofis çalışanları ve akademisyenlerle dolan masa düzeni; akşam olduğunda yerini kadehli, uzun sofralara bırakıyor.
Mutfakta temel yaklaşım net: Mevsiminde, taze ve mümkün olduğunca yerel üreticilerden temin edilen ürünlerle, geleneksel tariflere sadık bir çizgi. Gösterişli yorumlardan çok, yerleşik lezzet hafızasına yaslanan bir mutfak var. Teknik anlamda uzun pişen tencere yemekleri, günlük hazırlanan zeytinyağlılarla klasik Türk mutfağı pratiği uygulanıyor.
Ne yemeli? Öğle servisinde Etli Hünkar Beğendi öne çıkan tabaklardan. Közlenmiş patlıcan ve beşamel sosla hazırlanan pürüzsüz beğendi üzerine yerleştirilen tas kebabı, lokantanın klasiklerinden. Günlük çıkan zeytinyağlılar ve mevsim sebzeleri de sadeliğiyle güçlü. Akşam menüsünde ise Kuzu Yaprak Ciğer dikkat çekiyor; ince dilimlenmiş, doğru ısıda pişirilmiş ciğer, meyhane masalarının vazgeçilmezlerinden. Günlük hazırlanan mezeler mevsime göre değişen çeşitleriyle akşam karakterinin temelini oluşturuyor.
Kadehten: Şarap listesinde yalnızca yerel üreticilere yer veriliyor. Menü, meyhane düzenine uygun, yemeğe eşlik eden, ulaşılabilir ve dengeli bir seçki sunuyor.
Dahası: Karaköy Lokantası’nın en belirgin özelliği süreklilik. 25 yılı aşkın süredir aynı semtte, benzer çizgide servis veriyor. Esnaftan öğrenciye, iş insanından emekliye uzanan geniş bir müdavim profili var. Atmosfer dinamik ve hareketli; masalar hızlı doluyor, servis tempolu. Ancak temel vaat değişmiyor: Ulaşılabilir fiyatlarla taze, tanıdık ve güvenilir yemek.
Bu içerik, apéro x Wings işbirliğiyle hazırlanmıştır. Wings kullanıcıları seçkide yer alan mekanlar başta olmak üzere İstanbul ve Türkiye’nin öne çıkan adreslerinde, üst limit olmadan %20’ye varan indirim ayrıcalığından faydalanıyor. Wings’in sunduğu fırsatları keşfetmek ve avantajları kaçırmamak için bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bugün apéro’da tarımda mekanikleşmenin üretim biçimlerini nasıl dönüştürdüğüne Candan Türkkan’la birlikte bakıyoruz. Ardından İstanbul’dan dört mekanda, şehrin yeme-içme sahnesinde paylaşım kültürünün nasıl kurulduğunu keşfediyoruz.
25 Nis 2026

YAZARLAR

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
İLGİLİ OKUMALAR
Türkiye'de kahvaltı hiçbir zaman yalnızca günün ilk öğünü olmadı. Ailelerin, dostlukların ve gündelik hayatın etrafında şekillenen bu kültür, Erenköy'deki Mehmet Ali Paşa Köşkü'nde bulunan Ethem Efendi Kahvaltı'yla geçmişi ve bugünü aynı sofrada buluşturuyor.
11 Tem 2026

Londra’da Türk mutfağı artık yalnızca kebapçılar ve mahalle restoranlarından ibaret değil. Şehrin merkezinde açılan yeni nesil restoranlar, sokak lezzetlerini yeniden yorumlayan girişimler ve farklı kitlelerle kurulan yeni ilişkiler, mutfağın görünürlüğünü ve algısını değiştiriyor. Soho’dan Dalston’a uzanan bu rota, Türk mutfağının Londra gastronomi sahnesindeki yerini takip ediyor.
04 Tem 2026

Beyoğlu’nun, ahşap dokulu ve minimalist atmosferiyle öne çıkan Uzak Doğu etkili restoranı Hona'dayız. Hona, şef Ansar Kemaloğlu’nun ailesinin sürgün edildiği köyün adı. Özbekistan’da geçen çocukluk yılları, Uzak Doğu mutfaklarıyla kurulan erken temas, Türk mutfağına yöneliş ve Uygur mutfağında başlayan profesyonel deneyim, bugün Hona’yı şekillendiren fikrin temelini oluşturuyor.

Ege kıyıları ve İstanbul Boğazı boyunca uzanan beş restorana konuk olduk. Her biri denizle kurulan ilişkiyi farklı yorumlarla ele alıyor. Kimi mevsime teslim olup günlük avın peşinden gidiyor, kimi ocakbaşını esintili bir Bodrum akşamına taşıyor, kimi ise köklü aile hikayelerini aynı bahçede yaşatıyor. Ortak noktaları ise ürünün kendisine duyulan güven ve ortak kurulan sofralar.
20 Haz 2026

Punch denince akla genellikle alkollü içecekler gelse de bu tarif, narenciye, çay ve baharat notalarının öne çıktığı alkolsüz bir yorum sunuyor. İsli karakteriyle öne çıkan Lapsang Souchong çayı, limon ve portakal kabuklarından hazırlanan oleo-saccharum ile birleşirken; tonik ve soda suyu karışıma ferahlatıcı bir canlılık kazandırıyor. Önceden hazırlanan soğuk demleme çay sayesinde derin aromalara sahip bu punch, kalabalık davetler için ideal.
20 Haz 2026




