
"Bir kadeh, şarap deneyimini nasıl değiştirebilir?" sorusunun cevabını veren bir markayla tanışıyoruz.
Şık bir restoranda, evde bir masa etrafında, nehir kıyısında ya da parkta; şarap nerede olduğuna bakmaksızın her ortamda insanı keyiflendirebilen bir içki. Mekândan bağımsız olarak bardak seçimi ise şarap deneyimini değiştiren önemli bir faktör olarak karşımıza çıkıyor. Plastik bir bardakta içilen şarap ister optimal sıcaklıkta ister doğru havalandırılmış olsun; zarif ve ince gerdanlı bir cam kadehtekine göre keyfi farklı. İnsanın elinde tuttuğu kadehin şarap deneyimi farklı bir noktaya taşıdığı tasarımlara olan merakımın peşinde karşıma çıkan, şarap severlerin etkisinde hemfikir olduğu isim: Zalto.

Gravitas Omega
• Her kadeh, kadeh değildir: The Wall Street Journal tarafından 2016 yılında “Daha fazla geliştirilemeyecek kadar mükemmel” başlığı altında seçilen altı üründen biri olan Zalto kadehleri, "Kadeh kadehtir canım, ne fark eder?" diyenlere aldırış etmiyor ve kadehin deneyimi nasıl değiştirdiğinin bir kanıtı olarak karşımıza çıkıyor.
• Venedik DNA’sı: Daha önce görülmemiş yeni bir tadım deneyimi sunma amacıyla yola çıkan, altı nesildir cam üretimiyle ilgilenen Zalto ailesinin kökleri cam endüstrisinin kalbi sayılan Venedik’e dayanıyor.
• Tasarımla birleşen teknik: Üç ana kriterle yola çıkan Avusturya merkezli üretici, biçimsel kriterinin son derece ince, tüy kadar hafif ama bir o kadar da sağlam bir kadeh yapmak; teknik kriterinin yenilikçi bir cam mimarisi kullanmak; sanatsal kriterlerinin ise kurşun içermeyen, ışıltılı ama bir o kadar şeffaf kristal kullanmak olduğunu söylüyor.
Masadaki duruş, eldeki hissiyat: Kurşun içermediğinden matlaşma yapmayan bu kadehlerin, incecik ve tüy kadar hafif olmalarına rağmen oldukça sağlam olduğu da söyleniyor. Hatta Zalto’yu Türkiye’ye getiren Taner Öğütoğlu ile konuştuğumuzda kendisi ilk kadeh numunelerini gümrükten almaya gittiğinde üreticinin kadehleri sadece karton kutuya koyup PTT aracılığıyla gönderdiğini öğrenince kırıldıklarına kesin gözüyle bakarak kutuya yaklaştığını; fakat hepsininin sapasağlam durduğunu gördüğünde kadehlerin kırılganlığının sadece görünüşte olduğunu ilk elden tecrübe ettiğini söylüyor. Ayrıca Öğütoğlu, insanların bu kadehleri tuttuklarında kendilerini daha güzel ve daha seksi hissettiklerini dile getirmelerine defalarca denk geldiğini belirtiyor.
24, 48, 72°: Şarap üreticisi olan Maggie Harrison “MP3 ve 78 rpm plak çalar arasındaki fark gibi. Müzik aynı ama duyduğunuz ses daha canlı ve detaylı. Zalto kadehler de tüm aromaları adeta yükseltiyor ve daha belirgin hâle getiriyor.” sözleriyle bir şarap severin kadehten beklentisini ve markanın bu beklentiyi nasıl başarılı bir şekilde karşıladığını özetliyor. Zalto, bu beklentiyi karşılamak için Romalıların hem yiyecekleri daha uzun süre saklamak hem de tatlarını iyileştirmek için dünyanın eğim açılarını kap yapımında kullanmalarından esinlenmiş; kadehlerine 24, 48 ve 72 derecelik eğim vermiş. Bu teknikle kadehin şarabın aromasını doğru ve etkin bir şekilde aktarması ve tüm potansiyelini ortaya çıkarması amaçlanmış.
Kulaktan kulağa: Zalto, sektörün en meşhur kadeh markası olarak görülmesine karşın hiçbir zaman pazarlama dünyasına girmemiş, buna ayrıca bir bütçe ayırmamış markalardan. Kendini tamamen işine adamış olan bu “mütevazı” üretici, kullanıcılarının deneyimlerini kulaktan kulağa aktarmasıyla bilinirliğini artırmış; satış stratejisini çok insana değil, doğru insana satmak olarak belirlemiş. Bize sorarsanız bu strateji işe yarıyor gibi görünüyor...
Meraklılarına: Cam üfleme tekniğiyle gövdeden ağıza tek parça olarak üretilen Zalto kadehlerin yapımını merak eden okuyucularımızı bu tarafa alıyor ve uyarıyoruz: Bu video hayranlık uyandırabilir.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Adasu Mireli
Food writer @ Aposto

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
İLGİLİ OKUMALAR
Fine dining dünyasının baskıları, aile mirasları, kapanmayan yaralar ve kırılgan dostluklar... The Bear final sezonunda yeni hikayeler anlatmak yerine yıllardır taşıdığı yüklerle aynı masaya oturuyor. Dizinin Mikey'nin gölgesi, restoran kültürü, Carmy'nin liderlik krizi, Richie'nin dönüşümü etrafında beş sezondur ördüğü temalar, son sezonda birer birer çözülüyor.
18 Tem 2026

Türkiye'de kahvaltı hiçbir zaman yalnızca günün ilk öğünü olmadı. Ailelerin, dostlukların ve gündelik hayatın etrafında şekillenen bu kültür, Erenköy'deki Mehmet Ali Paşa Köşkü'nde bulunan Ethem Efendi Kahvaltı'yla geçmişi ve bugünü aynı sofrada buluşturuyor.
11 Tem 2026

Londra’da Türk mutfağı artık yalnızca kebapçılar ve mahalle restoranlarından ibaret değil. Şehrin merkezinde açılan yeni nesil restoranlar, sokak lezzetlerini yeniden yorumlayan girişimler ve farklı kitlelerle kurulan yeni ilişkiler, mutfağın görünürlüğünü ve algısını değiştiriyor. Soho’dan Dalston’a uzanan bu rota, Türk mutfağının Londra gastronomi sahnesindeki yerini takip ediyor.
04 Tem 2026

Beyoğlu’nun, ahşap dokulu ve minimalist atmosferiyle öne çıkan Uzak Doğu etkili restoranı Hona'dayız. Hona, şef Ansar Kemaloğlu’nun ailesinin sürgün edildiği köyün adı. Özbekistan’da geçen çocukluk yılları, Uzak Doğu mutfaklarıyla kurulan erken temas, Türk mutfağına yöneliş ve Uygur mutfağında başlayan profesyonel deneyim, bugün Hona’yı şekillendiren fikrin temelini oluşturuyor.

Ege kıyıları ve İstanbul Boğazı boyunca uzanan beş restorana konuk olduk. Her biri denizle kurulan ilişkiyi farklı yorumlarla ele alıyor. Kimi mevsime teslim olup günlük avın peşinden gidiyor, kimi ocakbaşını esintili bir Bodrum akşamına taşıyor, kimi ise köklü aile hikayelerini aynı bahçede yaşatıyor. Ortak noktaları ise ürünün kendisine duyulan güven ve ortak kurulan sofralar.
20 Haz 2026






