

İstanbul’un zengin çay-kahve kültürünü HaHa Kafe ’de deneyimliyoruz
Bugünün bültenine tam da apéro okurunun iştahına, iyi tatların peşinden koşan merakına ve e tabii bir de keyifli sohbetlerine ev sahipliği yapmaya oldukça yakışacak bir mekânı konuk ediyoruz. Türk çayını ve kahvesini tüm dünyayla paylaşmak…
Daha fazlasını öğren →
Kısmen bağnaz olan “Rakıyla kokteyl olur mu?” sorusu “Evet, her şeyle olur.” cevabıyla kestirilip atılabilir. Eğer bu soru ciddiye alınacaksa kendi kokteyllerim için kullandığım bir değerlendirme ölçütü olan “Son ürün, en azından içindeki en güzel içerik kadar iyi tadıyor mu?” sorusu kullanılabilir. Lakin buradaki ikilem hangi rakıdan bahsettiğimiz. Kendi sofrasında, kültürel bağlamıyla tükettiğimiz sulandırılmış rakı mı yoksa şişenin içinde bekleyen bir içki olan rakı mı? Eğer birincisinden bahsediyorsak olumsuz, ikincisinden bahsediyorsak olumlu cevaplayabiliriz soruyu.
"Hangi rakıdan bahsediyoruz?" sorusuna bir parantez daha açıp hangi markadan bahsediyoruz sorusunu da masaya getirebiliriz. Normalde marka tavsiyesi pek yapmasam da Prototip Rakı'nın ikinci lot'u bu fikrimi değiştirdi. Karakterli olduğu kadar yumuşak içimiyle diğer pek çok rakının aksine kullanıldığı kokteylde bir süre sonra kükürt tadı ortaya çıkarmıyor.
Damla sakızı rakının doğal olarak çağrıştırdığı bir tat ve kokteyli anason tadının medikal hissinden uzaklaştırıyor. Dut da aşırıya kaçmayan hoş bir meyvemsilik katıyor kokteyle.
Malzemeler
- 35 ml damla sakızıyla demlenmiş cin (*)
- 15 ml rakı
- 45 ml beyaz şarap – dut (**)
- 20 ml limon suyu
- 10 ml basit şurup
Hazırlanışı: Bütün içerik shaker içinde çalkalanıp buzlu kısa bardağa süzülür. Garniş olarak kokteylin üzerine dut yaprağı, yıldız anason ve bir adet taze dut yerleştirilir.
(*) Damla sakızıyla demlenmiş cin için malzemeler
- 7 gr damla sakızı
- 70 cl cin
Hazırlanışı: Damla sakızı ve cin bir kavanoza koyulup kavanozun ağzı sıkıca kapatılır. Büyükçe bir tencerenin içerisine bol miktarda su koyulup suyun sıcaklığı 65 dereceye getirilip mum ateşiyle bu sıcaklık sabitlenir. Kavanoz suyun içine yerleştirilip 6 saat bekletildikten sonra soğutulup şişelenir.
Not: Damla sakızından istenen tadın çıkması için sıcaklık şart, soğuk demlemeyle verim almak pek mümkün değil.
(**) Beyaz şarap – dut için malzemeler
- 750 gr taze beyaz dut
- 1 şişe beyaz şarap (orta kalite ve diri asiditeye sahip)
- 1 gr guar gum (tercihen)
Hazırlanışı: Bütün içerik blender içinde karıştırılır. Karışım süzülüp şişelendikten sonra buzdolabında 5 gün saklanabilir. Guar gum karışımın ayrışmaması için tercihen kullanılabilir.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Mevsimlerden yaz, günlerden kokteyl: Yazı yaşarken malzeme üstadı Edi Burak Ayaz'dan kokteyl tarifleri olmadan olmaz dedik ve kurduk masayı. Buyurmaz mısınız efendim?
22 Haz 2022

YAZARLAR

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
İLGİLİ OKUMALAR
Batı Karadeniz’in iç kesimlerindeki Daday, deniz etkisinin azaldığı, yüksek rakımlı ve ormanlık bir coğrafyada yer alıyor. Ormanlar, meralar, tarım arazileri ve köyler birbiriyle iç içe. Üretim ise iklimin ve mevsimlerin çizdiği sınırlar içinde ilerliyor. İki gün boyunca ziyaret ettiğimiz çiftlikler, bu koşullarla kurulan farklı ilişkileri anlamak için iyi birer durak.

Bir zamanlar İstanbul’un takvimi deniz üzerinden tutulurdu. Palamutun, lüferin ve uskumrunun gelişi mutfakta neyin pişeceği kadar, kayıkların ne zaman suya ineceğini, balıkçı tezgahlarının görünümünü ve şehrin gündelik akışını da belirliyordu. Bazı şeyler hiç değişmiyor. Ekim geldiğinde İstanbul’da gözler hâlâ yeniden denize çevriliyor.

Londra’yı gastronomi üzerinden tanımak için her zaman şehrin en yeni restoranlarının peşine düşmek gerekmiyor. Bazen birkaç sokaklık bir rota, şehrin yemek kültürünün nasıl değiştiğini görmek için yeterli. Borough Market’tan Bermondsey Street’e kadarki bu bölge de bunun iyi örneklerinden biri. Emre Onar, sevdiği duraklar ve kendi deneyimleri üzerinden bu kısa mesafeyi adım adım anlatıyor; kahveyle başlayan rotayı pazar tezgahlarından restoranlara, oradan da Bermondsey Street’in sakinliğine taşıyor.

Urla’da sofraya giden yol, toprağın ve mevsimin sunduklarıyla başlıyor. WMF işbirliğiyle, Şef Dilek Yetkiner eşliğinde lavantalardan Ege otlarına uzanan bir hasadın ardından mutfağa geçtik. Doğada başlayan akşamı, uzun bir yaz akşamına yakışan sofrada, Bi’ Masa Akademi’de pişirdiklerimizle tamamladık.
05 Eki 2026

İki Michelin yıldızlı Villa Aida’nın kurucu şefi Kanji Kobayashi, Vakko L’Atelier’in “Guest Chef Dinner” serisi için İstanbul'daydı. Şef Kobayashi, sohbetimizde İstanbul’da karşılaştığı malzemeleri kendi mutfak diliyle yeniden düşünürken şehrin yemek kültüründe kendisine tanıdık gelen ve ayrışan noktaları anlattı.




