Duthâne

Damla sakızlı ve rakılı.
Duthâne

22 Haziran - HaHa Kafe - apéro
HaHa Kafe ile birlikte

İstanbul’un zengin çay-kahve kültürünü HaHa Kafe ’de deneyimliyoruz Bugünün bültenine tam da apéro okurunun iştahına, iyi tatların peşinden koşan merakına ve e tabii bir de keyifli sohbetlerine ev sahipliği yapmaya oldukça yakışacak bir mekânı konuk ediyoruz. Türk çayını ve kahvesini tüm dünyayla paylaşmak amacıyla bu yılın başında kapılarını açan ve yakında İstanbul’da farklı şubelerde hizmet vermeye hazırlanan HaHa Kafe , herkesi kahvesini, fırınından günlük olarak çıkan taptaze tatlılarını ve Premium Tirebolu Türk Çayı HaHa Tea 'yi denemek için Nişantaşı’na davet ediyor. HaHa Tea: Geleneksel Türk çayının bergamot aromasını hakkıyla damaklara taşıyan HaHa Tea, Türkiye’nin kadim çay kültürünü tüm dünyaya tanıtmanın gururunu paylaşıyor. Yüzyıllar önce Tirebolu’nun verimli topraklarında yetiştirilip demlenen çayın eşsiz rengi özenle korunarak HaHa Tea ambalajlarına doluyor. 1555 yılında İstanbul’da açıldığı bilinen dünyanın ilk kahve dükkânının mirasını günümüze taşımayı hedefleyen mekân, İstanbul’un zengin çay-kahve kültürünü ve günlük yaşamı bir potada eritiyor. Doyasıya yaşamaya ve gülmeye cesareti olanların uğrak noktası HaHa Kafe , vapurdayken martıların sesini duyduğumuzda, bir sokak kedisinin başını okşadığımızda, ya da sokakta hiç tanımadığımız biriyle selamlaştığımızda hissettiğimiz sıcaklığı bize bir fincanın içinde sunuyor. HaHa Tea’yi deneyimlemek ve Nişantaşı’nda keyifli anların tadını çıkarmak üzere HaHa Kafe ’ye davetlisiniz.

Daha fazlasını öğren

apéro

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

Kısmen bağnaz olan “Rakıyla kokteyl olur mu?” sorusu “Evet, her şeyle olur.” cevabıyla kestirilip atılabilir. Eğer bu soru ciddiye alınacaksa kendi kokteyllerim için kullandığım bir değerlendirme ölçütü olan “Son ürün, en azından içindeki en güzel içerik kadar iyi tadıyor mu?” sorusu kullanılabilir. Lakin buradaki ikilem hangi rakıdan bahsettiğimiz. Kendi sofrasında, kültürel bağlamıyla tükettiğimiz sulandırılmış rakı mı yoksa şişenin içinde bekleyen bir içki olan rakı mı? Eğer birincisinden bahsediyorsak olumsuz, ikincisinden bahsediyorsak olumlu cevaplayabiliriz soruyu.

"Hangi rakıdan bahsediyoruz?" sorusuna bir parantez daha açıp hangi markadan bahsediyoruz sorusunu da masaya getirebiliriz. Normalde marka tavsiyesi pek yapmasam da Prototip Rakı'nın ikinci lot'u bu fikrimi değiştirdi. Karakterli olduğu kadar yumuşak içimiyle diğer pek çok rakının aksine kullanıldığı kokteylde bir süre sonra kükürt tadı ortaya çıkarmıyor. 

Damla sakızı rakının doğal olarak çağrıştırdığı bir tat ve kokteyli anason tadının medikal hissinden uzaklaştırıyor. Dut da aşırıya kaçmayan hoş bir meyvemsilik katıyor kokteyle.

Malzemeler 

  • 35 ml damla sakızıyla demlenmiş cin (*) 
  • 15 ml rakı
  • 45 ml beyaz şarap – dut (**)
  • 20 ml limon suyu 
  • 10 ml basit şurup 

Hazırlanışı: Bütün içerik shaker içinde çalkalanıp buzlu kısa bardağa süzülür. Garniş olarak kokteylin üzerine dut yaprağı, yıldız anason ve bir adet taze dut yerleştirilir.

(*) Damla sakızıyla demlenmiş cin için malzemeler 

  • 7 gr damla sakızı
  • 70 cl cin 

Hazırlanışı: Damla sakızı ve cin bir kavanoza koyulup kavanozun ağzı sıkıca kapatılır. Büyükçe bir tencerenin içerisine bol miktarda su koyulup suyun sıcaklığı 65 dereceye getirilip mum ateşiyle bu sıcaklık sabitlenir. Kavanoz suyun içine yerleştirilip 6 saat bekletildikten sonra soğutulup şişelenir.

Not: Damla sakızından istenen tadın çıkması için sıcaklık şart, soğuk demlemeyle verim almak pek mümkün değil.

(**) Beyaz şarap – dut için malzemeler 

  • 750 gr taze beyaz dut 
  • 1 şişe beyaz şarap (orta kalite ve diri asiditeye sahip) 
  • 1 gr guar gum (tercihen)

Hazırlanışı: Bütün içerik blender içinde karıştırılır. Karışım süzülüp şişelendikten sonra buzdolabında 5 gün saklanabilir. Guar gum karışımın ayrışmaması için tercihen kullanılabilir.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

apéro

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

NEREDE YAYIMLANDI?

apéroapéro

BÜLTEN SAYISI

🍹 Karpuzlu, kimyonlu, bol buzlu kokteyl menüsü

Mevsimlerden yaz, günlerden kokteyl: Yazı yaşarken malzeme üstadı Edi Burak Ayaz'dan kokteyl tarifleri olmadan olmaz dedik ve kurduk masayı. Buyurmaz mısınız efendim?

22 Haz 2022

HaHa Kafe ile birlikte
İllüstrasyon: Ezgi Arslan

YAZARLAR

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

İLGİLİ OKUMALAR

apéroapéro

HİKAYE

Ethem Efendi Kahvaltı'da: Bir öğünden fazlası

Türkiye'de kahvaltı hiçbir zaman yalnızca günün ilk öğünü olmadı. Ailelerin, dostlukların ve gündelik hayatın etrafında şekillenen bu kültür, Erenköy'deki Mehmet Ali Paşa Köşkü'nde bulunan Ethem Efendi Kahvaltı'yla geçmişi ve bugünü aynı sofrada buluşturuyor.

11 Tem 2026

Ethem Efendi Kahvaltı'da: Bir öğünden fazlası
apéroapéro

HİKAYE

Londra'da Türk mutfağının yeni dönemi

Londra’da Türk mutfağı artık yalnızca kebapçılar ve mahalle restoranlarından ibaret değil. Şehrin merkezinde açılan yeni nesil restoranlar, sokak lezzetlerini yeniden yorumlayan girişimler ve farklı kitlelerle kurulan yeni ilişkiler, mutfağın görünürlüğünü ve algısını değiştiriyor. Soho’dan Dalston’a uzanan bu rota, Türk mutfağının Londra gastronomi sahnesindeki yerini takip ediyor.

04 Tem 2026

Londra'da Türk mutfağının yeni dönemi
apéroapéro

HİKAYE

Hona: Ahıska'dan kalanlar

Beyoğlu’nun, ahşap dokulu ve minimalist atmosferiyle öne çıkan Uzak Doğu etkili restoranı Hona'dayız. Hona, şef Ansar Kemaloğlu’nun ailesinin sürgün edildiği köyün adı. Özbekistan’da geçen çocukluk yılları, Uzak Doğu mutfaklarıyla kurulan erken temas, Türk mutfağına yöneliş ve Uygur mutfağında başlayan profesyonel deneyim, bugün Hona’yı şekillendiren fikrin temelini oluşturuyor.

Reyhan Ülker

·

27 Haz 2026

Hona: Ahıska'dan kalanlar
apéroapéro

HİKAYE

Ege’den Boğaz’a, Bodrum’dan Çeşme’ye: Denizin kıyısında beş sofra

Ege kıyıları ve İstanbul Boğazı boyunca uzanan beş restorana konuk olduk. Her biri denizle kurulan ilişkiyi farklı yorumlarla ele alıyor. Kimi mevsime teslim olup günlük avın peşinden gidiyor, kimi ocakbaşını esintili bir Bodrum akşamına taşıyor, kimi ise köklü aile hikayelerini aynı bahçede yaşatıyor. Ortak noktaları ise ürünün kendisine duyulan güven ve ortak kurulan sofralar.

20 Haz 2026

Ege’den Boğaz’a, Bodrum’dan Çeşme’ye: Denizin kıyısında beş sofra
apéroapéro

HİKAYE

Narenciye punch: Alkolsüz ve isli

Punch denince akla genellikle alkollü içecekler gelse de bu tarif, narenciye, çay ve baharat notalarının öne çıktığı alkolsüz bir yorum sunuyor. İsli karakteriyle öne çıkan Lapsang Souchong çayı, limon ve portakal kabuklarından hazırlanan oleo-saccharum ile birleşirken; tonik ve soda suyu karışıma ferahlatıcı bir canlılık kazandırıyor. Önceden hazırlanan soğuk demleme çay sayesinde derin aromalara sahip bu punch, kalabalık davetler için ideal.

20 Haz 2026

Narenciye punch: Alkolsüz ve isli