Tropik balıkların göçü mutfağı değiştiriyor


Honduras’tan fincanınıza: Coffee Department’tan Finca Ana
Kaliteli ve nitelikli kahvenin peşine düştüğü yolculuğu birbirinden farklı coğrafyalarda sürdüren Coffee Department , Türkiye’deki kahveseverleri dünyanın dört bir yanından tatlarla buluşturmaya devam ediyor. Yazı yeni bir kahveyle…
Daha fazlasını öğren →
Kızıldeniz'den Akdeniz'e balık göçü nedeniyle tropik balıkların tezgâhlarda yerini alarak yerelleştiğini belirten Mersin Üniversitesi Öğretim Üyesi Deniz Ayas, bu durumun Türkiye'de mutfak tercihlerini değiştirdiğini belirtti. Ayas, balıkçı tezgahlarındaki 30 türden 17'sinin Kızıldeniz kökenli olduğunu belirterek balık türlerinin Akdeniz'e yaptığı bu yoğun göçün besin zincirinde değişikliğe neden olduğunu “Bu türlerin bir kısmı zehirli. Fakat zehirli olmayanların yoğun bir şekilde yenildiğini görüyoruz. Bugün balıkçı tezgâhlarında bulunan 30-32 türden 17'si Kızıldeniz kökenlidir. Bu da %50'den fazlasını oluşturmaktadır.” sözleriyle açıkladı.
- Neden önemli? Yeni türlerin önce denizlerde sonra tezgâhlarda yerelleştiklerini vurgulayan Ayas bu tropik türlerin Türk mutfağında kendine önemli bir yer edindiğini kaydetti: “Lezzet tercihlerimiz değişti. Tropikal türlerin Akdeniz'e yerleşmesi tat tercihlerimizi, mutfak kültürümüzü ve tüketim alışkanlıklarımızı doğrudan etkiliyor.” Ayas, tropikal göçün Akdeniz'e doğru gerçekleşmesini bir dezavantaj olarak algılamadıklarını aksine olumlu bir değişim olarak gördüklerini de belirtti: “Balığın bu kadar yoğun olduğu bir denizde bu değişim bir fırsat olarak da görülebilir. Yeni gelen türler aşırı avlanmanın yol açtığı boşlukları doldurarak besin zincirini tamamlar. Böylelikle Akdeniz'deki değişimler dezavantaj olmaktan çok bir fırsat olarak görülebilir." dedi.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
apéro gazete'de bu hafta: Türkiye gastronomisinde incilerden yıldızlara ulusal ve uluslararası değerlendirme sistemlerinde yaşanan gelişmeler, iklim değişikliğinden tarıma, gıda israfından sürdürülebilirliğe topraktan haberler.
21 Tem 2023

YAZARLAR

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
İLGİLİ OKUMALAR
Batı Karadeniz’in iç kesimlerindeki Daday, deniz etkisinin azaldığı, yüksek rakımlı ve ormanlık bir coğrafyada yer alıyor. Ormanlar, meralar, tarım arazileri ve köyler birbiriyle iç içe. Üretim ise iklimin ve mevsimlerin çizdiği sınırlar içinde ilerliyor. İki gün boyunca ziyaret ettiğimiz çiftlikler, bu koşullarla kurulan farklı ilişkileri anlamak için iyi birer durak.

Bir zamanlar İstanbul’un takvimi deniz üzerinden tutulurdu. Palamutun, lüferin ve uskumrunun gelişi mutfakta neyin pişeceği kadar, kayıkların ne zaman suya ineceğini, balıkçı tezgahlarının görünümünü ve şehrin gündelik akışını da belirliyordu. Bazı şeyler hiç değişmiyor. Ekim geldiğinde İstanbul’da gözler hâlâ yeniden denize çevriliyor.

Londra’yı gastronomi üzerinden tanımak için her zaman şehrin en yeni restoranlarının peşine düşmek gerekmiyor. Bazen birkaç sokaklık bir rota, şehrin yemek kültürünün nasıl değiştiğini görmek için yeterli. Borough Market’tan Bermondsey Street’e kadarki bu bölge de bunun iyi örneklerinden biri. Emre Onar, sevdiği duraklar ve kendi deneyimleri üzerinden bu kısa mesafeyi adım adım anlatıyor; kahveyle başlayan rotayı pazar tezgahlarından restoranlara, oradan da Bermondsey Street’in sakinliğine taşıyor.

Urla’da sofraya giden yol, toprağın ve mevsimin sunduklarıyla başlıyor. WMF işbirliğiyle, Şef Dilek Yetkiner eşliğinde lavantalardan Ege otlarına uzanan bir hasadın ardından mutfağa geçtik. Doğada başlayan akşamı, uzun bir yaz akşamına yakışan sofrada, Bi’ Masa Akademi’de pişirdiklerimizle tamamladık.
05 Eki 2026

İki Michelin yıldızlı Villa Aida’nın kurucu şefi Kanji Kobayashi, Vakko L’Atelier’in “Guest Chef Dinner” serisi için İstanbul'daydı. Şef Kobayashi, sohbetimizde İstanbul’da karşılaştığı malzemeleri kendi mutfak diliyle yeniden düşünürken şehrin yemek kültüründe kendisine tanıdık gelen ve ayrışan noktaları anlattı.




