Tropik balıkların göçü mutfağı değiştiriyor


Honduras’tan fincanınıza: Coffee Department’tan Finca Ana Kaliteli ve nitelikli kahvenin peşine düştüğü yolculuğu birbirinden farklı coğrafyalarda sürdüren Coffee Department , Türkiye’deki kahveseverleri dünyanın dört bir yanından tatlarla buluşturmaya devam ediyor. Yazı yeni bir kahveyle kutlamak isteyen Coffee Department rotasını bu sefer Orta Amerika ’ya, Honduras ’a çeviriyor: Karşınızda Finca Ana . Finca Ana : Coffee Department ekibinin geçtiğimiz şubat ayında Honduras ’a yaptığı ziyaret onları öyle etkiledi ki; geçmiş uygarlıklarla bezeli zengin tarihi, muhteşem bitki örtüsü, cana yakın ve misafirperver kahve üreticileriyle tanışmanın yanı sıra tatma fırsatı elde ettikleri kahvelerle özel bir bağ kurdular. İlk yudumda yarattığı büyüleyici tatla gönüllerini çelen Finca Ana da işte şimdi büyük bir mutlulukla bizlere sunduğu kahveler arasında yerini aldı. Sizi ne bekliyor? Natürel işlemle işlenen Finca Ana’nın öncelikle oldukça tatlı bir kahve olduğunu paylaşmak isteriz. Damağında tatlı bir lezzet arayanlar için ideal olan bu kahve, esmer şeker hissiyatıyla ön plana çıkarken kırmızı erik ve beyaz üzüm tatları da fincandan damağa doğru hizmet ediyor. Coffee Department öneriyor: Hem filtre kahve demleme tekniklerinde hem de espresso’da oldukça güzel sonuç veren fincanlar elde edebilirsiniz. Afiyet olsun! Coffee Department’ın özenle seçilmiş kahvelerden oluşan tüm seçkisini buradan inceleyebilir, Finca Ana’ya ise şuradan ulaşabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Kızıldeniz'den Akdeniz'e balık göçü nedeniyle tropik balıkların tezgâhlarda yerini alarak yerelleştiğini belirten Mersin Üniversitesi Öğretim Üyesi Deniz Ayas, bu durumun Türkiye'de mutfak tercihlerini değiştirdiğini belirtti. Ayas, balıkçı tezgahlarındaki 30 türden 17'sinin Kızıldeniz kökenli olduğunu belirterek balık türlerinin Akdeniz'e yaptığı bu yoğun göçün besin zincirinde değişikliğe neden olduğunu “Bu türlerin bir kısmı zehirli. Fakat zehirli olmayanların yoğun bir şekilde yenildiğini görüyoruz. Bugün balıkçı tezgâhlarında bulunan 30-32 türden 17'si Kızıldeniz kökenlidir. Bu da %50'den fazlasını oluşturmaktadır.” sözleriyle açıkladı.
- Neden önemli? Yeni türlerin önce denizlerde sonra tezgâhlarda yerelleştiklerini vurgulayan Ayas bu tropik türlerin Türk mutfağında kendine önemli bir yer edindiğini kaydetti: “Lezzet tercihlerimiz değişti. Tropikal türlerin Akdeniz'e yerleşmesi tat tercihlerimizi, mutfak kültürümüzü ve tüketim alışkanlıklarımızı doğrudan etkiliyor.” Ayas, tropikal göçün Akdeniz'e doğru gerçekleşmesini bir dezavantaj olarak algılamadıklarını aksine olumlu bir değişim olarak gördüklerini de belirtti: “Balığın bu kadar yoğun olduğu bir denizde bu değişim bir fırsat olarak da görülebilir. Yeni gelen türler aşırı avlanmanın yol açtığı boşlukları doldurarak besin zincirini tamamlar. Böylelikle Akdeniz'deki değişimler dezavantaj olmaktan çok bir fırsat olarak görülebilir." dedi.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
apéro gazete'de bu hafta: Türkiye gastronomisinde incilerden yıldızlara ulusal ve uluslararası değerlendirme sistemlerinde yaşanan gelişmeler, iklim değişikliğinden tarıma, gıda israfından sürdürülebilirliğe topraktan haberler.
21 Tem 2023

YAZARLAR

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
İLGİLİ OKUMALAR
Beslenme trendleri ortaya çıkarken bilimsel bilgi; medya, beden idealleri, sosyal normlar ve gıda endüstrisi tarafından seçiliyor, sadeleştiriliyor ve ürünleştiriliyor. Böylece bilim, gündelik yaşamın ve tüketim alışkanlıklarının parçası hâline gelirken sağlıklı beden, “doğru” beslenme ve kendimize iyi bakmak da sürekli yeniden tanımlanıyor.

Yunanistan’ın küçük Kiklad adalarından Sifnos, yerel ürünleri, geleneksel yemekleri ve son 15 yılda açılan şef restoranlarıyla ülkenin öne çıkan gastronomi duraklarından birine dönüştü. Adada nohut, peynir, kapari, kekik balı ve balık gibi ürünler hem geleneksel tavernaların hem de yeni nesil restoranların menülerinde yer buluyor. Seramikçilik gibi yüzyıllardır süren zanaatlar yemek kültürünün bir parçası olmaya devam ederken farklı ülkelerden şeflerle yapılan işbirlikleri de Sifnos mutfağını yeni tatlara ve tekniklere açıyor.

Bir zamanlar bir hayatta kalma becerisi olan foraging, bugün fine dining'in, wellness kültürünün ve sosyal medyanın ilgi alanında. Bu geri dönüş, insanın doğadan yeniden beslenmesinden çok, doğayla kopmuş ilişkisinin farkına varmasıyla ilgili olabilir.

Bordeaux’nun kurduğu şarap dünyası zamanla apelasyonlar, ödüller ve prestij üzerinden ortak bir ölçüte dönüştü. Fakat Asya’nın şarapla ilişkisi bunlardan çok daha eski. Çin’in Jiahu çömleklerinde ya da Japonya’nın Koshu bağlarında yazılan hikaye, şarabın tek bir coğrafyanın tanımlayabileceği kadar dar bir geçmişe sahip olmadığını gösteriyor. Bugün bu birikim, Batı’dan gelecek bir onaydan çok kendi referansları üzerinden yeni bir şarap kültürüne dönüşüyor.
22 Ağu 2026

Bir kısmı henüz kapılarını yeni açtı, bir kısmı yıllardır hayatımızda. Ortak noktaları ise aynı: Her biri Türkiye'nin yeme-içme sahnesine yeni bir fikir, yeni bir soluk ya da yeni bir yön öneriyorlar. Son dönemin en çok konuşulan 20 adresi bu seçkide.




