Yasakladıkça çoşan: kokteyl

Horoz kuyurklarından milli yasaklara, kokteylin dünü.
Yasakladıkça çoşan: kokteyl

4 Ağustos - Tazedirekt - Apéro
Tazedirekt ile birlikte

Tazedirekt ile yaza serinlik katıyoruz Sıcaklar bastırdı. Hâl böyle olunca, hava durumunun vaziyetini “esmiyor” diye açıklarken klişe olmaktan çekinmeyip “nem çok nem” söylemiyle duruma gündelik hayat için yeterli bir bilimsel açıklama getirmeye devam ediyoruz. Çözümü ise buzdolabının kapağını açtığımızda hissettiğimiz o serinletici havanın hissiyatını verecek taze, ferahlatıcı içeceklerde arıyoruz. Her an her yerde imdadımıza yetişen Tazedirekt ; bu sıcak günlerde de yardımımıza koşuyor ve bizleri serinletmeye yetecek birçok farklı içecek çeşidiyle derdimize derman oluyor. Bilinçli üreticinin ürünleriyle müşterilerini buluşturmaya devam eden Tazedirekt’in içeçekler kategorisinde ; her yaştan insanın sevdiği gazoz çeşitleri, %100 Organik meyvelerden elde edilen, soğuk sıkım tekniği ve minimum filtrelemeyle üretilmiş meyve suları, hem zengin bir içeriğe sahip hem de probiyotik kaynağı olan kombuchanın hafif tatlı, gazlı ve asidik tadına varabileceğiniz birbirinden farklı çeşidi, farklı tat ve aromalarıyla tüm kahve tutkunlarının keyifle içeceği soğuk kahve seçenekleri, özenle toplanan ve demlemeye bırakılan taze çay yapraklarının renklendirici, koruyucu ve yapay aroma içermeyen en doğal hâliyle buluşabileceğiniz soğuk çay seçkisi yer alıyor. Dahası : Tüketicinin ihtiyaçlarına bütünsel çözümler sunan Tazedirekt’ten elbette kendi meyve suyunuzu yapmak için Mersin’den gelen organik portakal, ferahatıcı bir tada kavuşmak ve soğuk kahvenin tadına varmak için en kaliteli kahve çekirdekleri, soğuk çayınızı demlemek üzere dilediğiniz aromayı seçebileceğiniz birçok bitki çayı siparişi verebilirsiniz. Yazın sıcaklığını dindirecek Tazedirekt ürünleriyle buluşmak için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

apéro

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

Sıcak yaz günlerinin, plajda denize karşı keyiflenmelerin, eğlenceli gecelerin ve tabii gün batımının en keyifli eşlikçilerinden kokteyller, her zaman bu kadar popüler değildi. Kokteyl, küreselleşmesini ve güncel pozisyonunu, alkollü içecek üretimi ve tüketimini engellemeye çalışan eski bir yasağa borçlu.  

Kokteyle doğru ilk hareketlenmeler 

Kokteyllere hayat veren karıştırma işlemi 1200’lü yıllara dayanıyor. 1400’lü yıllarda damıtma tekniği yaygınlaşıyor ve toplumlara bulundukları bölgelerdeki meyve ve baharatlardan çeşitli tatlar yaratmak için gerekli ortamı sunuyor. Disney dizileriyle büyümüş çoçukların lise mezuniyet sahnelerinden aşina olduğu punch için “günümüz kokteyllerinin atası” demek çok da yanlış olmaz. 

1600’lü yıllara gelindiğinde Birleşik Krallık’tan gelen denizcilerin Hint Okyanusu’na indikçe kalitesi bozulan yolluk biralarını limon, şeker, çay gibi ellerinin altında bulunan malzemelerle tatlandırarak tükettikleri görülüyor. İngilizce’de horoz (cock) ve kuyruk (tail) anlamına gelen iki kelimenin birleşiminden doğan “cocktail” kelimesi ilk kez yazılı olarak 1798 yılında bir Birleşik Krallık merkezli gazetede kullanılıyor. Bu yeni kelime, ilk kez 13 Mayıs 1806 tarihinde The Balance, and Columbian Repository isimli ABD çıkışlı gazete tarafından resmi olarak şu sözlerle tanımlanıyor: “Herhangi bir alkollü içki, şeker, su ve bitterden oluşan uyarıcı bir karışım.  Öte yandan kelimenin çıkış hikâyesi gibi, kokteylin ilk kim tarafından, nerede ve ne zaman yaratıldığı da bilinmezliğini koruyor.” 

Amerikan rüyası: 19. yüzyılın sonlarına doğru ABD’de kokteyli yükselişe geçiren iki ana değişiklik meydana geliyor. Birincisi, barlar, buluşma noktasına dönüşüyor. İkincisi, buza erişimin kolaylaşması sayesinde buz tüketimi yaygınlaşıyor. Rivayetlere göre dönemin başkan yardımcısından bile daha fazla kazanan barmen Jerry Thomas, yayımladığı “The Bartender's Guide: How to Mix Drinks” kitabıyla standartlaştırılmış tada sahip kokteylleri bar sektörüne kazandırıyor. Ancak 1920 ila 1933 yılları arasında ABD’de görülen alkol yasağıyla yükselişte olan kokteyl dünyası ivme kaybediyor.

Yasağın ters etkisiyle gelen altın yıllar

ABD’de alkol satışı, üretimi, nakliyesi ve tüketimini 13 yıl boyunca yasaklayan alkol yasağı, kokteylin altın yıllarını yaşamasına neden oluyor. Öncelikle yasak zamanı alkol tüketimini canlı tutan gizli barlarla — speakeasy’ler — birlikte alkol tüketimi yeni bir şekle bürünüyor. Kaçak üretilen içkilerin kötü tadını gizlemek ve baskın ihtimaline karşı alkolü daha hızlı tüketmek için karıştırılmış aromalı içkiler, yani kokteyller, işlevselliğiyle tekrardan popülerlik kazanıyor. 

Durum sınıfsal: Öte yandan alınan yasaklar, her kesim için aynı anlama gelmiyor. Hâli vakti yerinde olanlar daha kaliteli içki içmek için en ünlü rom bazlı kokteyllerin doğduğu yere, Küba’ya kaçıyorlar. İçki kısıtlamaları, tüketici tarafında tüketim alışkanlıklarında değişim şeklinde gözlemlenirken hizmet sektöründe daha farklı bir sonuç doğuruyor. 

ABD’deki kıdemli barmenlerin çoğu yeni iş imkânları için başta Paris ve Londra olmak üzere Kanada, Meksika ve Avrupa ülkelerine göç ediyor. Bu göç, sadece barmenler için değil, ABD’deki barlar ve kokteylleri için de yeni bir sayfa anlamına geliyor. Avrupa ilk defa ABD türü barlarına ve kokteyl kültürüne kavuşuyor. Alkollü içecekleri kısıtlamayı amaçlayan yasak, kokteyl kültürünü tüm dünyaya yayarak kokteyl-egemen bir dünya yaratıyor. 

Kokteylin gelişim süreci incelendiğinde kokteyl kültürünün ham madde çeşitleri, malzeme tedariği, deniz yolu ulaşımı, dinî ortam ve politik iklim gibi birçok etkenin söz sahibi olduğu dönem koşulları çevresinde şekillendiği görülüyor. 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

apéro

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

NEREDE YAYIMLANDI?

apéroapéro

BÜLTEN SAYISI

PREMIUM'A ÖZEL

🍸 apéro vakti

Kokteyle ayırdığımız aya girdik. Tarifler, tavsiyeler, tarihler.

04 Ağu 2021

Tazedirekt ile birlikte
İllüstrasyon: Ayşe Ezgi Yıldız

YAZARLAR

Adasu Mireli

Food writer @ Aposto

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

İLGİLİ OKUMALAR

apéroapéro

HİKAYE

Bilginin toprağı: Bilgi neden tarımın merkezinde?

Tarımda kriz çoğu zaman üretim, iklim ya da ekonomi üzerinden tartışılıyor. Oysa gözden kaçan daha temel bir mesele var: Bilginin kim tarafından üretildiği. Tarımsal bilginin köyden laboratuvara, devletten piyasaya ve bugün algoritmalara kadarki süreçlerini izleyerek çiftçinin bu değişimde nasıl edilgenleştiğini ve neden yeniden bilgi üretiminin öznesi olması gerektiğini tartışıyoruz.

25 Tem 2026

Bilginin toprağı: Bilgi neden tarımın merkezinde?
apéroapéro

HİKAYE

The Bear’e veda: Her şey yolunda

Fine dining dünyasının baskıları, aile mirasları, kapanmayan yaralar ve kırılgan dostluklar... The Bear final sezonunda yeni hikayeler anlatmak yerine yıllardır taşıdığı yüklerle aynı masaya oturuyor. Dizinin Mikey'nin gölgesi, restoran kültürü, Carmy'nin liderlik krizi, Richie'nin dönüşümü etrafında beş sezondur ördüğü temalar, son sezonda birer birer çözülüyor.

18 Tem 2026

The Bear’e veda: Her şey yolunda
apéroapéro

HİKAYE

Ethem Efendi Kahvaltı'da: Bir öğünden fazlası

Türkiye'de kahvaltı hiçbir zaman yalnızca günün ilk öğünü olmadı. Ailelerin, dostlukların ve gündelik hayatın etrafında şekillenen bu kültür, Erenköy'deki Mehmet Ali Paşa Köşkü'nde bulunan Ethem Efendi Kahvaltı'yla geçmişi ve bugünü aynı sofrada buluşturuyor.

11 Tem 2026

Ethem Efendi Kahvaltı'da: Bir öğünden fazlası
apéroapéro

HİKAYE

Londra'da Türk mutfağının yeni dönemi

Londra’da Türk mutfağı artık yalnızca kebapçılar ve mahalle restoranlarından ibaret değil. Şehrin merkezinde açılan yeni nesil restoranlar, sokak lezzetlerini yeniden yorumlayan girişimler ve farklı kitlelerle kurulan yeni ilişkiler, mutfağın görünürlüğünü ve algısını değiştiriyor. Soho’dan Dalston’a uzanan bu rota, Türk mutfağının Londra gastronomi sahnesindeki yerini takip ediyor.

04 Tem 2026

Londra'da Türk mutfağının yeni dönemi
apéroapéro

HİKAYE

Hona: Ahıska'dan kalanlar

Beyoğlu’nun, ahşap dokulu ve minimalist atmosferiyle öne çıkan Uzak Doğu etkili restoranı Hona'dayız. Hona, şef Ansar Kemaloğlu’nun ailesinin sürgün edildiği köyün adı. Özbekistan’da geçen çocukluk yılları, Uzak Doğu mutfaklarıyla kurulan erken temas, Türk mutfağına yöneliş ve Uygur mutfağında başlayan profesyonel deneyim, bugün Hona’yı şekillendiren fikrin temelini oluşturuyor.

Reyhan Ülker

·

27 Haz 2026

Hona: Ahıska'dan kalanlar