

İstanbul’un zengin çay-kahve kültürünü HaHa Kafe ’de deneyimliyoruz
Bugünün bültenine tam da apéro okurunun iştahına, iyi tatların peşinden koşan merakına ve e tabii bir de keyifli sohbetlerine ev sahipliği yapmaya oldukça yakışacak bir mekânı konuk ediyoruz. Türk çayını ve kahvesini tüm dünyayla paylaşmak…
Daha fazlasını öğren →
Kısa bir süre önce ilk defa, Doğu Asya kökenli mugicha da denilen arpa çayını deneme şansım oldu. Daha önce bira yaparken arpa şırasının potansiyel bir kokteyl içeriği olabileceğini düşünüp kokteyllerime dâhil etmiştim ama maltlanmamış arpanın bu kadar kompleks tatlara sahip olabileceğini asla hayal edemezdim.
Tane arpaların kavrulup çay gibi demlenmesi sonucu elde edilen bu meşrubat; kahve, kakao, karamel, badem, bal, hurma gibi aromalara sahip. Gövdeli olduğu kadar ferahlatıcı bir yönü de var.
Kokteylimi hazırlarken arpa çayının koyu ve kavruk tarafta olan aromalarına tezatlık oluşturması için nane ve okaliptüs kullanmayı tercih ettim. Tatlandırıcı olarak hurma suyu kullanmak maltsı tatları güzel bir şekilde destekledi.
Ortaya çıkan son ürünün rengi bir şekilde bataklık çağrışımı yapınca sunumun da tetikleyicisi oldu. Hindistan cevizi kasesinin üzerine koyulan yuvarlak okaliptüs yaprakları ve menekşe çiçeği de nilüferleri andırdı. Bu evokatif görüntü bir haiku çağırdı:
Soğuk bataklık,
Dudakları yaklaştı,
Kurbağa Kaçtı.
Malzemeler
- 60 ml nane ve okaliptüsle demlenmiş votka
- 25 ml hurma suyu
- 25 ml greyfurt suyu
- 15 ml limon suyu
- 80 ml arpa çayı (*)
Hazırlanışı: Bütün içerik shaker içinde çalkalanıp buzlu Hindistan cevizi kâsesine süzülür. Garniş olarak kokteylin üzerine nilüfer misali okaliptüs yaprakları ve menekşe çiçeği yerleştirilir.
(*) Arpa çayı için malzemeler
- 200 gr arpa
- 3 litre sıcak su
Hazırlanışı: Arpalar tavada koyu kahverengiye dönene kadar kavrulur. Sonrasında 3 litre suyla 10 dakika kısık ateşte kaynatılıp soğutulur. Süzülüp şişelendikten sonra 3 gün buzdolabında saklanabilir.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
NEREDE YAYIMLANDI?
Mevsimlerden yaz, günlerden kokteyl: Yazı yaşarken malzeme üstadı Edi Burak Ayaz'dan kokteyl tarifleri olmadan olmaz dedik ve kurduk masayı. Buyurmaz mısınız efendim?
22 Haz 2022

YAZARLAR

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
İLGİLİ OKUMALAR
Batı Karadeniz’in iç kesimlerindeki Daday, deniz etkisinin azaldığı, yüksek rakımlı ve ormanlık bir coğrafyada yer alıyor. Ormanlar, meralar, tarım arazileri ve köyler birbiriyle iç içe. Üretim ise iklimin ve mevsimlerin çizdiği sınırlar içinde ilerliyor. İki gün boyunca ziyaret ettiğimiz çiftlikler, bu koşullarla kurulan farklı ilişkileri anlamak için iyi birer durak.

Bir zamanlar İstanbul’un takvimi deniz üzerinden tutulurdu. Palamutun, lüferin ve uskumrunun gelişi mutfakta neyin pişeceği kadar, kayıkların ne zaman suya ineceğini, balıkçı tezgahlarının görünümünü ve şehrin gündelik akışını da belirliyordu. Bazı şeyler hiç değişmiyor. Ekim geldiğinde İstanbul’da gözler hâlâ yeniden denize çevriliyor.

Londra’yı gastronomi üzerinden tanımak için her zaman şehrin en yeni restoranlarının peşine düşmek gerekmiyor. Bazen birkaç sokaklık bir rota, şehrin yemek kültürünün nasıl değiştiğini görmek için yeterli. Borough Market’tan Bermondsey Street’e kadarki bu bölge de bunun iyi örneklerinden biri. Emre Onar, sevdiği duraklar ve kendi deneyimleri üzerinden bu kısa mesafeyi adım adım anlatıyor; kahveyle başlayan rotayı pazar tezgahlarından restoranlara, oradan da Bermondsey Street’in sakinliğine taşıyor.

Urla’da sofraya giden yol, toprağın ve mevsimin sunduklarıyla başlıyor. WMF işbirliğiyle, Şef Dilek Yetkiner eşliğinde lavantalardan Ege otlarına uzanan bir hasadın ardından mutfağa geçtik. Doğada başlayan akşamı, uzun bir yaz akşamına yakışan sofrada, Bi’ Masa Akademi’de pişirdiklerimizle tamamladık.
05 Eki 2026

İki Michelin yıldızlı Villa Aida’nın kurucu şefi Kanji Kobayashi, Vakko L’Atelier’in “Guest Chef Dinner” serisi için İstanbul'daydı. Şef Kobayashi, sohbetimizde İstanbul’da karşılaştığı malzemeleri kendi mutfak diliyle yeniden düşünürken şehrin yemek kültüründe kendisine tanıdık gelen ve ayrışan noktaları anlattı.




