Z kuşağı menü kaygısından muzdarip

Birleşik Krallık’ta İtalyan mutfağı servis eden restoran zinciri Prezzo, Y ve Z kuşağından 2.000'in üzerinde kişiyle bir anket yaptı. Anket sonuçlarına göre, genç kuşak katılımcılar önceden menüye bakmadıkları takdirde restorana gitmeyeceklerini belirtti. Buna ek olarak, katılımcıların %67’sini oluşturan Z kuşağının %86’lık kısmı “menü kaygısından” muzdarip olduklarını ve bazen restoranlarda kendi yemeklerini sipariş etmekten korktuklarını belirtti.
- Neden? Menü kaygısının arkasında yemeğin pahalı olması başta geliyor. Menüden seçecek bir yemek bulamamak ve sipariş edilen yemekten pişmanlık duymak da nedenler arasında. Y kuşağının üçte birinden fazlası bir menüde çok fazla seçeneğin olmasının da bu kaygıda tetikleyici rol oynadığını söyledi. Bu sebeple katılımcıların %38'i önceden menüye bakmadıkları bir restorana gitmeyeceklerini vurguladı. 25-34 yaş arası gençlerin yaklaşık yarısının bir başka endişe kaynağı da sipariş verirken menüdeki seçenekleri telaffuz edememek.
- Neden önemli? 25-34 yaş grubu bireylerin üçte biri menüden sosyal medyada iyi görünecek olanları seçiyor. Yakın zamanda yapılan bir Gallup anketi, toplum içinde nasıl göründüklerini önceki kuşaklara kıyasla daha fazla önemseyen genç neslin stres, kaygı ve yalnızlık gibi olumsuz duygular yaşadıklarını bildirme olasılıklarının daha yüksek olduğunu ortaya çıkardı. NYU işletme profesörü Jonathon Haidt, Wall Street Journal'a Z kuşağı arasındaki yüksek kaygı ve depresyon oranlarının sorumlusunun kısmen "performatif sosyal medya kültürü” olduğunu vurguladı.
- Bir adım geriden: Sosyal medya Z kuşağının yemek seçeneklerinde de önemli bir rol oynuyor. Google'ın Temmuz ayı verilerine göre, Z kuşağının yaklaşık %40'ı yeme-içme mekanlarını Google veya Google Haritalar yerine Instagram ve TikTok'ta aramayı tercih ediyor. Ayrıca sosyal medya fenomenlerinin hesaplarında tanıtımını yaptığı restoranlar da öncelikli olanlar arasında. Bunun sebebi yiyeceklerinin "Instagrammable” (Instagramlanabilir) görünmesini istemeleri olarak belirtiliyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
apéro gazete'de bu hafta: Doritos deneysel içki fabrikası Empirical işbirliğiyle nacho aromalı bir alkollü içecek deneyimi sunuyor. COP28 anlaşmasının taslak metni gıda devi şirketler tarafından eleştirildi.
20 Ara 2023

YAZARLAR

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
İLGİLİ OKUMALAR
Batı Karadeniz’in iç kesimlerindeki Daday, deniz etkisinin azaldığı, yüksek rakımlı ve ormanlık bir coğrafyada yer alıyor. Ormanlar, meralar, tarım arazileri ve köyler birbiriyle iç içe. Üretim ise iklimin ve mevsimlerin çizdiği sınırlar içinde ilerliyor. İki gün boyunca ziyaret ettiğimiz çiftlikler, bu koşullarla kurulan farklı ilişkileri anlamak için iyi birer durak.

Bir zamanlar İstanbul’un takvimi deniz üzerinden tutulurdu. Palamutun, lüferin ve uskumrunun gelişi mutfakta neyin pişeceği kadar, kayıkların ne zaman suya ineceğini, balıkçı tezgahlarının görünümünü ve şehrin gündelik akışını da belirliyordu. Bazı şeyler hiç değişmiyor. Ekim geldiğinde İstanbul’da gözler hâlâ yeniden denize çevriliyor.

Londra’yı gastronomi üzerinden tanımak için her zaman şehrin en yeni restoranlarının peşine düşmek gerekmiyor. Bazen birkaç sokaklık bir rota, şehrin yemek kültürünün nasıl değiştiğini görmek için yeterli. Borough Market’tan Bermondsey Street’e kadarki bu bölge de bunun iyi örneklerinden biri. Emre Onar, sevdiği duraklar ve kendi deneyimleri üzerinden bu kısa mesafeyi adım adım anlatıyor; kahveyle başlayan rotayı pazar tezgahlarından restoranlara, oradan da Bermondsey Street’in sakinliğine taşıyor.

Urla’da sofraya giden yol, toprağın ve mevsimin sunduklarıyla başlıyor. WMF işbirliğiyle, Şef Dilek Yetkiner eşliğinde lavantalardan Ege otlarına uzanan bir hasadın ardından mutfağa geçtik. Doğada başlayan akşamı, uzun bir yaz akşamına yakışan sofrada, Bi’ Masa Akademi’de pişirdiklerimizle tamamladık.
05 Eki 2026

İki Michelin yıldızlı Villa Aida’nın kurucu şefi Kanji Kobayashi, Vakko L’Atelier’in “Guest Chef Dinner” serisi için İstanbul'daydı. Şef Kobayashi, sohbetimizde İstanbul’da karşılaştığı malzemeleri kendi mutfak diliyle yeniden düşünürken şehrin yemek kültüründe kendisine tanıdık gelen ve ayrışan noktaları anlattı.




