Bir türküyle tarım politikası değişir mi?


Mey|Diageo 100 meyhaneyi 'EyeMenu' ile görme engelsiz kıldı Görme engellileri teknolojinin gücüyle özgürleştirme misyonuna sahip bir sosyal girişim olarak kurulan BlindLook ; sosyal sorumluluk projelerinin aksine eşitlik ve kapsayıcılığın hâkim olduğu sosyal sorumlu dönüşümün gücüne inanıyor. Çalışma prensipleri arasında yer alan eşitlik ve kapsayıcılık ilkelerini ‘Çeşitlilik ve Kapsayıcılık Manifestosu’ ile ortaya koyan Mey | Diageo’nun ‘sosyal sorumlu bir kurum’ olma vizyonuyla tamamen örtüşen bu yaklaşım sonucunda BlindLook, EyeMenu partnerleri arasına Mey | Diageo’yu da dâhil etti. Neden önemli? BlindLook, görme engellileri sosyal hayatta ve dijital dünyada özgürleştirmek amacıyla, özgürlük teknolojileri geliştiren bir sosyal girişim. BlindLook, EyeMenu ürünüyle görme engellilerin restoranlara özgürce ulaşıp siparişlerini sesli dijital menüyle kimseye ihtiyaç duymadan vermelerini sağlıyor. BlindLook'un #SesOl kampanyasıyla 1000'i aşkın restoran ve sosyalleşme noktası görme engelsiz oldu. Mey | Diageo da #SesOl kampanyasına dâhil olarak 100 meyhane ve sosyalleşme noktasını görme engelliler için erişilebilir kıldı. BlindLook ürünleri: Markalar ve görme engellilere kapsayıcı dönüşüme odaklanmış özgürlük teknolojileri sunarak sosyal girişimcilik alanında 8 önemli ödül kazanan BlindLook’un ürün yelpazesinde; Görme engelli kişilerin kimseye bağlı kalmadan restoranlara ulaşıp menüyü özgürce okumalarını sağlayan ve tamamen sesli yönlendirmelerle çalışan EyeMenu mobil uygulaması, Şirketleri kapsayıcı hâle getirmek için oluşturulmuş ilk ve tek dönüştürücü sertifika EyeBrand yer alıyor. BlindLook'un kurucuları Sadriye Görece ve Cihat Ersin Aydın, Mey | Diageo ile kurdukları partnerlikle ilgili şu sözleri dile getirdi: " Biz BlindLook olarak üretimde ve tüketimde aktif görme engelliler istiyoruz. Markaların, görme engelli tüketiciyi bir müşteri potansiyeli olarak görmelerini bekliyoruz. Çünkü görme engelli de diğer tüm tüketiciler kadar ekonomik özgürlüğe ve harcama potansiyeline sahip. Mey | Diageo kapsayıcılığı ve çeşitliliği marka stratejisinin kalbinde taşıyor. Partnerliğimizi uzun bir yolculuğun ilk adımı olarak görüyoruz. Dünyayı sosyal sorumlu yönde dönüştürmek için bir araya geldik ve eşit ve engelsiz dünyayı birlikte yaratacağız. Mey | Diageo markasına engelsiz dünya hayalimize ortak olup bu hayali büyüttükleri için çok teşekkür ediyoruz. "
Daha fazlasını öğren →
Zeytinin insan yaşamını çok yönlü olarak etkilemesinin sözlü kültüre de yansıması oluyor — zeytin için yazılmış türküler, zeytin geçen şarkılar ve zeytinin bizzat meze yapıp harcandığı klipler.
"Zeytinyağlı yiyemem aman": Zeytin temalı şarkılar denince akla ilk gelen Zeytinyağlı Yiyemem Aman türküsünün halk müziği araştırmacısı, müzikolog Muzaffer Sarısözen tarafından 1954 yılında derlendiği iddia ediliyor, fakat Sarısözen'le ilgisi ispatlanamıyor. Birçok halk müziği icracısı tarafından seslendirilen türkü, Bursa yöresine ait.
Bu türkünün ilginç kısmı ise mutfağımızın önemli gastronomik değerlerinden zeytinyağlıları sofralarımızdan dışarı itmesinin dış mihraklar tarafından kurgulanmış bir propaganda olduğuna dair teori. Zeytinyağlı yiyemediğini anlatırken durduk yere cahille sohbeti kestiğini belirten ve bir anda duman içi dağlarda kalıp sevgili yârini arayan, tavırdan tavıra koşan bu türkünün politik bir iç yüzü var mı?
Rivâyete göre: İkinci Dünya Savaşı sonrasında ABD tarafından yapılan Marshall yardımının şartlarından biri Türkiye’nin ABD’den mısır özü yağı satın alması. Bu şartın gerçekleşmesi için zeytin bolluğu yaşanan Türkiye’de zeytin ağacı kıyımı yaşanıyor ve zeytinyağını kötülemeye yönelik propagandalar başlıyor. En iyi propaganda yöntemlerinden biri müzik de Zeytinyağlı Yiyemem Aman türküsüyle sürece dâhil oluyor — bu hikâyenin gerçekliği meçhul, bir türküyle zeytin ve zeytinyağına tavır alabilir miyiz?

Serdar Ortaç'tan Karabiberim
Bu olayla ilgili bazı tutarsızlıklar olduğunu da göz ardı edemiyoruz. Türkünün derlendiği tarih 2 Kasım 1954, Marshall yardım paketinin tarihinden 3 yıl önce. Müzik, etkili bir propaganda aracı fakat dönemin şartlarını düşündüğümüzde sadece radyodan kısıtlı imkânlarla dinlenecek, derlenen bir türküden bahsediyoruz. Zeytinyağından uzaklaştırmak için başka birçok yöntem varken neden bu kadar kısıtlı bir imkân seçilsin?
Bir parçayla yeme içme politikası, tarım politikası şekillendirilebilir fakat bunu zeytinyağlı yiyemem aman türküsünün zamansal ve niyetsel tutarsızlıklarıyla yapmak pek mümkün gözükmüyor.
Rumca versiyonlarının da bulunduğu türkü için iki icra örneği de bırakmış olalım:
- Muzaffer Akgün'den Zeytinyağlı Yiyemem Aman
- Giota Lydia'dan Giati Thes Na Figis
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Burcu Biçer
Editor @ Punto

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
İLGİLİ OKUMALAR
Türkiye'de kahvaltı hiçbir zaman yalnızca günün ilk öğünü olmadı. Ailelerin, dostlukların ve gündelik hayatın etrafında şekillenen bu kültür, Erenköy'deki Mehmet Ali Paşa Köşkü'nde bulunan Ethem Efendi Kahvaltı'yla geçmişi ve bugünü aynı sofrada buluşturuyor.
11 Tem 2026

Londra’da Türk mutfağı artık yalnızca kebapçılar ve mahalle restoranlarından ibaret değil. Şehrin merkezinde açılan yeni nesil restoranlar, sokak lezzetlerini yeniden yorumlayan girişimler ve farklı kitlelerle kurulan yeni ilişkiler, mutfağın görünürlüğünü ve algısını değiştiriyor. Soho’dan Dalston’a uzanan bu rota, Türk mutfağının Londra gastronomi sahnesindeki yerini takip ediyor.
04 Tem 2026

Beyoğlu’nun, ahşap dokulu ve minimalist atmosferiyle öne çıkan Uzak Doğu etkili restoranı Hona'dayız. Hona, şef Ansar Kemaloğlu’nun ailesinin sürgün edildiği köyün adı. Özbekistan’da geçen çocukluk yılları, Uzak Doğu mutfaklarıyla kurulan erken temas, Türk mutfağına yöneliş ve Uygur mutfağında başlayan profesyonel deneyim, bugün Hona’yı şekillendiren fikrin temelini oluşturuyor.

Ege kıyıları ve İstanbul Boğazı boyunca uzanan beş restorana konuk olduk. Her biri denizle kurulan ilişkiyi farklı yorumlarla ele alıyor. Kimi mevsime teslim olup günlük avın peşinden gidiyor, kimi ocakbaşını esintili bir Bodrum akşamına taşıyor, kimi ise köklü aile hikayelerini aynı bahçede yaşatıyor. Ortak noktaları ise ürünün kendisine duyulan güven ve ortak kurulan sofralar.
20 Haz 2026

Punch denince akla genellikle alkollü içecekler gelse de bu tarif, narenciye, çay ve baharat notalarının öne çıktığı alkolsüz bir yorum sunuyor. İsli karakteriyle öne çıkan Lapsang Souchong çayı, limon ve portakal kabuklarından hazırlanan oleo-saccharum ile birleşirken; tonik ve soda suyu karışıma ferahlatıcı bir canlılık kazandırıyor. Önceden hazırlanan soğuk demleme çay sayesinde derin aromalara sahip bu punch, kalabalık davetler için ideal.
20 Haz 2026






