Elini taşın altına koyan israf mücadelesi


Biranın interneti: Pubinno Nesnelerin interneti ve yapay zekâ teknolojileri bira deneyimini de dönüştürebilir mi? Bu alanda verinin gücüyle yapılabilecek iyileştirmeler; verimlilik artışını, daha iyi bir müşteri deneyimini ve hatta çevresel faydayı beraberinde getirebilir mi? Bugünün Apéro’sunda bu sorulara fazlasıyla yanıt veren; haziran ayında San Francisco merkezli beststartup.us tarafından Robotics, Food and Beverage, Hardware ve IoT kategorilerinde Top 100 startup listesinde gösterilen bir gıda teknoloji girişimi var: Pubinno. Pubinno ne yapar? Smart Tap, Smart Clean ve Smart Hub adını verdiği üç farklı ürünüyle "biranın internetini kuran" Pubinno; sektördeki beş paydaşı olan bira üreticisi, bar sahibi, bakım ekipleri, barmenler ve bira tüketicilerini birbirine bağlayarak fıçı bira operasyonlarını izlenebilir, ölçülebilir, verimli, hijyenik ve kaliteli biçimde yönetmelerini mümkün kılıyor. Nasıl? Smart Tap: Fıçı hattına kurulan Smart Tap sistemi, fıçı bira kalitesini etkileyen parametrelerle ilgili tüm verileri toplayarak Smart Hub'a iletiyor. Bu sayede fıçı başına %20 verimlilik artışı sağlanacak derli toplu veriler ortaya çıkıyor. Smart Clean: Fıçı bira hatlarının temizlik ve hijyen standardizasyonunu sağlayan yapay zekâ tabanlı yeni ürün Smart Clean, fıçı bira hatlarını manuel bakımlara göre dört kat daha iyi temizliyor ve bunu yaparken %30 daha az su kullanıyor. Milano merkezli A' Design Award tasarım yarışmasından 2021 yılında ödül alan Smart Clean mevcut yöntemlerden daha etkili temizlik ve bakım yaptığı, Münih Teknik Üniversitesi tarafından tescilleniyor. Smart Hub: Tüm fıçı bira operasyonlarında tamamen bağlantılı bir dijital ekosistem oluşturan ve her şeyi görülebilir, ölçülebilir ve akıllı hâle getiren Smart Hub; Smart Tap ve Smart Clean ürünlerini uzaktan kontrol etmeyi ve bu ürünlerin elde ettikleri verileri anlık olarak işleyerek anlamlandırmayı olanaklı kılıyor. Bira markalarına ve bar sahiplerine raporlanan bu veriler, fıçı bira operasyonlarını iyileştirmek için hızlı aksiyonlar alınabilmesini sağlıyor. Bugüne kadar 200 milyon litrenin üzerinde su tasarrufu sağlayan Pubinno ürünleri; şu anda Türkiye’de 13 ilde, 321 lokasyonda kullanılıyor. Ayrıca İstanbul’da tüketilen biraların %25’i, Pubinno’nun Smart Tap ürününden servis ediliyor. Pubinno’ya dair ayrıntılı bilgi için bu bağlantıyı ziyaret edebilir; bira üreticisi, bar sahibiyseniz demo talebinizi gerçekleştirebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Açlığın dünya nüfusunun %11'i için gündelik bir gerçek olduğu dünyamızda, gıda israfı, hızla mücadele edilmesi gereken bir konu. 2030 yılında gıda israfı ve kaybı yılda 2,1 milyar tonu bulacak ve 1,4 trilyon avroluk ekonomik kaybı temsil edecek.
Konumuz israf olunca yakın zamanda Gıdanı Koru Kampanyası'yla ses getiren Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) Türkiye'yi yeme-içme sektörümüzde profillediğimiz Sofralarımızdan İnsan Manzaraları köşemizde ağırlamak istedik. FAO Avrupa ve Orta Asya Bölge Ofisi Tarım Endüstrisi Sorumlusu Dr. Robert Van Otterdijk, hem sorularımızı cevapladı hem bilgi verdi.
Van Otterdijk, israfın tarladan tüketiciye entegre bir yöntemle çözülmesi gerektiğinin altını çiziyor ve çözümün çeşitli paydaşlar tarafından kolektif bir yaklaşımda yattığını vurguluyor: "kolektif aksiyon, organizasyonların izole şekilde sorunları ele almasına kıyasla daha yüksek etkiye sahip ve daha maliyet-verimli." Tahminlere göre hükümetler, sivil toplum kuruluşları, gıda üreticileri, tüketiciler ve diğer sektör paydaşlar el ele hareket ederse gıda kaybı ve israfı yıllık 700 milyar dolar değerinde azalma görebilir.
Çözüme doğru
Bu entegre ve çok paydaşlı yöntemde farklı seviyelerdeki tüm gıda sistemi katılımcılarının rolü var. Otel, restoran ve kafe sektöründe (HoReCa) sorunlar açık büfeler, porsiyonlamalar ve zincirde birkaç adım geri gidilince yanlış tahminler üzerinden fazla üretimde. Buna bilinçsiz çalışan ve yetersiz tesis imkânları da eklenince israf kaçınılmaz.
Tüketici nezdindeyse israfın ana sebepleri kötü alışveriş planlaması, stok yönetimi, hatalı porsiyonlama, son tüketim tarihi karışıklığı ve verimli gıda kullanımında bilgi eksiliği. Bu noktada gıda tüketicisinin bireysel davranışlarını değiştirerek büyük etki yaratma potansiyeli var. Tabii bu potansiyelin gerçekleşebilmesi için gıda konusunda değişen zihniyetin bağlam içerisinde mümkün kılınması gerekiyor. Özel sektörde çiftçiler ve üreticilerin israf önleyici teknolojileri kullanması ve bu yöntemlere sermaye ayırması elzem. Van Otterdijk'a göre burada kritik nokta "iş sahiplerinin hem gerekli bilgiye sahip olması hem de uygun finansal araçlara erişimi olması."
Finansal kurumların israf önleyici ve gelir yaratan alanlara yatırım sağlaması da bu durumu sağlayabilecek ve gıda üreticileriyle finansal kurumlar arasındaki engelleri azaltabilecek. Son olarak politika üreten devlet kurumlarının israf önleyici teknolojiyle modellere yatırım akışını kolaylaştıran ve iyi uygulamaları teşvik eden politikalar oluşturmasına ihtiyaç var.
Yasa uygulayıcılar
FAO Türkiye'nin amacı da bu. 1982'de Ankara'da kurulan kurum, herkes için gıda güvenliği ve yüksek kalite gıdaya erişim sağlayarak daha sağlıklı ve aktif hayatlara vesile olmayı hedefleyen geniş misyonlu bir kuruluş. Şu anda yürütmekte olduğu Ortaklık Programları'yla gıda güvenliği, kırsal bölgede fakirliği engelleme, sürdürülebilir ormancılık ve ekosistem koruması gibi konular üzerinde çalışıyor.
Yakın zamanda israf konusunda öne çıkan projesi, Gıdanı Koru kampanyası oldu. Mayıs 2020'de başlayan Gıdanı Koru, Save Food Initiative dâhilinde Tarım ve Orman Bakanlığı'yla Türkiye'nin ilk gıda kaybı ve israfı stratejisinin lansmanını içeren medya kampanyası olma özelliğine sahip. Kampanya, günümüze kadar 21 milyon kişiye ulaşmış. Kampanya sonrası araştırma sonuçlarına göre ev içi gıda israfı %22'den %13'e gerilemiş, son kullanma tarihi farkındalığını artırmış ve kompost uygulanmasını yaygınlaştırmış. Bunlar dâhilinde bakanlıkla beraber yerel yönetimlere sosyal yardım olarak gıda bankası kurma konusunda atölye çalışmaları devam edecek. 2021 sonbaharında da Sabri Ülker Gıda ve Araştırma Vakfı desteğiyle 6 milyon ilkokulluya gıda israfı hakkında bilgilendirici kitaplar dağıtılacak.
Geleceğin gıda zinciri paydaşlarına erkenden bilinç sağlamak için yapılan çalışmalar umut verici. Fakat günümüzün tüketicileri ve gıda zincirinde tüm diğer paydaşların elini taşın altına koyması için vakit bugün.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Laboratuvar çıkışlı çikolata üretmek neden önemli? Slow Food akımı nedir? FAO, gıda israfına nasıl karşı çıkıyor?
28 Tem 2021

YAZARLAR

Berkok Yüksel
A former child writing about food and London for Aposto.

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
İLGİLİ OKUMALAR
Fas mutfağı, tek bir tarif ya da birkaç simge yemekle açıklanabilecek bir mutfak değil. Essaouira'da bir sabah pazarda başlayan gün; alışverişten pişirmeye, sofradan gündelik hayattaki rutinlere kadarki küçük ayrıntılarla bunun nedenini kendiliğinden anlatıyor.
01 Ağu 2026

Fas mutfağında briouates, ince yufkaya sarılan ve üçgen biçiminde hazırlanan en yaygın atıştırmalıklardan biri. Etli, peynirli ya da sebzeli farklı iç harçlarla yapılabilen bu tarif, özellikle aile sofralarında, çay saatlerinde ve ramazan döneminde sıkça yer buluyor. Warqa adı verilen geleneksel Fas yufkasıyla hazırlansa da baklava yufkasıyla da benzer bir sonuç elde edilebiliyor.
01 Ağu 2026

Pastilla, Fas mutfağının en karakteristik yemeklerinden biri. Geleneksel olarak güvercin ya da tavuk etiyle hazırlanan bu kat kat börek, kıyı şehirlerinde deniz ürünleriyle de yorumlanıyor. İnce yufka, baharatlar ve farklı dokuların biraraya geldiği bu tarif, Fas mutfağının çok kültürlü lezzet anlayışını yansıtan en bilinen örneklerden biri.
01 Ağu 2026

Meskouta, Fas'ta ev mutfağının en bilinen keklerinden biri. Bölgelere göre limonlu, yoğurtlu ya da portakallı farklı versiyonları hazırlanıyor. Özellikle turunçgillerin bol yetiştiği dönemlerde yapılan portakallı meskouta, çayın yanında ikram edilen klasik ev tatlıları arasında yer alıyor.
01 Ağu 2026

Tarımda kriz çoğu zaman üretim, iklim ya da ekonomi üzerinden tartışılıyor. Oysa gözden kaçan daha temel bir mesele var: Bilginin kim tarafından üretildiği. Tarımsal bilginin köyden laboratuvara, devletten piyasaya ve bugün algoritmalara kadarki süreçlerini izleyerek çiftçinin bu değişimde nasıl edilgenleştiğini ve neden yeniden bilgi üretiminin öznesi olması gerektiğini tartışıyoruz.
25 Tem 2026





